Meksikalı uyuşturucu baronu, El Chapo'nun oğlunun kendisini kandırdığını söylüyorhttps://turkish.aawsat.com/5050385-meksikal%C4%B1-uyu%C5%9Fturucu-baronu-el-chaponun-o%C4%9Flunun-kendisini-kand%C4%B1rd%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-s%C3%B6yl%C3%BCyor
Meksikalı uyuşturucu baronu, El Chapo'nun oğlunun kendisini kandırdığını söylüyor
Meksika'daki gazetelerin "El Mayo" yakalandığında attığı manşetler (AP)
Meksikalı uyuşturucu baronu, El Chapo'nun oğlunun kendisini kandırdığını söylüyor
Meksika'daki gazetelerin "El Mayo" yakalandığında attığı manşetler (AP)
"El Mayo" diye bilinen Meksikalı uyuşturucu baronu Ismael Zambada, geçen ay Joaquin "El Chapo" Guzman'ın oğlu tarafından kandırılarak ABD'ye giden bir uçağa binmeye zorlandığını iddia etti.
Zambada bu ifşayı cumartesi günü avukatının paylaştığı bir açıklamada yaptı. Amerikalı yetkililer Sinaloa Karteli'nin kurucularından olan Zambada'yı ve Joaquin Guzman Lopez'i Teksas'ın El Paso kenti civarında yakaladı. Reuters'ın haberine göre Guzman Lopez'in kartelin başka bir bölümünden sorumlu olduğuna inanılıyor.
Gözaltına alınan uyuşturucu baronu, Sinaloa eyaleti yetkilileri ve Guzman Lopez'le bir toplantı yapması gerektiği sırada "pusuya düşürüldüğünü" iddia etti. Eyalet yetkilileri arasında Vali Ruben Rocha ve kısa süre önce federal seçimleri kazanan Hector Cuen de bulunuyordu.
Zambada, Cuen'i ilk olarak Sinaloa eyaletinin başkenti Culiacan'ın dışındaki bir çiftlikte gördüğünü ve daha sonra "küçüklüğünden beri tanıdığı Guzman Lopez'i gördüğünü ve onu takip etmesini işaret ettiğini" söyledi.
"Toplantının niteliğine ve katılan kişilere güvendiği için" Guzman, Lopez'i takip etmiş ve karanlık bir odaya götürülmüş.
Meksikalı uyuşturucu baronu Ismael "El Mayo" Zambada ve Teksas'ın El Paso kentinde tutuklanan eski ortağı Joaquin "El Chapo" Guzman'ın oğlu Joaquin Guzman Lopez'i taşıyan uçak 25 Temmuz'da New Mexico'ya bağlı Santa Teresa'daki Dona Ana County özel havalimanının pistinde (Reuters)
Yetkililere göre, El Chapo'nun 2016'da yakalanmasının ardından Zambada'nın liderliğindeki farklı gruplarla El Chapo'nun oğulları arasındaki ilişki zaman zaman gerginleşti.
Zambada ifadesinde karanlık odaya girdikten sonra birkaç adam tarafından yere yatırıldığını ve başına bir çuval geçirilerek bağlandığını iddia etti. Daha sonra bir kamyonetin arkasında bir iniş pistine götürüldü ve Guzman Lopez tarafından bir uçaktaki koltuğa bağlandı. Uyuşturucu baronuna göre uçak sadece Guzman Lopez, Zambada ve pilotla birlikte ABD'ye doğru havalandı.
Ancak Guzman ailesinin bir avukatı birçok kez Zambada'nın zorla götürülmediğini, bunun yerine uyuşturucu baronları ve ABD yetkilileri arasında uzun süren müzakerelerin ardından gönüllü teslim olduğunu iddia etti.
Meksika'daki Sinaloa kartelinin lideri Ismael "El Mayo" Zambada ve bir başka ünlü kartel lideri "El Chapo"nun oğlu Joaquin Guzman Lopez (AP)
ABD, Meksika Büyükelçiliği aracılığıyla cuma günü yaptığı açıklamada Guzman Lopez'in Amerikalı yetkililere gönüllü teslim olduğunu ancak Zambada'nın zorla götürülmüş gibi göründüğünü belirtti.
Zambada yaptığı açıklamada Cuen'in iddia edilen pusu sırasında öldürüldüğünü söyledi ve uyuşturucu baronuna eşlik eden bir eyalet polis memuru ve bir korumadan buluşmadan bu yana haber alınamadığını ekledi.
Sinaloa'daki yetkililer Cuen'in Culiacan'daki bir benzin istasyonunda bir araba hırsızlığı sırasında öldürüldüğünün düşünüldüğünü söyledi.
Guzman Lopez ve Zambada, ABD mahkemesinde isnat edilen uyuşturucu kaçakçılığı suçlarını kabul etmedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı konusunda NATO’ya meydan okurken, İsrail’in İranlı üst düzey bir yetkiliyi hedef aldığına dair gelişmeler bölgede tansiyonu artırdı.
İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ile Besic güçlerinin komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin dün düzenlenen bir saldırıda öldürüldüğünü açıkladı. Söz konusu saldırının, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının üçüncü haftasında gerçekleştiği bildirildi.
İranlı üst düzey bir yetkili ise bugün yaptığı açıklamada, yeni dini lider Mücteba Hamaney’in, iki arabulucu ülke aracılığıyla Tahran’a iletilen gerilimi düşürme veya ABD ile ateşkes sağlama önerilerini reddettiğini söyledi. Bu kararın, Hamaney’in dış politika konulu ilk toplantısında alındığı ifade edildi.
Öte yandan Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda artık müttefik desteğine ihtiyaç duymadığını belirtti. ABD Başkanı’nın bu açıklamasının, Washington’un çağrısına çoğu müttefikin olumlu yanıt vermemesi üzerine geldiği kaydedildi.
Petrol fiyatlarının seyrini bekleyen Asya piyasalarında dalgalanmahttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5252396-petrol-fiyatlar%C4%B1n%C4%B1n-seyrini-bekleyen-asya-piyasalar%C4%B1nda-dalgalanma
Petrol fiyatlarının seyrini bekleyen Asya piyasalarında dalgalanma
Seul’de döviz kurlarını takip eden bir yatırımcı (AFP)
Asya piyasaları bugün işlemlerinde karışık bir görünüm sergiledi. Bu sırada, geçici olarak düşen petrol fiyatlarının etkisiyle Amerikan vadeli hisse senetleri geriledi.
Ancak ham petrol fiyatlarındaki düşüş uzun sürmedi. Brent petrol, erken işlemlerde yaklaşık yüzde 4 artışla varil başına 104,21 dolara yükselirken, Batı Teksas tipi ham petrol 97,61 dolara çıktı. AP’nin verilerine göre dün fiyatlar yaklaşık 93 dolara kadar düşmüştü.
ABD vadeli piyasalarında ise Standard & Poor’s 500 ve Dow Jones Endüstri Endeksi’nin her biri yüzde 0,5 değer kaybetti.
Asya tarafında, Tokyo’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 düşüşle 53.630,16 puana gerileyerek sabah kazançlarını koruyamadı. Güney Kore’de KOSPI endeksi ise dikkat çekici şekilde yüzde 1,6 artışla 5.639,77 puana ulaştı.
Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 artışla 25.892,88 puana çıkarken, Şanghay Kompozit Endeksi yüzde 0,6 düşüşle 4.058,31 puan seviyesinde işlem gördü.
Avustralya’da S&P/ASX 200 endeksi yüzde 0,4 yükselerek 8.614,30 puana çıktı. Endeksin yükselişi, ülke merkez bankasının temel faiz oranını yüzde 4,1’e çıkarma kararıyla desteklendi. Bu adım, özellikle artan yakıt maliyetleriyle birlikte yükselen enflasyon baskılarını sınırlamayı hedefliyor. Banka, Kasım 2023’ten bu yana ilk kez faizi artırmış, 3 Şubat toplantısında sabit tuttuğu yüzde 3,85 seviyesini yükseltmişti.
Diğer piyasalarda ise Tayvan’da TAIEX endeksi yüzde 1,5 artarken, Hindistan’da BSE SENSEX endeksi yüzde 0,1 değer kaybetti.
Wall Street, pazartesi seansını güçlü kazançlarla kapatmıştı. Standard & Poor’s 500 endeksi yüzde 1 yükselerek 6.698,38 puana ulaşarak beş haftanın en büyük kazancını kaydetti. Dow Jones Endüstri Endeksi yüzde 0,8 artışla 46.946,41 puan seviyesine gelirken, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,2 yükselerek 22.374,18 puana çıktı.
Piyasaları yönlendirmede petrol fiyatları halen en belirleyici faktör olarak öne çıkıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları öncesinde varil fiyatı yaklaşık 70 dolarken hızla yükseldi. İran, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini neredeyse tamamen kısıtladı ve bu durum petrol akışında ciddi aksamalara yol açtı.
Bu gelişmeler, bazı üreticilerde üretim kesintilerine neden olurken, boğazın uzun süre kapalı kalması halinde büyük miktarda arzın engellenebileceği ve küresel enflasyonun ekonomiyi zorlayacak seviyelere yükselebileceği endişelerini artırdı.
SPI Asset Management’tan Stephen Innes, “Piyasalar hâlâ tedirginlik içinde, ancak petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte kaygı bir miktar azaldı. Brent petrolün 100 dolar seviyelerine gerilemesi, yatırımcı davranışını, korumaya yönelik birikimden riskli varlıklarda fırsat arayışına kaydırdı” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Donald Trump hafta sonu yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından etkilenen ülkeleri krizi çözmek için adım atmaya çağırdı ve ABD’nin bu kapsamda ‘büyük destek sağlayacağını’ duyurdu.
Savaşın süresi ve kapsamına ilişkin belirsizlik, iki haftadan uzun süredir devam eden çatışmaların ardından küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtı. Yine de piyasalar, genellikle askerî krizlerden hızla toparlanma eğilimi gösteriyor ve birçok yatırımcı, petrol fiyatlarında ani ve kalıcı artışlar yaşanmadığı sürece bunun tekrarlanmasını bekliyor.
Yüksek enerji fiyatları, Fed’in büyümeyi destekleme ile enflasyonu kontrol altında tutma dengesini sağlamasını zorlaştırıyor. Buna karşın piyasa katılımcıları, Fed’in bu hafta yapılacak toplantısında faiz indirimi yapmasını beklemiyor.
Teknoloji sektöründe ise Nvidia hisseleri güçlü performansını sürdürdü. Dün hisseler yüzde 1,6 artarken, CEO Jensen Huang, yapay zekâ çiplerine olan talebin 2027 yılına kadar trilyon dolara ulaşabileceğini açıkladı; bu durum, Amerikan piyasalarındaki kazançları önemli ölçüde destekledi.
Döviz piyasalarında ise ABD doları 159,43 Japon yeni seviyesine yükseldi; önceki seansta 159,05 yen seviyesindeydi. Euro ise 1,1478 dolara gerileyerek, bir önceki değer olan 1,1507 doların altına indi.
Krizin tam ortasında... Körfez ülkeleri, küresel ekonomi için stratejik bir ‘şok emici’ görevi görüyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5252390-krizin-tam-ortas%C4%B1nda-k%C3%B6rfez-%C3%BClkeleri-k%C3%BCresel-ekonomi-i%C3%A7in-stratejik-bir-%E2%80%98%C5%9Fok-emici%E2%80%99
Krizin tam ortasında... Körfez ülkeleri, küresel ekonomi için stratejik bir ‘şok emici’ görevi görüyor
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği bayrağı (Şarku’l Avsat)
ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın 18’inci gününe girilirken, Ortadoğu’daki hızlı jeopolitik gelişmeler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin küresel ekonomik istikrardaki kilit rolünü yeniden gündeme taşıdı. Bu rol özellikle enerji piyasaları, uluslararası ticaret ve küresel tedarik zincirleri açısından önemini koruyor.
Savaşın baskısı altında tedarik zincirlerinin sarsıldığı bir dönemde, Körfez ülkeleri uluslararası ticaret ve enerji istikrarının temel dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor. Toplam 2,3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olan bu blok, dünya sıralamasında dokuzuncu sırada yer alırken, yalnızca bir enerji ihracatçısı olmanın ötesine geçerek küresel finans ve yatırım sisteminde önemli bir ağırlık merkezi haline geliyor.
Bu rolün hassasiyeti, Körfez’in dünya ticareti ve enerji akışının en önemli geçiş noktalarını birbirine bağlayan coğrafi konumundan kaynaklanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıklar, enerji fiyatlarında sert artış ve tedarik zincirlerinde çöküş endişelerini beraberinde getiriyor.
Saxo Bank Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ticaret Bölümü Başkanı Hamza Dweik, Körfez ülkelerinin küresel ekonomik istikrardaki rolünün teorik çerçevenin ötesine geçtiğini ve piyasa mekanizmaları üzerinde doğrudan etkiler yarattığını belirtti.
Dweik, bölgenin en kritik enerji arterlerinin kesişim noktasında bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun Körfez’e piyasa dalgalanmalarını yatıştırma ya da risklerin artması halinde büyütme kapasitesi kazandırdığını ifade etti.
Örnek olarak Hürmüz Boğazı’nı gösteren Dweik, buranın küresel enerji sistemindeki en hassas dar boğazlardan biri olduğunu vurguladı. 2024 yılında bu boğazdan geçen günlük ortalama petrol akışının yaklaşık 20 milyon varil seviyesine ulaştığını, bunun da dünya sıvı petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine denk geldiğini kaydetti.
Petrol piyasasındaki ‘şok emiciler’
Enerji açısından bakıldığında Dweik, küresel ekonominin Körfez ülkelerine iki temel başlıkta bağımlı olduğunu belirtti: petrol arzının sürekliliği ve piyasa şoklarını absorbe edebilme kapasitesi.
Körfez ülkelerinde yoğunlaşan ve OPEC+ ittifakı kapsamında değerlendirilen yedek üretim kapasitesinin, piyasalara dalgalanma dönemlerinde yeniden denge sağlama imkânı sunduğunu ifade eden Dweik, bu durumun bölgeyi küresel petrol piyasasında en önemli istikrar unsurlarından biri haline getirdiğini belirtti.
Körfez’in rolünün yalnızca petrolle sınırlı olmadığına dikkat çeken Dweik, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasında da bölgenin belirleyici bir konuma sahip olduğunu kaydetti. Uluslararası Gaz Birliği (IGU) verilerine göre Katar, 2024 yılında küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 18,8’ini gerçekleştirdi. Bu durum, bölgede yaşanabilecek herhangi bir aksamanın gaz fiyatları üzerindeki etkisinin ne denli hassas olduğunu ortaya koyuyor.
Küresel ticaret ve tedarik zincirleri
Körfez’in etkisi, enerjinin yanı sıra küresel ticaret ve lojistik hizmetler sistemine de uzanıyor. Bu durum, uluslararası tedarik zincirlerinin halihazırda belirgin bir kırılganlık yaşadığı bir dönemde daha da önem kazanıyor.
Dweik, bölgeyle bağlantılı deniz ticaret yollarında artan risklerin; özellikle Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı gibi hatlarda, yalnızca sevkiyat gecikmelerine yol açmadığını, aynı zamanda taşımacılık ve sigorta maliyetlerindeki artış nedeniyle küresel enflasyonist baskıları da tetikleyebileceğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) raporları da ana deniz ticaret yollarındaki aksaklıkların, gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kalması durumunda navlun maliyetlerini artırabileceğini ve küresel ticaret hacminde daralmaya yol açabileceğini ortaya koyuyor.
Küresel ekonomi üzerindeki etkisi
Century Financial’in Yatırım Direktörü Vijay Valecha ise Körfez ülkelerinin, uluslararası enerji ve ticaret yollarının merkezindeki coğrafi konumları nedeniyle küresel ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Valecha, küresel deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 27’sinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğine dikkat çekerek, buna LNG arzının da benzer bir oranının eklendiğini ifade etti. Bu nedenle söz konusu kritik geçiş noktasında yaşanabilecek herhangi bir aksamanın, küresel ölçekte bir arz şoku anlamına geleceğini vurguladı.
Savaşın başlamasıyla birlikte boğazdaki deniz trafiğinin belirgin şekilde azaldığını kaydeden Valecha, Körfez ülkelerinin küresel piyasalara enerji akışının kesintisiz sürmesini sağlamak amacıyla hızlı önlemler aldığını dile getirdi.
Enerji akışı için alternatif yollar
Valecha, Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nı aşmak ve petrol ihracatının sürekliliğini sağlamak amacıyla alternatif boru hatlarına yöneldiğini belirtti. Bu kapsamda en öne çıkan hatlardan biri, Suudi Arabistan’da Abkayk’tan başlayarak Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na uzanan ve yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğa sahip doğu-batı boru hattı. Söz konusu hattın günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğu ifade ediliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de Habşan sahalarından Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyre Limanı’na uzanan Habşan-Fuceyre boru hattına sahip olduğu belirtiliyor. Bu hattın günlük yaklaşık 1,5 milyon varil kapasiteyle petrol taşınmasına imkân sağladığı kaydediliyor.
Ancak Valecha, bu alternatiflerin önemine rağmen, Hürmüz Boğazı’ndan normal şartlarda geçen toplam arzın tamamını karşılamaya yetmediğini vurguladı. Bu durum, söz konusu geçiş noktasının küresel piyasalar açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koyuyor.
Körfez ülkelerinin küresel ekonomiye yaptığı yatırımlar
Enerji piyasalarındaki rolünün yanı sıra, Körfez ülkelerine ait egemen varlık fonları da küresel finansal sistemin istikrarında önemli bir işlev üstleniyor. Bu fonların yönettiği toplam varlıkların yaklaşık 5,6 trilyon dolar seviyesinde olduğu ve bunun, dünya genelindeki egemen varlık fonlarının toplam varlıklarının yaklaşık yüzde 36’sına karşılık geldiği belirtiliyor.
Söz konusu fonlar; hisse senetleri, tahviller ve altyapı projeleri başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde geniş çaplı yatırımlar gerçekleştiriyor. Bu yatırımlar, uluslararası sermaye akışlarının güçlenmesine katkı sağlarken, küresel finansal istikrarı da destekliyor.
Ancak Valecha, bölgedeki gerilimlerin sürmesi halinde bazı fonların yatırımlarını iç pazarlara veya savunma harcamalarına yönlendirebileceğine dikkat çekti. Bu durumun, küresel finansal piyasalar üzerinde somut etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.
Ekonomik yansımalar
Gerilimin etkileri küresel piyasalarda şimdiden hissedilmeye başlandı. Savaşın başlangıcından bu yana petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşanırken, deniz taşımacılığı maliyetlerinde de belirgin artış kaydedildi.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) tahminlerine göre, enerji fiyatlarının bir yıl boyunca yüzde 10 artması, küresel enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükseltebilir. Aynı senaryoda, küresel ekonomik büyümenin de 0,1 ila 0,2 puan arasında yavaşlayabileceği öngörülüyor.
Körfez bölgesi önemli bir odak noktası
Tüm bu gelişmeler, KİK ülkelerinin artık yalnızca bir enerji kaynağı olmanın ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. Bu ülkeler, petrol ve gaz piyasalarındaki rolleri kadar küresel ticaret ve uluslararası yatırımlar aracılığıyla da dünya ekonomisinin istikrarında merkezi bir konuma yerleşmiş durumda.
Dünya genelinde jeopolitik ve ekonomik dönüşümlerin sürmesiyle birlikte, Körfez’in öneminin önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Bölge, sadece bir enerji merkezi olarak değil, aynı zamanda küresel ekonominin krizler karşısında dayandığı temel sütunlardan biri olarak öne çıkıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة