Sudan: İç savaşta çatışmalar Hartum’da yoğunlaştı

Burhan, Darfur Valisi ile ‘barış anlaşmasını’ görüşüyor

Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)
Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)
TT

Sudan: İç savaşta çatışmalar Hartum’da yoğunlaştı

Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)
Hartum'un kuzeyindeki merkez pazardaki arabalar ve binalar tahrip edildi (Reuters)

Sudan ordusu topçu birlikleri, ülkenin en büyük şehri olan  Omdurman’daki çeşitli cephelerde Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) birliklerinin mevzilerine yönelik bombardımanını yoğunlaştırdı. Top saldırısı Hartum'un doğusu ve güneyinde çeşitli bölgelerde savaş uçakları ve dronlarla yapılan hava saldırıları ile eş zamanlı gerçekleşti. Şarku’l Avsat’a konuşan mahalle sakinleri, tankları da içeren ağır ve orta silahlarla donatılmış büyük bir ordu gücünün,  Omdurman'daki HDK birliklerini kuşatmak için konuşlandırıldığını aktardı. Bu durum, iki taraf arasında şiddetli çatışmaların patlak vereceği beklentisini arttırdı.

csdfv
Hartum'un güneyindeki el-Ezher mahallesinde bir eve top mermisi isabet etti (AFP)

Öte yandan HDK, daha fazla asker ve zırhlı aracı harekete geçirerek sahadaki konumlarını güçlendirmeye başladı. Yerel bir kaynak Şarku'l Avsat'a, ordunun Pazar sabahından itibaren Umbada mahallesindeki bazı hatlarda HDK’nin mevcudiyetine karşı topçu ateşi açmaya başladığını söyledi. Kaynak, “Umbada mahallesinin bitişiğindeki es-Sevrat mahallesinde çatışmalar yaşandı ve şiddetli patlamalar duyuldu” dedi.

Hendek kazma

Görgü tanıklarının ifadesine göre, ordu askerleri bu kalabalık mahallelerde hendek kazmaya ve bölgedeki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni çeşitli yönlerden kuşatmak için bazı ana yolları toprak yığınlarla kapatmaya başladı. Görgü tanıkları, ordunun son günlerde Omdurman'ın çeşitli bölgelerine düzenlediği yoğun hava ve topçu bombardımanının, her an başlaması beklenen geniş çaplı bir kara saldırısının başlangıcı olabileceğini öne sürdü.

bgrhn
Hava saldırıları Hartum'un merkezindeki evleri ve binaları yok etti (Bir Video Klipten)

Görgü tanıkları, ordu, çatışmaların yoğunlaştığı mahallelerde ilerleme kaydetti ve bazı mevziler kurdu. Ancak, HDK birliklerinin kontrolündeki bölgelere henüz girmedi. Bu, ordunun ilerleyişinin önümüzdeki dönemde devam etmesi bekleniyor. Umbada mahallelerinde üst üste bir haftadan fazla bir süredir iki partinin güçleri arasında yerleşim mahallelerinin ortasında sürekli çatışmalara ve vur-kaç operasyonlarına tanık olunduğunu da eklediler.

Coğrafi harita

Saha durumunun coğrafi haritası başkent Hartum iline bağlı üç önemli şehir olan Hartum, Bahri ve Omdurman'da çatışmaların yoğunlaştığını gösteriyor. Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), bu şehirlerin geniş bir bölümünde kontrolü elinde tutuyor. Ayrıca, HDK, daha önce ele geçirdiği bazı askeri bölgeler ve devlet kurumlarında da hakim durumda. Ordunun ve HDK’nın Umbada şeritleri etrafındaki topçu bombardımanı ve karşı seferberliği, son birkaç gün içinde çok sayıda vatandaşın zorla yerinden edilmesine yol açtı.

HDK, başkent ülkenin en büyük şehri olan Umdurman'ın eski mahallelerinin yanı sıra, şehrin batı ve güney bölgelerini, ordunun kontrolündeki Mühendisler Birliği'nin çevresindeki mahalleleri, Hartum-Sudan otoyolunun güneyinde yer alan Bahri şehri ve  Umdurman'ın kuzeyindeki Vadi Sayedna Hava Üssü'nü kontrol ediyor.  Umdurman'ın eski mahallelerinden sakinler, RSF birliklerinin, ordunun kontrolündeki Mühendisler Birliği'nin merkezini hedef alan topçu ateşi açtığını söyledi. Mahalle sakinleri, düşen mermilerin, Pazar sabahından bu yana, bölgeye ve ordunun karargahına, içinde subay lojmanlarının da bulunduğu bölgeye ve Mühendisler Birliği'nin yanındaki tıbbi tesislere isabet ettiğini söyledi. Görgü tanıkları, 50'den fazla mermi atıldığını söyledi.

bfgt
Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından ordunun Hartum'un güneyindeki zırhlı araç kampının yakınındaki üyelerine dağıtılan videodan bir ekran görüntüsü (Şarku'l Avsat)

Öte yandan, başkent Hartum'un doğusunda yer alan ve HDK birliklerinin yoğun olarak bulunduğu Manşiya, Riyad ve Buri mahalleleri, ordunun yoğun topçu ateşine maruz kaldı. Mahalle sakinleri, topçu atışlarının aynı zamanda başkentin güneyinde, Spor Şehri'ne güneyden komşu olan en-Nahda, el-İnkas ve el-Ezheri mahallelerini de hedef aldığını belirtti.

Zırhlı Birlikler

Öte yandan ordu güçlerinin Hartum'un güneyindeki eş-Şecera bölgesinde ‘Zırhlı Birlikler Karargahı’nın çevresini güvenlik altına aldığı ve HDK ile komşu mahallelerde kapsamlı tarama operasyonları yürütüldüğü yönünde haberler dolaşıyor. Hızlı Destek Güçleri tarafından çevre mahallelerde kapsamlı tarama operasyonları yürütülüyor. Ancak HDK, bir basın açıklamasıyla Zırhlı Birlikler Karargahı’nın geniş alanlarının kontrolünü ele geçirdiklerini ve geri kalan bölgeleri sıkı bir kuşatma altına aldıklarını doğruladı. Açıklamada "Eski rejimin medya borazanları yanıltma ve sahte zaferler yaratma yoluyla morallerini yükseltmek için çabalıyor” ifadelerine yer verildi.

fvgrbt
Savaşlar nedeniyle sağlık tesislerinin çökmesinin ardından Hartum'dan binlerce kişinin kaçtığı Vad Medani kentindeki bir hastane (AFP)

Geçtiğimiz Cumartesi günü Ordu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan, ‘HDK’nın isyanı’ sona erene kadar savaşmaya devam edeceği taahhüdünde bulundu. Zırhlı Birlikler askerleri dün, karargahın batısında yer alan el-Lamab mahallesini taradıklarını söyledikleri bir video klip yayınladılar.

Çatışmalar Omdurman'da yoğunlaştı

Sudan Ordusu ile HDK arasındaki çatışmalar, Ağustos ayının başından bu yana başkent Hartum'un merkezinde yoğunlaştı. Çatışmalar, son iki günde, şehrin batısındaki Umbada mahallelerine doğru genişledi. Ordunun amacı, HDK'nın batıdan gelen ikmal hattını kesmek ve şehirdeki üç şehri birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası olan Şumbat köprüsünü kontrol altına almak.

HDK, Sudan'ın başkenti Hartum'un geniş bir bölümünü kontrol ediyor. Ordu, Nil'in her iki yakasındaki başkenti oluşturan Omdurman, Bahri ve Hartum kentlerini birbirine bağlayan köprülerdeki ikmal yollarını kesmeyi amaçlıyor.

fegrth
Burhan, Port Sudan'daki deniz üssünün askerleri arasında (AFP)

Öte yandan görgü tanıkları, orduya ait savaş uçaklarının, Hartum'un güneydoğusunda, el-Cezire iline bağlanan yol üzerindeki Bakir bölgesinde bulunan HDK karargâhına hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. Görgü tanıklarına göre ordu, doğu Nil bölgesindeki HDK’nin yoğunlaşmasını hedef alan insansız hava araçlarıyla da hava saldırıları düzenledi. Bölge sakinleri ayrıca Hartum'un güneyindeki el-Lamab ve er-Rumeyla mahallelerinde iki taraf arasında çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Burhan ve Menavi

Öte yandan, Sudan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, doğudaki Port Sudan şehrinde, Sudan’ın batısında 5 eyaletten oluşan Darfur Bölgesi Başkanı ve Sudan Kurtuluş Hareketi lideri Mini Arko Minavi ile bir araya geldi ve güvenlik ve insani durum hakkında konuştu. Minavi, gazetecilere verdiği demeçte, görüşmede savaşın ardından yaşanan insani sorunları ve vatandaşların üzerindeki olumsuz etkileri ele aldıklarını söyledi. Minavi, Darfurluların barınma ve yardım malzemelerine acilen ihtiyaç duyduklarını ve bu ihtiyaçların karşılanması için uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Sudan Sivil Yönetim Konseyi'nin açıklamasına göre, Minavi görüşmede Cuba Barış Anlaşması'nın uygulanmasının ele alındığını söyledi. Minavi, anlaşmanın özellikle güvenlik düzenlemeleri dosyasının uygulanmasının önemini vurguladı ve bu sayede ülkede barış ve istikrarın sürdürülmesinin sağlanacağını söyledi. Minavi, Sudan Kurtuluş Hareketi lideri olarak, 15 Nisan'dan beri ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden savaşta tarafsız bir tutum aldı.

Burhan, geçtiğimiz Cumartesi günü, birliklerine hitaben yaptığı konuşmada, "Ordu ve halk, isyanı bastırma konusunda hemfikir" dedi. Burhan, ordunun yüksek profesyonelliğine övgüde bulunarak askeri akademilerin bu profesyonelliği artırması için çabalamasını istedi. Burhan, kardeş ülkelerden ve dostlardan gelen yeniden inşa desteğini memnuniyetle karşıladığını, ancak herhangi bir dikteyi kabul etmeyeceğini söyledi.

Burhan, Kesla şehrinde bulunan askeri bölgede yaptığı konuşmada, "Hartum'daki kardeşlerimiz, güçlerinin azaldığını bildiğimiz isyanı ortadan kaldırmak için savaşıyor. Tek bir saf halinde savaşıyoruz. Ordu, istihbarat ve polis savaşıyor ve zafer bizim yanımızda" ifadelerini kullandı.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.