İsrail televizyonu Kanal 12, ABD'nin, İsrail'in kara saldırısına hazırlık amacıyla Filistinlileri Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'tan tahliye etme planını reddettiğini bildirdi.
Kanal 12'nin haberine göre, aralarında ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Tzachi Hanegbi'nin de bulunduğu iki ülkenin yetkilileri, Washington yönetiminin İsrail'in Refah'a kara saldırısı yerine alternatif önerilerinin ele alındığı çevrim içi toplantı düzenledi.
Toplantıda söz alan Sullivan, İsraillilere hitaben, "21. yüzyılda yaşanacak bir açlık krizinin sorumluluğunu üstlenmek üzeresiniz ve bu kabul edilemez. Şu ana kadar sunduğunuz tahliye planı ne etkileyici ne de uygulanabilir." ifadelerini kullandı.
Blinken ise İsrailli yetkililerle alaycı şekilde, "İnsani yardım ulaştırma konusundaki çalışmalarınızın hızına göre Refah'ı boşaltmak 4 ay sürecek." görüşünü paylaştı.
İsrailli Bakan Dreamer da Refah'a girmeden Hamas'ın dağıtılamayacağını ve bunun, savaşın hedeflerine ulaşması için aşılamayacak bir koşul olduğunu öne sürdü.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan, Dreamer'a şöyle yanıt verdi:
"Eğer (savaşın) ertesi günü için organize bir plan yoksa ne Refah ne de başka hiçbir şey Hamas'ı parçalama yönünde ilerlemenize yardımcı olamaz."
Yaklaşık iki saat süren toplantının sonunda Beyaz Saray adına yayımlanan ortak açıklamada, İsrail'in, Refah'a kara saldırısına ilişkin ABD'nin kaygılarını dikkate alacağı belirtildi.
ABD yönetimi, yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin sığındığı Refah'a kara saldırısına karşı olduğunu sık sık dile getiriyor. İsrail ise ABD'nin itirazlarına rağmen Refah'a kara saldırısı başlatacağını ifade ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 1 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında, ordunun Refah'a kara saldırısını onayladığını bildirmişti.
Yemen’in kültürel mirasının korunmasına destek için Suudi Arabistan–BM ortaklığıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5235784-yemen%E2%80%99-k%C3%BClt%C3%BCrel-miras%C4%B1n%C4%B1n-korunmas%C4%B1na-destek-i%C3%A7in-suudi-arabistan%E2%80%93bm-ortakl%C4%B1%C4%9F%C4%B1
Yemen’in kültürel mirasının korunmasına destek için Suudi Arabistan–BM ortaklığı
Mutabakat zaptı, Yemen hükümetinin kültürel varlıklarını korumaya yönelik çabalarını destekliyor (SPA)
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, cumartesi günü Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, Yemen’in kültürel mirasının korunmasına yönelik ortak çabaların güçlendirilmesini, Yemen hükümetinin kültürel varlıklarını muhafaza etme ve Dünya Mirası Listesi’ne aday olabilecek tarihî alanların tespitine yönelik çalışmalarının desteklenmesini amaçlıyor.
Mutabakat zaptını, Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı Genel Gözetmen Yardımcısı Mühendis Hasan el-Attas ile UNESCO’nun Körfez Ülkeleri ve Yemen Bölge Ofisi Direktörü Salah Halid imzaladı.
Anlaşma; Yemen’in kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, miras, eğitim, bilim, kültür ve kalkınma alanlarında teknik destek ve faaliyetlerin sunulmasını öngörüyor. Mutabakat, program ile UNESCO arasında eğitim, kültür ve mirası destekleyen iş birliğinin devamı niteliğinde olup, Seyun Sarayı’nın restorasyonu, Yemen’de temel eğitimin desteklenmesi ve ortak ilgi alanlarında önemli etki yaratan çeşitli kültürel girişimleri kapsıyor.
Bu adım, Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı aracılığıyla Yemen’de kültür dâhil sekiz temel ve hayati sektöre verdiği desteğin bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda Hadramut vilayetindeki tarihî Seyun Sarayı’nın, bir kültürel simge ve merkez olarak korunması amacıyla restorasyonu gerçekleştirildi. Proje, Suudi programının finansmanı, UNESCO’nun uygulaması; Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı, Yemen Eski Eserler ve Müzeler Genel Kurumu iş birliği ve Yemen Sosyal Kalkınma Fonu’nun lojistik ve teknik desteğiyle hayata geçirildi.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı ile UNESCO arasında mutabakat zaptının imzalanmasından bir kesit (SPA)
“Suudi Program”, mirasın yeniden canlandırılması ve korunması, tarihî yapıların restorasyonu, kültür alanında çalışan insan kaynağının kapasitesinin artırılması ve kalkınma sürecini güçlendiren nitelikli girişimlerin uygulanması için çalışmalar yürütüyor. Program, Yemen’de ekonomik faydaları artırarak olumlu sonuçlar üretmeyi de hedefliyor.
Program ayrıca, Yemen Kültür Bakanlığı ve Kral Abdülaziz Araştırma ve Arşivler Vakfı (Darah) iş birliğiyle, Hadramut’un Tirim kentindeki tarihî Ahkaf Kütüphanesi’nde bulunan belge ve el yazmalarının dijitalleştirilmesi, onarımı ve restorasyonu yoluyla Yemen mirasının korunmasına katkı sağlıyor; Yemenli uzmanların bu alandaki kapasitelerini geliştiriyor.
Somut olmayan kültürel mirasın korunmasına yönelik olarak da çeşitli kalkınma projeleri yürütülüyor. Bunlar arasında, Sokotra Takımadaları’nda hayata geçirilen “Zanaat Atölyesi” projesi yer alıyor. El sanatları ve dikiş alanında 114 doğrudan, 570 dolaylı yararlanıcıyı destekleyen proje; Yemenli kadınların yaşam koşullarını iyileştirmeyi, becerilerini geliştirmeyi ve iş gücü piyasasına katılımlarını artırmayı hedefliyor. Proje, programın kadınların ekonomik güçlendirilmesine verdiği desteğin bir parçası olarak uygulanıyor.
Mutabakat zaptı, Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı ile UNESCO arasında eğitim, miras ve kültürü destekleyen iş birliğinin devamı niteliğini taşıyor (SPA)
Programın kültür alanındaki girişimleri arasında, UNESCO iş birliğiyle Mehri Dili Günü’nün kutlanması da bulunuyor. El-Mahra vilayetinde program tarafından kurulan örnek okullarda gerçekleştirilen etkinlikler, Yemen kültürel mirasına yönelik farkındalığı artırmayı ve yok olma riski altındaki mirası korumayı amaçlıyor. Mehri dili; Sokotri, Şehri ve diğerleri gibi Sami kökenli, Arap dilleri ailesine mensup bir dil olarak biliniyor.
Ayrıca program, Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı tarafından 8–20 Eylül 2023 tarihleri arasında Riyad’da düzenlenen ve Suudi ile Yemen kültürlerini tanıtan “İki Kültür Arasında” adlı serginin ilk edisyonuna katıldı. Sergide; giyim, görsel sanatlar, mimari, tasarım ve mutfak sanatları gibi alanlarda iki ülke arasındaki benzerlikler vurgulanarak kültürel değişim ve iş birliği teşvik edildi.
2024’te ise program, Yemen Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle Riyad’daki Kral Fahd Kültür Merkezi’nde düzenlenen Yemen Orkestrası etkinliğine katıldı. Etkinlikte Yemenli sanatçılar, geleneksel mirastan esinlenen çeşitli müzik ve şarkı türlerini icra ederken, Suudi müzisyenler de iki ülkenin ortak mirasını yansıtan eserlerle sahne aldı. Program ayrıca, Yemen’in farklı bölgelerinde sekiz temel sektörde hayata geçirilen 268’i aşkın proje ve girişimi tanıtan bir stantla yer aldı.
