Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

Suriyeliler üzerinden savaş ve kumar - ŞARKUL AVSAT
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
YAZARLAR

Suriyeliler üzerinden savaş ve kumar

Bugünkü Suriye sorunu ile jeopolitik çıkarların, toprak ile insanın birbirlerinden ayrılması, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra modern tarihte bir ilk kabul edilebilir.

Suriye tarihi Suriyeliler dışlanarak yeniden yazılıyor; Ve bu, Suriyelilere neler olacağını düşünmeden, sadece kronolojik görüşle, ulus ve kimlik görmezden gelinerek yapılıyor. Suriye halkı bir zamanlar Rejimin hedefi haline gelmişti, şimdi ise coğrafi, mezhebi mensubiyetine göre rejimlerin ve devletlerin hedefi haline geldi. Artık Suriye’de Rus tekeli ve Türk müdahalesi sonrası karmaşık uluslararası çıkarların bir arenası olarak görülmeye başlandı. Herkes bu topraklara saldırmayı, burada yerleşmeyi ve egemenlik kurmayı meşru görüyor. Bütün bu olup bitenlerin bedelini sadece Suriye halkı ödüyor.

Suriye’de suç tiyatrosuna dönüşen krizin bir kısmını, egemenlik ve ulusal güvenliği savunma sloganı altında bu topraklara müdahale eden rejimler teşkil ediyor. Bu durum Uluslararası topluluk ve ABD’nin bir ihmalidir. Özellikle de İran’ın genişlemesine karşı koymak konusunda çok şey konuşan ABD, Rus ihlallerine herhangi bir önem vermemektedir. Ayrıca İsrail’in tek taraflı hareket etmesini, Suriye’yi kendi savaşları için bir tasfiye sahasına dönüştürme girişimi olarak okunabilir.

Türkiye ve İsrail gibi taraflarının tek taraflı hareketleri, özellikle Tahran Mollaları ve onun askeri kolu Hizbullah tarafından kontrol edilen bölgeler başta olmak üzere Suriye içindeki değişen durumu öngörmeye yönelik bir yarıştan ibarettir.

Bu hamleler bu bölgede yürütülen vekâlet savaşları için yeni askeri üsler kurmak için yapılmaktadır. Yayınlanan raporlar İran’ın, binlerce daha uzun menzilli ve gelişmiş füze sistemlerini üretmek için fabrikalar inşa ettiğine işaret ediyor. Bütün bunlar her tarafa siyasi bir bedel ödetmeye çalışan Rusya’nın gözü önünde gerçekleşiyor. Bir taraftan İsrail sakinleştirilip belli güvenceler elde edilmeye çalışılırken diğer taraftan İran’ın Suriye topraklarında gerilimi tırmandıran tavırlarına göz yumulmakta, ABD’ye İran’la görüşme hususunda baskı yapılmakta ve Suriye’nin dosyasını bölgedeki güç dengesini yeniden çizmek için politik bir kart haline getirmeye çaba sarfedilmektedir. Bu durum aynı zamanda, Suriye topraklarında Kürtleri bastırmaya yönelik Türk müdahalesi için bahaneler yarattı ve tüm bu çatışmalar, muhalefet cephelerinin bölünmesine neden oldu. Ve Suriye’nin bu ülkelerin politikalarına aykırı siyasi çıkarları temsil eden dış müdahale için kolay pusu haline dönüşmesi nedeniyle Esed rejiminin statüsünü güçlendirdi.

Türk ve İsrail müdahalesinin durumu, siyasi sebeplerden dolayı geçici ve şartlara bağlı görünüyorsa da Suriye’de İran’ın sinsice yerleşmesi, İran’ın bölgedeki geleceği ve Hizbullah statüsünün güçlendirilmesi ve Esed rejimini muhalefet gruplarına karşı savaşta daha etkin kılınması için bir yatırım olduğu yönünde. Muhalefet grupları arasındaki savaş, Mollalar devletinin mantığıyla hareket eden Şii milislere üstünlük sağladı. Batının Sünni milislere olan fobisi İran milislerine olan fobiden daha fazladır. Batılı siyasi çevreler, Tahran’ın Irak’taki durumunda olduğu gibi, bu milislerin daha kolay kontrol altına alınabileceğine inanıyorlar. Ayrıca Rusya’nın Alevileri kontrol edebilme gücünü görüyorlar. Zira rejimi güçlendirmek ve topraklarında hava ve askeri üsler inşa etmesinde gösterdikleri büyük gayretten sonra Rusların bunları daha rahat kontrol edeceğine inanıyorlar.

ABD, tek taraflı hareketlerin sonuçlarından muzdarip İsrail ve baskıya uğramaktan korkan Türkiye gibi tüm müttefiklerine Suriye dosyasında baskı yapma kabiliyetine rağmen somut hedeflere ulaşmaktan ziyade belirli bir propaganda misyonuna sıkışmış durumda. Obama döneminin zaferi, bin Ladin’i devirerek El Kaide’nin sona ermesiydi. Trump da DEAŞ örgütünü ortadan kaldırarak benzer bir zafer kazanmak istiyor. Ancak ilginç olan el Kaide bu dönemde yeniden güçlenmiştir. DEAŞ içinde etkili yabancı liderler Doğu Asya dünyasında kayıt dışı savaşçılar olarak dağılmışlardır. Bunlar kendi asli ülkelerinde yeni bir askeri yapılanma içerisine girerek bireysel kurtların stratejisi altında operasyonlar yürütmeyi hedeflemekteler.

Suriye’nin durumu şu anda “sandalyeleri düzenleme” aşamasında bulunuyor: Rejim, çözüm için bir taraf olmak istiyor, ancak sokağın bilmediği ve etkili olmayan bir muhalefetin kendi yanında oturmasını da istiyor. Ardından el Kaide ve tekfirci yasadışı savaşçılardan oluşan tüm Suriyeli devrim taraftarları kuşatma altına alınmış durumdadır. Rusya bunların kimyasal silahları ele geçirme ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor. Ruslar bunu, uluslararası topluluğun paniğe kapılmasını ve içerisinde bulundukları sessizlik halinin devam etmesini sağlamak için dillendiriyorlar. Bu konuda Esed’i taklit ediyorlar.

Analist Marc Pierini, “Carnegie Europe” Ortadoğu Araştırmaları Merkezi adına Suriye hakkında yazdığı makalesinde önümüzdeki günlerde ABD-Türkiye ihtilafının daha da artacağını ifade etti.
Burada sorulması gereken soru şu: “Erdoğan, ABD’nin politikasına açıkça meydan okumak istiyor mu? Trump, İran ve Rusya’ya karşı ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını ne ölçüde savunmak isteyecek?” Suriyelilerin çözümün şartlarından biri olarak gördüğü “Suriye’nin toplumsal bütünlüğü” artık krizin bir parçası haline gelmiştir. Bu durum Suriyelilerin trajedilerini uzatabilir.

Bugün Suriye’de yaşanılan olay, bölgede bilinen en büyük siyasi tekelleşmedir. Irak ve Sudan’ın erken dönemlerinde benzer bir durum görülmesine rağmen bugün Suriye’ye yansıyan pastayı tekelinde tutma gayretinin bir benzeri daha önce görülmemiştir. Uluslararası toplumun sessizliği ve ciddi çözüm üretememesi veya dar maddi çıkarları dışında bir şeyi düşünmemesi Suriye krizinin ürettiği yeni verilerin ne kadar felaket olduğunu göstermektedir. Gün geçtikçe, güç ve ganimet mantığıyla yönetilen Suriye içi ile kendi siyasi gündemi için ilerleyip durumdan istifade etmek isteyen dış mihraklar arasındaki uçurum giderek artıyor.

Yusuf Deyni

Yusuf Deyni

Suudi Arabistanlı yazar.

More Posts

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi