Mukteda es-Sadr, rakiplerinin işini bitirmek için ‘kanın kutsallığından’ vazgeçer mi?

Sadr siyasi süreci, Şii cenahtaki rakiplerini ve Koordinasyon Çerçevesi’ni hedef alan farklı bir darbe indirmeye karar verdi.

Irak’ta vilayet meclisleri seçimi için tarih 18 Aralık olarak belirlendi. (AFP)
Irak’ta vilayet meclisleri seçimi için tarih 18 Aralık olarak belirlendi. (AFP)
TT

Mukteda es-Sadr, rakiplerinin işini bitirmek için ‘kanın kutsallığından’ vazgeçer mi?

Irak’ta vilayet meclisleri seçimi için tarih 18 Aralık olarak belirlendi. (AFP)
Irak’ta vilayet meclisleri seçimi için tarih 18 Aralık olarak belirlendi. (AFP)

Hasan Fahs

Irak’ta meclis seçimlerine üç haftadan az bir zaman kaldı. Seçimler için kararlaştırılan tarih 18 Aralık. Bu durumda Irak hükümetinin, Bağımsız Seçim Komisyonu’ndaki ilgili kurumların, güvenlik ve idari teşkilatların ve tüm bileşenlerden siyasi güçlerin, bu seçimlerin herhangi bir engelle karşılaşmadan planlanan tarihte gerçekleşmesi için hazırlıklarını tamamlamış olması gerekiyor.

Federal Yüksek Mahkeme’nin Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin Temsilciler Meclisi’ndeki üyeliğine son verme kararı şaşkınlığa sebep oldu. Ama bunun öncesinde Sadr, destekçilerine ve Sadr Hareketi’ne, seçimleri bireysel bile olsa aday olmak, sandıkları boykot etmek ve açıkça söylenmese de başkalarının seçim kampanyalarını aksatmak ve engellemek yoluyla her anlamda boykot etme çağrısı yaptı. Böylece siyasi süreci, Şii cenahtaki rakiplerini ve Koordinasyon Çerçevesi’ni hedef alan farklı türde bir darbe indirdi.  

İleri seviyede gerginlik

Mukteda es-Sadr’ın destekçilerine yönelik çağrısı, boykotla sınırlı değildi. Ayrıca hareketinin herhangi bir mensubunun, bu seçimlere tek başına katılması halinde kabahatsiz sayılacağı da duyuruldu. Dahası destekçilerini diğer siyasi güçlerin adaylarını hedef alma, seçim kampanyalarını aksatma ve seçim propagandalarını yayınlamaktan menetme konusunda serbest bırakarak gerilimi ileri seviyelere taşıdı. Sadr’ın, destekçilerine hitaben yazdığı mektupta (al-Kaskusa) açıkça dile getirmediği bu çağrı, siyasi güçlerin Sadr’ın siyasi sürece ilişkin tutumunun yumuşayabileceğine dair bahislerini sona erdirdi. Destekçilerini pek çok farklı isim altında katılıma sevk etmesi ve böylece siyasi hareketinin bu katılımın sorumluluğunu doğrudan üstlenmemesi de onun siyasi hayata kademeli olarak geri dönüşü için bir hazırlıktır.

Bu çağrının yapılması ve destekçileriyle hareketinin boykot kararını uygulaması halinde Sadr’ın memnun olacağının dile getirilmesi, hükümeti ve güvenlik teşkilatlarını tedirgin etti. Hükümet ve güvenlik teşkilatı bu aşamada, zaten dolmuş sokaklarda gerginliğe yol açabilecek herhangi bir gerilimden çekiniyor. Bu, hükümetin güvenliği sağlamak, demokratik süreci korumak ve seçim sürecinin sabote edilmesini engellemek şeklindeki temel görevini yerine getirmek istediği takdirde, Sadr destekçisi sokakla karşı karşıya gelebileceği anlamına geliyor.

Sadr’ın bu adımı, onun geçtiğimiz yıl hükümetin kurulması krizinde başvurduğu önceki adımlarına benzetilebilir. Bu adımlarla edilen sonuçlar, Sadr’ın Koordinasyon Çerçevesi’ndeki rakiplerine, Kürt-Barzani, Sünni-Halbusi ve Sadr-Şii üçlüsünden oluşandan daha tehlikeli ‘Vatanı Kurtar’ ittifakını dağıtma fırsatı verdi. Öncelikle Sadr, kuşatıldı ve önüne konan engelleri aşmada başarısız olup Yeşil Bölge kapılarında yaşanan çatışmalarda kana bulanınca kenara çekilmeye sevk edildi. Bu esnada Koordinasyon Çerçevesi, Kürtlerin de hırslarını kuşatmayı ve oluşturdukları tehditleri boşa çıkarmanın ön adımı olarak onları etki altına almayı başardı. Son olarak Halbusi, denklemden çıkarıldı ki bu konuda Federal Mahkeme, Meclis Başkanı Halbusi’nin milletvekilliğini düşürme kararıyla onlara bu sonucu altın tepside sunmuş oldu.   

Siyasi denklem

Koordinasyon Çerçevesi’nin Şii bileşen içinde kurup dayatmaya çalıştığı siyasi denklemi ve işlerin tehdit, şantaj ve ortaklık için son kaynak olan Halbusi’nin kuşatılıp denklemden çıkarılmasına doğru gittiğini geç okuyan Sadr, vilayet meclisi seçimlerinde saklı tehlikeyi de okudu. Nitekim bu seçimlerin sonucunda Koordinasyon Çerçevesi partilerinin ve gruplarının otoritesi ile orta ve güney vilayetlerdeki Şii bileşenin temsili üzerindeki hâkimiyetleri artacak. Seçimlerin meşruiyeti de katılım oranına bağlı kalmayacak, çünkü Irak yasaları, temsilin ve sonuçların geçerliliğinin belirlenmesinde oranları dikkate almıyor. Hukuk Devleti Koalisyonu Başkanı eski Başbakan Nuri el-Maliki’nin ifadesine göre yüzde birlik bir halk katılımı, sonuçları belirlemek ve çerçeve partilerinin bu meclisleri ele geçirmesinin önünü açmak için yeterli. Bu, partilerin yaklaşan meclis seçimleri sırasında ellerini güçlendirmek üzere vilayetlerdeki projeler ve hizmetlerle üstünlük kurması ve bu hizmetlerin halk tabanlarını yeniden kazanmak için gündeme getirilmesi demek.

Bu yüzden Koordinasyon Çerçevesi ve müttefikleri, hatta Sudani başkanlığındaki hükümet, Sadr’ın çağrısında sadece görünürdeki boykota dikkat etmeyerek, bu çağrının satır aralarını da okudu. Bu bağlamda Sadr’ın, önce muhaliflerini bu meclislerin kontrolünü ele geçirme fırsatından mahrum bırakmak, sonra hükümetin ülke işlerini yönetme yetkisini hedef alıp meşruiyetini ortadan kaldırmak ve sonra da Koordinasyon Çerçevesi ve müttefikleri ile Barzani-Demokrat Parti ve Halbusi-Takaddüm Partisi arasında varılan anlaşmanın en önemli eksen ve hükümlerinden birini oluşturan erken parlamento seçimleri için baskı yapmak üzere seçimleri engelleyip iptal etme çabasına odaklanıldı. Bunun sonucunda Devlet İdaresi İttifakı’nın kurulduğu, Sudani’nin hükümet başkanı olarak görevlendirildiği ve Halbusi’nin meclis başkanlığı makamına yeniden getirileceği duyuruldu.

Hükümetin ve siyasi güçlerin, özellikle de Koordinasyon Çerçevesi’nin Sadr’ın tüm aşamaları ve başlıklarıyla gerilimi artıran adımlarını etkisiz hale getirme politikası, seçenekleri azalan Sadr’ı ve hareketini, son seçeneklerine başvurmaya, son kartlarla kumar oynamaya ve bu kartları masaya ve sokağa sürmeye sevk etmiş olabilir. Zira gerilimi son seviyeye vardırmak ve seçimleri boykot etme çağrısı yapmaktan başka seçeneği kalmadı. Boykot çağrısı ona, kendisine sadık ve kayıpları azaltma isteğiyle güdülenmiş sokağı kullanma ve bu sokağı vilayet meclislerinin sunduğu hizmetler üzerinden taraftar çekme dairesinin dışına çıkarma fırsatı veriyor.

Irak’ın siyaset ve güvenlik açısından hassas bir aşamadan geçtiği süreçte Sadr’ın boykot çağrısındaki ısrarı ve bu çağrının getirdiği tehlikeler, Sadr’ın sadece seçim sürecini değil, Irak’ı ve istikrarı da baltalamanın yolu ise şayet, ‘kanın kutsallığını’ yok sayma seçeneğine başvurmakta bir beis görmeyeceği anlamına gelebilir.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Matthew McConaughey'den yapay zekaya karşı hamle

1976'da Teksas'ın ufak bir kasabasında geçen, Richard Linklater imzalı Genç ve Heyecanlı'da Matthew McConaughey, lise öğrencileriyle takılan David Wooderson karakterine hayat vermişti (Universal Pictures / Gramercy Pictures)
1976'da Teksas'ın ufak bir kasabasında geçen, Richard Linklater imzalı Genç ve Heyecanlı'da Matthew McConaughey, lise öğrencileriyle takılan David Wooderson karakterine hayat vermişti (Universal Pictures / Gramercy Pictures)
TT

Matthew McConaughey'den yapay zekaya karşı hamle

1976'da Teksas'ın ufak bir kasabasında geçen, Richard Linklater imzalı Genç ve Heyecanlı'da Matthew McConaughey, lise öğrencileriyle takılan David Wooderson karakterine hayat vermişti (Universal Pictures / Gramercy Pictures)
1976'da Teksas'ın ufak bir kasabasında geçen, Richard Linklater imzalı Genç ve Heyecanlı'da Matthew McConaughey, lise öğrencileriyle takılan David Wooderson karakterine hayat vermişti (Universal Pictures / Gramercy Pictures)

Matthew McConaughey, izinsiz yapay zeka taklitleriyle mücadelede sıradışı bir hukuki yola başvuruyor: Kendisini marka olarak tescil ettirmek.

Son aylarda Yıldızlararası (Interstellar) ve Striptiz Kulübü (Magic Mike) yıldızının, kameraya bakarken, gülümserken ve konuşurken görüldüğü görselleri içeren 8 marka tescil başvurusu, ABD Patent ve Marka Ofisi (USPTO) tarafından onaylandı. 

Oyuncunun avukatları, bu tescillerin McConaughey'nin sesi ya da görünümünün, izin alınmadan yapay zeka uygulamaları veya kullanıcılar tarafından taklit edilmesini engellemeyi hedeflediğini söylüyor. Bu, performans dünyasında giderek yaygınlaşan bir endişe.

Onaylanan başvurulara göre tesciller arasında Oscarlı oyuncunun bir verandada ayakta durduğu 7 saniyelik bir video, Noel ağacının önünde oturduğu üç saniyelik bir video ve 1993 yapımı Genç ve Heyecanlı'daki (Dazed and Confused) meşhur repliği "Tamam, tamam, tamam"ı (Alright, alright, alright) söylediği bir ses kaydı da bulunuyor.

McConaughey, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, "Ekibimle birlikte, sesimin ya da görüntümün ne zaman kullanıldığı konusunda bunun ancak benim onayım ve imzamla mümkün olmasını istiyoruz" dedi. Oyuncu, "Yapay zeka çağında rıza ve atfın standart olmasını istiyoruz, mülkiyete dair net bir sınır çiziyoruz" ifadelerini kullandı.

McConaughey'nin avukatları, oyuncunun görüntüsünün yapay zekayla manipüle edildiğine dair somut bir örnek bilmediklerini; buna rağmen tescillerin, izinsiz kopyalamalara karşı geniş kapsamlı bir "caydırıcılık" sağlayabileceğini söylüyor.

McConaughey'nin avukatlarından Jonathan Pollack, "Herkesin yapay zeka suiistimali konusunda ne yapılacağını bulmaya çalıştığı bir dünyada, artık elimizde birini daha en başından durdurabilecek ya da federal mahkemeye taşıyabilecek bir araç var" dedi.

Yapay zeka üretimi sahte video, ses ve görsellerle internet ortamında mücadele etmek zorunda kalan çok sayıda oyuncu ve müzisyen var; bunlar arasında Tom Hanks ve Taylor Swift de yer alıyor.

Avukatlar, kendisi için bu ölçekte geniş bir marka tescili alan başka bir oyuncudan haberdar olmadıklarını da ekliyor. Öte yandan bir taraf McConaughey'nin marka iddialarına itiraz ederse sonucun nasıl şekilleneceği belirsiz.

McConaughey'nin avukatı Kevin Yorn, "Sonunda mahkeme ne der bilemiyorum. Ama en azından bunu denemek zorundayız" dedi. 

Yorn, Scarlett Johansson ve Zoe Saldaña dahil pek çok ünlü oyuncuyu da temsil ediyor.

Sanatçıların yapay zeka endişesi yeni değil: 2023'te 148 gün süren grevin ardından Hollywood senaristleri, üretken yapay zekanın kullanımına ilişkin önemli koruma maddeleri elde etmişti

Yaklaşık 5 ay süren iş bırakma boyunca Amerika Yazarlar Birliği'nin ilk etapta ikincil görülen taleplerinden biri olan bu konu, zamanla mesleğin geleceğine dair varoluşsal bir seferberlik çağrısına dönüşmüştü.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, FirstPost


Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
TT

Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)

Altın bugün yükselişini sürdürerek yeni rekor seviyelere ulaştı. Gümüş ise 90 dolar eşiğini tarihte ilk kez aşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu ivme, beklentilerin altında gelen ABD enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve süregelen jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle oluştu.

Eşi görülmemiş rekorlar

Salı günü 4.634,33 dolar seviyesinde zirve yapan altın, yükseliş ivmesini sürdürerek 4.639,28 dolarla yeni seviyeleri test etti. ABD vadeli altın kontratları da yükselerek 4.635,60 dolara çıktı.

Spot gümüş ise yüzde 4,6 artışla ons başına 90,95 dolara yükseldi ve 90 dolar eşiğini aşarak tarihi bir rekor kırdı. Gümüş, 2026 yılının yalnızca ilk iki haftasında yüzde 28’lik dikkat çekici bir kazanç elde etti.

Platin de yüzde 4,7 yükselerek ons başına 2.432,80 dolara ulaştı.

Yükselişin motorları

Gold Silver Central şirketinin Genel Müdürü Brian Lan, ABD’de enflasyon ve işsizlik oranlarının düşüş göstermesinin değerli metallerdeki yükselişin ana itici gücü olduğunu belirtti. Lan, gümüş için bir sonraki hedefin 100 dolar seviyesi olabileceğini öngördü.

ABD Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi verileri ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,6 artış gösterdi ve analist beklentilerinin altında kaldı. Bu durum, yatırımcılara faiz indirimi beklentisiyle pozisyon alma konusunda yeşil ışık yaktı.

Trump'ın baskısı

ABD Başkanı Donald Trump, enflasyon verilerini memnuniyetle karşıladı ve Fed Başkanı Jerome Powell üzerinde faiz oranlarını ‘somut şekilde’ düşürmesi yönünde baskısını yeniledi.

Bu gelişme, Trump yönetiminin Powell hakkında soruşturma başlatma kararı sonrası, merkez bankası başkanları ve Wall Street yöneticilerinden gelen uluslararası destek dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Söz konusu durum, Fed’in bağımsızlığı ve Amerikan varlıklarına duyulan güven konusunda endişeleri artırırken, altına ‘güvenli liman’ talebini yükseltti.

Jeopolitik manzara

Yükselişte ekonomik faktörler tek başına belirleyici olmadı; İran’daki karışıklıklar da önemli bir rol oynadı. Başkan Trump, İranlıları protestolarını sürdürmeye teşvik ederek ‘yardımın yolda olduğunu’ belirtti. Bu açıklama, yıllardır görülmeyen büyüklükte gösterilere sahne olan İran bağlamında, genellikle siyasi belirsizlik ve düşük faiz ortamlarında değer kazanan değerli metallere olan ilgiyi artırdı.


Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
TT

Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)

Suudi Arabistan, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon aracılığıyla güney vilayetlerinde askeri ve siyasi faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Bu adımların, durumun normalleştirilmesi, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ve askeri oluşumların Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında düzenlenmesi hedefleri doğrultusunda atıldığı belirtildi. Söz konusu çabalar, tansiyonun düşürülmesi ve ulusal meseleler etrafında diyalog kanallarının açılmasına yönelik diplomatik girişimlerle eş zamanlı yürütülüyor.

Bu çerçevede, geçici başkent Aden’deki Yemen Savunma Bakanlığı binasında askeri istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Ahmed el-Basr başkanlık etti. Görüşmede, askerî birliklerin statüsü ve faaliyetlerine ilişkin karar ve talimatlarının uygulanması ele alındı.

Resmi medyaya göre toplantıya, ortak harekât birimleri temsilcileri, askeri oluşumların komutanları ile Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri katıldı. Toplantıda, kuvvetlerin tek bir komuta yapısı ve ortak bir harekât merkezi altında faaliyet gösterecek birleşik ve düzenli bir ulusal ordu çatısı altında örgütlenmesine yönelik adımlar gözden geçirildi. Bu sürecin, geçici başkent Aden ile diğer kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

sdfrgty
Yemenli askeri liderlerin Aden'deki Savunma Bakanlığı binasında yaptığı toplantıdan (SABA)

Tümgeneral Ahmed el-Basr, siyasi ve askeri liderliğin bu dosyaya büyük önem verdiğini belirterek, söz konusu adımı birleşik bir ulusal askeri kurumun inşası yolunda kilit bir aşama olarak nitelendirdi. El-Basr, kurumsal çalışma anlayışına ve askeri disipline bağlı kalınması, Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın şemsiyesi altında faaliyet yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

El-Basr ayrıca, meşru hükümeti destekleyen ortak kuvvetlerin askeri heyetiyle tam eşgüdümün önemine dikkat çekti. Ortak Kuvvetler Komutanı’nın danışmanı Tümgeneral Fellah eş-Şehrani başkanlığındaki heyetle koordinasyonun, verilen talimatların uygulanmasını ve güvenlik hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağını ifade etti.

Tümgeneral Fellah eş-Şehrani de tüm güçlerin ve silahlı unsurların Aden kentinden çıkarılmasının önemini vurgulayarak, geçici başkentin sivil niteliğinin korunması gerektiğini söyledi. Eş-Şehrani, Aden Havalimanı’nın vatandaşlara hizmet veren sivil bir tesis olarak kalmasının zorunlu olduğunu da kaydetti.

xcdfgrt
Suudi Arabistan'dan bir askeri heyet, güvenlik durumunu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek amacıyla Aden'de bulunuyor. (X)

Eş-Şehrani, Aden’de aralarında feshedilen Güney Geçiş Konseyi’ne (GGK) bağlı oluşumların da bulunduğu askeri birliklerin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, koalisyon heyetinin Aden’de bulunmasının vatandaşlar ve yerel yönetimler için bir güven mesajı taşıdığını söyledi. Eş-Şehrani, bu durumun Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarı, yeni bir kalkınma aşamasına geçişin ve vatandaşların ihtiyaçlarına yanıt verebilmenin temel şartı olarak gördüğünü ve bu yöndeki kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Şebva, el-Mehra ve Sokotra

Yemen’in resmî medyasına göre, Şebve Valisi Avad Muhammed bin el-Vezir, meşru hükümeti destekleyen koalisyon komutanlığından Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi başkanlığındaki askeri bir heyetle bir araya gelerek, vilayette güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak koordinasyon başlıklarını ele aldı.

Vali el-Vezir, ortak kuvvetler komutanlığının Şebve’ye gösterdiği ilgiyi ve güvenliğin tesis edilmesi ile istikrarın pekiştirilmesine yönelik süregelen desteğini takdir etti. El-Vezir, yerel yönetim, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında kurumsal çalışmanın güçlendirilmesi ve görevlerin tamamlayıcı şekilde yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.

Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi ise askeri komitenin görevinin, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ile meşru hükümeti destekleyen koalisyon liderliğinin talimatları doğrultusunda, vilayet yönetimine askeri ve güvenlik birimlerinin yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılmasında destek vermek olduğunu belirtti. El-Uteybi, bu sayede söz konusu birimlerin Şebve’de güvenlik ve istikrarın korunması ile toplumsal barışın muhafazasında rollerini etkin biçimde sürdürebileceğini ifade etti.

Öte yandan el-Mehra vilayetinde Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Tuğgeneral Abdullah el-Cedhi, Şahn ilçesi ile Umman Sultanlığı sınır kapısındaki güvenlik durumunu yerinde inceledi. El-Cedhi, güvenlik birimleri ile ilgili kurumlar arasındaki hazırlık seviyesi, disiplin ve koordinasyonu değerlendirdi.

El-Cedhi, stratejik ve hayati öneme sahip Şahn Sınır Kapısı’nın önemine dikkat çekerek, Vatan Kalkanı Güçleri’nin kapının güvenliğini sağlama, geçişlerin düzenli şekilde sürdürülmesi ve vatandaşlar ile yolcular için işlemlerin kolaylaştırılması konusunda tam hazırlık içinde olduğunu vurguladı.

zASDF
Sokotra'da Suudi görev gücüyle iş birliği içinde durumun normalleştirilmesi için resmi çalışmalar sürüyor. (SABA)

Resmi kaynaklara göre Sokotra vilayetinde, Vali Rafet es-Sekali başkanlığında geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya yerel yönetim yetkilileri ile yerleşim merkezlerinin aşiret liderleri katıldı; vilayetteki genel durum ile güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yollar ele alındı.

Vali es-Sekali, safların birleştirilmesi ve toplumsal bilincin artırılmasının önemine vurgu yaparak, Başkanlık Konseyi ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun denetiminde faaliyet gösteren ulusal bir güç olarak Vatan Kalkanı Güçleri’ni memnuniyetle karşıladı.

Resmi medyaya göre toplantıda, vilayetin aşiret liderlerinden oluşacak özel bir komite kurulması kararlaştırıldı. Komitenin, yerel yönetim ve 808’inci Görev Gücü Komutanı ile sürekli iletişim halinde olarak çabaların eşgüdümünü sağlaması ve ortaya çıkabilecek sorunlara hızla çözüm üretmesi hedefleniyor.

Siyasi ve diplomatik faaliyetler

Siyasi ve diplomatik temaslar kapsamında, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Muhrimi, Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Catherine Corm-Kammoun ile bir araya geldi.

Şarku’l Avsat’ın Yemen medyasından aktardığına göre el-Muhrimi, Fransa’nın Yemen’de ekonomik ve kalkınma reformlarına verdiği desteği takdir ederek, silahlı grupların oluşturduğu tehditlere karşı su yolları ve uluslararası deniz ticaret hatlarının korunmasında uluslararası toplumla ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

El-Muhrimi ayrıca, son gelişmelerin kontrol altına alınması ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabalara öncülük eden Suudi Arabistan’ın rolünü övdü; Riyad’ın kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın temellerini sağlamlaştırma konusundaki kararlılığına dikkat çekti.

El-Muhrimi, güney meselesine adil ve kapsayıcı bir diyalog yoluyla bulunacak çözümün, devlet kurumlarının yeniden inşasına ve Husilerin darbesinin sona erdirilmesine yönelik çabaların temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti. El-Muhrimi, yeniden imar programlarının desteklenmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesi için uluslararası bağışçılarla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

XSDEFR
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih, Avrupa Birliği (AB) büyükelçisiyle bir araya geldi. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih de Avrupa Birliği’nin (AB) Yemen Büyükelçisi Patrick Simonnet’i kabul etti. Resmi medyaya göre görüşmede, Yemen ile AB ülkeleri arasındaki ortaklığın ufukları, Başkanlık Konseyi ve hükümetin kurtarılmış vilayetlerde güvenliği tesis etmeye yönelik çabaları ile Kızıldeniz’de terörizm ve korsanlıkla bağlantılı riskler ele alındı.

Resmî kaynaklara göre Salih, AB’nin Yemen’e ve ülkenin toprak bütünlüğüne verdiği desteği takdir ederek, son yıllarda insani operasyonlara sağladığı katkılardan övgüyle söz etti. Salih, AB Büyükelçisi’ni kurtarılmış vilayetlerdeki son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, istikrarın iyileşmesinin devletin sahadaki varlığının güçlendirilmesini ve temel hizmetlerin etkinliğinin artırılmasını gerektirdiğini vurguladı. Salih ayrıca, özellikle Riyad’da yapılması planlanan güney-güney diyaloğuna verdiği destek bağlamında Suudi Arabistan’ın üstlendiği rolü övdü.