Suudi filmi Keşmekeş Netflix’te ilk sırada

Malik Nejer Şarku’l Avsat’a: Baziha kasabası, 1970’lerde kalmış hayali bir bölge

Filmin çekimleri sırasında Suudi yönetmen Malik Nejer (Şarku’l Avsat)
Filmin çekimleri sırasında Suudi yönetmen Malik Nejer (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi filmi Keşmekeş Netflix’te ilk sırada

Filmin çekimleri sırasında Suudi yönetmen Malik Nejer (Şarku’l Avsat)
Filmin çekimleri sırasında Suudi yönetmen Malik Nejer (Şarku’l Avsat)

Suudi filmi Keşmekeş, geçtiğimiz çarşamba günü gösterime girmesinden bu yana Suudi Arabistan’da ‘Netflix’ ağında en çok izlenen filmler listesinin başında yer aldı. Keşmekeş, yerel ayrıntılarla dolu bir içeriğe sahip, popüler ve genç dokunuşların bir karışımı olan bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Filmin yönetmeni Malik Nejer, filmin dayandığı fikir hakkında Şarku’l Avsat’a konuştu. Nejer “İlk başta, Casim Buheji (Yapımcı) beni arayıp konuyu teklif edene kadar bu filmi yönetmeye niyetim yoktu. Canlı çekim deneyiminin olmamasına rağmen, bu filmin yönetmenliğini yapabileceğimi hissettim” dedi.

Yönetmen, Keşmekeş’in 170’ten fazla oyuncu ve çalışanı içerdiğini ve 32 günlük çekim dahil olmak üzere hazırlanmasının 3 buçuk ay sürdüğünü ve post prodüksiyon çalışmalarının ise 4 ay sürdüğünü belirtti.

ewfr
Keşmekeş filminden bir sahne (Netflix)

Keşmekeş’in hikayesi, yanlışlıkla taksisine emekli bir çete liderinin bindiği basit bir taksi şoförü ile başlıyor ardından korkutucu ancak komedi temelli olarak Baziha kasabasında vahşet dolu bir maceraya dayanıyor.

‘Spagetti Western’ filmi

Yönetmene Keşmekeş’in Spaghetti Western türündeki (Amerikan Western filmleri) ilk Suudi filmi olarak görmenin mümkün olup olmadığını sorulduğunda, “Bunu tam olarak söyleyemeyiz çünkü film tamamen farklı bir kategoride ama evet Spaghetti Western filmlerinden çok fazla malzeme alıyor ve bu etki sadece hikaye ile sınırlı kalmıyor, ancak film müziği dahil olmak üzere kullanılan teknikler açısından Spaghetti Western tarzını taşıyor” dedi.

Yönetmen konuşmasında filmde tuhaflıklarla dolu olan ‘abartılı’ kasabayı ele alarak “Orası kanunsuz bir bölge ve bu, Spaghetti Western filmlerinde tekrar eden bir tema” diyor. Bu kasvetli ve kaotik kasaba için sinematik fantezi vizyonunun nasıl yaratıldığı sorulduğunda “Baziha’nın nasıl olacağını düşünürken, izleyiciye sıradan bir Suudi kasabası olmadığı hissini vermek ve kimsenin bilmediği unutulmuş bir bölge olarak insanlara göstermek istedik” ifadelerini kullandı.

za
Hayal ürünü olan Baziha kasabasında Malik Nejer (Şarku’l Avsat)

Nejer, Baziha’yı kimsenin bilmediği ıssız bir yer ve gözden uzak bir kasaba olarak tanımlıyor ve “Bu nedenle de zihnimizde bu duyguyu aktarmaya yardımcı olacak bir form ve renklerde görünmesi gerektiğini hayal ettik” ifadelerini kullandı. Kasabanın Suudi olduğunu gösteren tek faktörün, geçen yüzyılın 1970’lerde yıllarına sıkışmış olması olduğunu açıkladı. Amerikan ve Hint sanatsal vizyonunun yardımı olduğunu ve bunun, sakinlerini ve yaşam tarzlarını etkileyen ‘sıkıntılı’ bir form ortaya çıkarmak için birkaç modeli birbiriyle karıştırdığı anlamına geldiğini belirtti.

Baziha’nın kamera arkasında ne var?

Şarku’l Avsat’a konuşan Malik Nejer, Keşmekeş filminin tamamen BAE’nin Abu Dabi şehrinde çekildiğini anlattı. Bunun nedeni hakkında “Baziha kasabasını inşa etmek için geniş bir alana ihtiyacımız vardı. Abu Dabi’de bunun için yarı yarıya hazır görünen bir alan bulduk, bu alanı kullanmanın bütün bir yer inşa etmekten daha ekonomik olduğunu düşündük” diye cevap verdi.

Yönetmen, Baziha kasabasının karakterini aktarmak için çok geniş lensler kullandığını belirtiyor. Zira bunların izleyicinin yalnızca karakterleri değil mekân tasarımı için harcanan büyük emeği görmesini sağladığını söyledi. Ayrıca “Diğer Suudi filmlerine kıyasla çok yüksek hassaslıkla oluşturduğumuz alanlar var. İzleyicinin kendisini bu terk edilmiş ve unutulmuş kasabada paralel bir dünyaya götürdüğümüzü gerçekten hissetmesini istiyorsak bu gerekliydi” ifadelerini kullandı.

Netflix’te en çok izlenenler

Nejer, filmin gösterime girer girmez Suudi Arabistan’daki film listesinin zirvesine çıkmasının nedenini, filmin kadrosunun ünlü Masaamir dizisinin kadrosu ile aynı olmasına, bunu izleyiciyi daha ilk günden filmi izlemeye teşvik etmesine, oyuncu kadrosunda Abdulaziz Alshehri, Adel Radwan ve Ziyad Al-Omari gibi genç ve bilindik isimlerin yer almasına bağladı.

Masameer’in zalim ruhu üzerine Nejer “Hoşumuza gitse de gitmese de bu doğal bir şey, çünkü Masameer’in bir tarzı var ve yönetmenin tarzı değişmiyor. Bazı farklar olduğu doğru ama yönetmenin çalışma şeklinin çoğu, çeşitli projelerinde onunla birlikte oluyor” ifadelerini kullanırken, Masameer’in izlerinin filmde yer aldığını da belirtti.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.