Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

Yaratıcı hoşgörü ve yıkıcı Radikalizm - ŞARKUL AVSAT
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
YAZARLAR

Yaratıcı hoşgörü ve yıkıcı Radikalizm

Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, son birkaç gündür Mısır ve İngiltere’ye gerçekleştirdiği ziyaret esnasındaki buluşmalarında ortaya çıkan ahlaki ve manevi Arap-İslami değerlerinin ne kadar önemli olduğu üzerinde bir defa daha durmamız gerekmekte.

Bu ziyaret, siyasi arenayı takip eden gözlemcilerin ve hatta Prens Muhammed bin Selman’ın liderlik yaptığı Suudi Krallığı’nın yeni projelerinin takipçilerin zihninde önemli bir etki bıraktı.

Elbette burada bizler, başkalarını ötekileştirmeme ve etrafımızdaki herkes için iyilik ve hayır düşünme anlamına gelen hoşgörü ve bir bütün olarak insanlık çerçevesi içinde birlikte yaşama anlayışı hakkında konuşuyoruz.

Kahire’deki ziyarette Mısır Kıpti Kilisesinin ruhani lideri Papa II. Tavadros ile görüşüldü. İlk kez üst düzey Müslüman bir yetkili “Mısırlı Hristiyanların Ruhani” merkezini ziyaret ediyor. Ziyaret, Prens Muhammed bin Selman’ın yenilikçi, hoşgörü ve uzlaşma projesinin sembolik bir tasviridir. Maddi Kalkınma Projesi artık insani boyuta da taşınmış oldu.

Veliaht Prens, radikalizmin, fanatizmin ve tek taraflı bir bakış açısının Arap bölgesini nasıl bir terör körlüğüne, savaş ve düşmanlığa sürüklediğini gördü.

Katedral Ziyareti, doğusundan batısına herkese, İslam’ın başkalarına olan hoşgörüsü hakkında bir ders niteliğindeydi. Bu hoşgörü, radikalizm ve fanatizm ile mücadele etmeyi, eşya ve hakikatlere önyargılı bakmamayı ifade etmektedir.

İslam devletinin en görkemli medeniyet dönemi, hoşgörü ruhunun egemen olduğu zaman dilimidir. Muhammed bin Selman bizlere tarihin bu yönünü çok iyi hatırlatmış oldu. O zamanlardaki İslam medeniyeti, etrafındaki her şeyi bir kandil gibi aydınlatmıştır. Özellikle de Tüm medeniyetler, kültürler ve dinler bütün yaratıcılığıyla gerçek dinlerin ve insanlığın ideallerinin ruhuna dayandığı dönemlerde…

Prens, katedrali terk ettiğinde, Mısır’ın tüm Hıristiyanlarının kalbinde yer etmişti ve bizler bunu üst düzey Kıptilerin sözlerinden anlıyoruz. Arap ve İslâmi yenilenme projesinin yeni bir bölümünü teşkil eden bu ziyaret, tarihin sayfalarına yaldızlı harflerle yazılmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi tarafından, Noel arifesinde, Kıptilerin katedraline yapılan ve tekrarlanan ziyaretler onu, herkes tarafından sevilen bir cumhurbaşkanı haline getirmiştir.

Nefret hiçbir işe yaramıyor ve kör fanatizm “buluşma sevincinin” kapıları kapatıyor. Bunu yıkmak için Prens Selman’ın İngiltere’nin manevi ve kültürel yaşamında önemli bir rol oynayan Canterbury Başpiskoposu Justin Welby ile tanıştığını görmekteyiz. Böylece nefret dışarı atıldı, sevgiye kollar açıldı… Farklı dinlerin ve kültürlerin, hoşgörüyü destekleme, şiddeti, aşırılığı ve terörizmi reddetmedeki, bölge halkları ve dünya için güvenlik ve barışı sağlamadaki rolünün önemini, her iki tarafın da yeniden teyit ettiği bir toplantı oldu.

Prens Muhammed İngiltere’yi ziyaret ettiği esnada, tarihsel ve dini bir ağırlığı olan, Katolik dünyasının başkenti ve bir Avrupa ülkesi olan İtalya, ne yazık ki, fanatik milliyetçi sağcı hareketlerin pençesine düşmüştü. Başkalarını özellikle de İslam dünyasından gelen göçmenleri sadece düşman olarak gören hastalıklı bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ve şu anda Avrupa içlerinde İslamofobinin alevlerini ateşleyenler var. Müslümanlara ve İslama ısrarla DEAŞ ve El Kaide’yi temel alarak bakmaya çalışan bir kesim var.

Yaratıcı hoşgörü “Katil kimlikler” engelini aşmamıza yardım edecektir. Özellikle de bazı insanların hepimizin aynı gemide olduğunu unuttuğu anlarda…

Ya hepimiz güvenli bir limana varacağız ya da yıkıcı radikalizmin denizinde boğulup gideceğiz.

Her halükarda, Prens Selman’ın yenilenme projesini, özellikle de materyalizmin ve günlük menfaatlerin yüceltildiği bir dünyada, insani, manevi anlamları ve çağrışımları olmayan, salt ekonomik ve finansal bir vizyon olarak göremeyiz. Bu nedenle Prens, tarihsel zorluk ve engellere rağmen geri adım atmıyor sürekli atılım yapmaya önem veriyor. Arap ve İslami hoşgörüye dikkat çekiyor. Zira aydınlanmanın ve yenilenmenin en yaratıcı mekanizmasıdır. Bölücülük ve radikalizmin pençesine düşmüş vatandaşlarımızı bu hastalıklı durumdan kurtarmanın başka bir yolunun olmadığını görüyor.

Bugün, Veliaht Prens sinesini alabildiğine açıyor ve empati yapmaya davet ediyor. Projesini tarihsel geçmişten ve inanca dair deneyimlerden kaynaklanan bilgiyle zenginleştirmek istiyor. İnsanlığın evrensel boyutunu da dikkate alarak, başkalarının düşüncelerini kabul veya reddetmeden önce hoşgörülü olmak ve iyiden iyiye müzakere etmek zorundayız.

Gerçek şu ki, modern çağımız, terör vebasının yanı sıra, büyük ideolojilerin çöküşünden ve görelilik ilkesinin yayılmasından sonra, diyalog ve hoşgörü ilkesi için uygun bir zemin haline getirilebilir.

Eski zamanlarda, bir Çinli bilgin şöyle dedi: “İnsanlara bir yıl boyunca faydalı olmak istersen, onlara tahıl ekmelisin. Onlarca yıl boyunca onlara faydalı olmak istersen, onlar için bir ağaç dikmelisin. Ancak 100 yıllar boyunca faydalı olmak istiyorsan, onlara yararlı bir eğitim vermelisin”

İmil Emin

İmil Emin

Mısırlı yazar

More Posts

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi