Gazzeliler katliamlarla Sina'ya gitmeye mi zorlanıyor?

Filistinlilerin Gazze’den ayrılmak ya da kalmak arasında karar verme lüksü yok

Gazze Şeridi'nin güneyine gitmek üzere Selahaddin Caddesi boyunca yürüyen Filistinliler, 11 Kasım 2023 (EPA)
Gazze Şeridi'nin güneyine gitmek üzere Selahaddin Caddesi boyunca yürüyen Filistinliler, 11 Kasım 2023 (EPA)
TT

Gazzeliler katliamlarla Sina'ya gitmeye mi zorlanıyor?

Gazze Şeridi'nin güneyine gitmek üzere Selahaddin Caddesi boyunca yürüyen Filistinliler, 11 Kasım 2023 (EPA)
Gazze Şeridi'nin güneyine gitmek üzere Selahaddin Caddesi boyunca yürüyen Filistinliler, 11 Kasım 2023 (EPA)

Salim er-Reyyis

İsrail'in Gazze Şeridi'ne karşı son savaşına başladığı 7 Ekim 2023 tarihinde, Gazze’nin doğusundaki ve kuzeyindeki İsrail ile sınır bölgelerinde yaşayan bazı Filistinliler, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki şehirlerin merkezlerine kaçtılar. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik daha önceki başlattığı savaşlardan ve kara işgallerinden edindikleri tecrübelerle bölgelerinin ve evlerinin bombardımanların ilk hedefi olacağını düşünüyorlardı. Ancak İsrail ordusunun kara harekatı planları ve yöntemlerini alışılagelmişin dışına çıkarıp değiştirmesi nedeniyle bu konuda biraz yanılıyorlardı.

Gazzeliler, ilk olarak korkmalarından ve evlerinin uçaklar ve tanklarla hedef alınmasından dolayı evlerini terk ettiler. Ancak Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki bölgelerden, mahallelerden, şehirlerden yeni bir yerinden edilme sürecinin onları beklediğini bilmiyorlardı. Savaşın altıncı gününde bazı uluslararası kuruluşlar ve çalışanları, Gazze Şeridi'nin kuzeyini terk ederek güneye, özellikle Han Yunus’a gittiler. Bölge sakinlerinden bazıları da onları takip etti.

Hamas Hareketi’ni ve onun askeri kanadı Kassam Tugayları’nı ortadan kaldırmak amacıyla büyük bir kara saldırısına hazırlanan İsrail ordusu, savaşın yedinci gününün sabahında Gazze Şeridi’ni doğudan batıya ikiye ayıran Gazze’nin kuzeyinde yaşayanlardan güneyine gitmelerini istedi.

Kuzeydeki Gazzelilerin çoğu, İsrail ordusu Gazze’ye karadan girip kuzeyi güneyden ayırana kadar güvende olduklarını düşünerek güneye gitmeyi reddetti.

Onlarca insan, kendilerini bekleyen dehşetin çocuklarına dokunmasından endişe duyarak, güneyi kuzeye bağlayan doğuda Selahaddin Caddesi ve batıda er-Raşid el-Bahr Caddesi olmak üzere iki ana yoldan güneye gitmek üzere kuzeyden ayrıldılar. Onlarca yerleşim bölgesinin yoğun bombardımanlarla hedef alınmasından sonra yüzlerce insan da peşlerinden gitti. Geride kalanlar, bombardımanlar nedeniyle büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Ancak Gazzelilerin bir bölümü, İsrail ordusunun Gazze’ye karadan giriş anı gelip de Gazze Şeridi’ni dünyanın en gelişmiş silahlarıyla donatılmış askerleriyle dolu tanklarla ve askeri araçlarla ikiye bölmesine kadar güvende olduklarına inandıkları için evlerini terk etmeyi reddetti.

Zorla yerinden etme

Gazze şehrinden İslam Abdulmuti (42), ticari bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyordu. Kara harekatı başlamadan önce Gazze şehrinin merkezi yoğun şekilde bombalanmıştı. Bu yüzden kendisi ve ailesi, İsrail'e kaçmaya karar verdiler. Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Beleh’teki bir aile dostunun evinde iki gün kaldılar. Ancak sığındıkları evin yanındaki binanın doğrudan hedef alınması nedeniyle Gazze şehrindeki evlerine dönmeye karar verdiler. Abdulmuti, bu kararı nasıl aldıklarıyla ilgili olarak, “’Öleceksek kendi evimizde ölelim. Neden yerinden edilip başka insanların evlerinde ölelim ki?’ dedik” ifadelerini kullandı.

sdferg
Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneye doğru yerinden edilen Filistinli bir aile, 10 Kasım 2023 (AFP)

Gazzelilerin ilk gidişlerinde ve dönüşlerinde kuzey-güney yolu açıktı. Arabası olanlar arabalarıyla gidebilse de bu durum uzun sürmedi. İsrail’in zaman geçtikçe yoğunlaşan bombardımanlarının etkisiyle Gazze’deki evlerine geri döndüler. İsrail ordusu, önceden uyarmaksızın doğudan uçaklar ve tanklarla, batıdan ise denizden savaş gemileriyle düzenlediği bombardımanlarla çocuk, kadın ve yaşlı onlarca sivili evlerinde öldürdü.

Abdulmuti ve ailesi evlerinde kalmaya çalıştılar. Ancak gece gündüz hız kesmeden devam eden bombardımanın yoğunluğu ve çocuklarını saran terörün boyutuyla duyduğu endişe nedeniyle ve İsrail ordusunun geriye kalanların da güneye gitmeleri yönündeki uyarılarının artmasıyla, savaşın otuz dördüncü gününde bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. Selahaddin Caddesi boyunca yürümek zorunda kaldıklarını söyleyen Abdulmuti, “Üç kilometreden uzun bir yol boyunca tanklar ve işgalci İsrail askerleri arasında yürüdük” dedi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki yerinden edilmiş insanların çoğu, büyükannelerinin, büyükbabalarının, anne ve babalarının 1948 yılında yerlerinden edilmesinden 70 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra yerinden edilmeyi reddediyorlar.

Ancak Abdulmuti’ye göre ailenin ikinci kez yerinden edilmesi, ilkinden farklıydı. Bu kez İsrail bombardımanlarının dehşetinden, bazı akrabalarını ve ailelerini gömemeden ya da yaralıları tedavi edilmeleri için hastaneye götüremeden öldürülmekten kaçan onlarca ailenin yerinden edilmesiydi. Ambulansların ve ilk yardım ekiplerinin yaralılara ulaşamadığını söyleyen Abdulmuti, “Hastaneler bombalanıyordu, bazı hastaneler ise İsrail ordusu tarafından kuşatılmıştı” şeklinde konuştu.

Bir daha yerinden edemeyecekler

Abdulmuti, İsrail, ABD ve diğer ülkelerin Gazze Şeridi’ndeki sayıları 100 binden fazla olan nüfusun tamamını yerinden etme niyetlerinin konuşulduğu bir dönemde, Gazze Şeridi dışına özellikle Mısır’ın Sina Yarımadası’na yerinden edilme fikrini reddediyor. Abdulmuti, “Bombalama, yıkım ve öldürülme korkusuyla kaçtığımız doğru, ama Gazze'nin dışına çıkmayacağız. Ben ve ailem, dünyanın herhangi bir yerine yerleşip sığınmaktansa burada ölmeyi tercih ederiz” şeklinde konuştu.

sadfe
Gazze şehrinden Gazze’nin güneyine kaçan Filistinliler, 22 Kasım 2023 (AP)

Gazze’de yerinden edilmeye karşı olan sadece Abdulmuti değil. Konuştuğumuz Filistinlilerin çoğu, Gazze Şeridi'nin güneyine doğru yerinden edilmiş durumda. Ancak, dedelerinin ve babalarının 1948 yılında yerinden edilmelerinin üzerinden geçen 70 yılı aşkın bir sürenin ardından bir kez daha yerinden edilmeyi, Filistin şehirlerine ve köylerine bir daha dönememe fikrini reddediyorlar.

Gazze şehrinin doğusundan Gazze’nin güneyine yerinden edilenlerden biri olan Mikail Mubarek (38), Gazze Şeridi'nde yaşayanların İsrail ve diğer ülkelerin Filistinlileri yerinden etme planı olduğuna dair basında yer alan haberleri yakından takip ettiğini belirtti. Mubarek, “Dedelerimizin ve babalarımızın sürgün edildiğini unutmadığımız bir dönemde Sina’ya yerinden edilmemizle ilgili pek çok haber ve analiz duyuyor ve okuyorum. Dedemin o günlere dair anlattıklarını, yaşananları ve sonrasında yaşananları unutmadım” ifadelerini kullandı.

Yerinden edilen insanlar karar verme özgürlüklerine sahip olmadıklarını ve İsrail’in bombardımanları nedeniyle Sina'ya göç etmek zorunda kalacaklarını düşünüyorlar.

Mubarek, komşu Arap ülkelerine, hatta Batı ülkelerine giden ilk Filistinli mültecilerin deneyimlerinin, onların torunlarının bugüne kadar eğitim, çalışma, sağlık ve hatta hareket özgürlüğü konularında ayrımcılığa maruz kaldıklarını gösterdiğine dikkati çekti. Bu yüzden bu deneyimi yaşamayı reddettiğini ve bunu yaşamasını gerektiren hiçbir gerekçenin olmadığını vurgulayan Mubarek, “Neden yerinden edilmeleri sürdürmek isteyeyim ki? Öleceğimizden mi korkuyoruz? Ya bugün ya yarın ya da 20 yıl sonra hepimiz öleceğiz. Kendi toprağımda, onurumla ölmem önemli” diye konuştu.

Karar onların değil

Ancak yerinden edilen bazı Gazzeliler, karar verme özgürlüklerine sahip olmadıklarını, İsrail’in bombardımanları nedeniyle Sina'ya göç etmek zorunda kalacakları ve bu yüzden Gazze Şeridi'nin güney sınırlarına ve ötesine itileceklerini düşündükleri için yerlerinden edilme ihtimaliyle ilgili farklı görüşlere sahipler.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı habere göre Havadan ve tanklardan düzenlenen bombardımanların ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyinin iç kesimlerine başlattığı kara saldırısı nedeniyle ailesine yiyecek ve su temin edemeyen Ahmed Hüsnü, İsrail savaşının 40’ıncı gününde Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’ndan kaçmak zorunda kalanlardan biri.

dsvfe
İsrail'in Han Yunus'ta bir eve düzenlediği bombardıman sonrası enkazda arama kurtarma çalışmaları yürüten Filistinliler, 22 Kasım 2023 (Reuters)

İsrail'in Gazzelileri kolayca yerinden edemeyeceğine inanan Hüsnü, “İsrail, Gazze'deki Filistinlilere: ‘Hadi Sina'ya gidin!’ diyor. Ancak biz gitmek ya da kalmak arasında bir seçim yapacağız. Atalarımız, İsrail’in katliamları nedeniyle yerinden edildi. Bizler de birkaç gün önce İsrail katliamları nedeniyle yerimizden edildik. Belki bize yönelik katliamlar devam edecek ve Filistin topraklarının dışına, belki de Sina'ya göç etmek zorunda kalacağız” şeklinde konuştu.

Diğer Gazzeliler, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri yerlerinden etmeye ve göç etmeye zorladığı konusunda Hüsnü ile aynı fikirde. Öte yandan katliamlarına devam eden İsrail, yarısından fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 14 binin üzerinde Filistinliyi öldürdü. Yaklaşık 6 bin 500 kişi kayıp. Çok sayıda yaralı var. Bu durum Gazzelilere nereye gidecekleri ya da nerede kalacakları konusunda karar verme hakkı tanımıyor.

asdefwr
Gazze Şeridi'nin güneyinde Mısır sınırı yakınlarında devriye gezen Hamas güvenlik güçleri, 2019 (Reuters)

Mahmud Nasır (39), özellikle dört çocuk babası olması nedeniyle göç edip etmemekte kararsız olan yerinden edilen insanlardan biri. Çocuklarını ölüm riskinden ve İsrail’in bombardımanlarından korumak zorunda olan Nasır, “Göç etmek istemiyorum, ama işgalci İsrail bizi buna zorlayabilir. Karar verme lüksümüz yok. Büyük ihtimalle kefenimi ve çocuklarımın kefenini taşıyıp Mısır sınırında oturacağım. Ya bizi içeri alacaklar ya da orada ölüme terk edileceğiz” ifadelerini kullandı.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla’dan dergisinden çevrilmiştir.



James Bond rolü için adı geçen aktör heyecanlandıran ihtimalle ilgili konuştu

2006'da ilk kez Bond rolüyle izleyicinin karşısına çıkan 56 yaşındaki Daniel Craig, 15 yıl boyunca toplam 5 filmde meşhur ajanı canlandırmıştı (MGM)
2006'da ilk kez Bond rolüyle izleyicinin karşısına çıkan 56 yaşındaki Daniel Craig, 15 yıl boyunca toplam 5 filmde meşhur ajanı canlandırmıştı (MGM)
TT

James Bond rolü için adı geçen aktör heyecanlandıran ihtimalle ilgili konuştu

2006'da ilk kez Bond rolüyle izleyicinin karşısına çıkan 56 yaşındaki Daniel Craig, 15 yıl boyunca toplam 5 filmde meşhur ajanı canlandırmıştı (MGM)
2006'da ilk kez Bond rolüyle izleyicinin karşısına çıkan 56 yaşındaki Daniel Craig, 15 yıl boyunca toplam 5 filmde meşhur ajanı canlandırmıştı (MGM)

Ferrari'nin yıldızı Jack O'Connell, James Bond serisinin bir sonraki filminde 007 rolünü üstlenme olasılığına değindi.

Son olarak usta yönetmen Michael Mann imzalı 2023 yapımı Ferrari'de Adam Driver'ın karşısında Britanyalı yarış pilotu Peter Collins'i canlandıran O'Connell, ilk olarak gençlik komedisi Skins'deki rolüyle geniş kitlelerce tanınmıştı. 

Yıldız isimlerin rakibi

Bond yapımcıları dünyanın en ünlü casusu rolünü kimin üstleneceğine henüz karar vermemişken O'Connell'ın adı, Henry Cavill, Aaron Taylor-Johnson ve Idris Elba gibi isimlerin arasında olası bir rakip olarak dolaşıyor.

Bu yıl gösterime girecek Amy Winehouse biyografisi Back to Black'te şarkıcının eski eşi Blake Fielder-Civil'i canlandıran O'Connell'a, ikonik James Bond rolünü üstlenmekle ilgilenip ilgilenmeyeceği soruldu. 

Total Film'e konuşan 33 yaşındaki aktör, böyle bir teklifle ilgileneceğini kabul etmekle birlikte, kararını senaryonun kalitesine ve filmi kimin yöneteceğine göre vereceğini açıkladı. Ayrıca rol için rekabetin yoğun olacağını ve nihai kararın "onun elinde olmadığını" da itiraf etti. 

"Eğer böyle bir şey benim önüme çıkarsa, elbette..." diyerek söze başlayan aktör, çalışacağı projeleri seçerken her zaman nasıl davranıyorsa yine öyle yapacağını söyledi:

Okurdum, kim yönetiyor diye bakardım. Beni istiyorlar mı? Güzel. Hadi konuşalım. Senaryo güzel mi? O zaman harika. Tamam, kesinlikle konuşalım.

"Bu bile başarı"

"Bu burun kıvıracağım bir şey değil" diyen Britanyalı yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

Eminim uzun, çok uzun bir liste vardır. Eminim ki listede rekabet çok fazladır ve eminim ki bunun için düşünülen olağanüstü oyuncular vardır. Eğer o listede bir yerdeysem, harika. Bu bile başlı başına bir başarı. Ama yine de bu sektördeki pek çok şeyde olduğu gibi bunların çoğu benim elimde değil. Her şeyi akışına bırakıyorsunuz.

Daniel Craig, 2021 yapımı Ölmek İçin Zaman Yok'ta (No Time To Die) James Bond olarak son kez sahneye çıkmadan önce bile yerine geçecek isimle ilgili söylenti ve spekülasyonlar yaygındı. 

Yeni film için acele etmiyorlar

Yine de Craig'in halefinin kim olacağına dair gittikçe artan ilgiye rağmen Bond yapımcısı Barbara Broccoli, yeni film üzerinde çalışmaya başlamak için acele etmediklerini söylemişti.

Timothy Dalton'un Öldürme Yetkisi'yle (License to Kill) Pierce Brosnan'ın Altın Göz'ü (Goldeneye) arasında ve Daniel Craig'in başrolde olduğu Spectre'yle Ölmek İçin Zaman Yok arasında 6'şar yıllık boşluk vardı.

Independent Türkçe, ScreenRant, Total Film, GamesRadar


Netflix izleyicileri, yeni filmi yerden yere vuruyor: "Berbat ötesi"

Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
TT

Netflix izleyicileri, yeni filmi yerden yere vuruyor: "Berbat ötesi"

Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)

Amerikalı komedi kralı Adam Sandler'ın başrolünü oynadığı son film Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu (Spaceman), Netflix izleyicilerinden sert eleştiriler alıyor.

Uncut Gems'in 57 yaşındaki yıldızı filmde, eşi Lenka'yla (Maestro'dan Carey Mulligan canlandırıyor) evliliğinin çökmesinden kısa süre sonra Güneş Sistemi'nin sınırına bir göreve gönderilen Çek astronot Jakub Procházka'yı canlandırıyor.

Fakat izleyiciler filmin çıkış noktasını ve kafa karıştırıcı bir seçimle yardımcı oyuncu rolünde dev bir CGI örümcek olmasını yerden yere vuruyor.

Sandler'ın karakteri, Kan Dökülecek'ten (There Will be Blood) Paul Dano'nun seslendirdiği büyük boy örümcekle karşılaştığında ikili ilk başta birbirlerine karşı temkinli davranıyor. Ancak astronot, Hanus adlı örümceğin paylaşabileceği terapötik bir bilgeliği olabileceğinin farkına varıyor.

Netflix hayranları filmin çıkış noktasına ikna olmamış gibi görünürken, izleyiciler yapımı "berbat" ve "düpedüz aptalca" diye nitelendiriyor.

Bir X/Twitter kullanıcısı, "Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu berbat ötesi. Psikolojik değil, düpedüz aptalca" diye yazdı.

Başka biriyse şöyle ekledi:

Dün gece #Spaceman'de birkaç saat Adam Sandler izledim. Bu [bir] ağıttı. Ayrıca uzaylı da dev bir terapist örümcekti.

Bir hayran da yapımı, izlediği "EN KÖTÜ filmlerden biri" diye nitelendirecek kadar acımasızdı.

Öte yandan bazıları daha diplomatikti; bir izleyici filmin "harika performanslar, ilginç fikirler ve ağır temalar" barındırdığını fakat "yavaş temposu nedeniyle batağa saplandığını" yazdı.

Bununla beraber bir başka izleyiciyse filmin "aptalca bir çıkış noktası" olmasına rağmen vurucu temaları ele aldığını söyledi.

Aptalca bir çıkış noktası gibi gelen şey, son derece üzücü ve dokunaklı bir filme dönüşüyor; bu hafta sonu izlemek isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.

Bir başkası da "Hayatımda dost canlısı bir şekilde konuşan dev bir örümceğe ihtiyacım olduğunu bilmiyordum ama teşekkürler Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu" diye espri yaptı.

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'ndaki CGI örümceği seslendirmesi hakkında The Independent'a konuşan Dano filmin çıkış noktasının, "kulağa buradan bir şey çıkacak kadar çılgınca geldiğini" düşündüğü için imza attığını söylemişti.

Dano gülerek "Adam Sandler'ın bir uzay gemisinde dev bir örümcekle konuştuğunu duyduğumda dedim ki… Tamam" demişti.

Kulağa buradan bir şey çıkacak kadar çılgınca geldi.

Film eleştirmeni Geoffrey Macnab, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu üzerine The Independent'ta kaleme aldığı iki yıldızlı incelemede filmin kimlik sorunu yaşadığını yazıyor.

Macnab bu filmin "Dünya gezegeninde çözülmemiş kişisel meseleleri olan, evinden çok uzaktaki astronotlarla ilgili filmlerden biri" olduğunu söylüyor.

Bir ilişki draması mı, insanın yalnızlığı üzerine Tarkovski tarzı bir meditasyon mu yoksa hayatta kalmaya çalışan bir astronotla ilgili Yerçekimi (Gravity) benzeri bir destan mı izlediğimizden asla tam emin olamıyoruz.

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu, Netflix'te yayında.

Independent Türkçe


Donald Trump zafer üstüne zafer kazandı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Donald Trump zafer üstüne zafer kazandı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Eski Başkan Donald Trump cumartesi günü Idaho, Michigan ve Missouri önseçimlerinde kazandığı zaferlerle Cumhuriyetçi adayı olmaya yaklaştı ve kalan tek rakibi Nikki Haley'i daha da geride bıraktı.

Idaho'da oyların yüzde 89,3'ünü, Missouri'de ise yüzde 100'ünü alan Trump bu önseçimleri kolaylıkla kazandı.

Eski Başkan cumartesi günü Michigan'da mevcut 39 delegenin tamamını topladı. Önceki günlerde Michigan'da yapılan ayrı bir önseçimde Trump diğer 16 delegenin 12'sini kazanmıştı.

Cumartesi günkü karşılaşmalar Süper Salı'dan önceki son seçimlerdi. Salı günü Nikki Haley, önseçimlerde tutunabileceğini ve seçmenlere bir alternatif sunabileceğini göstermek adına tek bir eyaleti bile almaya muhtaç.

Aralarında Haley'nin de bulunduğu bazı kişiler, 91 ağır suçlamayla karşı karşıya olan Trump'ın yarıştan çekilebileceğine inandıklarını üstü kapalı bir şekilde ima ediyor. 

5 Mart'ta Alabama, Alaska, Arkansas, Kaliforniya, Colorado, Maine, Massachusetts, Minnesota, Kuzey Carolina, Oklahoma, Tennessee, Teksas, Utah, Vermont ve Virginia'da seçmenler sandık başına gidecek. Temmuzda düzenlenecek Ulusal Cumhuriyetçi Kongre öncesindeki bu oylama dalgası, delegelerin üçte birinden fazlasını oluşturuyor.

Haley için bu salı günü kampanyasını yeniden canlandırması için bir fırsat. Trump içinse yarışı kesin bir şekilde bitirme zamanı.

Anketler Haley'nin herhangi bir yerde önde olduğunu göstermiyor ancak kampanyası banliyö nüfusunun yüksek olduğu eyaletlerde iyimser bir tutum sergiliyor.

Haley'nin süper PAC yönetimine yakın bir kaynak, Cumhuriyetçi aday adayının Güney Carolina'daki yenilgisinin ardından geçen hafta gazetecilere verdiği röportajda, "Vermont, Utah, Virginia. Bence demografik olarak bakarsanız, Haley'nin kazanma şansının olduğu eyaletler var" dedi. 

Trump bugüne kadar Cumhuriyetçi önseçimlerinde her eyaleti kazandı. Haley, Florida Valisi Ron DeSantis ve işadamı Vivek Ramaswamy'nin ocaktaki Iowa önseçimlerinin ardından adaylıktan çekilmeleriyle Trump'ın son rakibi oldu.

Eski Başkan, Cumhuriyetçi seçmenlerin favorisi olmaya devam ediyor ve bazı son anketlere göre birtakım salıncak eyaletlerde de Başkan Joe Biden'ın önünde yer alıyor.

Ancak diğer anketler, önemli sayıda Cumhuriyetçinin ve Amerika'nın bağımsız seçmenlerinin kasımdaki seçimde Trump'a oy vermeyeceğini gösteriyor.

Independent Türkçe


Valencia-Real Madrid maçındaki hakem kararı, İspanya'da gündem oldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Valencia-Real Madrid maçındaki hakem kararı, İspanya'da gündem oldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İspanya 1. Futbol Ligi'nin (La Liga) 27. haftasında oynanan Valencia-Real Madrid maçındaki hakem kararı tartışma konusu oldu.

Mestalla Stadı'nda 2-2'lik beraberlikle biten karşılaşmanın 90+9. dakikasında hakem Jesus Gil Manzano, Real Madrid'in golünden bir saniye önce bitiş düdüğünü çaldı.

Brahim Diaz'ın ceza sahası dışından yaptığı ortada, Manzano top havadayken maçı bitirirken, pozisyonun devamında Jude Bellingham topu kafayla ağlara gönderdi.

Manzano, maçı bitirdiği gerekçesiyle golü geçerli saymazken, yoğun itirazlarından dolayı Bellingham'a kırmızı kart gösterdi.

Real Madridli yedek oyuncular ve teknik heyet de sahaya girerek Manzano'ya itirazlarda bulundu ancak karar değişmedi.

- Ancelotti: "Eşi benzeri görülmemiş bir şey"

Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Real Madrid Teknik Direktörü Carlo Ancelotti, "Daha önce böyle bir şey başıma gelmemişti. Söylenecek pek bir şey yok. Eşi benzeri görülmemiş bir şey oldu. Bizim için hayal kırıklığıydı." değerlendirmesinde bulundu.

Eflatun-beyazlı kulübün internet sitesinde yer alan maç haberinde, "Eşi benzeri görülmemiş bir hakem kararı Real Madrid'in Mestalla'da kazanmasını engelledi" başlığı kullanıldı.

Real Madridli futbolcu Aurelien Tchouameni ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Bu utanç verici." ifadesini kullandı.

- Marca ve AS, "skandal" başlığını attı

Mücadelede yaşanan bu olay, İspanya'daki spor basınında da önemli yer tuttu.

Marca gazetesi, "Mestalla'da skandal" manşetini atarken, "Manzano'nun benzeri görülmemiş bir hata" yaptığı savunuldu.

"Şampiyonluk skandalı" başlığını kullanan AS gazetesi, Girona ve Barcelona ile liderlik mücadelesi veren Real Madrid'in kritik bir puan kaybı yaşadığına vurgu yaptı.

El Mundo Deportivo ise "Lig şampiyonluğunun önü açık. Barça için altın şans" başlığını attı ve Barcelona'nın bugün kazanması durumunda Real Madrid ile arasındaki puan farkını 6'ya indireceğine dikkat çekti.


Kabataş-Bağcılar tramvay hattı seferlerinde düzenleme

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Kabataş-Bağcılar tramvay hattı seferlerinde düzenleme

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda yapılacak hat revizyon çalışmaları nedeniyle sefer saatlerinde düzenlemeye gidildi.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda bu gece yapılacak hat revizyon çalışmaları kapsamında Kabataş'tan Bağcılar yönüne saat 23.30'da, Bağcılar'dan Kabataş yönüne saat 23.20'de aktarmasız son sefer yapılacağı belirtildi.

Açıklamada, aktarmasız son sefer sonrası Kabataş-Sultanahmet ve Yusufpaşa-Bağcılar istasyonları arasında seferlerin normal işletme düzeninde devam edeceği, Yusufpaşa-Sirkeci istasyonları arasında ücretsiz İETT otobüsleri ile hizmet verileceği bilgisi paylaşıldı.


İsrailli siyaset bilimci, "mesihçi radikallerin" ülkenin politikalarını şekillendirdiğini söyledi

Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA
Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA
TT

İsrailli siyaset bilimci, "mesihçi radikallerin" ülkenin politikalarını şekillendirdiğini söyledi

Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA
Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA

İsrailli Siyaset Bilimci Gayil Talshir, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sürülmesi gerektiğine dair aşırı fikirler ortaya atan aşırı sağcı "mesihçi radikallerin" ülkeyi ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun başındaki hükümetin politikalarını şekillendirdiğini belirtti.

İsrail'in Haaretz gazetesine konuşan Kudüs İbrani Üniversitesinde görev yapan siyaset bilimci Talshir, ülkedeki mesihçi radikal grupların İsrail'in siyasi liderliğini ve politikalarını nasıl şekillendirdiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kudüs Uluslararası Kongre Merkezi'nde 28 Ocak'ta aşırı sağcılar tarafından düzenlenen ve "Filistinlileri Gazze'den sürme" fikrini savunan konuşmaların yapıldığı konferansa işaret eden Talshir, toplantıya katılanlar arasında Likud, Dini Siyonizm, Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) ve Birleşik Tevrat Yahudiliği gibi dört partiden en az 10 bakan ve İsrail parlamentosunun neredeyse dörtte birine tekabül eden 27 milletvekilinin olduğuna dikkati çekti.

Aşırılık yanlısı fikirleriyle tanınan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in "dinci" siyonist hareketi ele geçirdiğini ve bununla birlikte aşırı dinsel mesajların İsrail siyasetinin ana akımına yerleştiğini söyleyen Talshir, şöyle devam etti:

Örneğin, Tapınak Tepesi'ni (Mescid-i Aksa) ziyaret etmek. Yahudiliğin çoğu akımında aşırı bir eylem olarak değerlendirilen bu eylem, bugün sağda milliyetçi-sembolik bir eylem haline geldi. Aynı şey, Filistinlilerin özel mülkiyetindeki araziler üzerine inşa edilen ve bugün 'genç yerleşim yerleri' olarak anılan yasa dışı yerleşimci ileri karakolları için de geçerli. Bugün bunlar artık Netanyahu hükümetinin çizgisini dikte ediyor.

Netanyahu'nun siyasi çıkarları için başında bulunduğu Likud Partisini aşırı sağcıların partisi haline getirdiğine işaret eden İsrailli siyaset bilimci, "Şu anda Netanyahu'yu kontrol edenler, İsrail'deki siyasi sistemin nasıl kontrol edileceğinin genetik kodunu kırmış kişilerdir. Ona büyük bir saygı ve halkın lideri rolünü sunuyorlar ve karşılığında da eğitim sistemi, medya, yargı, ekonomi ve tabii ki işgal altındaki bölgeler gibi toplumun daha derin yapılarının kontrolünü alıyorlar." ifadelerini kullandı.

Gayil Talshir, İsrail'in Suudi Arabistan, Mısır ve Filistin ile jeostratejik bir anlaşmaya yönelik fırsatının hazirana kadar devam edeceğini ifade ederek, bu tarihten sonra ABD yönetiminin ülkedeki seçimler nedeniyle diplomasi hamlelerinin zorlaşacağını söyledi.

Benny Gantz ve Gadi Eisenkot gibi Savaş Kabinesi üyelerinin Netanyahu'ya ultimatom vermesi gerektiğini belirten Talshir, bu sayede Netanyahu'nun ülkenin çıkarlarını ilgilendiren kararlar almaya zorlanabileceğini belirtti.


Pakistan meclisinde yapılan oylamada Şahbaz Şerif ikinci kez başbakan seçildi

Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)
Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)
TT

Pakistan meclisinde yapılan oylamada Şahbaz Şerif ikinci kez başbakan seçildi

Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)
Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)

Pakistan Ulusal Meclis Başkanı Serdar Ayaz Sadık, Pakistan Müslüman Ligi-Navaz Partisi (PML-N) Başkanı Şahbaz Şerif'in, 201 oy alarak ikinci kez başbakan seçildiğini duyurdu.

The Dawn gazetesinin haberine göre, PML-N, Pakistan Halk Partisi (PPP) ve farklı siyasi partilerden oluşan ittifakın ortak adayı Şerif, Pakistan'ın yeni başbakanı oldu.

Ulusal Meclis Başkanı Sadık, Şerif'in, mecliste yapılan oylamada geçerli oyların 201'ini alarak ikinci kez başbakan seçildiğini açıkladı.

Başbakanlık seçiminde, Şerif'in rakibi olan ve eski Başbakan İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) adayı Ömer Eyüp Han ise 92 oy aldı.

Şerif, 2022-2023 arasında da Pakistan Başkanı olarak görev yapmıştı.

Üç dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan 2022'de mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmiş ve ülkeyi Ağustos 2023'e kadar yönetmişti.


MSB, orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O'nun atış görüntülerini paylaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

MSB, orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O'nun atış görüntülerini paylaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O'nun atış görüntülerini paylaştı.

MSB'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hava Savunma Tugay Komutanlığımızın envanterinde bulunan orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O, kritik tesis, nokta ve birliklerin hava savunması görevini gerçekleştirmek üzere hedef tespit, teşhis, sınıflandırma, takip, komuta kontrol ve atış kontrol fonksiyonlarını dağıtık ve esnek mimaride icra edebiliyor. Sistem bataryası 3 füze fırlatma aracı, 1 orta menzilli hava savunma radarı, 1 atış kontrol merkeziyle ilave destek ünite ve araçlarından oluşuyor."


Yerel seçimlerde yarışacak adayların listeleri kesinleşti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Yerel seçimlerde yarışacak adayların listeleri kesinleşti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edildi. İl seçim kurullarınca, birleşik oy pusulalarının basımına ve basımı tamamlandıkça bir plan dahilinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına ve teslimine de bugün başlanacak.

Yerel seçimlere ilişkin, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), Mahalli İdareler Genel Seçimleri için ilan ettiği seçim takvimi işliyor.

Takvim doğrultusunda, seçime katılma yeterliliğine sahip siyasi partiler ile bağımsız adaylar, 20 Şubat'ta il ve ilçe seçim kurullarına adaylık listelerini teslim etti.

İl ve ilçe seçim kurulları, siyasi partilerin verdikleri aday listelerini inceleyerek eksiklikleri saptadı. Eksikliklerin siyasi partilerce tamamlanmasının ardından geçici aday listeleri ilan edildi.

Geçici aday listeleri üzerindeki incelemelerin de ardından siyasi partiler, aday listelerinde meydana gelen eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına dün bildirdi.

Siyasi parti ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, bugün il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edildi. Listeler, il ve ilçe seçim kurulu binalarına asıldı.

Adayların ilanından sonra, adaylıktan istifa, seçim sonuna kadar dikkate alınmayacak, ancak, bu adaylar seçilirse, istifaları hüküm ifade edecek ve yerlerine kendilerinden sonra gelenler seçilmiş sayılacak, ölüm halinde de aynı şekilde hareket edilecek.

Listelerin ilanının ardından il seçim kurullarınca birleşik oy pusulalarının basımına başlanacak. Basım işlemleri tamamlandıkça pusulalar bir plan dahilinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilecek.


Lavrov, ADF’deki etkinliklerin uluslararası yükümlülükleri hatırlattığını bildirdi

Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA
Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA
TT

Lavrov, ADF’deki etkinliklerin uluslararası yükümlülükleri hatırlattığını bildirdi

Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA
Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Antalya Diplomasi Forumu'nda (ADF) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı oturum ve diğer etkinliklerin, uluslararası yükümlülüklere ülkelerin nasıl yaklaşması gerektiğini yeniden düşündürdüğünü söyledi.

Lavrov, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu ve Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen ADF sonrasında basın toplantısı düzenledi.

ADF’nin tamamlandığını belirten Lavrov, “Bu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan nispeten yeni bir siyaset bilimi formatıdır.” ifadesini kullandı.

Türkiye'de geçen yıl yaşanan yıkıcı deprem nedeniyle bir araya gelemediklerini dile getiren Lavrov, depremin sonuçlarının aşılması ve mağdurlara yardım edilmesi için tüm çabaların yoğunlaşması gerektiğini anımsattı.

Lavrov, Rusya’nın o dönemde Türkiye’ye yardım eden ilk ülkelerden biri olduğuna dikkati çekerek, deprem bölgesine arama kurtarma ekipleri, inşaat malzemeleri, insani yardım gönderdiklerini aktardı.

Umarım (forumdaki) müzakere faydalı olmuştur

Lavrov, bu seneki ADF’de geçen yılın telafi edildiğini kaydederek, forumda devlet ve hükümet başkanları da dahil olmak üzere 100'den fazla ülkenin temsil edildiğini, dışişleri bakanları düzeyinde çok sayıda katılımcı olduğunu bildirerek, "Bu fırsatı değerlendirerek basın aracılığıyla Türk meslektaşlarımıza misafirperverlikleri ve sıcak karşılamaları için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.” dedi.

Forumdaki programlar çerçevesinde “ABD öncülüğündeki Kolektif Batı’nın, tüm devletlerin egemen eşitliğine saygı ilkesi ile Birleşmiş Milletler Tüzüğü'nün ilkelerini açıkça hiçe saymasına” dikkati çektiğini söyleyen Lavrov, Batı’nın mevcut uluslararası durumu kendi kurallarını dayatmak için kullandığını belirtti.

Rus Bakan, “Umarım (forumdaki) müzakere faydalı olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuştuğu oturum ve diğer panellerde nerede olduğumuz ve uluslararası yükümlülüklerimize nasıl yaklaştığımızı yeniden düşünmemiz gerektiği vurgulandı.” değerlendirmesinde bulundu.