“Körfez 2024” yeni tanımlar

“Körfez 2024” yeni tanımlar
TT

“Körfez 2024” yeni tanımlar

“Körfez 2024” yeni tanımlar

Sami Abdullatif Al-Nesf

2024 yılı geçmişte olduğu gibi bölge ülkelerinin çoğunda vatandaşların akşama kadar evinin sağlam kalacağını bilmeden sabah evinden çıkmasına şahit olduğumuz, güvenliğin altın ve elmastan daha önemli ve değerli olduğu sorunlu bir bölgede asayiş ve emniyet açısından üstün bir körfez yılı olacak.

Ortadoğu bölge ülkelerinin peş peşe düştüğü ve halkların müdahil olup çıkamadıkları Kuzey Afrika’daki iç savaşlar; tıkanıklıkların, siyasi krizlerin ve ekonomik felaketlerin eşlik ettiği insanlık tarihinde bir olgudur. Altı körfez ülkesinde insanlar, iş adamları, şirketler, yatırımlar ve iş fırsatı oluşturmak için güvenli liman olmaya devam ediyor. Aslında körfez ülkeleri caddeleri veya mahallelerinde gece saat üçte veya öğleden sonra saat üçte yürümenin bir farkı olmadığı dünyadaki nadir bölgelerdendir. Güvenlik istikrarlı bir şekilde sağlanmış olup genellikle suç işlenmez. Suç işlenirse fail rekor sürede suç mahallinin yakınında yakalanır.

Yıkıcı Bir Olgu

Bölge ve güney ülkelerinde halkların yaşam standardına çok zarar veren döviz kurlarındaki peş peşe çöküşler sürekli yıkıcı bir olgu olarak görülmektedir. Körfez ülkeleri liderlerinin öngörüsü ve iyi maliye politikaları ile bağımsızlık ve paranın serbest dolaşımından bu yana döviz kurlarını sabit tuttular.

Körfez ülkeleri gerçek insan haklarını ve her dört yılda bir çoğunlukla kısa sürelerle anarşi, gürültü patırtı, savaşlar, kan, vücut parçaları ve kaynak israfıyla açılan sandıklara insanın değerini sığdırmanın mümkün olmadığını gördüler. Bunun üzerine körfez ülkeleri insana iş fırsatları, üstün sağlık ve eğitim hizmetleri, kültür, etkili kalkınma, bağımsız yargı ve parlak gelecek sağladı. Sadece içi boş parlak siyasi sloganlarla insan yaşamaz.

Arap Kahraman

Sonuçta körfez ülkeleri insan hakları ve insan değeri konusunda yeni bir tanım sundukları gibi Arap kahramanına da yeni bir tanım sunabilmeyi geride bıraktılar. Körfez anlayışıyla Arap kahramanı felaketler, başarısızlıklar ve yenilgilerle sonuçlanan coşkulu konuşmalar yapan maceracı bir lider değildir. O halkların kanını döken değil onlara kan enjekte eden, onların yok olmasına sebep olan değil, onları ayağa kaldırandır. Zenginliği israf etmeyip geliştiren, ülkeleri parçalayıp işgal edilmelerine sebep olan değil birleştirendir. Maceraları canların kaybına, sakatlıklara, fakirlik ve açlıklara sebep olan değil şehitlere, engellilere ve fakirlere özen gösterendir. Arap kahramanı savaşları ve maceraları hayatın bağı olan elektrik ve temiz suyu kesip kaybolmasına sebep olan değil, elektrik, kalkınma planları ve temiz su sağlayandır.

Körfez 2024

Körfez 2024 ve sonrasında, kurucu ve önceki liderlerin öngörüsü, mevcut yöneticilerin başarıları, akıllı davranmaları ve ileri görüşlü olmaları sayesinde; onlar yeni tanıma göre Arap kahramanının özelliklerine uyum sağlayanlar, yönetim ilkeleri ve iyi önlem almaya mirasçı olmada sebat edenlerdir. Arap kahramanına acemi değiller, komşular ve dünya ile barış, uyum, kalkınma, imar, savaşların, nefretin ve kinlerin sona ermesi, toprağına ve suyuna kan karışmış bölgede yeni ülkeler kurulması için bütün araçlarla sağlıklı, samimi, olumlu ilişki planları yapıyorlar. İnşa etme zamanı geldi.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.