Ortadoğu haber | Eş-Şark El-Avsat

'Büyük Kutup' ile 'Genç Kutuplar' arasında soğuk savaş yok - ŞARKUL AVSAT
English edition of Asharq Al-Awsat - the world’s premier pan-Arab daily. News, Politics, Middle-East, Saudi Arabia, Oponion, and Lots more...
Analiz, EL-AVSAT ÖZEL

‘Büyük Kutup’ ile ‘Genç Kutuplar’ arasında soğuk savaş yok

Dünya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yirmi yıldan fazla süren tek kutuplu düzenin ardından yeni bir Soğuk Savaş’ın eşiğine mi geldi?

Sözüm ona Rusya’nın kalkınması ve Donald Trump döneminde Washington’ın Moskova’ya karşı katı duruşu, tüm jeopolitik boyutlara rağmen iki tarafın uzaklaşmasına ve iki kutuplu dünyanın yeniden geri dönmesine sebep olur mu?

Şayet Washington’daki Rus Büyükelçiliği’nden son yapılan açıklamaya kendimizi inandırırsak cevap “evet” olacaktır. Açıklamayla verilmek istenen mesajda ABD ve Rusya arasındaki mevcut ilişkiler, Soğuk Savaş’ın en kötü senaryolarından biri olarak nitelendiriliyor.

Söz konusu açıklamanın ardından Rusya’ya yönelik ABD yaptırımları yeniden yürürlüğe girdi. Birkaç gün önce de Rusya Dışişleri Bakanı, bu yaptırımlara ‘karşılıklılık’ ilkesiyle yanıt vereceğini duyurarak tehdit etmişti.

Rus Büyükelçiliği yaptırım konusunda, “Rusya’nın diyalog çağrılarını görmezden gelen” ve “Küresel istikrarın temelinde yatan ikili ilişkileri zedelemeyi hedefleyen” bazı Amerikalı siyasi çevrelere dikkat çekerek “sakin olma” konusunda uyardı.

ABD yaptırımları, İngiltere’de eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızının zehirlenmesinin ardından geldi. Yaptırımlar kapsamında, Rus devlet kurumlarına yönelik ABD’nin silah ihracatı izinlerine çift kullanımlı yedek parça ithalatına sınırlama getirilecek. Aynı şekilde Rusya’ya dışarıdan yapılan yardımlar ve Amerikan devlet kurumlarının sağladığı krediler de durdurulacak. Esasında bu yaptırımların Rus ekonomisi üzerinde kayda değer bir etkisi yok. Bir bakıma sembolik de denilebilir.

Tarih sayfalarını karıştırdığımızda ABD’nin 1948’den bu yana Sovyetler Birliği ve devamında Rusya’ya yönelik yaptırım konusunu bir alışkanlık haline getirdiğini görmek mümkün. Fakat bu yaptırımlar genellikle zaman içerisinde etkisini kaybediyor. Sovyetler ve daha sonra Rusya ekonomisinin yaptırım sonucu karşılaştığı krizlerin 1979 Afganistan Savaşı ve 1994 ile 2000’li yıllarda girdiği Çeçenistan Savaşı gibi maliyetli savaşların getirdiği krizlerin yanında ‘devede kulak kaldığını’ söyleyebiliriz.

Her hâlükârda Soğuk Savaş’ın şartlarının olduğu da eldeki verilerin bu şartların günümüzde oluşmadığına işaret edenlerin de olduğu görüşler mevcut. ABD’nin Virginia eyaletindeki ‘Savaş Analizleri Merkezi’nden araştırmacı Michael Hoffman, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan Soğuk Savaş’ın “ordusu ve ekonomisi güçlü olan ve dünya siyasetine yön vermek isteyen iki rejimin rekabetinden” kaynaklandığını söylüyor. Hoffman’a göre söz konusu dönemde ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki ideolojik farklılık, dünya siyasetinde başrolü oynamak için rekabeti kaçınılmaz kılmıştı.

Hoffman, mevcut durumda yaşanan anlaşmazlıkların farklı olduğunu belirtti, “Zira şu anki rekabet, güçler dengesinden veya ideolojik farklılıklardan değil, bilakis dünya siyasetinde sınırlı sayıdaki bazı sürtüşmeler ve iki yönetimin aldığı bilinçli kararlardan kaynaklanıyor” dedi. Hoffman’a göre kalıcı olmayan bu anlaşmazlıklar bazı küçük tavizlerle veya diyalog, uzlaşma gibi yollarla aşılabilir.

Araştırmacı Hoffman, Rusya’nın olası bir gelişmede ikinci bir Soğuk Savaş’ı kaldıracak güçte olmadığını, üstelik Küba, Angola ve benzeri ‘sıcak savaşlar’ son bulmuşken diğer tarafın (ABD), Gürcistan ile Ukrayna’ya yoğunlaştığı bir dönemde bunun oldukça güç olduğunu söylüyor. Hoffman ayrıca Rusya’nın dünyaya sunacak bir komünizm ideolojisine sahip olmadığına da işaret ederek “Bir tarafta askeri ve ekonomik olarak dünyanın en güçlüleri olduğunu iddia eden ülkelerin toplandığı bir çatı bulunurken, kendi kurduğun çatı altında devletlerin toplanmaları için onları çekmek için ne sunacaksın?” diye sordu.

Vladimir Putin’in uygulamaya çalıştığı birçok şeyin hedefinde ülkesinin küreselleşmeyle birlikte engellerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteren bir dünya düzeninde süper güç olarak varlığını sağlamlaştırmaktır.

Nitekim Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, 1981’den bu yana düzenleyecekleri en büyük askeri tatbikatı planladıklarını duyurdu. Yaklaşık 300 bin askerin ve binden fazla askeri hava aracının katılması beklenen tatbikata Vostok-2018 (Doğu-2018) adının verileceğini belirtti. Tatbikatın 11-15 Eylül tarihleri arasında düzenleneceği duyurdu.

Bu adımı, Moskova’nın yapacağı gövde gösterisiyle NATO’ya mesaj vermek istemesi olarak okuyabiliriz. Vostok-2018 tatbikatını değerlendiren NATO Sözcüsü Dylan White, “Vostok Rusya’nın çok geniş çaplı çatışmalara hazırlık yaptığını gösteriyor. Bir süredir karşılaştığımız tavra uyuyor: Artık özgüveni yüksek ve savunma bütçesini artıran daha iddialı bir Rusya var” ifadelerini kullandı.

En büyük kutup

ABD ise adeta bir “dünya polisi” rolü üstlenerek yirmi yılı aşkın bir süredir birçok hedefi başardı ve nüfuzunu artırdı. Haliyle bu büyüklüğün maliyeti de biraz kabarık oldu. Bu yüzden tek kutup olma fikri de kendisine pek cazip gelmiyor.

Acaba ABD için “düşmanlık” veya biraz daha yumuşatırsak “rekabet” fikri artık daha faydalı anlamına mı geliyor? Tehditlerin varlığı ABD ve müttefiklerinin işini kolaylaştırıyor ve kendi şartlarını ortaya koymasına olanak tanıyor. Peki, yeni bir Soğuk Savaş’ın patlak vermesi Washington’ın çıkarına olur mu?

Donald Trump’ın “NATO’nun ne faydası var?” diye sorular sorarak NATO’yu sürekli sıkıştırması ve onu ülkesi için ekonomik yük olarak görmesini dikkate alırsak bunun cevabı büyük olasılıkla “hayır” olacaktır. Peki, onun yüzünden bir Varşova Paktı’nın imzalanacağını düşünüyor musunuz? Elbette hayır.

Diğer yandan ABD soğuk savaştan kârlı çıktı çünkü her alanda Sovyetler Birliği’nden öndeydi. Ekonomisi, karşı tarafın ekonomisinin iki katıydı. Şu an bile Amerika’nın gayri safi yurt içi hasılası 20 trilyon dolara yakınken bu rakam Rusya için sadece 1,5 trilyonda kalıyor.

Bu bağlamda iki tarafın askeri gücünü karşılaştırma gereği yok. Çünkü Soğuk Savaş döneminde ordular ikinci planda yer alıyordu.

Uzun lafın kısası, ufukta herhangi bir yeni Soğuk Savaş görünmüyor. Bu dakikadan sonra iki kutuplu bir dünyaya dönecek de değiliz. Bilakis ABD’nin yer aldığı “Büyük Kutup” ve Rusya, Çin belki de Hindistan’ı içine katabileceğimiz “Genç Kutuplar”dan söz edebiliriz. Eğer bunlar içinde de en güçlü olarak biri tercih edilecekse de bu Rusya değil, olsa olsa Çin olur.

Şarku'l Avsat Türkçe

Şarku'l Avsat Türkçe

Şarku’l Avsat Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerden biridir. 4 kıtada 12 şehirde, her gün eş zamanlı olarak basılmaktadır. 1978 yılında Londra’da yayın hayatına başlayan Şarku’l Avsat, Arap dünyasına ve uluslararası olaylara ait en doğru yayınları yapmaktadır. Derin analizler ve özgün makalelerle birlikte tüm Arap dünyasının en kapsamlı yorumlarını okuyucularına sunmaktadır.

More Posts - Facebook - Google Plus - YouTube

ÖNCEK_ HABERSONRAKİ HABER

Haberlere abone

Asharq Al-Awsat Haber
Email adresi