Amerikalılar dünyanın en hoşnutsuz ulusları arasında çıktı

Söz konusu ankette ABD'de yönetimin bireysel özgürlüklerine saygı göstermediğini ifade edenlerin oranı yüzde 35 olarak tespit edildi (Reuters)
Söz konusu ankette ABD'de yönetimin bireysel özgürlüklerine saygı göstermediğini ifade edenlerin oranı yüzde 35 olarak tespit edildi (Reuters)
TT

Amerikalılar dünyanın en hoşnutsuz ulusları arasında çıktı

Söz konusu ankette ABD'de yönetimin bireysel özgürlüklerine saygı göstermediğini ifade edenlerin oranı yüzde 35 olarak tespit edildi (Reuters)
Söz konusu ankette ABD'de yönetimin bireysel özgürlüklerine saygı göstermediğini ifade edenlerin oranı yüzde 35 olarak tespit edildi (Reuters)

Pew Araştırma Merkezi'nin gelişmiş ülkelerde yaptığı yeni bir anket, Amerikalıların yönetimlerinden en hoşnutsuz uluslardan biri olduğunu ortaya çıkardı.
ABD'de ankete katılan yetişkinlerin yüzde 85'i siyasi sistemlerinde kayda değer değişimler isterken yüzde 76'sı sağlık sisteminde değişiklikler ve yüzde 66'sı ekonomide büyük değişiklikler istiyor.
Gelişmiş ekonomiye sahip 17 ülkede Şubat 2021'de gerçekleştirilen anket, dünya genelinde Kovid pandemisiyle boğuşulurken yapıldı ve koronavirüs krizinin demokrasiye ve toplumsal reforma yönelik tutumlar üzerindeki etkisini gösteriyor.
Anket, "Ortalama yüzde 56'lık bir kesimin siyasi sistemlerinin büyük değişikliklere veya topyekün reforma ihtiyacı olduğunu düşündüğünü" tespit etti.
"İtalya, İspanya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Yunanistan, Fransa, Belçika ve Japonya'da nüfusun kabaca üçte ikisi veya daha fazlası bu görüşü benimsiyor."
Ankete katılan 17 ülkenin 13'ünün yurttaşları siyasi sistemlerinin büyük değişikliklere ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Ankete katılan Amerikalıların yüzde 85'i topyekün siyasi reform talep ederken İtalya'da (yüzde 89) ve İspanya'da (yüzde 86) rakamlar daha kötüydü.
Siyasi sistemde değişiklik yapılmasını isteyen çok sayıda Amerikalı olmasına rağmen halkın büyük kısmı umutlu değildi. Aynı eğilim diğer ülkelerde de görülüyor. Amerikalıların ve Güney Korelilerin en az yüzde 58'i siyasi sistemdeki değişimlere şüpheyle baktığını söyledi. İtalya (yüzde 73), İspanya (yüzde 64) ve Yunanistan'daki (yüzde 58) katılımcılar da benzer görüşler ifade etti.
Ankete göre Amerikalıların sadece yüzde 41'i demokrasinin işleyiş şeklinden memnun.
ABD ayrıca sağlık sisteminde değişiklik çağrısında bulunan yurttaş sayısı en fazla olan ikinci ülke. Ankete katılan Amerikalıların yüzde 76 kadar büyük bir kısmı sağlık sisteminde değişiklikler istedi. Sağlık sisteminde reform yapılmasını talep edenlerin oranı yüzde 77 çıkan Yunanistan, ABD'yi geride bırakan tek ülke oldu. 
Ankete katılan Amerikalılar arasında Cumhuriyetçilere veya Cumhuriyetçi eğilimli bağımsızlara kıyasla daha çok Demokrat veya Demokrat eğilimli bağımsız sağlık sisteminde reform talep ediyor.
Anket, Amerikalılar arasında ekonomik iyileşme konusunda yaygın bir hoşnutsuzluk olduğunu da ortaya koydu. ABD'de ankete katılanların yaklaşık yüzde 66'sı ekonomiden hoşnutsuz olduğunu belirtti. Anket, Amerikalılara göre yalnızca İtalya (yüzde 85), Yunanistan (yüzde 84), İspanya (yüzde 83) ve Güney Kore (yüzde 72) yurttaşlarının ekonomiden daha hoşnutsuz olduğunu tespit etti.
Anket ayrıca ABD'de Cumhuriyetçi ve Cumhuriyetçi eğilimli bağımsızların yüzde 50'sine kıyasla Demokratların ve Demokrat eğilimli bağımsızların yüzde 80'inin büyük bir ekonomik toparlanmanın gerekli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.