Mısır’dan Sudan'a komşu ülkelere krizi çözmek için çağrı

Kahire yönetimi ‘acil önlemler’ alınması çağrısı yaparken Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, gerçekleşen temasların çatışmaları durdurmayı başaramadığını vurguladı.

Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantı gerçekleştirdi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantı gerçekleştirdi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır’dan Sudan'a komşu ülkelere krizi çözmek için çağrı

Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantı gerçekleştirdi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantı gerçekleştirdi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Sudan'a komşu ülkeleri ‘yardımların Sudan içinde ve dışında ihtiyaç sahiplerine en hızlı ve en verimli şekilde ulaşması’ da dahil olmak üzere ‘yaşanan insani krize yanıt vermek için acil önlemler’ sağlamaya çağırdı.

Şukri, Sudan'a komşu ülkeler bakanlar mekanizmasının dün Çad'ın başkenti Encemine'de düzenlenen ilk toplantısında, Sudan'daki duruma ilişkin ‘kasvetli bir tablo’ çizdi. Sudan'daki siyasi sürecin gidişatında tam bir muğlaklık olduğuna işaret eden Bakan, “Yeni bir sürecin hiçbir özelliği yok” dedi. Şukri, Sudan'da hayatın normale dönebilmesi için Sudanlıları sorumluluk göstermeye ve komşu ülkelerle el ele vermeye çağırdı.

Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi geçtiğimiz ay Afrika Birliği (AfB) Komisyonu Başkanı Musa Faki ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt'ın yanı sıra Etiyopya, Çad, Orta Afrika, Eritre, Libya ve Güney Sudan liderlerinin katılımıyla Kahire'de düzenlendi. Katılımcılar, ilk kez Çad'da bir araya gelmek üzere dışişleri bakanları düzeyinde krizle ilgili bir mekanizma oluşturma konusunda anlaştılar.

cdf
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları’nın Çad’ın başkentinde düzenlenen toplantısına katıldı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Olumsuz yansımaları azaltmak

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Şukri konuşmasını şöyle sürdürdü:

Sudan'ın komşu ülkelerinin girişimi, amaç birliğinin, niyetlerdeki samimiyetin ve Sudan'ın içinde bulunduğu çöküşten çıkıp bu yıkıcı savaşa son vermesine yardımcı olacak ciddi siyasi iradenin kanıtıdır. Toplantı, Sudan'ın komşu ülkeleri arasında geçtiğimiz Temmuz ayında düzenlenen Kahire Zirvesi'nin kararları, devlet ve kurumlarının birlik ve beraberliğini korumak ve bu krizin komşu ülkeler üzerindeki olumsuz yansımalarını sınırlamak, mevcut krizin nedenlerinin ele alınmasına katkıda bulunan bir yürütme vizyonuna ve koordineli adımlara dönüştürmek için alındı.

Sudan'daki çatışmanın iki tarafını derhal savaşa son verilmesi gerektiğine ikna etmeye yönelik ortak çabaların önemini vurgulayan Şukri, komşu ülkelerdeki yerinden edilmiş toplulukların dayanıklılığının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Şukri, aynı zamanda bağışçı topluluğu, komşu ülkelerin Sudanlılara gereken hızlı yanıtı sağlama kapasitelerini desteklemeye çağırdı.

Pratik öneriler

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Sudan'a komşu ülkelerin dışişleri bakanlarının yaptıkları toplantıda, Sudan’a komşu devlet ve hükümet başkanlarının mevcut krize son verecek ve Sudan’ın birliğini ve toprak bütünlüğünü koruyacak çözümlere ulaşmak için etkili bir şekilde hareket etmelerini sağlayacak pratik öneriler geliştirmek amacıyla, Sudan krizinin tüm güvenlik, siyasi ve insani boyutlarıyla, Sudan halkı üzerindeki etkileri ile bölgesel ve uluslararası yansımaları ele alındı.

xscd
Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları, Encemine'de Çad Cumhurbaşkanı Muhammed İdris Debi ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Şu anda Çad'da düzenlenen Sudan'a Komşu Ülkeler Zirvesi Dışişleri Bakanları’nın ilk toplantısının oturum aralarında, diğer ülkelerle koordinasyon içinde ev sahibi ülke Çad tarafından öne sürülen fikirlerin tartışıldığı bir çalışma yemeği de düzenlendi. Şukri basın açıklamasında “Mısır vizyonu, Sudan halkının yararı için her türlü çabayı sarf etmeyi ve Sudan devletinin kurumlarını korumayı içeriyor. Mısır, Sudan halkının zarar görmesini önlemek için çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“Kahire Zirvesi'ndeki liderlerin kararları çerçevesinde toplantının sonuçlarını netleştirmek için uzmanlar arasında bir dizi görüşme yapılıyor” diyen Şukri, aynı zamanda ‘Sudan'daki taraflarla temasların sürdüğünü, ancak askeri harekatın durdurulması konusunda meyve vermediğini’ vurguladı.

zaxs
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar. (X-eski adıyla Twitter)

Malik Agar'ın yol haritası

Diğer yandan, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Danışmanı Ali et-Tahir eş-Şerif dün (Pazartesi), Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar'ın ülkedeki savaşı sona erdirmek için ortaya koyduğu yol haritasını, Agar'ın ‘HDK için gayri meşru olduğu ve Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı olmadığı’ gerekçesiyle reddetti. Şerif, Arap Dünyası Haber Ajansı’na yaptığı açıklamalarda HDK güçlerinin ‘savaşı ve Sudanlıların kanının dökülmesini durduran’ her türlü girişimi memnuniyetle karşıladığını doğruladı. Şerif, Agar'ın Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmesiyle ilgili olarak “Onu atayan kişi, yani Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, HDK’nin onu kuşattığı bodrum katından çıkamayacak” dedi. HDK danışmanı, Agar'ın ‘mevcut krizin bir parçası’ olduğunu kaydetti. Şerif, son olarak HDK’nin artık ‘Hartum'un yüzde 80 ila 90'ını kontrol ettiğini’ söyledi.

Agar, hükümetin savaşı bitirmek için önerdiği, savaşan güçlerin ayrılmasından başlayıp siyasi bir süreçle biten bir yol haritasını ortaya koymuştu. Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) lideri Agar, ülkenin güneydoğusundaki Mavi Nil eyaletinde silahlı kuvvetler bulunduruyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.