Arakçi, İran'da rejim değişikliğinin ‘yanılsama’ olduğunu yineledi... Hatemi, ABD ve İsrail'i uyardıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5235781-arak%C3%A7i-i%CC%87randa-rejim-de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Finin-%E2%80%98yan%C4%B1lsama%E2%80%99-oldu%C4%9Funu-yineledi-hatemi-abd-ve
İran'da yayınlanan bir gazetenin bugünkü baskısının ön sayfasında ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafı ‘İran Venezuela değildir’ başlığıyla yer aldı. (EPA)
Arakçi, İran'da rejim değişikliğinin ‘yanılsama’ olduğunu yineledi... Hatemi, ABD ve İsrail'i uyardı
İran'da yayınlanan bir gazetenin bugünkü baskısının ön sayfasında ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafı ‘İran Venezuela değildir’ başlığıyla yer aldı. (EPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bugün yaptığı açıklamada, İran’da rejim değişikliği ihtimalinin ‘bazılarının yaşadığı bir yanılsamadan ibaret olduğunu’ söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün, ABD Başkanı Donald Trump’ı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ve Avrupa’yı, ülkede son dönemde patlak veren protestolarda ‘gerilimi körüklemek’ ve halkı ‘kışkırtmakla’ suçladı.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Pezeşkiyan, söz konusu aktörlerin iç gelişmelere müdahale ederek toplumsal huzursuzluğu körüklediğini savundu.
Arakçi, CNN’e verdiği demeçte İran’ın güvenliğinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, ülkesinin her türlü ‘terörist grupla’ mücadele etmeye hazır olduğunu belirtti. “Sistemimiz son derece sağlam ve temelleri o kadar güçlü ki, kişilerin değişmesi herhangi bir fark yaratmaz” diyen Arakçi, İran yönetiminin istikrarına dikkat çekti. Öte yandan İran’ın Mehr haber ajansı, Arakçi’nin, ülkesinin bölgede barış ve istikrarın korunması amacıyla bölge ülkeleriyle iş birliğine hazır olduğunu söylediğini aktardı. Arakçi ayrıca, İran’ın meşru çıkarlarını garanti altına alacak adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya açık olduğunu ifade etti.
Söz konusu açıklamalar, dün Türkiye’de gerçekleştirilen temasların ardından geldi. Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye’nin ABD ile yaşanan kriz konusunda arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu ilettiğini duyurmuştu.
Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’ın, nükleer silaha erişimin engellenmesine yönelik güvenceler ile yaptırımların etkin biçimde kaldırılmasını içeren bir nükleer anlaşmaya hazır olduğunu kaydetti.
Arakçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran-Türkiye ikili ilişkileri ile ortak ilgi alanına giren bölgesel konular hakkında yapılan görüşmelerin her zaman verimli ve yapıcı geçtiğini belirtti.
Arakçi, “Bu görüşmeler sırasında İran’ın hiçbir zaman nükleer silah edinmeyi hedeflemediğini bir kez daha vurguladım. Ülkemiz, İran tarafının meşru çıkarlarını güvence altına alan, nükleer silaha sahip olunmamasına yönelik teminatlar içeren ve mevcut haliyle yaptırımların kaldırılmasını öngören adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya hazırdır” dedi.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın kendisine yönelik tehdit edilen bir askerî saldırıdan kaçınmak amacıyla bir anlaşma yapmak istediğine inandığını ifade etti. Tahran ise buna karşılık, füze kabiliyetlerinin müzakere konusu olmadığını yineledi.
İran ordusu yüksek alarm durumunda
İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, ABD ve İsrail’i herhangi bir saldırı düzenlememeleri konusunda uyardı. Hatemi, Washington’un Körfez bölgesinde gerçekleştirdiği geniş çaplı askerî yığınaklar ışığında, İran Silahlı Kuvvetleri’nin en üst düzeyde alarma geçtiğini belirtti.
İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Hatemi, “Düşman bir hata yaparsa, bundan şüphesiz kendi güvenliğiyle birlikte bölgenin ve Siyonist varlığın güvenliği de zarar görür” dedi. Hatemi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ‘savunma ve askerî hazırlık açısından en yüksek seviyede’ bulunduğunu vurguladı.
Hatemi ayrıca, ABD Başkanı’nın İran’ın olası Amerikan saldırılarından kaçınmak için bir anlaşma arayışında olabileceğine yönelik açıklamalarının ardından, ülkesinin nükleer teknolojisinin ‘yok edilemeyeceğini’ ifade etti. Hatemi, “İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer bilim ve teknolojisi, bu vatanın bilim insanları ve evlatları şehit edilse bile ortadan kaldırılamaz” diye konuştu.
Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak İranlı yetkililer, ülkede son dönemde yaşanan ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği protestolara yönelik baskıların ardından artan gerilimi azaltabilecek taraflarla diplomatik temaslarını artırdı. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington ile Tahran arasında arabuluculuk girişiminde bulunan Türkiye’yi ziyaret ederken, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani de Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Görüşme, Kremlin tarafından da doğrulandı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, son haftalarda İran’a yönelik askerî saldırı tehditlerini artırırken, Washington Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi ve USS Abraham Lincoln uçak gemisini bölgeye gönderdi.
İsrail'in ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ne düzenlediği en şiddetli hava saldırısında onlarca kişi hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5235779-i%CC%87srailin-ate%C5%9Fkesin-ard%C4%B1ndan-gazze-%C5%9Feridine-d%C3%BCzenledi%C4%9Fi-en-%C5%9Fiddetli-hava
İsrail'in ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ne düzenlediği en şiddetli hava saldırısında onlarca kişi hayatını kaybetti
Yerel medya kaynaklarına göre İsrail’in bugün Gazze Şeridi’ne düzenlediği bir dizi hava saldırısında 28 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Hamas, saldırıların ateşkes anlaşmasını kasıtlı olarak baltalamayı amaçladığını öne sürdü.
Bu bilanço, çatışmaları durdurmayı hedefleyen ateşkes anlaşmasından bu yana kaydedilen en yüksek günlük can kaybı olarak kayda geçti.
Filistin Enformasyon Merkezi, “İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde sivillere yönelik gerçekleştirdiği çok sayıda katliam sonucu bugün şehit olanların sayısının 28’e yükseldiğini” duyurdu. Merkez, İsrail savaş uçaklarının sabah saatlerinde Gazze kentinin kuzeybatısında yer alan Şeyh Rıdvan Polis Merkezi’ni hedef aldığını, saldırıda ilk belirlemelere göre 16 kişinin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını bildirdi.
Gazze Şeridi’ndeki İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı da İsrail savaş uçaklarının, Gazze kentinin batısındaki Şeyh Rıdvan Polis Merkezi’ni vurduğunu, saldırı sonucu çok sayıda polis memuru ve personelin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Öte yandan İsrail uçaklarının, Gazze kentindeki Şeyh Rıdvan mahallesinde bir evi de bombaladığı, saldırıda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.
Gazze şehrine düzenlenen İsrail hava saldırısının gerçekleştiği bölgeyi inceleyen Filistinliler, 31 Ocak 2026 (Reuters)
Daha önce Nasır ve Şifa hastanelerinden yetkililer, saldırıların Gazze’nin kuzey ve güneyini hedef aldığını, bunlar arasında Gazze kentinde bir daire ile Han Yunus’ta bir çadırın da bulunduğunu bildirmişti. Saldırılarda, iki ayrı aileden iki kadın ve altı çocuk hayatını kaybetti.
Gazze şehrine düzenlenen İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen bir Filistinli (Reuters)
Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre Şifa Hastanesi, Gazze kentini hedef alan saldırıda bir anne, üç çocuğu ve bir akrabasının yaşamını yitirdiğini açıkladı. Nasır Hastanesi ise bir çadır kampını hedef alan hava saldırısının yangına yol açtığını, saldırıda bir baba, üç çocuğu ve üç torunu olmak üzere yedi kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
İsrail ordusu saldırıyı gerekçelendirdi
İsrail ordusunun ilk açıklaması ise Ordu Sözcüsü Avichay Adraee’den geldi. Adraee, X platformunda yaptığı paylaşımda, İsrail ordusu ile iç istihbarat servisi Şin-Bet’in (Şabak), Gazze Şeridi’nde Hamas ve İslami Cihad hareketlerine ait liderleri ve altyapıları hedef aldığını belirtti. Adraee, bunun, ‘dün ateşkes anlaşmasının ihlal edilmesine yanıt’ olduğunu savunarak, Refah bölgesinde ‘yer altındaki bir tünelin içinden sekiz militanın çıktığını’ öne sürdü.
Adraee, “İsrail ordusu ve Şin-Bet, geçtiğimiz gece ve bu sabah Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde Hamas ve İslami Cihad’a mensup dört lideri ve unsuru hedef aldı. Ayrıca Gazze’nin orta kesiminde Hamas’a ait bir silah deposu, bir silah üretim tesisi ve roket fırlatma için kullanılan iki altyapı noktası vuruldu” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Adraee, İsrail ordusu ve Şin-Bet’in ateşkes anlaşmasının ihlal edilmesini ‘son derece ciddi’ gördüğünü belirterek, Gazze Şeridi’ndeki örgütlerin İsrail ordusuna ve İsrail vatandaşlarına yönelik saldırı girişimlerine karşı harekete geçmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
Hamas ‘tehlikeli tırmanışı’ kınadı
Hamas, ‘işgal güçlerinin katliamlarını sürdürmesini ve yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırları hedef almasını tehlikeli bir tırmanış ve ateşkes anlaşmasının kasıtlı biçimde baltalanması’ olarak değerlendirdi.
Hamas, bugün yayımladığı basın açıklamasında, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik aralıksız bombardımanını sürdürdüğünü, savaş uçaklarının Han Yunus’ta yedi kişilik yerinden edilmiş bir ailenin kaldığı çadırı hedef alması sonucu tamamının hayatını kaybettiğini bildirdi. Açıklamada, son saatlerde Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde yaşamını yitirenlerin sayısının altısı çocuk olmak üzere 12’ye yükseldiği belirtilerek, bunun ‘vahşi bir suç ve ateşkes anlaşmasının açık ve tekrarlanan bir ihlali’ olduğu vurgulandı.
Hamas, sivillerin, ailelerin ve çocukların sığındığı çadırların hedef alınmasının, İsrail hükümetinin Gazze Şeridi’ne yönelik ‘soykırım niteliğindeki savaşı’ sürdürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Açıklamada, ateşkes anlaşmasının imzalanmasının üzerinden yaklaşık dört ay geçmesine rağmen bu saldırıların devam etmesinin, İsrail’in anlaşmayı ciddiye almadığını, arabulucuların ve garantör ülkelerin çabalarını hiçe saydığını gösterdiği kaydedildi.
Hamas, ateşkes anlaşmasının garantör ülkelerine ve ABD yönetimine çağrıda bulunarak, “İsrail’in ateşkesi baltalamaya yönelik politikasını durdurmak, sivillere yönelik savaş ve katliamları sona erdirmek ve varılan anlaşmanın oyalama ya da manevra olmaksızın uygulanmasını sağlamak için derhal harekete geçilmesi” gerektiğini belirtti.
11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği bin 300’ü aşkın ihlal sonucu bin 850’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı bildirildi.
Gazze şehrine düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkaz altında kalanları arayan Filistinliler (Reuters)
İsrail, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana dört askerinin öldürülmesinden Filistinli silahlı grupları sorumlu tutuyor. İsrail ordusu bir gün önce, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta bir tünelden sekiz militanın çıktığını tespit ettiklerini, bunlardan üçünün öldürüldüğünü, dördüncü kişinin ise bölgede Hamas’ın önde gelen liderlerinden biri olarak tutuklandığını açıklamıştı.
Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik yirmi maddelik planının ikinci aşamasının uygulanması hazırlıklarıyla eş zamanlı olarak yaşanıyor. Planın ilk duyurusu, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından bu ayın başında, bölgede teknokrat bir Filistin hükümeti kurulmasıyla birlikte yapılmıştı.
Planın ikinci aşaması, Hamas’ın silahsızlandırılması gibi hassas konuları içeriyor. Ayrıca, İsrail’in Gazze Şeridi’nin bazı bölgelerinden çekilmesi ve barışı koruma amaçlı uluslararası bir gücün konuşlandırılması öngörülüyor.
Söz konusu plan kapsamında, savaş boyunca büyük bölümü kapalı kalan Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın yarın yeniden açılması bekleniyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة