Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

Guta’daki terörizm! - ŞARKUL AVSAT
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
YAZARLAR

Guta’daki terörizm!

Terörün en yaygın tanımı: Örgütlü kuvvetlerin silahlı, gelişigüzel ve kanlı operasyonlar düzenlemesidir. Hedefi ise, siyaset dışı değişimler yaratmak, yeni realiteler oluşturmak ve siviller de dâhil olmak üzere başkalarını politika ve tutumlarında değişiklik yapmaya zorlamaktır. Terörist faaliyetler, bireylerin ve grupların faaliyetleriyle sınırlı değildir, aynı zamanda Devletlerin, bazı uygulamalarında diğer bireylere, gruplara ve Devletlere karşı eylemlerini de içerir.

Bugün, Şam’ın Doğu Guta’sı, son yüzyılın dünya tarafından bilinen en büyük terör eylemlerinden birinin tipik bir sahnesini temsil ediyor. Şam’ın bu küçük bölgesinde, yarısından fazlası çocuk olan yaklaşık 400 bin kişi var. Çoğunluğu yedi yıl boyunca sürekli bombardıman altında yaşadı ve bunların çoğu beş yıl boyunca sürmekte olan kapsamlı bir kuşatma altında doğdu. Yaşamın devam etmesi için gerekli olan gıda, ilaç ve teçhizatı da içeren insani ihtiyaçların girişi ve çıkışı engellendi.

Guta sakinlerinin tek suçu, 2011 yılı Mart ayında özgürlük ve haysiyet için gösteri yapan Suriyelilerin çoğunluğu gibi, çocukları ve vatanları adına daha iyi bir yaşam ve gelecek için barışçıl gösteriler yapmalarıydı. Daha sonra, rejimin siyasi bir çözümün kapılarını kapatması, zorbalığa ve zorlamaya dayalı bir askeri güvenlik çözümü üzerinde ısrar etmesi sonrasında daha geniş protestolara devam ettiler. Esed rejimi, baba Esed’in 1970’lerde iktidara gelmesinden bu yana Suriyelilere karşı davranışını şekillendiren terörist eylemlerin özünü oluşturuyor. Hama katliamı (1982) bunun en belirgin ifadesidir. Hafız Esed ve onun askeri birimleri tarafından kuşatılan şehir, güya şehrin devlet kontrolünü yeniden tesis etmek ve isyancılarla savaşmak için yok edilmiş ve dünyanın değişik yerlerinde hapsedilen ve yerinden edilmiş olanlar dışında on binlerce kişi öldürülmüştür.

Hama katliamı devlet terörünün en tipik modelidir. Bu terör tarzı, son yedi yıl içinde, Esed rejimi tarafından, güvenlik güçleri veya ölüm, tutuklama, yıkım ve iftiradan başka hiçbir şey bilmeyen milisleri aracılığıyla, şehirlere, köylere ve mahallelere karşı defalarca tekrarlandı. Devlet teröründeki stratejisini geliştirmeden önce, bazı ülke ve onun milisleriyle terörist ittifaklar inşa etti ve bu konuda siyah bir tarihi geçmişi olan Ruslar ve İranlılar arasında bir koalisyon kurdu ve buna Lübnanlı, Iraklı, Afgan ve Pakistanlı milislerin yanı sıra paralı ortaklar, özellikle de Rus paralı askerlerini dâhil etti.

Rusların Çeçenya’daki Grozni’de benzer bir modeli var. İranlılar ya bizzat İran’da inşa edilmiş güçler ya da Lübnan Hizbullah’ı gibi uluslararası alanda terörist listesine alınmış terörist grupların desteğiyle terör faaliyetleri yürütüyorlar. “Hizbullah” Birçok ülkede faaliyet gösteren İran milislerinden biridir.

Üçlü ittifak (Rejim, Rus ve İran) Guta’ya karşı harekete geçti ve Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliği koruma kararına ve 2401 sayılı ateşkes çağrısına rağmen üç haftadan bu yana tam bir soykırım başlattılar. BM kararları savaşı durduramadı ve duracağa da benzemiyor. Çünkü Üçlü ittifakın aklındaki senaryo, Guta’yı nüfusun olmadığı bir yere dönüştürmek. Onların kaderi sadece şu seçeneklerden biri: Kuzeye yani İdlib’e doğru göç etme ya da ölüm ve tutuklama… Üçlü ittifakın İdlib sürecine dair senaryoları da bazı ufak tefek ayrıntı dışında Guta’dan farklı olmayacaktır.

Üçlü ittifakın Guta ve onun sakinlerini savaşla yok etmek için ortaya koyduğu ana gerekçe, Guta’da silahlı muhaliflerle –terörist olarak tanımlıyorlar- mücadeledir. Hâlbuki bunlar Cenevre ve Astana’da müzakere sürecine katılan oluşumlardır. Geçtiğimiz yıl Rusya, İran ve Türkiye’nin garantörlüğünde ulaşılan Guta’daki tırmanışı azaltmak anlaşmasının da tarafıdır. Rusya ve İran, Esed rejiminin anlaşmayı ihlal etmesine karşı çıkmaktan kaçındılar. Bilakis Guta’daki mevcut savaşa müttefikleri katılmadan önce katıldılar. Guta’da yaşananlar, silahlı muhalif oluşumları terörizm ile tanımlamaya imkân vermemektedir. Ancak Esed rejimine destek veren İran ve Rusya gibi devletlere bu tanım tam olarak oturmaktadır.

Üç ülkenin “devlet terörü” tanımına girdiklerini gösteren ikinci nokta, Suriye meselesinde siyasi çözüm adına atılan adımları reddetmeleri, uluslararası iradeye sürekli itiraz etmeleri ve kulaklarını, savaşı durdurmaya yönelik Güvenlik Konseyi kararında ifade edilen uluslararası ve bölgesel çağrı ve taleplere kapatmalarıdır. 2016 sonlarında Halep’te sergilenen senaryo yakın zamanda Guta’da, daha sonra da İdlib’de uygulanacak ve rejimin kontrolü dışındaki her bölgede tekrarlanacak.

Üçlü ittifakın “devlet terörü” tanımına girdiğini gösteren üçüncü nokta, Guta’da aşırı ve büyük güç kullanımı ve kullanılan silahın çeşitliliğidir. Savaşta, Esed rejiminin ve milislerinin askeri gücünün büyük bir kısmı ile İran kuvvetlerinin ve milislerinin bir kısmı kullanılmaktadır. Hava saldırıları ise rejim ve Rus Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Yer ve hava operasyonları günlük olarak devam ediyor. Toplama ve keşif operasyonlarının yanı sıra topçu, tank ve roketatarlardan oluşan konvansiyonel silahlar kullanılmaktadır. Daha da vahimi Uluslararası olarak yasaklı silahlar, patlayıcı variller, napalm bombaları ve sarin gazı da dahil olmak üzere kimyasal silahlar kullanılmaktadır. Guta semaları gaz bulutlarıyla kaplanmaktadır. Rusya en gelişmiş “Sukhoi S-58M” uçaklarını ilk kez burada deniyor. Rus helikopterleri her türlü hava bombardımanı gerçekleştiriyorlar.

Üçlü ittifakın asker ve milisleri, son üç hafta içinde Guta bölgesindeki şehirleri ve köyleri yok etti. Binlerce insan öldü ve binlercesi de yaralandı. Evlerin, ibadethanelerin ve basit hastanelerin molozları altında kaybolup gittiler. Çoğunluğunu çocuklar ve kadınların oluşturduğu insanlar ölümden kaçmak için elverişsiz barınaklarda yaşam savaşı veriyorlar. Diğer bir kısmı da adeta mezarlığa dönüştürülen binalarda yaşamaya çalışıyorlar.

İttifak ve taraftarları, radikal terör gruplarıyla mücadele ettikleri argümanını dillendiriyorlar. Ancak yaptıkları şeyin en ağır bir terör faaliyeti olduğunu görmezden geliyorlar. Çünkü devlet terörizmi, milis terörizmi ile beraber yürütülmekte ve ortaya ikili bir terör faaliyeti çıkmaktadır. Bu sadece daha fazla insani ve maddi zarara yol açmakla kalmamakta, aynı zamanda radikal unsurların yeşermesine imkân veren ortamı da güçlendirmektedir.

Fayez Sara

Fayez Sara

Suriyeli gazeteci-yazar

More Posts

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi