Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

Floransa satır satır okunmak istiyor - Eş-Şark El-Avsat
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
Kültür Sanat, YAŞAM

Floransa satır satır okunmak istiyor

Floransa… Ya da İtalyanların dediği gibi Frienze. Sanatın ihtişamının ve yeteneğinin aynı anda hissedildiği şehir. Kültürü, mimarisiyle en eski turizm kentlerinden.
Dante, Michelangelo, Leonardo da Vinci ve Nicollo Machiavelli gibi birçok sanatçının yaşadığı rönesansın başkenti. Floransa, yerel ve İtalya ekonomisini destekleyen dünyaca ünlü bir turizm kentidir. Ziyaretçiler, eşsiz güzellikler uğruna müzelerde uzun kuyruklar oluşturuyor. Müzelerdeki antikaları, insanlığın en önemli doğumlarından birine, rönesansa tanık olan bu şehrin günbatımını, Arno nehrinin akışını fotoğraflamak için yarışıyorlar. Şehir, büyük bir hikaye gibi. Jacques Derrida, ‘bu şehir bir hikayeden başka bir şey değil’ diyor.

Caddelerdeki bu sanatsal ve mimari başarılar, tarihteki olaylardan ve isimlerden gelen hikayeler… Şehir sizi bir hikaye gibi okunmaya davet ediyor. Fakat bu hikayenin aslına nasıl ulaşacaksınız? Bu okuduğunuz hangi kitap ya da ahengine hayran kaldığınız hangi hikaye? Bu hikayenin tarihini, sanatçılarını, sanatçıların eserlerini okuyun. Bu okumalara verilen öneminin kabul edilmesiyle birlikte, yine bu okumaların yeni fikirlerin doğuşuna mani olduğunu da görürsünüz. Kendinizi başkalarının gördüğünü görmek, duyduğunu duymak için uzun sıralarda bulursunuz. Ayrıntılar… Rönesans dönemi boyunca Floransa’ya hükmeden Medici Hanedanı’nın nehrin akışında titreyen tarihi… Nehir ve hanedan daima tekrarlanan bilgi tutsakları… Otel odalarından, havaalanlarından, tren istasyonlarından başlayıp David heykeli ya da katedrallerin, kubbelerin önünde durana kadar turistlere sunulan bilgi kutuları.

3 saat boyunca sıra bekleyen ziyaretçiler

Floransa bilgi yığınları altında kıvranan tek şehir değil. Böyle bir şehrin ziyaretçileri de zor bir durumla karşı karşıya. Belki de Avrupa’nın diğer şehirlerinden ya da Avrupa dışındaki şehirlerden beklenenden çok daha fazlasıyla. Zor olan şey, geçmişine bürünen şehirden, şehri görebilmek. Sanatın kutsallığından sanata ulaşabilmek. Bazı insanlar sanatı uzaktan kutsuyor. Bazıları da gerçek bir ziyaret ya da seyahatin tam anlamıyla tamamlanması için sunulan bir fırsat olarak görüyor.
Uffizi ve Palazzo’nun müzelerini gezmek, sanat eserlerini görmek için iki buçuk 3 saat boyunca sıra bekleyen ziyaretçiler… Müzede rehberlerin binlerce kez okuduğu, tekrarladığı ritüeller ve geçmişten gelen simgelerin, sembollerin ticari ambalajlara bürünüp, makul fiyatlarla ziyaretçilere sunulması…

Eserlerin muhteşem göründüğünü düşünebilirsiniz fakat…

Tarihsel bağlamları, estetik değerleri veya kültürel çağrışımları fark edilmese de Michelangelo’nun heykelleri, Da Vinci’nin tabloları, insanların sahip oldukları zaman mutlu olduğu nesneler haline geldi. Anlamlarından sıyrılıp, dünyanın her yerindeki salonların vitrinlerde yerini alan eserlere dönüştüler. Bu eserlerin muhteşem göründüğünü düşünebilirsiniz fakat, gerçek olmadığını da bilirisiniz. Bu durum Alman Walter Benjamin’in; kopyalamanın sadece orijinalinin tekrarlanması anlamına gelmesi değil, aynı zamanda eserin yok olması anlamına geldiğine dair sözlerini hatırlatır.

Şehrin sokaklarında kaybolmak

İster Floransa’da ister başka yerlerde olsun bu ‘klonlamayı’ kırmanın yollarından biri de turist olmadan, özellikle bröşürler ve kurumsal otobüsler olmadan, kısıtlanmış zaman dilimiyle değil, şehrin sokaklarından dolaşırken kaybolma özgürlüğüne sahip olarak, kendi deneyimlerinizle ülkeyi tanımaktır. Fakat, kaç kişi böyle zor bir deneyimi yaşamak ister? Şahsen ben denedim, fakat istediğim başarıya ulaşamadım. Ancak, eminim ki geleneksel şekilde sokaklarda dolaşmış olmak, şehrin gerçek tarihine ve başarılarına asla götüremez. Yeni bir şehri tanımanın en güzel yolunun, o şehrin sokaklarında kaybolmak olduğu söylenir.

Hıristiyan dini efsaneleri

14. yy’da Giovanni Boccaccio, Avrupa’nın bir kısmına yayılmış olan ve birçok insanın ölmesine sebep olan veba hastalığından kaçmak için ayrı bir yerde toplanan insanların dilinden anlatılan Decameron hikayelerini yazmıştır. Hikayelerde korkuyu ve cinselliği aynı anda vermesi, Boccaccio’nun sanatın açıklığını ve yönünü takip ettiğini gösteriyor. Bundan çıkan sonuç, büyük İtalyan sanatçılarının çıplak heykeller ile canlandırmak istediği Hıristiyan dini efsaneleri, Yunan ve Roma paganizmalarının rönesans’ın yükselmesi anlamına geldiğidir.

Siyaset biliminin temel kaynağı Machiavelli

Yerel bir İtalyan’ın kendini adadığı diğer bir Floransa eseri, Machiavelli’nin Prens’idir. Floransa’nın kültürel etkisine dayanan yerel İtalyan dilinin kullanıldığı bu kitap sadece İtalya’da değil, Avrupa’nın tamamında tanındı ve modern siyaset biliminin başyapıtı oldu. Bu kitap ve Floransa’nın diğer harikaları, turizmin rutinlerinden değil. Bu, çarpıtılması ve modern asrın hızına uygun ‘klonlanması’ zor bir kültürdür.

Şarku'l Avsat Türkçe

Şarku'l Avsat Türkçe

Şarku’l Avsat Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerden biridir. 4 kıtada 14 şehirde, her gün eş zamanlı olarak basılmaktadır. 1978 yılında Londra’da yayın hayatına başlayan Şarku’l Avsat, Arap dünyasına ve uluslararası olaylara ait en doğru yayınları yapmaktadır. Derin analizler ve özgün makalelerle birlikte tüm Arap dünyasının en kapsamlı yorumlarını okuyucularına sunmaktadır.

More Posts - Facebook - Google Plus - YouTube

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi