Moskova, ABD’nin radyoaktif mühimmatını Ukrayna'ya ulaşır ulaşmaz imha etme sözü verdi

‘İHA savaşına’ karşı koymak için savunmasını güçlendiren Rusya, saldırıların kapsamını genişletmeye hazırlanıyor.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (ortada), bir süre önce Ukrayna'daki bir askeri birime yaptığı inceleme ziyareti sırasında ordu liderleriyle buluştu. (AFP)
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (ortada), bir süre önce Ukrayna'daki bir askeri birime yaptığı inceleme ziyareti sırasında ordu liderleriyle buluştu. (AFP)
TT

Moskova, ABD’nin radyoaktif mühimmatını Ukrayna'ya ulaşır ulaşmaz imha etme sözü verdi

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (ortada), bir süre önce Ukrayna'daki bir askeri birime yaptığı inceleme ziyareti sırasında ordu liderleriyle buluştu. (AFP)
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (ortada), bir süre önce Ukrayna'daki bir askeri birime yaptığı inceleme ziyareti sırasında ordu liderleriyle buluştu. (AFP)

Moskova, iki taraf arasındaki çatışmalarda önemli bir rol oynamaya başlayan ‘insansız hava aracı (İHA) savaşının’ hız kazanması karşısında savunma sistemlerinin yeteneklerini artırmak için ek adımlar attı. Kremlin yönetimi, Kiev'in İHA’larla gerçekleştirdiği saldırıların sayısındaki önemli artışın ardından, başkent ve çevresini korumak için hava savunmasının genişletildiğini duyurdu. Geçtiğimiz günlerde Kursk Nükleer Santrali’nin bir İHA saldırısına uğramasında olduğu gibi İHA’ların birçok bölgedeki çok hayati ve hassas tesislere ulaşması Moskova çevresindeki şehirlerde gerilimin artmasına sebep oldu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre her ne kadar Rusya Savunma Bakanlığı, İHA’ların büyük bir kısmının düşürüldüğünü açıklamış olsa da Ukrayna'nın saldırı menzilini Rusya derinliğinde yaklaşık bin 500 kilometreye çıkaracağını duyurması, Rusya'nın savunma yeteneklerine ek yük getiriyor.

eth
Donetsk bölgesinde devriye gezen Ukraynalı askerler. (AP)

Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı’nın Sarmat stratejik füze sisteminin savaş hizmetine alınacağını duyurmasıyla bağlantılı olarak hükümet medyası, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin'in başkentin yakınındaki savunma yeteneklerindeki artışa değindiğini aktardı.

İHA’larla mücadele

Kırım bölgesinde neredeyse her gün devam eden saldırıların yanı sıra, son günlerde Moskova ve çevresine de bir dizi saldırı düzenlendi. Rusya Savunma Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, kuvvetlerinin son 24 saat içinde Ukrayna sınırına yakın Belgorod bölgesine yönelik çok sayıda saldırıya İHA kullanarak karşılık verdiğini duyurdu. Bu bölge, Rostov ve Kursk'la birlikte son dönemde en çok saldırıya uğrayan bölgelerden biri haline geldi.

cdfergt
Ukrayna'ya gönderilecek füzeleri inceleyen ABD askeri. (AP)

Ancak dikkat çekici olan, İHA saldırılarının yoğunlaşmasının artık sınır şeridi boyunca belirli alanlarla veya Moskova ve banliyöleri gibi Rusya'nın hinterlandındaki alanlarla sınırlı olmaması. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin, ülkesinin saldırı kapsamını 700 kilometreye çıkardığını açıklamasından bir gün sonra, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Oleksiy Danilov, ülkesinin sahip olduğu silahlarla artık bin 500 kilometre uzaklıktaki Rusya topraklarındaki hedeflere ulaşabildiğini doğruladı.

Ukrayna füze programı

Danilov, Ukrayna'nın bir süredir füze ve İHA programını geliştirdiği göz önüne alındığında, bu kadar uzak hedeflerin artık sorun teşkil etmediğini söyledi. Ukrayna'nın 2020'den bu yana uyguladığı füze programına ve birçok firmanın İHA üretimine dahil olduğuna değinen Danilov, “Bütün bunlar güçlü sonuçlar vermeye başlıyor” dedi. ‘Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin sadece 700 kilometre uzaklıktaki hedefleri değil, bin ve bin 500 kilometre mesafedeki hedefleri bile vurabildiğini’ kaydeden Danilov, Kiev'in yalnızca askeri hedeflere saldırdığını vurguladı. Buna karşılık Moskova, Ukrayna saldırılarının çoğunluğunun uluslararası havalimanları da dahil olmak üzere sivil bölgeleri hedef aldığını söylüyor.

vefr
Ukrayna'nın doğusundaki Kobyansk şehrinde yıkılmış bir ev. (AFP)

Diğer yandan Moskova, Washington’ın Ukrayna’ya göndereceği radyoaktif mühimmatı imha etme sözü verdi. Rusya Federasyon Konseyi Üyesi Alexander Bashkin, “Rus ordusunun, daha önce İngiltere'nin Kiev'e gönderdiği füzeleri yok ettiği gibi, Ukrayna'ya vardığında ABD'nin seyreltilmiş uranyum füzelerini de yok edeceğini” vurguladı.

Uranyum füzeleri

Bashkin, Sputnik'e verdiği röportajda, “İngilizlerin tükenmiş uranyum mermisi stoğu Ukrayna'nın derinliklerinde yok edildi. ABD mühimmatının da aynı kaderi paylaşacağını görüyorum. Bu mühimmatın Kiev kuvvetlerinin depolarına ulaşır ulaşmaz imha edilmesi muhtemel” ifadelerini kullandı. Uranyum bombalarının çevreyi kirletmesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Bashkin, ‘bunun sorumluluğunun tamamen İngilizlere ait olduğunu’ söyledi.

Bashkin, ‘ABD'nin Ukrayna'ya seyreltilmiş uranyumlu füzeler sağlaması halinde kana susamış yüzünü bir kez daha göstereceğini’ vurguladı. Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, Kiev'e gönderilen askeri mühimmat arasında türünün ilk örneği olan, seyreltilmiş uranyum içeren zırh delici füze sevkiyatını Ukrayna'ya nakletmeyi planladığını söyledi.

axscdvfe
ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı HIMARS füze sistemi. (Reuters)

Biden yönetimi önümüzdeki hafta Kiev'e yeni bir yardım paketi açıklayacak ve bu paket ilk kez Rus tanklarını hedef alacak seyreltilmiş uranyum içeren tartışmalı mühimmatları içerecek.

ABD’nin Abrams tankları

Kaynaklar Reuters'e, bu füzelerin önümüzdeki haftalarda Ukrayna'ya teslim edilmesi beklenen ABD’li Abrams tanklarında kullanılabileceğini belirtti. Açıklanması beklenen yeni askeri yardım paketinin değerinin de 240 ile 375 milyon dolar arasında değişmesi bekleniyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha önce Ukrayna'ya silah içeren herhangi bir sevkiyatın Rusya için meşru bir hedef haline geleceğini açıklamıştı.

Buna karşılık Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Batı'nın Ukrayna'ya silah tedarikinin durumu daha da kötüleştirdiğini ve Rusya-Ukrayna müzakerelerini başlatma girişimlerini engellediğini söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı, temas hattındaki çatışmaların son gününde düzenlediği basın toplantısında Ukrayna güçlerinin büyük maddi kayıplara uğradığına değindi. Açıklamada, Donetsk'teki ön cephede ilerleme kaydedildiği bildirildi ve Rus kuvvetlerinin ‘daha iyi bir konumda’ olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Zaporijya yönündeki dört düşman saldırısının engellendiğini ve 115 Ukraynalı askerin öldürüldüğünü’ söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı, ‘Ukrayna güçlerinin Luhansk'ın Grigorovka kasabalarına düzenlediği iki saldırının engellendiğini’ bildirdi. Rus ordusu, yaklaşık dokuz ay süren şiddetli çatışmalara sahne olan Bahmut kentine yönelik güçlü saldırıları, üst üste ikinci gün de püskürttüğünü duyurdu. Moskova ayrıca Herson'da Rus kuvvetlerinin 106. Ukrayna Tugayı'na ait bir mühimmat deposunu imha ettiğini kaydetti.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.