Henry Cavill'ın sahte Bond fragmanı milyonlarca kez izlendi

Henry Cavill, Guy Ritchie’nin yönettiği Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) CIA ajanı Solo'yu canlandırmıştı (Warner Bros)
Henry Cavill, Guy Ritchie’nin yönettiği Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) CIA ajanı Solo'yu canlandırmıştı (Warner Bros)
TT

Henry Cavill'ın sahte Bond fragmanı milyonlarca kez izlendi

Henry Cavill, Guy Ritchie’nin yönettiği Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) CIA ajanı Solo'yu canlandırmıştı (Warner Bros)
Henry Cavill, Guy Ritchie’nin yönettiği Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) CIA ajanı Solo'yu canlandırmıştı (Warner Bros)

Henry Cavill hayranları nihayet Britanyalı aktörü James Bond rolünde görebiliyor. Yani bir nevi...

The Witcher'ın eski yıldızının "oynadığı" sahte bir Bond filmi fragmanı, YouTube'da milyonlarca kez izlendi.

Margot Robbie de Bond kızı oldu

Sahte "Bond 26" fragmanı, farklı filmlerden görüntüler ve yapay zeka karışımıyla Cavill'ı yeni 007 olarak tanıtıyor. Fragmanda aynı zamanda Margot Robbie de Bond kızı olarak görülüyor.

Şimdiye kadar 2,5 milyonu aşkın izleyiciye ulaşan sahte fragmanın açıklamasında "Lütfen bu videonun yalnızca sanatsal ve eğlence amaçlı oluşturulmuş bir konsept fragman olduğunu unutmayın" yazıyor.

KHStudio'nun açıklaması şöyle devam ediyor:

Vizyonumu hayata geçirmek için çeşitli efektleri, ses tasarımını, yapay zeka teknolojilerini, film analizlerini ve diğer unsurları titizlikle bir araya getirdim. Amacı tamamen sanatsal, YouTube topluluğunu eğlendirmeyi ve onlarla etkileşim kurmayı hedefliyor. Amacım bu fragman aracılığıyla yaratıcılığımı ve hikaye anlatma becerilerimi sergilemek. Desteğiniz için teşekkür ederim ve haydi hayal dünyasına dalalım.

Eleştirmenler fragmanın "gösterişsiz" olduğunu yazarken Cavill'ın Amerikan aksanının Bond'la uyumlu olmadığını da dile getiriyor.

Cavill hayranları yıllardır aktörün süper casus rolünde Daniel Craig'in yerini almasını umuyordu. Geçen haftalarda Aaron Taylor-Johnson'a Bond rolü için teklif götürüldüğü açıklansa da bu haber doğrulanmadı.

Son olarak Guy Ritchie'nin İkinci Dünya Savaşı temalı aksiyonunda rol alan aktöre, Bond rolüyle ilgili bir gelişme olup olmadığı soruldu.

Cavill, Rich Eisen Show'a "Hiçbir fikrim yok" dedi. 

Elimdeki tek şey söylentiler. Sizin sahip olduğunuz bilgilerle aynı. Belki artık çok yaşlıyım, belki de değilim. Bu yapımcılar Barbara Broccoli ve Mike Wilson'a bağlı ve onların planlarının ne olduğunu göreceğiz.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, People



Hugh Jackman'dan şaşırtan Deadpool & Wolverine itirafı

Başrollerdeki Hugh Jackman ve Ryan Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin ve Karan Soni eşlik edecek (Marvel)
Başrollerdeki Hugh Jackman ve Ryan Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin ve Karan Soni eşlik edecek (Marvel)
TT

Hugh Jackman'dan şaşırtan Deadpool & Wolverine itirafı

Başrollerdeki Hugh Jackman ve Ryan Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin ve Karan Soni eşlik edecek (Marvel)
Başrollerdeki Hugh Jackman ve Ryan Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin ve Karan Soni eşlik edecek (Marvel)

Hugh Jackman, Wolverine rolünü tekrar canlandırmak üzere üçüncü Deadpool filmine imza attığında, bundan menajerinin bile haberi yokmuş.

Aktör kısa süre önce rol arkadaşı Ryan Reynolds ve yönetmen Shawn Levy'yle birlikte Fandango'yla bir araya gelerek 2017 yapımı Logan'da öldürüldükten sonra süper kahraman rolünü yeniden üstlenme kararı hakkında konuştu.

Jackman, "Yoldaydım, araba kullanıyordum ve kelimenin tam anlamıyla, tıpkı bir şimşek gibi, bu filmi Ryan'la birlikte yapmak istediğimi içten içe biliyordum" diye açıkladı. 

Deadpool ve Wolverine'in tekrar bir araya gelmesi için. Yemin ederim, bittiğini söylediğimde, gerçekten bittiğini düşünmüştüm. Ama kafamın arkasında, Deadpool 1'i izlediğimden beri, 'Bu iki karakter bir arada' diyordum. Bunu biliyordum, pençeleri taktığımdan beri hayranların bunu istediğini biliyordum. İnsanlar bu ikisi hakkında konuşuyordu. Yani bu hep vardı ve ben biliyordum.

"Sadece 'Hadi yapalım' dedim"

Muhteşem Showman'in (The Greatest Showman) yıldızı, sözlerine şöyle devam etti:

Ve gerçekten de gelmek için sabırsızlanıyordum. Varır varmaz Ryan'ı aradım. Ve sadece 'Hadi yapalım' dedim. Menajerimi aramamıştım, kimseyi aramamıştım.

Daha sonra menajerini aradığını anlatan aktör ekledi:

Menajerimi aramak zorunda kaldım ve 'Bu arada, az önce bir film için söz verdim' dedim. Bazen hayatta bazı şeyler çok net bir şekilde karşınıza çıkar ve böyle bir şey olduğunda hemen atlamayı, üzerine gitmeyi öğrendim.

Oscar adayı aktör daha önce Empire'a yaptığı açıklamada, yaklaşan Disney filminin kendisi için özellikle "heyecan verici" olduğunu çünkü "Wolverine'in daha önce filmlerde görmediğimiz farklı yönlerini" göstermesi gerektiğini söyledi.

Deadpool & Wolverine, 26 Temmuz'da vizyona girecek.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Empire, Fandango


Mutluluk uzmanı, verimli tatilin püf noktalarını paylaştı

Yazıda, sıradan tatil anlayışını değiştirerek yeni deneyimlere açılmanın önemi vurgulandı (Unsplash)
Yazıda, sıradan tatil anlayışını değiştirerek yeni deneyimlere açılmanın önemi vurgulandı (Unsplash)
TT

Mutluluk uzmanı, verimli tatilin püf noktalarını paylaştı

Yazıda, sıradan tatil anlayışını değiştirerek yeni deneyimlere açılmanın önemi vurgulandı (Unsplash)
Yazıda, sıradan tatil anlayışını değiştirerek yeni deneyimlere açılmanın önemi vurgulandı (Unsplash)

Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), iyi bir tatil için bilimsel araştırmalarla desteklenen püf noktalarını paylaştı. 

Mutluluk algısı ve tüketim alışkanlıkları üzerine araştırmalar yürüten ABD'deki Carnegie Mellon Üniversitesi'nden Jeff Galak'ın yazısında, verimli bir tatil için tavsiyeler yer aldı.

Yaklaşımınızı değiştirin

Galak, bir şey ne kadar çok tüketilirse ondan alınan keyfin de aynı ölçüde azaldığına işaret ederek, tatilcilerin aktivitelerini bunu göz önünde bulundurarak planlaması gerektiğini belirtti. 

2009, 2011 ve 2012'deki araştırmalarından yola çıkan akademisyen, aktivitelerde keyif düşüşünü önlemek için tatilcilere, bir etkinlik çok hoşlarına gitse bile bunu sürekli tekrar etmemelerini önerdi. 

Galak, her aktiviteye ayrı bir gün ayırmak yerine günün farklı saatlerini çeşitli etkinliklerle geçirmenin daha verimli olacağını belirterek, "Çeşitliliği ne kadar çok artırırsanız, herhangi bir deneyimden aldığınız keyifte o kadar az düşüş yaşarsınız" ifadelerini kullandı.

Yazıda ayrıca farklı etkinlikler arasında dinlenme süresi bırakmanın da zihin ve beden sağlığı açısından önemli olduğuna işaret edildi. 

Seçenekler arasında kaybolmayın

Tatilde birçok konaklama, tur paketi, restoran ve gezilecek yer seçeneği olduğunu yazan Galak, tüm bunların kapsamlı bir karşılaştırmasını yaparak plan hazırlamanın tüketici olabileceğini belirtti. 

Akademisyen, her seçeneği değerlendirip en iyiyi yapmaya çalışmanın, beklenmedik durumlar karşısında hızlı bir pişmanlıkla sonuçlanabileceğini ifade etti. 

Tatilcilere "aşırı seçim yükünden" uzak durmaları, bazen fazla derinlemesine araştırma yapmadan planlamalarını tamamlamaları tavsiyesinde bulunuldu.

Konfor alanınızdan çıkın

Galak, tatillerde sadece olumlu deneyimler yaşamaya ve iyi anılar biriktirmeye çalışmanın da bir noktadan sonra seyahat planlarını tektipleştirebileceğini belirtti.

Akademisyen, "Taksi yerine toplu taşımaya binin. En güzel otelde kalmak yerine daha ucuz bir yer seçin. Telefonunuzu otelde bırakın ve gezinirken biraz kaybolun" ifadelerini kullandı. 

Galak, burada temel amacın tanıdık ve konforlu deneyimlerden uzaklaşarak tatil deneyimini daha farklı kılmak için işin içine biraz zorluk ve olumsuzluk katmak olduğunu yazdı.

