Yemen Savunma Bakanı: Marib Savaşı ölüm kalım savaşıdır

Husilerin ölen unsurlarının cesetlerine yönelik mezhep mantığı eleştirildi.

Yemen Savunma Bakanı Korgeneral Muhammed Ali el-Makdisi, Marib cephelerini ziyareti sırasında (SABA)
Yemen Savunma Bakanı Korgeneral Muhammed Ali el-Makdisi, Marib cephelerini ziyareti sırasında (SABA)
TT

Yemen Savunma Bakanı: Marib Savaşı ölüm kalım savaşıdır

Yemen Savunma Bakanı Korgeneral Muhammed Ali el-Makdisi, Marib cephelerini ziyareti sırasında (SABA)
Yemen Savunma Bakanı Korgeneral Muhammed Ali el-Makdisi, Marib cephelerini ziyareti sırasında (SABA)

Yemen Savunma Bakanı Korgeneral Muhammed Ali el-Makdisi, Yemen hükümet güçlerinin Marib’de Husi milislerine karşı savaşının ölüm kalım savaşı olduğunu vurguladı.
Bakan Makdisi, önceki gün savaş cephelerini ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Yemen halkının, silahlı kuvvetlerinin ve meşru liderlerinin İran terörizmine ve Husi milislerine karşı bir ölüm kalım savaşı verdiğini belirtti. Makdisi, Sana ve Yemen'in İran kolonisine dönüşmesini kabul etmeyeceklerini ve Arap ulusal güvenliğini, denizcilik hatlarını, koridorları ve hayati küresel çıkarları tehdit etmelerini önleyeceklerini vurguladı. Yemenli Bakan, Suudi Arabistan liderliğinde Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun desteğiyle ordunun savaş operasyonlarının ilerlemesine ve Marib Valiliği'ndeki Husi milislerine karşı direnişe övgüde bulundu.
Kabile İşleri Ortak Operasyonlar Komutanı Danışmanı ve Beni Haris Genel Müdürü Albay Muhammed Cabir ise Kudüs ve Gazze olayları yaşanırken, Husi milislerinin zayıf olanları aldatarak onları Marib'deki cephelerde savaşmak için seferber etmesini eleştirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Cabir, Sana ve Zimar'daki birçok kaynağın Husilerin çok sayıda kişiyi seferber ettiklerini ve Marib'deki Sırvah ve el-Muşeccah cephelerine gönderdiklerini doğruladığını söyledi.
Husiler tarafından seferber edilen kişilerin sayısının öncekilerden çok daha fazla olduğunu ve bunun askerî açıdan bir tehdit oluşturduğunu belirten Cabir, “Ancak Husiler Marib'de kırık kafataslarından başka bir şey görmedi ve görmeyecek" ifsdeleriini kullandı.
Hükümet güçlerinin Marib'deki savaşları, Yemen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sağir Bin Aziz tarafından yönetiliyor. Albay Cabir, Marib Valisi Sultan el-Arade’nin genel seferberlik çağrısının ordu tarafından karşı önlemlerin alınması ve cepheleri desteklemekle karşılandığını belirterek, "Husi bölgelerindeki aşiretlere oğullarını korumalarını tavsiye ediyoruz” dedi.
Albay Cabir, Husi milislerinin fırsatçılığına ve aşiret üyelerini savaş cephelerine yollamalarına dikkat çekerek, Husilerin kabilelerden arabulucular yollayarak kendilerinden sadece öldürülen Haşimilerin cesetlerini geri almalarını istediklerini bildirdi. Husilerin cesetlere ilişkin tutumunu mezhep ve mantığını eleştiren Cabir, "Sırvah ve el-Belek savaşlarında Husilerden ölenlerin sayısı çok fazlaydı. Bu nedenle cesetleri almak için kabilelerden arabulucular gönderdiler. Taleplerini onayladık ancak şaşırtıcı bir durumla karşılaştık. Sadece Haşimi olan 13 kişinin cesedini istediler ve 300’den fazla cesedi bıraktılar. Bu durumu şiddetli bir şekilde reddediyoruz. Kızılhaç’ı cesetlerin tamamını almaları için çağırdık” dedi.
Husilerin Ramazan ayındandan bu yana el-Muşeccah ve el-Kesara cephelerinde veya Sırvah tarafında çeşitli noktalardan baskılarını sürdürerek saldırmaya ve cephede bir boşluk açmaya çalıştıklarını belirten Cabir, ancak ordu ve kabile güçlerinin onlara karşı koyarak ağır can ve ekipman kayıpları verdirdiğini vurguladı. Ayrıca Arap Koalisyonu Hava Kuvvetlerinin savaşın odak noktası olarak tanımladığı önemli ve etkili rolüne övgüde bulunan Cabir, "Husilere yönelik takviye kuvvetlerinin çoğu, Suudi Hava Kuvvetleri'nin şahinleri tarafından vuruldu ve vuruluyor" dedi.
Sahada ise ordu medyası, halk direnişi ve Arap Koalisyonu'nun hava kuvvetleri tarafından desteklenen Ulusal Ordu kuvvetlerinin dün (Pazartesi) sürpriz bir saldırı başlattığını ve Husi milislerini Marib’in batısındaki el-Kesara cephelerinde yenilgiye uğrattıklarını bildirdi. 
Yemen Silahlı Kuvvetlerı Medya Merkezi’ne göre, saldırı birçok Husi milisinin öldürülmesi veya yaralanmasıyla sonuçlanırken, ordunun topçu ateşi sonucu 3 Husi savaş aracının imha edildiği ve içinde bulunan tüm unsurların öldürülerek ağır  ekipman ve can kaybı verildiği belirtildi.
Kaynağa göre ordu orta ve hafif silahlar ile çeşitli mühimmat ele geçirdi. Arap Koalisyonu Hava kuvvetleri yaptığı saldırılarla Kesara cephesinde ve çevresinde Husi toplanma noktalarını ve takviye güçlerini hedef alarak Husi saflarında ağır can ve maddi kayıplara neden oldu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.