Umman’ın ekonomik hareketlilik ve finansal istikrar ile geçen 53 yılı

Gazze ile dayanışma amacıyla tüm kutlamalar iptal edildi.

Umman Sultanlığı’nın 53. Ulusal Günü’nde askerî geçit töreni düzenlenecek.
Umman Sultanlığı’nın 53. Ulusal Günü’nde askerî geçit töreni düzenlenecek.
TT

Umman’ın ekonomik hareketlilik ve finansal istikrar ile geçen 53 yılı

Umman Sultanlığı’nın 53. Ulusal Günü’nde askerî geçit töreni düzenlenecek.
Umman Sultanlığı’nın 53. Ulusal Günü’nde askerî geçit töreni düzenlenecek.

Umman Sultanlığı, 53. Ulusal Günü vesilesiyle yapılacak tüm kutlama etkinliklerini, Gazze Şeridi'ndeki trajedi nedeniyle iptal etti. Umman Ulusal Kutlamalar Genel Sekreterliği, 53. Ulusal Bayram programının, Sultan Heysem bin Tarık'ın yüksek himayesi altındaki askerî geçit töreni ve Umman bayraklarının çekilmesiyle sınırlı kalacağını duyurdu. Bu kararın, ‘kardeş Filistin halkı ile dayanışma’ anlamına geldiği vurgulandı.

Umman, her yıl 18 Kasım'daki 53. Ulusal Bayramı'nı bu yıl, büyük ekonomik gelişmeler ve devlet idari teşkilatını yeniden yapılandırmasının ortasında kutluyor. Bu gelişmeler, ‘Umman 2040 Vizyonu’ ile uyumlu olarak gerçekleştirildi. Bu vizyon, ekonomik büyümeyi desteklemeyi, gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi, mali sürdürülebilirliği sağlamayı, harcama verimliliğini artırmayı ve eğitim ve sağlık sistemini yüksek kalitede güçlendirmeyi hedefliyor.

csdfvegr
Umman Sultanlığı, ekonomik düzeyde büyük gelişmelere ve devletinin idari aygıtının yeniden yapılandırılmasına tanık oluyor. (Umman)

Umman Sultanlığı, geçen ekim ayında 10. Dönem Şura Meclisi üyelerinin seçimlerini gerçekleştirdi. Seçmenler, bu seçimlerde ilk kez modern teknolojileri kullanarak ‘İntihab’ adlı uygulama aracılığıyla oylarını kullandı. Bu uygulama, daha önce 3. Dönem Mahalli Meclisler seçimlerinde de kullanılmıştı. Seçimlerde katılım oranı yüzde 65,7 olarak gerçekleşti ve 90 üye seçildi.

Umman Sultanlığı, yakın zamanda sosyal koruma yasasını çıkardı. Bu yasa, Umman Sultanlığının farklı toplum kesimlerini kapsayan uygun ve yeterli sigorta kapsamını sağlama vizyonunu ve politikasını yerine getiriyor. Sultan Heysem bin Tarık açıklamasında "Attığımız sosyal koruma sisteminin kapsayıcı olmasını ve tüm toplum kesimlerini hedeflemesini umuyorum. Bu sayede herkes refah içinde yaşayabilecektir" dedi.

gt45yh6
Umman Sultanlığı yakın zamanda Sosyal Koruma Kanunu’nun çıkarılmasına tanık oldu. (Umman)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Sosyal Koruma Fonu, diğer görevlerinin yanı sıra, Ocak 2024'te başlayacak bir dizi programa da başkanlık edecek. Bu programların çoğunun sosyal araştırmaya dayanması gerekmiyor. Bu programlar, yaşlılara, çocuklara, engellilere, yetimlere, dul kadınlara, aile geliri desteğine, sosyal güvenlik programlarına (yaşlılık, engellilik, ölüm, iş kazaları, meslek hastalıkları, iş güvenliği, doğum izni, hastalık izni ve olağandışı hastalık izni) yönelik. Yasa, Umman Sultanlığı Anayasası ve Umman 2040 Vizyonu’nun sosyal yönleriyle bağlantılı hedeflerine uygun olarak Umman halkına refahı sağlamayı amaçlıyor.

Güvenli çalışma ortamı

Umman Haber Ajansı, Ulusal Gün vesilesiyle hazırladığı bir raporda, Umman Sultanlığının ulusal kadroların istihdamını, çalıştırılmasını, eğitilmesini ve geliştirilmesini sağlamak için çalıştığını belirtti. Ajans, bu çabaların, iş ve çalışma ortamının iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı. Ajans, iş kanunu gibi yasaların ve yönetmeliklerin, haklar ve yükümlülükler belirleyerek ve üretim tarafları arasındaki ilişkiyi istikrara getirerek güvenli bir çalışma ortamı sağladığını kaydetti. Ajans ayrıca, Umman Sultanlığının kamu ve özel sektörlerden ulusal liderleri ve yönetimsel yetenekleri geliştirmek ve eğitmek için çalıştığını kaydetti. Ajans, Sultan Heysem bin Tarık'ın Sultanlık Yönetim Akademisi'ni açtığına işaret etti.

Umman Sultanlığı, Ulusal Kentsel Gelişim Stratejisi aracılığıyla sosyal ve ekonomik refahı artırmayı, kalkınma sektörlerinin ana itici gücü olmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, şu ana hedeflere ulaşmak için çalışıyor:

-Yaşam için uygun, esnek şehirler ve topluluklar oluşturmak.

-Umman kimliğini korumak.

-İklim değişikliğine yanıt vermek, uyum sağlamak ve etkilerini azaltmak

-Her ilin potansiyeline dayalı ekonomik büyüme ve çeşitlilik sağlamak.

-Kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve yenilenebilir enerji kaynakları üretmek.

- Su ve atık yönetiminin verimliliğini artırmak, ekolojik açıdan hassas bölgelerdeki etkileri yönetmek ve izlemek yoluyla çevreyi korumak ve geliştirmek.

xscd
Umman Sultanlığı, ulusal kadroları işe almak, işletmek, eğitmek ve nitelendirmek ve bir iş ve iş ortamı yaratmak için çalışmaktadır (Umman)

Ekonomik büyüme

Umman ekonomisi, cari yılın ilk yarısında sabit fiyatlarla yüzde 2,1 büyüme kaydetti. Yılın ortasına kadar, kamu borcunu 16,3 milyar Umman riyaline düşürmeyi başardı. Bu başarının arkasında harcamalarda rasyonalizasyon ve verimliliğin artırılması, petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan kamu gelirlerinde artış, petrol dışı gelirleri artırmak için mali önlemlerin alınması ve borç portföyünün yönetilmesi var. Ayrıca bazı devlet tahvillerin ihraç değerinden daha düşük bir fiyata geri satın alınması, yüksek maliyetli kredilerin ödenmesi, daha düşük maliyetli kredilerle değiştirilmesi ve nispeten düşük bir maliyetle Maskat Borsasında işlem görecek yerel tahvillerin ihraç edilmesi gibi faktörler de söz konusu başarının nedenleri arasında.

Umman'da turizm sektörünün gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) katkısı, 2022 yılında 1,7 milyar Umman riyali olarak gerçekleşti. Önümüzdeki iki yıl içinde, geçen yılın sonundaki yüzde2,4'lük orandan yüzde2,75'e yükselmesi bekleniyor.

Doğrudan yabancı yatırımlar bu yılın ilk çeyreği sonunda yüzde 23,3 artış göstererek 21 milyar 270 milyon Umman riyaline ulaştı.

Umman Sultanlığı, enerji, yenilenebilir enerji ve yeşil hidrojen gibi farklı alanlarda yatırım çekmeye odaklanıyor. Bu amaçla, bu alanlarda yatırım yapılması için araziler tahsis edildi. Geçtiğimiz haziran ayında, Orta Vilayet'te 10 milyar ABD dolarına yakın yatırım değeriyle iki yeni yeşil hidrojen üretim projesi için iki anlaşma imzalandı. Bu projelerin toplam üretim kapasitesi 250 bin ton olacak ve bu da 6,5 gigawatt yenilenebilir enerji kapasitesine eşdeğer olacak.

Umman Gelecek Fonu, geçtiğimiz mayıs ayında Sultan’ın talimatıyla iki milyar Umman riyali sermayeyle kuruldu. Fon, turizm, sanayi, dönüştürücü sanayiler, lojistik, gıda, balıkçılık, madencilik, telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, hizmetler ve limanlar gibi sektörleri hedefleyerek ekonomik aktiviteyi güçlendirmek ve özel sektörün bu sektörlerde ‘Umman 2040 Vizyonu’ doğrultusundaki yatırım projelerine ortak olmasını veya finanse etmesini teşvik etmek için çalışacak.

sdrgfe
Umman, Arap Körfezi ülkeleri, Avrupa, Asya ve Afrika'daki pazarları birbirine bağlamak için deniz taşımacılığı koridorlarından yararlanmayı hedefliyor. (Umman)

Umman Sultanlığı, coğrafi konumundan en iyi şekilde yararlanmak için özel ekonomik bölgeler ve serbest bölgeler yoluyla ve Körfez ülkeleri, Avrupa, Asya ve Afrika'daki pazarları birbirine bağlamak için deniz taşımacılık yollarından yararlanmaya çalışıyor. Bu yönde, bu yıl Güney Batina Vilayeti'nde Haza'in Ekonomik Şehri adında bir ekonomik şehir kuruldu ve iki serbest bölge oluşturuldu. Şehir, yerel ve yabancı yatırımları çekmeyi başardı ve değeri 300 milyon Umman riyaline ulaştı. Bu yatırımlar, Sahar Serbest Bölgesi, Madinat Sultan Qaboos Endüstriyel Bölgeleri, Duqm Özel Ekonomik Bölgesi, Salalah Serbest Bölgesi ve Mazyona Serbest Bölgesi'ne katıldı. Bu bölgeler, yatırımı teşvik eden mevzuatlar, düşük vergiler, nitelikli işgücü, gelişmiş altyapı ve sağlam siyasi ve ekonomik istikrar ile destekleniyor.

Söz konusu ekonomik hareketlilik ve ardından gelen finansal ve ekonomik göstergelerin iyileştirilmesi ve devlet genel borcunun düşürülmesi gibi olumlu sonuçlar, kredi derecelendirme kuruluşlarının Umman Sultanlığının kredi derecelendirmesini artırmasına ve gözden geçirmesine neden oldu. Standard & Poor's, Umman Sultanlığının kredi derecelendirmesini ‘BB+’ olarak yükseltti ve geleceğe dönük görünümü ‘istikrarlı’ olarak niteledi. Fitch Ratings, Umman Sultanlığının kredi derecelendirmesini ‘BB+’ olarak yükseltti ve geleceğe dönük görünümü ‘istikrarlı’ olarak değerlendirdi. Moody's, Umman Sultanlığının kredi derecelendirmesini ‘Ba2’ seviyesine yükseltti ve geleceğe dönük görünümü ‘pozitif’ olarak değerlendirdi.

Umman Sultanlığı, Birleşmiş Milletler Sanayi Kalkınma Örgütü tarafından yayınlanan bu yılki endüstriyel rekabetçilik performans raporunda dünya çapında 56’ıncı ve Arap ülkeleri arasında 5’inci sırada yer alarak, çeşitli küresel göstergelerde ilerleme kaydetti. Ayrıca, 2023 yılı Küresel İnovasyon Endeksi'nde 10 sıra ilerleyerek 132 ülke arasında 69’uncu sıraya yükseldi.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.


Trump küresel gümrük vergilerini %10'dan %15'e çıkardı

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)
TT

Trump küresel gümrük vergilerini %10'dan %15'e çıkardı

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump bugün, ithalata uygulanan geçici küresel gümrük vergilerini yüzde 15'e çıkardığını duyurdu.

Bu karar, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Trump'ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında uyguladığı gümrük vergilerini reddetmesinin ardından geldi.