Tatile dair genel yaklaşımlara karşı çıkan araştırmacı, tavsiyelerini şöyle özetledi: 

Çok fazla planla uğraşmayın, sevdiğiniz şeyleri daha az yapın, eğlenmeye ara verin ve aslında sizin için rahatsız edici olabilecek şeyleri yapmaya yönelin. İzlenecek en akıllıca yöntemi unutun ve tam tersini benimseyin.

Independent Türkçe, Wall Street Journal 


Elektrikli otomobillerin yayalara çarpma ihtimalinin benzinlilerden fazla olduğu bulundu

Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)
Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)
TT

Elektrikli otomobillerin yayalara çarpma ihtimalinin benzinlilerden fazla olduğu bulundu

Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)
Bazı elektrikli otomobillerde, aracın sesini yükseltecek akustik cihazlar da kullanılıyor (Unsplash)

Birleşik Krallık'ta yapılan bir çalışmada, elektrikli otomobillerin yayalara çarpma ihtimalinin benzinli araçlara göre daha yüksek olduğu belirlendi. 

Hakemli dergi Journal of Epidemiology and Community Health'de 21 Mayıs'ta yayımlanan araştırmada, Britanya'da 2013-2017'ye ait trafik kazası verileri incelendi. Bir arşiv sorunu nedeniyle 2018 sonrası verilerin değerlendirmeye alınamadğı aktarıldı.

Araştırmada, elektrikli ve hibrit araçlara dair 51,2 milyar kilometrelik, benzinli otomobillere dair de 4,8 milyar kilometrelik seyir verisi kullanıldı. 

Çalışmada, elektrikli ve hibrit araçların yayalara çarpma ihtimalinin, fosil yakıtla çalışan araçlara göre kilometre başına iki kat daha fazla olduğu belirlendi. 

Kırsal bölgelerde elektrikli araçların benzinli veya dizel araçlardan daha tehlikeli olmadığı fakat kasaba ve şehirlerde yayalarla çarpışma ihtimallerinin üç kat daha arttığı tespit edildi. 

Kat edilen 106 kilometre başına yıllık ortalama yayalara çarpma oranı benzinli ve dizel araçlarda 2,4 iken elektrikli ve hibrit araçlarda 5,16 oldu. 

Çalışmada, elektrikli araçların yayalara çarpma ihtimalinin benzinli araçlara göre daha yüksek olmasının sebebi net olarak belirlenemedi. 

Fakat bilim insanları, bunun elektrikli ve hibrit araçların, içten yanmalı motora sahip otomobillere kıyasla daha sessiz olmasından kaynaklanabileceğine dikkat çekti.

Araştırmanın yazarlarından Phil Edwards, "Elektrikli arabalar yayalar için tehlike oluşturuyor çünkü benzinli ya da dizel arabalara kıyasla sesleri daha az duyuluyor" dedi.

London School of Hygiene and Tropical Medicine'nde çalışan akademisyen, şöyle devam etti: 

Elektrikli otomobil alacaksanız, bunun yeni bir araç türü olduğunu unutmayın. Bilindik otomobillere kıyasla çok daha sessizler. Yayalar trafik seslerini dinleyerek hareket etmeye alışık. Dolayısıyla bu araçların sürücülerinin ekstra dikkatli olması gerekiyor.

ABD Ulaştırma Bakanlığı'nın 2017'de yayımladığı raporda da elektrikli ve hibrit otomobillerin benzinli ve dizel araçlara kıyasla yayalar için yüzde 20 daha fazla risk oluşturduğu aktarılmıştı. 

Elektrikli ve hibrit araçların özellikle dönüş, geri vites, yola çıkma ve durma gibi düşük hızlı hareketler sırasında yayalar için yüzde 50 daha fazla risk oluşturduğu belirtilmişti.

Independent Türkçe, Guardian, WION


NASA teleskopları cevabı buldu: Bazı ötegezegenler neden daha şişkin?

WASP-107 b, bilinen en düşük yoğunluğa sahip gezegenlerden (Temsili/NASA)
WASP-107 b, bilinen en düşük yoğunluğa sahip gezegenlerden (Temsili/NASA)
TT

NASA teleskopları cevabı buldu: Bazı ötegezegenler neden daha şişkin?

WASP-107 b, bilinen en düşük yoğunluğa sahip gezegenlerden (Temsili/NASA)
WASP-107 b, bilinen en düşük yoğunluğa sahip gezegenlerden (Temsili/NASA)

NASA teleskoplarından yararlanan bilim insanları bazı gezegenlerin neden şişkin göründüğü sorusuna bir yanıt getirdi. 

Önde gelen hakemli dergi Nature'da pazartesi günü yayımlanan iki ayrı araştırma gökbilimcilerin uzun süredir çözmeye çalıştığı bu gizeme ışık tutarken, gezegenlerin atmosfer ve iç yapılarına yönelik gelecek çalışmalar açısından da önem arz ediyor. 

Dünya'dan yaklaşık 200 ışık yılı uzaktaki bir yıldızın etrafında dönen WASP-107 b'nin yapısını inceleyen bilim insanları, bu ötegezegenin kütlesiyle boyutu arasında nasıl bu kadar fark olabildiğini anlamaya çalıştı. Jüpiter'e yakın bir büyüklüğe sahip olmasına karşın onun neredeyse 10'da biri kadar kütlesi olan gökcismi, bilinen en düşük yoğunluğa sahip gezegenlerden.

Çalışmalardan birinin başyazarı, Johns Hopkins Üniversitesi'nden David Sing şöyle diyor: 

WASP-107 b, Webb için çok ilginç bir hedef çünkü üzerinde çalıştığımız diğer düşük yoğunluklu gezegenlerin, sıcak Jüpiterlerin çoğundan kayda değer derecede daha soğuk ve kütle olarak da Neptün'e daha yakın.

Diğer şişkin gezegenlerden daha soğuk ve düşük kütleli olduğundan WASP-107 b'nin yoğunluğu bilim insanları için bir soru işaretine yol açıyordu: Gezegenin yıldızından aldığı enerji, içindeki gazların şişmesine yol açacak seviyede değildi.

Araştırmalardan diğerini yürüten, Arizona Eyalet Üniversitesi'nden Luis Welbanks, NASA'ya yaptığı açıklamada "WASP-107 b'nin yarıçapına, kütlesine, yaşına ve iç sıcaklığına dair varsayıma dayanarak çok küçük, kayalık bir çekirdeği olduğunu ve bunun, muazzam bir hidrojen ve helyum kütlesiyle çevrili olduğunu düşünüyorduk" dedi: 

Fakat bu kadar küçük bir çekirdeğin nasıl bu kadar çok gazı süpürdüğünü ve sonra da Jüpiter'e yakın kütleli bir gezegene dönüşmediğini anlamak zordu.

NASA'nın James Webb ve Hubble'ın gözlemlerini inceleyen araştırmacılar, ötegezegenin atmosferinde çok düşük miktarda metan gazı buldu. Bu bulguya dayanan bilim insanları WASP-107 b'nin iç kısmının düşünülenden çok daha sıcak ve çekirdeğinin de daha büyük kütleli olması gerektiği sonucuna vardı.

Araştırmacılar bu sıcaklığın, gezegenin yıldızı etrafında tam bir daire şekilde dönmemesi sonucu ortaya çıkan gelgit ısınması denen bir olgudan kaynaklandığını tahmin ediyor. Bu durum, gezegenin maruz kaldığı kütleçekim kuvvetinin sürekli değişmesiyle iç kısımdaki sürtüme sonucu ortaya çıkıyor.

Bilim insanları bu sürecin gezegenin şişkinliğine açıklama getirdiğini düşünüyor.

Ötegezegenin atmosferinde sülfür dioksit, su buharı, karbondioksit ve karbonmonoksit de tespit eden araştırmacılar WASP-107 b'nin Uranüs ve Neptün'den daha fazla ağır elemente sahip olduğunu buldu.

NASA, yeni bulguların diğer düşük yoğunluklu gezegenlerin neden şişkin olduğuna açıklama sunarak ötegezegen araştırmalarında "uzun süredir devam eden bir gizemi" aydınlatabilir.

Independent Türkçe, Science Daily, CBS News, NASA, Nature


Trump Medya hisseleri çakıldı: Eski ABD Başkanı'na zararı en az 766 milyon dolar

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump Medya hisseleri çakıldı: Eski ABD Başkanı'na zararı en az 766 milyon dolar

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Donald Trump'ın medya şirketinin bu hafta 327,6 milyon dolarlık ilk çeyrek zararı bildirmesi, Trump Medya ve Teknoloji Grubu'nun (Trump Media and Technology Group/TMTG) hisselerinin son günlerde aniden düşmesine neden oldu.

Cuma günkü piyasa kapanışından bu yana, eski Başkan'ın Truth Social sitesinin ana şirketi TMTG'nin hisse fiyatı yüzde 13,2 düşüşle 44,19 dolara geriledi.

The Independent'ın analizine göre bu fiyat çakılması, TMTG'de 114 milyon hissesi olduğu bildirilen eski Başkan'a kişisel olarak 766 milyon dolardan fazlaya mal oldu.

Şirket pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Şirketin gelişiminin bu erken aşamasında TMTG, çeyreklik gelirden ziyade uzun vadeli ürün geliştirmeye odaklanmaya devam ediyor" diye belirtti. 

Şirket yetkilileri ilk çeyrek sonuçlarının, bu martta yapılan birleşme anlaşmasının komplikasyonlarını yansıttığını ifade etti. Anlaşma, Trump'ın medya holdinginin birleşme yoluyla halka arz olmasını sağlayan özel amaçlı satın alma şirketi Digital World Acquisition Corporation'la yapılmıştı. 

Trump Medya ve Teknoloji Grubu CEO'su Devin Nunes kazanç sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Benzeri görülmemiş, yıllar süren bir sürecin ardından birleşmemizi tamamladık ve birleşmeyle ilgili masraflarının devasa bir kısmını ortadan kaldırdık. Bu durum, şirketi iyi sermayelendirilmiş bir hale getirirken, Büyük Teknoloji sansürüne karşı bir ifade özgürlüğü kalesi sağlama misyonumuza inanan çok sayıda perakende hissedar tarafından desteklenmemizi sağladı" dedi.

Gelirlerinin 1 milyon doların altında ve ABD'deki aktif mobil kullanıcı sayısının 100 bin kişinin biraz üzerinde olmasına rağmen şirketin değeri 7 milyar doların üzerinde; ayrıca X gibi rakiplerinin yüzlerce kat daha fazla kullanıcıya sahip olmasına rağmen büyük bir teknoloji şirketiyle kıyaslanabilir seviyede.

Donald Trump, şirketle olan yakın ilişkisi nedeniyle hem kazanç sağladı hem de zarar gördü.

Trump Medya ve Teknoloji Grubu'nun çoğunluk sahibi eski Başkan, şirketin hisse fiyatı performansı sayesinde yaklaşık 1,8 milyar dolar hisse senedi ikramiyesi kazanmıştı.

Bununla birlikte Trump Medya, nisanda Trump'ın sus payı davasının ilk gününde hisse fiyatında yaklaşık yüzde 20'lik bir düşüş yaşamıştı. 

Trump, şirketin halka arzından 6 ay sonraya yani eylüle kadar hiçbir hissesini nakde çeviremeyecek.
Independent Türkçe


Batı ülkeleri maden savaşında Çin'e yeniliyor

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren Tenke Fungurume madeninin yüzde 80'i China Molybdenum'a ait (AFP)
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren Tenke Fungurume madeninin yüzde 80'i China Molybdenum'a ait (AFP)
TT

Batı ülkeleri maden savaşında Çin'e yeniliyor

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren Tenke Fungurume madeninin yüzde 80'i China Molybdenum'a ait (AFP)
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren Tenke Fungurume madeninin yüzde 80'i China Molybdenum'a ait (AFP)

Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), Batılı ülkelerin maden yarışında Çin'in gerisinde kaldığını yazdı. 

Haberde, İsviçreli maden firması Glencore'un Fransa'nın denizaşırı toprağı Yeni Kaledonya'daki faaliyetlerini şubatta durdurduğu, Britanyalı maden şirketi Horizonte Minerals'ın da Brezilya'daki yeni maden ocağı projesini geçen ay ertelediği hatırlatıldı. 

Avustralya'nın güneyinde Batılı firmalara ait 4 nikel madeninin kapatıldığı, ABD'deki bazı lityum madenciliği projelerinin de askıya alındığına işaret edildi.

Gazete, Çin'in nikel, kobalt ve lityum gibi madenlerin çıkarılmasına yönelik izlediği agresif politikalarla Batılı firmaların elini kolunu bağladığını yazdı. 

Haberde paylaşılan verilere göre geçen yıl Çin dışındaki rafine kobalt üretimi son 15 yılın en düşük seviyesine geriledi. Çin'de veya yurtdışındaki Çinli firmalar tarafından yürütülen lityum madenciliğinin küresel piyasadaki payı bu yıl yüzde 35'e yükseldi. Söz konusu oran 2018'de yüzde 14'tü. Aynı süre zarfında Çin'in lityum işleme tesisi kapasitesi de yüzde 63'ten yüzde 70'e çıktı.

Emtia fiyat analizi firması Fastmarkets'tan William Adams, Çin'in madencilik alanındaki agresif kapasite artırma politikasının sektörde arz fazlası oluşturduğuna işaret etti. 

Çin'de devlet destekli Zijin Mining firması, lityum üretim kapasitesini bu yıl yüzde 85 artırmayı planladığını bildirdi. Şirket, gelecek yıl bunu 5'e katlamayı hedefliyor. 

Firma, Kanada merkezli Neo Lithium şirketinin 2021'de satılığa çıkardığı Arjantin'deki madeni almıştı. O dönem Neo Lithium'un yöneticiliğini yapan Constantine Karayannopulos, Almanya, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve ABD gibi çeşitli ülkelere teklif götürdüklerini fakat kimsenin yatırıma yanaşmadığını söyledi. 

Karayannopulos, en yüksek teklifin üç Çinli firmadan geldiğini, madenin 2022'de 750 milyon dolara Zijin'e satıldığını belirtti. 

Haberde, Çin'in özellikle Endonezya'da kurduğu nikel ve kobalt madenlerinin kömür enerjisiyle çalıştığına dikkat çekildi. 

Madencilik sektöründe Çinli firmalara kafa tutan Kanadalı Talon Metals şirketi, ABD'nin Minnesota eyaletindeki ocağı işletmek için Washington'dan 100 milyon dolar destek almıştı. Elon Musk'ın şirketi Tesla da buradan çıkarılan nikeli elektrikli araba bataryalarında kullanma taahhüdü vermişti. 

Ancak WSJ, Çinli nikel şirketlerinin Pekin yönetiminden çok daha fazla destek aldığına dikkat çekerek, Batılı ülkelerin buna yetişemediğini yazdı. Talon Metals'tan Todd Malan, Pekin'in sübvansiyonlarla "fiyatlandırma üzerinde kontrol kurma stratejisi izlediğini, Batı'daki projelerinse piyasa temelli ekonomik kriterleri karşılaması gerektiğini" söyledi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Başrol oyuncusu değişmişti: Netflix'in popüler dizisinden yeni görüntüler

Lauren Schmidt Hissrich'in yaratıcısı olduğu The Witcher, 2018'de gösterime girdiğinde Netflix'in en çok izlenen dizilerinden biri haline gelmişti (Netflix)
Lauren Schmidt Hissrich'in yaratıcısı olduğu The Witcher, 2018'de gösterime girdiğinde Netflix'in en çok izlenen dizilerinden biri haline gelmişti (Netflix)
TT

Başrol oyuncusu değişmişti: Netflix'in popüler dizisinden yeni görüntüler

Lauren Schmidt Hissrich'in yaratıcısı olduğu The Witcher, 2018'de gösterime girdiğinde Netflix'in en çok izlenen dizilerinden biri haline gelmişti (Netflix)
Lauren Schmidt Hissrich'in yaratıcısı olduğu The Witcher, 2018'de gösterime girdiğinde Netflix'in en çok izlenen dizilerinden biri haline gelmişti (Netflix)

Netflix, Rivyalı Geralt'ın Liam Hemsworth versiyonuna ilk bakışı sundu.

34 yaşındaki aktör, 2022'de eski başrol Henry Cavill'in ayrılmasının ardından The Witcher'da başrolü devraldı.

4. sezon tanıtımında Geralt, sisli bir gecede atıyla birlikte yürürken görülüyor. Arkalarından gelen hırıltıları duyduktan sonra dönüyor ve karakterin yeni yüzü ortaya çıkıyor.

Netflix, sosyal medya paylaşımında şu mesajı paylaştı:

Yolculuk devam ediyor. İşte The Witcher'da Rivyalı Geralt rolündeki Liam Hemsworth'a ilk bakış.

Ekim 2022'de Netflix, Cavill'in üç sezonun ardından diziden ayrılacağını duyurmuştu. Cavill yaptığı açıklamada, "Rivyalı Geralt olarak yolculuğum hem canavarlar hem de maceralarla doluydu ve ne yazık ki 4. sezon için madalyonumu ve kılıçlarımı bırakacağım" demişti.

"Meşaleyi heyecanla devrediyorum"

Ünlü aktör sözlerini şöyle sürdürmüştü:

Benim yerime, fantastik Bay Liam Hemsworth, Beyaz Kurt rolünü üstlenecek. En büyük edebi karakterlerde olduğu gibi, Geralt'ı canlandırmak için harcadığım zamana saygı duyarak ve Liam'ın bu en büyüleyici ve incelikli adamı nasıl ele alacağını görmek için meşaleyi heyecanla devrediyorum.

Hemsworth de rolü devralmaktan ne kadar heyecan duyduğunu ifade etmiş ve "Henry Cavill inanılmaz bir Geralt oldu. Bana dizginleri teslim ettiği ve macerasının bir sonraki bölümü için Beyaz Kurt'un kılıçlarını almama izin verdiği için onur duyuyorum" demişti.

Hemsworth ayrıca Cavill'e de seslenerek oyuncunun performansını övmüştü: 

Henry, yıllardır senin hayranınım ve bu sevilen karaktere kattıklarından ilham aldım. Yerini doldurmak için çok sıkı çalışmam gerekiyor olabilir ama The Witcher dünyasına adım atacağım için gerçekten heyecanlıyım.

Netflix, geçen ay The Witcher'ın 5. sezonla birlikte sona ereceğini duyurmuştu. Son iki sezon arka arkaya çekiliyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, The Verge


Adım sayarak mı süre tutarak mı egzersiz yapmak daha faydalı?

Fiziksel açıdan hareketsiz olmak yılda dünya çapında yaklaşık 3,2 milyon kişinin ölümüne yol açıyor (Unsplash)
Fiziksel açıdan hareketsiz olmak yılda dünya çapında yaklaşık 3,2 milyon kişinin ölümüne yol açıyor (Unsplash)
TT

Adım sayarak mı süre tutarak mı egzersiz yapmak daha faydalı?

Fiziksel açıdan hareketsiz olmak yılda dünya çapında yaklaşık 3,2 milyon kişinin ölümüne yol açıyor (Unsplash)
Fiziksel açıdan hareketsiz olmak yılda dünya çapında yaklaşık 3,2 milyon kişinin ölümüne yol açıyor (Unsplash)

Adım sayısının mı yoksa dakika üzerinden yapılan egzersizin mi sağlığa daha yararlı olduğu sorusu nihayet cevap buldu.

Özellikle akıllı saatler veya akıllı telefon uygulamalarının kişinin attığı adım sayısını ölçmeye başlamasıyla beraber pek çok kişi ne kadar egzersiz yaptığını bu kritere göre değerlendiriyor.

Öte yandan adım sayısının sağlık üzerinde nasıl bir etki yarattığına dair yeterli bilgi olmadığından, fiziksel aktivite rehberleri bu ölçütü kapsamına almıyor. 

Bu soru işaretini gidermeye çalışan bilim insanları, ABD'deki Brigham & Kadın Hastanesi'nin Kadın Sağlığı Çalışması adlı devam eden bir araştırmasına katılan kişilerin verisini inceledi. 

JAMA Internal Medicine adlı bilimsel dergide yeni yayımlanan çalışmada yaklaşık 14 bin kadın 2011 ila 2022 döneminde takip edildi. 

En az 62 yaşındaki kadınlar çalışmanın ilk 4 yılında, uyku ve su dışında kaldıkları süre boyunca fiziksel aktivitelerini ölçen bir cihaz taktı. Katılımcılar haftada ortalama 62 dakika egzersiz yaparken günde 5 bin 183 adım attı. 

Araştırmacılar süre veya adım sayısıyla ölçülmesi fark etmeksizin yüksek seviyedeki egzersizin erken ölüm ve kalp damar hastalıkları riskinin düşmesiyle ilişkili olduğunu tespit etti. 

Çalışmanın 9 yıllık takip süresinde dakika veya adım sayısı fark etmeksizin en aktif olan ilk çeyrekteki kadınlardaki riskin, en hareketsiz olanlara göre yüzde 30 ila 40 daha düşük olduğu gözlemlendi. Ayrıca fiziksel aktivitede ilk üç çeyrektekiler, vücut kitle endeksi farkından bağımsız olarak ortalama 2,22 ila 2,36 ay daha uzun yaşadı.

Yeni çalışma adım sayısının egzersiz kadar etkili olabileceğini ortaya koysa da bazı kısıtlamaları var. Gözlem üzerinden yapıldığı için neden sonuç ilişkisi kurulamamasının yanı sıra kadınların çoğu beyaz ve sosyoekonomik açıdan üst sınıftaydı. 

Yine de araştırmacılar fiziksel aktiviteyle ilgili rehberlerde adım sayısı gibi çeşitli ölçütlerin yer almasının faydalı olacağını belirtiyor. Makalenin başyazarı Rikuta Hamaya şöyle diyor:

Bazı kişiler ve özellikle de gençlerin egzersizi tenis, futbol, yürüyüş veya koşu gibi aktiviteleri içerebilir ve bunların hepsi adımlarla kolayca takip edilebilir. Öte yandan başkaları bisiklet sürerek veya yüzerek egzersiz yapıyor olabilir ve burada süreyi izlemek daha kolay.

Independent Türkçe, Earth, Forbes, JAMA Internal Medicine


Ünlü oyuncunun yeni filminden fırtına gibi başlangıç

Ocak 2023'te Blake Lively'nin Lily Bloom rolüne seçildiği açıklanmıştı (Sony)
Ocak 2023'te Blake Lively'nin Lily Bloom rolüne seçildiği açıklanmıştı (Sony)
TT

Ünlü oyuncunun yeni filminden fırtına gibi başlangıç

Ocak 2023'te Blake Lively'nin Lily Bloom rolüne seçildiği açıklanmıştı (Sony)
Ocak 2023'te Blake Lively'nin Lily Bloom rolüne seçildiği açıklanmıştı (Sony)

Yapımcılığını Sony Pictures'la Wayfarer Studios'un üstlendiği ve başrolünde Blake Lively'nin yer aldığı Bizimle Başladı Bizimle Bitti'nin (It Ends With Us) ilk fragmanı büyük ses getirdi.

Geçen perşembe yayımlanan fragman, ilk 24 saat içinde 128,1 milyon kez izlendi. Fragmanın izlenme sayısı bugün itibariyla 222 milyona ulaştı.

Barbie'nin fragmanı 101 milyon izlenmişti

Geçen yıl Greta Gerwig'in popüler kültür fenomeni haline gelen filmi Barbie 101,6 milyon, süper kahraman filmi The Marvels ise 90,6 milyon kez izlenmişti. 

Zendaya'nın başrolde olduğu ve geçen ay gösterime giren Rekabet'in (Challengers) fragmanı 75 milyon, Açlık Oyunları (The Hunger Games) serisinin son halkası Kuşların ve Yılanların Şarkısı (The Ballad of Songbirds and Snakes) ise 61,6 milyon izlendi.

Çok satan romandan uyarlandı

Yönetmenliğini Justin Baldoni'nin üstlendiği Bizimle Başladı Bizimle Bitti, popüler aşk romanları yazarı Colleen Hoover'ın 2016 tarihli en çok satan kitabından uyarlandı.

