Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

Suriye savaşının bölgesel boyutları - ŞARKUL AVSAT
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
YAZARLAR

Suriye savaşının bölgesel boyutları

Başta Ukrayna olmak üzere birçok rekabet alanındaki ABD- Rusya anlaşmazlığı Suriye’de de kendini gösteriyor. İran’ın Türkiye ile sınır olan Arap kuzeyini egemenlik altına alma projesi kaçınıldığı üzere yolunda gidiyor. Türkiye ise krizin topraklarına sıçramasından ve Afrin’deki savunmanın saldırıya dönüşmesinden endişe duyuyor. İsrail de bölgedeki savaşın ana taraflarından biri haline geldi.

Suriye’deki hızlı gelişmeler ve iktidar mücadelelerinden bölgenin ve ülkelerin de etkileneceği açıktır. Suriye’de çatışma eğiliminde olan tüm ülkeler krizin ortasındadır. Irak, Ürdün, Lübnan işgal edilmiş Filistin toprakları, aynı şekilde Körfez ülkeleri ve İran… İranlılar, Suudi Arabistan’ı zayıflatmak, Suriye’deki savaştan çıkmalarını sağlamak ve oradaki zaferlerini kolaylaştırmak için Yemen cephesi açtı. Şunu kabul etmeliyiz ki bu konuda başarılı da oldular. Keskin bölgesel çatışmaların etkileri dışında Yemen, İran’ın Suriye, Lübnan ve Irak’a hükmetmesine izin vermenin, meselenin bu ülke sınırları ile bitmeyeceğinin altını çiziyor. İran’ın Lübnan’ı egemenliği altına alması ona, Suriye’yi işgal etmede bölgesel gücü olması için yetiştirdiği Hizbullah’ı kullanma imkânı verdi. Bazı Lübnanlı kurumları Suriye’deki eylemlerini desteklemek için kullandılar. Lübnan’ı ayrıca Yemendeki vekili Husileri desteklemekte de kullandı.

Suriye savaşı tüm olasılıklara açık; çatışmaları, ana grupları, doğrudan savaşmaktan kaçınmak için çözümler üzerinde anlaşmak zorunda kalan ve kayıplarını azaltan olumlu faktörler de meydana gelebilir. Ya da olumsuz yansımalarıyla çatışmaların genişlemesine yol açabilir. Ki bu daha muhtemel bir durumdur. ABD savunma Bakanı, DEAŞ ile mücadele etmek üzere Suriye’de bulunduklarının tekrar tekrar altını çizdi. Bu, terörle mücadelenin sivillere karşı askeri faaliyetlerini haklı çıkarmak için DEAŞ gibi örgütleri kullanan ve Suriyeli muhaliflere karşı onlarla ittifak kuran İran ve Suriye güçleriyle yüzleşmeyi gerektirmediği anlamına gelmiyor.

Bence, beşli çatışmayı (Rusya, ABD, İran Türkiye, İsrail) kontrol altına alma başarısızlığa uğradığında tehlikeye en çok maruz kalan ülke, Kürt ayrılığı, Şii ve Sünni güçlerin mezhep anlaşmazlığı, halen merkezi yönetime karşı bir saatli bomba olan Haşdi Şabi ve DEAŞ’la girdiği birçok savaş sonrasında iyileşmeye çalışan Irak olacaktır. Suriye rejiminin müttefikleri ile savaşa girmesi ya da ABD’nin müttefiklerinden Kürtleri takip altına almada ısrarcı olması halinde, Türkiye de en savunmasız ülkelerden biri olacaktır. İran hava sahasını ihlal etmiş olsa ve uçağı düşürülmüş de olsa İsrail fırtınanın göbeğinde yer almasına rağmen, onu tehditlere karşı daha dirençli hale getiren güç ve ittifaklara sahiptir. Suriye’deki çatışmaların yankıları onlarca kentindeki protestolarda Suriye’den çıkış, rejim müttefikliği, Lübnan Hizbullah’ı ve Gazze’deki Hamas hareketini maddi ve askeri desteği durdurma çağrılarının yapıldığı ve camdan bir ev gibi görünen İran’ın da tehlikede olduğunu söylemeden geçemeyiz. Suriye’deki savaşın genişlemesi Tahran’daki Hamaney rejimini tehdit ediyor. Çünkü daha fazla kan, para ve hezimet ile karşı karşıya kalacak.

Geçen 10 yıl boyunca devam eden Irak savaşı, her ne kadar açık bir biçimde yönetiliyor gibi görünse de bölgenin tamamının çatışma ve bölünmeye karşı savunmasız olduğunu kanıtladı. Savaş çevresinde bulunanların toplumsal güvenliğe inanma ve politik genişleme konusundaki projelerini durdurmaları dışında güvenlik ve istikrar konusunda herhangi bir garantileri yok.

Abdurrahman Raşid

Abdurrahman Raşid

Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni ve El- Arabiyye kanalının eski müdürü

More Posts

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi