İran Cumhurbaşkanı Reisi: Eleştiri ve protesto ile kargaşa ve kaos arasındaki sınır belirlenmelidir

İran Cumhurbaşkanı Reisi: Eleştiri ve protesto ile kargaşa ve kaos arasındaki sınır belirlenmelidir
TT

İran Cumhurbaşkanı Reisi: Eleştiri ve protesto ile kargaşa ve kaos arasındaki sınır belirlenmelidir

İran Cumhurbaşkanı Reisi: Eleştiri ve protesto ile kargaşa ve kaos arasındaki sınır belirlenmelidir

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, genç bir kadının gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesi üzerine başlayan ve ülkede onlarca kişinin ölümüne yol açan gösterilere ilişkin, "Eleştiri ve protesto ile kargaşa ve kaos arasındaki sınır belirlenmelidir. Kargaşa ve kaos dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemez." dedi.
Reisi, İran devlet televizyonunda canlı yayınlanan programda Mahsa Amini'nin ölümünden sonra 12 gündür ülkeyi etkisi altına alan protesto dalgasını ve "ahlak polisi" olarak bilinen İrşad devriyesine yönelik eleştirileri değerlendirdi.
Mahsa Amini'nin ölümünün herkesi üzdüğünü ve olayın yargıya intikal ettiğini belirten Reisi, Amini hastaneye kaldırıldığında Semerkant'ta bulunduğunu ve hadisenin soruşturulması için yetkililere talimat verdiğini söyledi.
Amini'nin ölüm haberini aldığında ise ailesini arayarak, başsağlığı dilediğini aktaran Reisi, "Bunun benim ve her İranlı için acı bir haber olduğunu ve konunun takipçisi olacağımı kendilerine söyledim. Konunun takipçisi olmak bizim vazifemiz, ilkemiz şeffaflık ve adaletin uygulanmasıdır." ifadelerini kullandı.

Ahlak polisi olarak bilinen İrşad devriyelerine yönelik eleştiriler
Hadisenin adli tıp tarafından incelendiğini ve nihai raporun birkaç gün içinde açıklanmasını beklediklerini söyleyen Reisi, "Kurumlar tarafından ön raporlar verildi ancak nihai görüş henüz sunulmadı ve elbette nihai görüşün yargı sistemi tarafından verilmesi gerekiyor. Adli Tıp Kurumu, konuyu inceleyip görüşünü açıklayacak biz de bu kurumun kesin raporunu bekliyoruz." diye konuştu.

Ülkede 2005'ten bu yana görev yapan ve "ahlak polisi" olarak bilinen İrşad devriyesine yönelik eleştirileri de değerlendiren Reisi, şunları kaydetti:
"Bu süreçte kolluk güçlerinin yöntemine ilişkin medyada, gazetelerde ve kamuoyunda yorumlar yapıldı. Öneriler ve eleştiriler var. Ne bu tartışma ne de bir kanun ve kararın genel uygulaması konusunda olumlu ve olumsuz görüşlerin dile getirilmesinden korkmalı.
Farklı görüşler alınmalı ve ifade edilmelidir. Bunun uygulanma yönteminin yanlış olduğu düşünülüyorsa ve yeni fikirler varsa bu yeni görüşler tartışılıp uygulanabilir. Değerler değiştirilemez ama kanunun uygulanma şekli tartışılabilir."
İran Cumhurbaşkanı, İrşad devriyesinin uygulamalarının yeniden gözden geçirilip geçirilmeyeceğine dair soruya da "Yasanın uygulanmasında en iyi yöntemler dikkate alınmalıdır. Muhalif görüşler için platform sağlamalıyız. Hükümet bu görüştedir." dedi.
Ülkede ölümlere yol açan protestolardaki şiddet eylemlerini "düşmanların komploları" olarak niteleyen Reisi, "Tartışma, eleştiri ve hatta bazı sorunlar hakkında protestolar yanlış değildir. Eleştiri ve protesto ile kargaşa ve kaos arasındaki sınır belirlenmelidir. Kargaşa ve kaos dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemez." ifadelerini kullandı.

Nükleer anlaşmayla ilgili görüşmeler
Nükleer anlaşmaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Reisi, geçen haftaki New York ziyareti sırasında Avrupalı liderlerle görüşmelerinde ülkesinin anlaşmaya dönüş için güçlü güvenceler istediğini bir kez daha vurguladığını söyledi.
Avrupa ülkelerinin ABD karşısında bağımsız hareket edemediğini ifade eden Reisi, "Sayın (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel) Macron ile yaptığım görüşmede nükleer müzakereler konusu gündeme geldi. Adil bir anlaşma istediğimizi vurguladık. Kendisi ABD'nin anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden sonra Avrupalıların taahhütlerini yerine getirmediğini de kabul etti." dedi.

Mahsa Amini'nin gözaltına alındıktan sonra ölmesi ve protestolar
Tahran'da 13 Eylül'de "ahlak polisi" olarak bilinen İrşad devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra komaya girerek hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin 16 Eylül'de yaşamını yitirmesi ülkede infiale yol açmıştı.
Amini'nin 17 Eylül'de memleketi Sakkız kentindeki cenaze töreni sonrasında Tahran ve ülkenin batısındaki kentlerde gösteriler başlamıştı.
İran devlet televizyonu, 24 Eylül'de gayriresmi rakamlara göre, şiddete dönüşen gösteriler sırasında aralarında güvenlik güçlerinin de olduğu 41 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
Yetkililer henüz gösterilerdeki can kayıplarıyla ilgili kesin bilgi paylaşmadı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.