Beyazperdeye Christy Hall tarafından uyarlanan film, travmatik bir çocukluğun ardından Boston'da yeni bir hayata atılan ve hep hayalini kurduğu işi kurmaya çalışan Lily Bloom'un hikayesini anlatıyor. 

Lily, büyüleyici beyin cerrahı Ryle Kincaid'le şans eseri karşılaşınca kısa sürede aralarında derin bir aşk başlıyor. Ancak bir süre sonra Lily'nin eski aşkının hayatına tekrar girmesiyle ilişkilerinde sorunlar ortaya çıkıyor. 

Başroldeki Lively'ye, aynı zamanda filmin yönetmeni olan 40 yaşındaki Baldoni eşlik ediyor.

Jenny Slate, Hasan Minhaj ve Amy Morton'ın da rol aldığı filmin yönetici yapımcıları arasında 36 yaşındaki Blake Lively de bulunuyor.

Bizimle Başladı Bizimle Bitti'nin ABD'de 9 Ağustos'ta gösterime girmesi planlanıyor. Romantik film, Türkiye'deyse 16 Ağustos'ta vizyona girecek.

Independent Türkçe, Deadline, Collider


Epik aksiyon, rekortmen filmi bir günde tahtından indirdi

Furiosa: Bir Mad Max Destanı, Türkiye'de yarın gösterime giriyor (Warner Bros)
Furiosa: Bir Mad Max Destanı, Türkiye'de yarın gösterime giriyor (Warner Bros)
TT

Epik aksiyon, rekortmen filmi bir günde tahtından indirdi

Furiosa: Bir Mad Max Destanı, Türkiye'de yarın gösterime giriyor (Warner Bros)
Furiosa: Bir Mad Max Destanı, Türkiye'de yarın gösterime giriyor (Warner Bros)

George Miller imzasını taşıyan Furiosa: Bir Mad Max Destanı (Furiosa: A Mad Max Saga), Cannes Film Festivali'ndeki prömiyerinin ardından gösterime girdiği Güney Kore gişelerinde liderliğe yükseldi. 

22 günde 10 milyondan fazla seyirci çeken aksiyonu tahtından etti

Bunu yaparken de geçen ay boyunca Güney Kore gişesini domine eden suç ve aksiyon filmi The Roundup: Punishment'ı tahtından etti. The Roundup: Punishment, 22 günde 10 milyondan fazla izleyiciyi sinema salonlarına çekmeyi başarmıştı.

Kore Film Konseyi'nin (KOFIC) takip merkezi Kobis'in verilerine göre Furiosa, çarşamba günü 75 bin 400 bilet satışından 575 bin dolar kazanarak, ön gösterimler de dahil olmak üzere Güney Kore toplamında 597 bin dolar hasılat elde etti.

Güney Kore 22 Mayıs'ta gösterime giren Furiosa'nın tadını çıkaran tek ülke değildi ancak güvenilir ve kamuya açık verileri sayesinde filmin hasılat bilgilerini bildiren ilk ülke oldu.

Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nın vizyona girdiği diğer ülkeler arasında Fransa, Belçika, İsveç, Danimarka, Tayvan, Singapur, Endonezya, Tayland ve Filipinler de var. 

Hollywood, Güney Kore'de son dönemde kayda değer başarısızlıklar yaşadı. Son olarak Ryan Gosling ve Emily Blunt'ın başrollerini paylaştığı Dublör (The Fall Guy) ikinci hafta sonunda Kore gişesinin ilk 10'undan düştü. Film iki hafta sonunda sadece 1,6 milyon dolar hasılat elde edebildi. 

Ancak Furiosa, Güney Kore gişesini sallamaya hazır görünüyor. Filmin ilk günkü toplam kazancı, Kore'de ülke çapındaki sinema hasılatının yüzde 37'sini temsil etti. 

George Miller'ın epik aksiyonu Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda başrolleri 28 yaşındaki Anya Taylor-Joy ve Chris Hemsworth paylaşıyor.

Cannes'da 7 dakika ayakta alkışlandı

Miller'ın ünlü aksiyon serisinin 5. halkasının dünya prömiyeri 15 Mayıs'ta Cannes kapsamında yapıldı. Film, Grand Lumiere Tiyatrosu'ndaki gösteriminin ardından 7 dakika boyunca ayakta alkışlandı.

168 milyon dolarlık Furiosa, Charlize Theron ve Tom Hardy'nin başrollerini paylaştığı serinin son filmi Mad Max: Fury Road'dan 9 yıl sonra izleyiciyle buluşuyor. 

Fury Road'dan 10 yıl önce geçen bir prequel (orijinal yapımdaki olayların öncesini anlatan dizi ya da film) olan Furiosa'ya yönelik beklenti, Theron ve Hardy'li aksiyonun övgü dolu eleştiriler alması, gişede bir servet kazanması ve beklenmedik bir Oscar devi haline gelmesiyle nedeniyle tavan yapmıştı.

Fury Road, 10 adaylık kazanmış ve 6 heykelciği evine götürmüştü. 

Independent Türkçe, Variety, Korea JoongAng Daily