Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

Katar, ABD’nin güvenlik çıkarlarının neresinde yer alıyor? - ŞARKUL AVSAT
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
YAZARLAR

Katar, ABD’nin güvenlik çıkarlarının neresinde yer alıyor?

Boykot ülkeleri ile yaşadığı kriz ile İran’ın çıkarlarına uygulanacak yaptırımların gölgesinde kalan Katar ABD’nin bölgedeki güvenlik çıkarlarının neresinde yer alıyor?

İran’la yüzleşme ve onu durdurma noktasında Körfez ülkeleri ile ABD aynı politikada birleşiyor. Bölgedeki İran tehlikesine karşı çıkmanın gerekliliği konusunda ABD ile Körfez İşbirliği Örgütü ülkelerinin görüşleri birbiri ile uyumlu. Ancak görünüşe bakılırsa Katar bu ortak görüş dalgasına karşı yüzmek istiyormuş gibi görünüyor. Çünkü İran ile Katar arasında gözle görülebilir bir yakınlaşma var. Aynı şekilde Katar ile İran’ın bölgedeki temsilcileri ve silahlı grupları arasında karşılıklı bir uzlaşı bulunuyor. Katar ile Husiler ve Katar ile Hizbullah arasında ki mutabakat çok aşikar. ABD, müttefiklerini ve ulusal güvenliklerini tehdit eden bu karşı politika konusunda ne düşünüyor? Bu siyaset; ABD’nin ulusal güvenliğine özellikle de Katar topraklarındaki ABD birliklerinin varlığına bir tehdit oluşturur mu? Trump yönetimi, Katar’ın bu ikili siyasetini devam ettirmesine izin verecek mi?

“Security Studies” adlı site, on yıldan fazla bir süre Irak’ta ki ABD askeri güçlerine danışmanlık yapan Brad Pitty’e ait bir yazı yayınladı.Bu yazı; Katar’ın geçmişte Taliban ile ABD arasındaki çelişkilere oynadığı gibi İran ile ABD arasındaki çelişkilere de oynamakta başarılı olup olamayacağını sorguluyor?!
Pitty makalesinde; Katar’’ın Afganistan savaşı boyunca iki tarafla da ilişkilerini muhafaza edebilmesini sağlayan diplomatik arabulucu rolüne dikkatleri çekiyor. Katar; iki savaşan taraf arasındaki ilişkilerini koruyarak gerektiğinde ABD ve Taliban arasında bir iletişim köprüsü rolü oynamayı başarmıştı. Aynı senaryo Suriye’de ki “Nusra” örgütü ile de yaşandı. Bu rolün (diplomatik) ABD askeri güçleri ile Taliban ya da Nusra gibi silahlı gruplar arasında yaşanan savaş durumunda gerçekten çok yararlı sonuçları olmuştu. Çünkü Katar’ın onlara sunduğu arabuluculuk seçeneği dışında iki tarafın birbirleriyle görüşebilmelerini ve anlaşabilmelerini sağlayabilecek ne elçilik ne de konsolosluk temsilcileri vardı. Ancak yine de bu arabuluculuk rolü sahada çatışan savaşçılar tarafından kuşkuyla karşılanmıyor da değildi. Çünkü çatışmalarda arabuluculuk rolü üstlenen taraf her zaman bir kuşkuyla kuşatılmıştır.

Ancak şimdi İran topraklarına çok da uzak olmayan Katar topraklarında ABD güçlerinin varlığı bu durumu değiştirmekte. Özellikle de İran’ın balistik füze programının her geçen gün daha çok gelişmesi ve bir saldırıya maruz kalması durumunda Hürmüz boğazını kapatmakla tehdit etmesi gibi nedenlerden dolayı İran ile Katar arasında kurulacak ilişkiler orada bulunan ABD güçleri için doğrudan bir tehdit oluşturmakta. O zaman durumun değiştiğini ve bu rolün artık karmaşık ve kabul edilemez bir hal almaya başladığını söylemeliyiz.

ABD ve Körfez İşbirliği Örgütü üyelerinin “Hizbullah” ve İran Devrim Muhafızları liderlerinden bazılarını kapsayan yeni listeler yayınlamasının ardından işler daha karmaşık bir hal aldı. Aynı zamanda ABD Hazinesi de terör başlığı altında yer alacak daha fazla yaptırım ve İran ile ilgili listeler yayınlama hazırlığı içinde.Katar ise İran’ı sıkıştırmayı ve hareket alanını daraltmayı amaçlayan bu adımlara uymakta tereddüt ediyor.Hatta tam tersine Katar İran’a yeni yaptırımlar uygulanması halinde İran’ın dünyaya açılacağı finansal kapıya dönüşmeyi ümit ediyor.

“IFP” haber sitesinin Fars Haber Ajansı’ndan naklettiği habere göre, İran’ın döviz partnerlerinin belirlenmesi ve değiştirilmesinden sorumlu yetkili; Dubai ile para transferinde sorunlarla karşı karşıya kalınması halinde yabancı para birimleri ile ilgili işlemlerin Katar ile ortak bir şekilde geliştirileceğini ifade etti.

Aynı kaynak ayrıca İran Milli Bankası ile Persian Bankası’nın Katar Merkez Bankası’nda hesap açtıklarını belirtti. Programa göre İran İhracat Bankası da bu para transferi alanında yeni bir rol üstlenecek.

Katar’ın Dubai yerine İran için bir para transferi merkezine dönüşme imkanı var mı şeklinde kendisine yöneltilen soruya bu yetkili Merkez Bankasının bunun gerçekleşmesi için çalıştığını vurgulayarak karşılık verdi.

Katar Emiri Temim geçen 10 Nisan’da Beyaz Saray’da Trump ile görüşürken Doha’da Qatar Ports Şirketi Direktörü Abdullah Khanji İranlı mevkidaşı ile görüşüyordu.İkili,Tahran ve Doha arasında vizelerin kaldırılması,gümrük ve ticari etkinliklerin önündeki engellerin kaldırılmasını vaat eden bir bildiri yayınladı.ABD yönetimi İran’ a yönelik daha fazla yaptırım uygulama hazırlığı içinde iken İran ile Katar arasında ki ekonomik ve ticari işbirliğinin gittikçe artmasına izin verecek mi?

Burada sorulması gereken soru;bu oyun sürdürülebilir mi? İran’ın finansal bir kapıya olan ihitiyacı Katar’ı kendini tekrar bu rolü üstlenmeye aday göstermeye teşvik edecek mi?

ABD yönetimi bu çelişkileri kabullenebilecek mi? Çünkü görünüşe bakılırsa ABD yönetiminin içerisinde bile Dışişleri bakanlığı ile Pentagon arasında bir görüş ayrılığı bulunuyor. Afganistan sorununda da iki kurum arasında yine aynı görüş ayrılılığı yaşanmıştı. O dönemde bu tartışmanın kazananı Dışişleri Bakanlığı olmuş ve Pentagon’un tüm itirazlarına rağmen Katar’ın bu rolü oynamasına izin verilmişti.

Bu kez tek fark; İran’ın füze menzilinden çok uzakta olmayan “arabulucunun” topraklarında bulunan ABD güçlerinin varlığıdır.

Üstelik Katar İran’ın bu yakınlaşma çabasına daha fazla bir yakınlaşma ile karşılık verirken,ABD’nin bu gelişmeler karşısında nasıl bir tutum izleyecek?

Sevsen Şair

Sevsen Şair

Bahreynli gazeteci

More Posts

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi