İkinci esir takası… İsrail, Hamas'ın yeni bir savaşa hazır olup olmadığını izliyor

Esirlerin aileleri Netanyahu'yu aşırı sağcıların şantajlarına boyun eğmemesi konusunda uyardı

Hamas tarafından bugün serbest bırakılacak dört İsrailli kadın esir (Reuters)
Hamas tarafından bugün serbest bırakılacak dört İsrailli kadın esir (Reuters)
TT

İkinci esir takası… İsrail, Hamas'ın yeni bir savaşa hazır olup olmadığını izliyor

Hamas tarafından bugün serbest bırakılacak dört İsrailli kadın esir (Reuters)
Hamas tarafından bugün serbest bırakılacak dört İsrailli kadın esir (Reuters)

İsrailli esirlerin aileleri, 736 Filistinli tutukluya karşılık genç bir kadın ve üç kadın askerin serbest bırakılmasını öngören takas anlaşmasının ikinci aşamasının hayata geçirilmesinin arifesinde Tel Aviv'de sokaklara dökülerek gösteri yaptı. Aileler, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağın şantajına boyun eğerek anlaşmanın ikinci aşamasına ilişkin müzakereleri iptal etmesine karşı uyarıda bulundu.

Gazze Şeridi'nde tutulan İsrailli esirlerin ailelerinin oluşturduğu Esirler ve Kayıp Aileleri Forumu tarafından dün yapılan açıklamada, “Netanyahu'dan beklenen, tüm esirleri evlerine getireceğine dair samimi bir söz vermesidir. Savaşı tamamen durdurmalı, çünkü savaşı yeniden başlatmak onları ölüme mahkûm etmek anlamına geliyor. İsrail'de halktan kopuk ve insani duygulardan yoksun siyasi liderler var. Devletin gidişatını onlar belirlememeli” denildi.

Hamas tarafından Gazze Şeridi’nde tutulan İsrailli esirlerin fotoğraflarının yer aldığı dev bir poster, Kudüs. (AFP)Hamas tarafından Gazze Şeridi’nde tutulan İsrailli esirlerin fotoğraflarının yer aldığı dev bir poster, Kudüs. (AFP)

İsrail ordusunun Güney Tugayı, Hamas'ın savaşı yeniden başlatma niyetine karşı koymak amacıyla ‘Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında hasar gören araçları değiştirmek için bir takviye programı’ açıkladı. Walla haber sitesine konuşan bir askeri yetkili, ordunun Hamas'ın Gazze Şeridi'nin çeşitli yerlerinde çatışmaları yeniden başlatmak için artan faaliyetlerini izlediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Walla’dan aktardığına göre ordunun Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman, “Hamas ateşkesten yararlanarak saflarını yeniden düzenlemeye, yönetim kabiliyetlerini yeniden tesis etmeye ve insani yardım kamyonlarıyla silah kaçırmaya çalışıyor. Ordu, ABD'nin tutumu ve Mısırlılarla Katarlıların çabaları sayesinde ateşkesin süreceğini tahmin etse de, bir aksama olasılığı var ve buna hazırlıklı olunmalı” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu, Hamas'ın İsrail yerleşimlerine yönelik 7 Ekim 2023 tarzı saldırıları tekrarlama girişimlerini önlemek için Gazze Şeridi sınırı boyunca yeni mevziler kurdu. Finkelman'a göre ordu, güneyde yaşayanların uyandıklarında Gazze Şeridi'ni değil, kendilerini koruyan İsrail ordu güçlerini görmelerini istiyor.

Dün Gazze Şeridi'nde kılınan Cuma namazındaki Hamas savaşçıları (AFP)Dün Gazze Şeridi'nde kılınan Cuma namazındaki Hamas savaşçıları (AFP)

Mısır, ABD ve İsrail ekipleri, Mısır'ın Gazze Şeridi ile olan 14 kilometrelik sınırının güvenliği konusunda toplantılar yapıyor ve sınırın silah kaçakçılığı için kullanılmadığından emin olmak için saha turları yapmaları bekleniyor.

İsrailli bir kaynağa göre ordu, ateşkesin ikinci haftasının sonunda Refah Sınır Kapısı’ndan çekilecek ve bu çekilmenin Hamas'ı güçlendirmek için kullanılmadığından emin olmak istiyor. Ekipler tarafından görüşülecek planın kaçakçılığı önlemek için sınır boyunca gözetleme sistemleri ve sensörler kurulmasını içerdiği bildiriliyor.

Diğer yandan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot dün gazetecilere yaptığı açıklamada, ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması kapsamında İsrail güçleri çekildikten sonra Gazze Şeridi'ne uluslararası bir yardım misyonu gönderilmesinin düşünülmesi gerektiğini belirtti.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinden çekilen İsrail ordusunun geride bıraktığı iki hasarlı askeri aracı inceleyen Filistinliler, 22 Ocak 2025. (DPA)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinden çekilen İsrail ordusunun geride bıraktığı iki hasarlı askeri aracı inceleyen Filistinliler, 22 Ocak 2025. (DPA)

Gazze Şeridi'nde ateşkes altıncı gününe girerken gözler bugün yapılacak Hamas-İsrail esir takası anlaşmasının ikinci aşamasına çevrildi. Buna paralel olarak, anlaşmanın ikinci aşaması için müzakerelere başlanması konuşulurken, Gazze Şeridi'ndeki sivil savunma ekipleri enkaz altından şehitlerin cesetlerini çıkarmaya devam ediyor.

Gazze hükümeti medya ofisine göre, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik soykırım savaşı sırasında kaybolan 14 bin 222 kişi 18 Ocak itibariyle hastanelere ulaşamadı. Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü, Gazze Şeridi'nde ateşkesin başlamasından bu yana 162 şehidin kalıntılarına ulaşıldığını açıkladı. Böylece 7 Ekim 2023'ten bu yana saldırıda şehit olanların sayısı 47 bin 161'e ulaştı.

Yardım taşıyan tırlar Han Yunus'un doğusundaki Salahaddin yoluna girerken bir Filistinli savaşçı zafer işareti yapıyor, 19 Ocak 2025. (DPA)Yardım taşıyan tırlar Han Yunus'un doğusundaki Salahaddin yoluna girerken bir Filistinli savaşçı zafer işareti yapıyor, 19 Ocak 2025. (DPA)

Tel Aviv, esir takası anlaşmasının ikinci aşaması kapsamında bugün serbest bırakılacak üç İsrailli kadın asker ve bir sivilin isimlerini dün Hamas'tan aldı. Anlaşmanın ikinci aşamasının takvimine göre Gazze Şeridi'nde tutulan dört kadın esirin bugün öğleden sonra Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) teslim edilmesi ve ardından İsrail ordu güçlerine ulaştırılması planlanıyor. İsrail'in ayrıca bugün Hamas'ın teslim etmeyi taahhüt ettiği ve ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında serbest bırakılacak 33 esir arasında canlı ve ölülerin de bulunduğu tam listeyi teslim alması planlanıyor.

Buna karşılık İsrail üç aşamada Batı Şeria'da 736 Filistinliyi, Gazze Şeridi'nde ise bin 100 mahkûmu serbest bırakacak.



Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar: İran saldırıları bölge güvenliğini tehdit ediyor

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Kral II. Abdullah ve Şeyh Temim bin Hamad arasında Cidde'de üçlü görüşme yapıldı (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Kral II. Abdullah ve Şeyh Temim bin Hamad arasında Cidde'de üçlü görüşme yapıldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar: İran saldırıları bölge güvenliğini tehdit ediyor

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Kral II. Abdullah ve Şeyh Temim bin Hamad arasında Cidde'de üçlü görüşme yapıldı (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Kral II. Abdullah ve Şeyh Temim bin Hamad arasında Cidde'de üçlü görüşme yapıldı (SPA)

Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar, Pazartesi günü yaptıkları ortak açıklamada, İran’ın Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik tekrarlayan düşmanca saldırılarının, stratejik ve sivil tesisleri hedef almasının bölgesel güvenlik ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad ile Cidde’de gerçekleştirdiği üçlü toplantıda geldi.

hyjuj
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pazartesi günü Cidde’de Ürdün Kralı II. Abdullah ile görüştü (SPA)

Toplantıda, Prens Muhammed bin Selman, Kral II. Abdullah ve Şeyh Temim bin Hamad, özellikle Ortadoğu’da yaşanan askeri tırmanışın bölge ve dünya güvenliği üzerindeki etkilerini ele aldı ve bu kapsamda koordineli önlemler üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

dfvfd
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pazartesi günü Cidde’de Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad ile görüştü (SPA)

Suudi Veliaht Prensi ve Katar Emiri ayrıca, askeri gerginliğin uluslararası deniz taşımacılığı ve enerji arz güvenliği üzerindeki risklerini ve bunun küresel ekonomi üzerindeki yansımalarını değerlendirdi.

Toplantılara Suudi tarafından, Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaed el-İyban ile Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Hemidan katıldı.

sdfr
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah’ı karşılarken (SPA)

Ürdün tarafından toplantıya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Yusuf el-Hunaiti ve Kral’ın Ofis Müdürü Alaa el-Batayneh katılırken; Katar tarafından ise Başbakan ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman el-Sani, İçişleri Bakanı Şeyh Halife bin Hamad el-Sani, Emirlik Dairesi Başkanı Abdullah el-Hilfi ve bazı üst düzey yetkililer yer aldı.

Kral II. Abdullah ve Şeyh Temim bin Hamad, Pazartesi günü erken saatlerde Cidde’ye ulaştı ve Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’nda Prens Muhammed bin Selman tarafından karşılandı.

fgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad’ı Cidde’ye karşıladı (SPA)

 


Suudi Arabistan, doğusuna yönelen balistik füze ve İHA’lar imha edildi

Şarku'l Avsat (115721)
Şarku'l Avsat (115721)
TT

Suudi Arabistan, doğusuna yönelen balistik füze ve İHA’lar imha edildi

Şarku'l Avsat (115721)
Şarku'l Avsat (115721)

Suudi Arabistan hava savunma sistemleri, son saatlerde Doğu Bölgesi’ne yönelen balistik füzeler, seyir füzesi ve insansız hava araçlarını (İHA) başarıyla durdurdu.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı resmi sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, 5 balistik füze ve bir seyir füzesinin tespit edilip imha edildiğini belirtti. Maliki ayrıca, son saatlerde 7 İHA’nın da etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Savunma Bakanlığı, ülke hava sahasını koruma ve tüm tehditlerle başa çıkma konusunda güçlerinin hazır ve yetenekli olduğunu vurguladı.

Bu gelişmelerle birlikte Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, İngiliz mevkidaşı Ben Wallace ile Riyad’da bir araya gelerek iki ülke arasındaki stratejik savunma ortaklığını ve geliştirme fırsatlarını görüştü. Görüşmede bölgesel gelişmeler ve bu durumların bölge ile dünya güvenliği üzerindeki etkileri ele alındı ve İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kınandı.

fevfe
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad’da İngiliz mevkidaşı Ben Wallace’ı karşılarken (Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan, diğer Arap ve Körfez ülkeleriyle birlikte, İran’ın Kuveyt’teki bir askeri üs ve elektrik ile su arıtma tesislerine yönelik saldırılarını sert bir dille kınadı. Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İran’ın bu saldırılarının bölgeye yönelik açık bir düşmanlık niteliğinde olduğunu, uluslararası hukuk ve komşuluk ilkeleriyle bağdaşmadığını ve bölgedeki gerginliği artırdığını vurguladı.

Bölgede Öne Çıkan Gelişmeler:

Kuveyt:

Kuveyt Elektrik Bakanlığı, İran kaynaklı saldırıda bir elektrik üretim tesisinin hedef alındığını ve bir Hintli işçinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlık, tesisin altyapısında maddi hasar oluştuğunu belirterek, teknik ekiplerin 7/24 çalıştığını ve hizmetlerin kesintisiz devam etmesi için önlemlerin alındığını açıkladı.

dfvbf
Kuveyt Havalimanında İHA saldırısı sonrası dumanlar yükseldi (AFP)

Kuveyt ayrıca, “Devlet Güvenliği ve Terör Suçları Savcılığı” adı altında özel bir savcılık kurma kararı aldı. Bu savcılık, devlet güvenliğini tehdit eden suçlar ve uluslararası suçlarla ilgili soruşturma ve dava süreçlerini yürütecek.

Bahreyn:
Bahreyn Savunma Kuvvetleri, 8 balistik füze ve 7 İHA’yı imha etti. Genel Komutanlık, İran kaynaklı saldırılar başladığından bu yana toplam 182 füze ve 398 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bahreynli yetkililer, sivillere ve özel mülkiyete yönelik bu saldırıların uluslararası insan hakları ve BM sözleşmelerini ihlal ettiğini vurguladı.

Birleşik Arap Emirlikleri:
BAE hava savunması, 11 balistik füze ve 27 İHA’yı etkisiz hale getirdi. Savunma Bakanlığı, saldırılar başladığından bu yana toplam 425 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1941 İHA’nın imha edildiğini açıkladı. Saldırılar sonucunda 2 BAE askeri, bir Faslı sivil ve çeşitli uluslardan 8 sivil hayatını kaybetti; 178 kişi ise yaralandı.

dfd
BAE Hava Savunması, İran Kaynaklı 11 Füze ve 27 İHA’yı Durdurdu (AFP)

Arap ve Körfez Ülkelerinin Tepkileri:
Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün, BAE, Umman, Arap Birliği ve Arap Parlamentosu, Kuveyt’e yönelik saldırıları en sert ifadelerle kınadı. Saldırılar “hain ve etik dışı” olarak nitelendirildi ve savaş suçu olarak değerlendirildi.

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Cassem el-Bediwi, Kuveyt askeri üssüne yönelik İran saldırısını “açık bir düşmanlık” olarak tanımladı ve bölge güvenliği ile istikrarına ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı.


Savaşın gölgesinde 2028 seçimleri: Vance–Rubio rekabetinde Trump kimi destekleyecek?

Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)
Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)
TT

Savaşın gölgesinde 2028 seçimleri: Vance–Rubio rekabetinde Trump kimi destekleyecek?

Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)
Donald Trump ile birlikte, Başkan Yardımcısı J. D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Haziran 2025’te Oval Office’te (AP)

İran savaşı, ABD Başkanı Donald Trump’ın mirasını tehdit ederken, halef adayları arasında öne çıkan iki isim olan Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio üzerindeki siyasi bahisler de artıyor.

Her iki isim de geniş çapta Trump sonrası başkanlık yarışında öne çıkan adaylar olarak görülüyor ve savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde ön plana çıkarılmış durumda. Cumhuriyetçi Parti ise şimdiden Trump sonrası dönemi planlamaya başladı. Vance, ABD’nin savaşa katılımına karşı  temkinli bir tutum sergilerken, Rubio Trump ile yakın bir pozisyonda, askeri harekâtın açık bir savunucusu olarak öne çıkıyor.

Trump, her iki ismin de İran’ı nükleer ve füze programlarını tasfiye etmeye ve Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişinin güvenliğini sağlamaya ikna etme çabalarına katıldığını ifade etti. Yaklaşan 2028 başkanlık seçimleri öncesinde Trump, özel görüşmelerde müttefiklerine ve danışmanlarına “J.D. mi, yoksa Marco mu?” sorusunu yöneltti.

2028 için hazırlık

Analistler ve Cumhuriyetçi yetkililere göre, beşinci haftasına giren Amerikan askeri operasyonlarının seyri, her iki adayın 2028 şanslarını belirleyebilir. Savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi, “krizlerde sabit bir el” olarak görülen ve aynı zamanda Ulusal Güvenlik Danışmanı görevini yürüten Rubio’nun konumunu güçlendirebilir. Öte yandan çatışmanın uzaması, Vance’a Trump tabanında savaş karşıtı eğilimleri temsil etme alanı sağlayabilir.

vcdvdf
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Ekim 2025’te Washington, D.C.’daki Oval Office’te Başkan Yardımcısı J. D. Vance’e bir şey fısıldıyor (AP)

Trump’ın kendi konumu da test altında. Reuters/Ipsos tarafından geçen hafta yapılan bir ankete göre yakıt fiyatlarının artışı ve İran savaşına geniş çaplı muhalefet nedeniyle Trump’ın onayı son günlerde %36’ya gerileyerek Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana en düşük seviyeye ulaştı.

Bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın tercih ettiği üst düzey yardımcıları dikkatle izliyor. Bazıları, Trump’ın Rubio’ya eğilim gösterdiğine dair işaretler gözlemliyor, ancak Trump’ın fikrini hızla değiştirebileceği de kabul ediliyor. Beyaz Saray ise, Trump’ın tercih sinyalleri verdiği iddialarını reddediyor. Sözcü Stephen Chung, “Vance ve Rubio hakkındaki medya spekülasyonları bu yönetimi Amerikan halkı için savaşma görevinden alıkoyamaz” dedi.

Rakiplerden olası mirasçılara

41 yaşındaki Vance, eski bir Deniz Piyadesi mensubu olarak Irak’ta görev yaptı ve uzun süredir ABD’nin dış savaşlara müdahalesine karşı çıktı. İran konusundaki kamuoyuna yönelik açıklamaları sınırlı ve ölçülü oldu. Trump ise aralarındaki “felsefi farklılıklar”a dikkat çekti.

Vance, siyasi kariyerinin başında kendisini “Trump karşıtı” olarak tanımlamıştı. 2023’te Wall Street Journal’da yayımlanan bir makalesinde, Trump’ın ilk dönemindeki en iyi dış politikasının savaş başlatmamak olduğunu savunmuştu. Beyaz Saray ise Başkan ile Başkan Yardımcısı arasındaki olası çatışmayı minimize etmeye çalıştı. Vance, bu ayın başında Trump’ın yanında Oval Ofis’te durarak, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engelleme konusunda Başkan’ın politikasını desteklediğini belirtti.

ferfer
J. D. Vance’in İran’a yönelik askeri harekâtı eleştirme konusunda temkinli davrandığı görülüyor (Reuters)

Vance, Başkan’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in ilerleme kaydetmesi halinde müzakerelerde daha doğrudan bir rol üstlenebilir. Vance’in sözcüsü, “Başkan Trump liderliğinde Amerika’yı daha güvenli ve refah içinde kılmak için etkili bir ekibin parçası olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Beyaz Saray’daki üst düzey bir yetkili, Trump’ın yardımcılardaki ideolojik farklılıklara, sadık kaldıkları sürece tolerans gösterdiğini belirterek, Vance’in şüpheci tavrının Trump’a tabanının görüşlerini aktarmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Vance, Kasım’daki ara seçimler sonrasına kadar 2028 için aday olup olmayacağına karar vermeyi planlıyor. Conservative Political Action Conference (CPAC) katılımcıları arasında yapılan bir ankette, yaklaşık 1 bin 600 kişi arasından yüzde 53 oy alarak Cumhuriyetçi Parti’nin bir sonraki adayı olarak öne çıktı. Rubio ise yüzde 35 ile ikinci sırada yer aldı; geçen yıl sadece yüzde 3 oy almıştı.

54 yaşındaki Rubio, Vance aday olursa kendisinin başkanlığa aday olmayacağını belirtti ve kaynaklara göre Vance’in yanında bir başkan yardımcısı olarak yer almaktan memnuniyet duyacak. Ancak Vance’in herhangi bir zayıflığı, Rubio ve diğer Cumhuriyetçiler için cesaret verici olabilir. Stratejist Ron Bonjean, “Trump uzun hafızalıdır; Vance’in sadakat eksikliğini hatırlayabilir. MAGA tabanında Trump hâlâ popülerse, bu Vance için olumsuz olabilir” dedi.

dsgfr
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Perşembe günü White House’ta düzenlenen toplantıda Başkan Donald Trump ile birlikte (EPA)

Trump, Vance ve Rubio’nun birlikte aday olmasını önerdi; bunun olası rakipler için kazanmayı zorlaştıracağını düşündü. Rubio’nun 2016’daki başkanlık hedefleri Trump ile sert bir karşılaşma sonrası engellenmişti, ancak sonrasında ilişkileri düzeldi. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tommy Beigot, Rubio’nun Trump ekibiyle hem profesyonel hem de kişisel olarak mükemmel bir ilişkiye sahip olduğunu belirtti.

Rubio ve Beyaz Saray, bazı açıklamalarının muhafazakar Trump destekçilerini öfkelendirmesi sonrası durumu kontrol altına almak zorunda kaldı. Rubio, savaşta ABD’nin İsrail’in yönlendirmesiyle hareket ettiği izlenimi vermişti, ancak Trump sonrasında Rubio’nun askeri harekâta verdiği desteği övdü. Rubio’nun uzun süren bir savaşın siyasi geleceğini etkileyeceği konusunda endişelenip endişelenmediği sorulduğunda, “Buna tek bir saniye bile düşünmedim” yanıtını verdi.

Belirgin Farklılıklar

CPAC yöneticisi Matt Schlapp, İran’a karşı yürütülen kampanyanın ABD iç siyasetinde önemli sonuçlar doğuracağını belirterek, “Bu savaş hedeflerini başarıyla gerçekleştirirse, insanlar siyasi olarak ödüllendirilecektir. Aksi takdirde maliyeti yüksek olacaktır” dedi.

Anketler, İran politikasının ABD iç siyasetinde keskin bir kutuplaşma yarattığını ortaya koyuyor. Reuters/Ipsos verilerine göre Cumhuriyetçi tabanın yüzde 75’i askeri operasyonları desteklerken, Demokrat seçmenlerde destek oranı yalnızca yüzde 6’da kalıyor. Bağımsızlar ise yüzde 24 ile iki blok arasında sınırlı bir destek sergiliyor.

ugt
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart’ta Paris yakınlarında düzenlenen toplantı mekânına varırken (Reuters)

Geçen Perşembe televizyonda yayımlanan bir hükümet toplantısında, Rubio ve Vance’ın yaklaşım farkları öne çıktı. Rubio, Trump’ın İran’a yönelik saldırısını güçlü biçimde savunarak, Başkan’ın böylesi bir tehdidi görmezden gelemeyeceğini söyledi. Vance ise daha temkinli bir tutum sergileyerek, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engelleme seçeneklerine odaklandı. Askeri personele seslenirken, “Sizlerin yanındayız ve her adımda desteğimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.