İsrail: Dürziler ‘Siyonist Yasa Tasarısı’na tepkili

İsrail Genelkurmay Başkanı, Dürzileri yatıştırmak için harekete geçti

İsrail’deki Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif (Vikipedi)
İsrail’deki Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif (Vikipedi)
TT

İsrail: Dürziler ‘Siyonist Yasa Tasarısı’na tepkili

İsrail’deki Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif (Vikipedi)
İsrail’deki Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif (Vikipedi)

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’de ‘Siyonist değerleri’ diğer tüm değerlerin üzerinde gören ‘Siyonist yasa’ tasarısına karşı çıkan Dürzi azınlığın öfkesini kontrol altına almak için bizzat harekete geçmek zorunda kaldı.

Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif’i arayarak Dürziler ile yapılan ittifaka herhangi bir zarar gelmesine izin vermeyeceğini söyledi.

Halevi, Tarif’e “Dürzi topluluğundan askere alınanların yüzdesi en yüksek yüzde. Yüzdeleri askere alınan Yahudilerin yüzdesinden fazla. Buna muharebe birlikleri de dahil. Ordu bu mirası devam ettirecek. Dürzilerle olan ittifakın tehlikeye atılmasına veya zarar görmesine izin vermeyeceğim” dedi.

Söz konusu telefon görüşmesi, hükümetin ‘Siyonist’ yasayı tartışmasının ardından Dürzi çevrelerde oluşan büyük öfkenin ve terhis olmuş yüzlerce Dürzi askerin yedek kuvvetler saflarında hizmet vermemeyi düşündüklerini açıklamasının ardından geldi.

İsrail devlet kanalı KAN, Dürzi annelerin çocuklarının asker alım bürolarına gitmelerine izin vermeyeceklerini söylediklerini aktardı. Şarku’l Avsat’ın KAN’dan aktardığına göre Tarif, Halevi ile görüşmesinde bunu doğrulayarak ‘Siyonist yasanın’ Dürzileri ikinci sınıf vatandaşlara dönüştürdüğünü söyledi.

Tarif “Devlet bizi yüzüstü bıraktı” dedi. Hükümetin geçirmeyi planladığı Siyonist yasa tasarısını sert bir şekilde eleştiren Tarif, bunun Dürzi halkına birçok alanda zarar getireceğine dikkat çekti ve yasa tasarısına karşı mücadele etmeye devam edeceğine söz verdi. Yüksek Dürzi Dini Konseyi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bin yılı aşkın bir süredir köylerimizde ve topraklarımızda oturuyoruz. Hiçbir yasa veya karar bizi ülkemizde yabancı veya tebaa haline getiremez. Biz hak sahibiyiz ve hakkımızı nasıl alacağımızı ve savunacağımızı çok iyi biliyoruz.”

Hükümetin üzerinde çalıştığı ve Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) Partisi’nin sunduğu yasa tasarısı, Siyonizm ‘değerlerine’ demokrasi ve eşitlik hakkı gibi diğer tüm temel yasalardan daha fazla önem veriyor. Tasarıda, İsrail’deki resmi politikanın Siyonizm’in temel değerlerini göz ardı ettiği ifade ediliyor ve şöyle ekleniyor: “Bu değerler, İsrail topraklarındaki Yahudi halkının kendi kaderini tayin etme hakkını temsil eden değerlerdir. Bunların temeli Temel Yasa’da atılmıştır: İsrail, Yahudi halkının ulus devletidir”. Kabul edilirse tasarı, tüm bakanlıklara, Necef (Negev) ve El-Celile’yi Yahudileştirme planlarını ilerletmenin ve yerleşimciliğin yanı sıra orduda hizmet edenlere, güvenlik güçlerine ve muharebe hizmeti verenlere tanınan imtiyazlar başta olmak üzere tüm alanlarda ‘Siyonist değerleri’ yükseltme talimatı verilmesini sağlayacak. İsrail medyası, tasarının ‘devletin demokratik yapısını’ ve ‘azınlıkların eşitliği’ ilkesini göz ardı eden 2018’deki tartışmalı ‘milliyetçi’ yasayı akıllara getirdiğini söyledi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.