Dubai çikolatasının yaratıcısı: "Pes etmek istediğimiz çok gün oldu"

Google verilerine göre 2024'te Türkiye'de en çok aratılan tarif Dubai çikolatası oldu (FIX Dessert Chocolatier)
Google verilerine göre 2024'te Türkiye'de en çok aratılan tarif Dubai çikolatası oldu (FIX Dessert Chocolatier)
TT

Dubai çikolatasının yaratıcısı: "Pes etmek istediğimiz çok gün oldu"

Google verilerine göre 2024'te Türkiye'de en çok aratılan tarif Dubai çikolatası oldu (FIX Dessert Chocolatier)
Google verilerine göre 2024'te Türkiye'de en çok aratılan tarif Dubai çikolatası oldu (FIX Dessert Chocolatier)

Dubai çikolatasının yaratıcısı, aylardır dünyayı kasıp kavuran tatlıyı yaparken zorlu bir süreçten geçmiş. 

Mısır asıllı Britanyalı Sarah Hamouda, 2021'de hamileyken künefe aşermesinin ardından bunu çikolatayla birleştirmek için kolları sıvadığını anlatıyor.

Dubai'de yaşayan Hamouda "Ertesi gün eşime bir çikolata işi kurmak istediğimi söyledim" diyor.

Daha önce hiç çikolata yapmayan Hamouda, evinde çalışmaya başlamış. Künefe malzemelerini içeren tarifler denedikten sonra nihayetinde halk arasında Dubai çikolatası diye bilinen yiyeceğe ulaştı. 

Antep fıstığı ezmesi ve kadayıf dolgulu sütlü çikolataya "Can’t Get Knafeh of It" adını veren çift, 2022'de bir şirket kurdu. "Can't Get Knafeh of It", İngilizcede bir şeye doyamamak anlamındaki "can't get enough of it" deyimiyle künefenin (knafeh) birleşiminden oluşuyor. 

FIX Dessert Chocolatier adlı çevrimiçi satış sitesini kuran çift, ilk başta haftada sadece bir çikolata sattıklarını söylüyor. Hamouda, o zamanki durumu şöyle anlatıyor:

Pes etmek istediğimiz o kadar çok gün oldu ki.

Ardından bir hayranın tavsiyesine pek de gönüllü olmadan uyan çift, çikolataları bölgedeki fenomenlere gönderdi.

Maria Vehera'nın paylaştığı ve bu haber yazıldığı sırada 6 milyondan fazla beğeniye sahip TikTok videosunun viral olmasıyla Dubai çikolatası dünyaya yayıldı. 

Hamouda'nın eşi Yezen Alani, kısa süre içinde belki 30 bin sipariş aldıklarını ve teslimat uygulamasının çöktüğünü söylüyor. Hamouda, "Telefonumu sokağa fırlattığımı hatırlıyorum" ifadelerini kullanıyor.

Artık FIX, 50 kişinin çalıştığı büyükçe bir işletme. 

Ticari hakları kime ait?

Küresel çapta yankı uyandıran çikolata, çeşitli markalar tarafından üretilip satılıyor.

Diğer yandan Hamouda ve Alani büyük şirketler tarafından satılan ürünlere itiraz ederken, küçük işletmelerin ve evde yapan kişilerin "kendi yorumlarını katmasından" memnun olduklarını söylüyor.

Ancak Dubai çikolatasının tescilli markasının kime ait olduğu tartışmalı bir mesele. 

Belirli bir yerde üretilen ürünlerin ismi, ticari marka olarak küresel çapta korunabiliyor. Örneğin şampanya (champagne) terimi Fransa'nın Champagne bölgesinden gelen köpüklü şaraplar için kullanılıyor.

Menşe Adlarının Korunması ve Coğrafi İşaretler Konusunda Lizbon Anlaşması'nın Cenevre Metni bölgeye dayalı ürün isimlerinin ticari hakkını koruyor.

Ancak patent avukatı Rüdiger Bals, Dubai'nin yer aldığı Birleşik Arap Emirlikleri'nin sözleşmenin imzacısı olmamasından dolayı kapsama alınmadığını ifade ediyor. 

Deutsche Welle'ye konuşan Bals, bu nedenle Dubai çikolatası isminin korunamayacağını belirtiyor.

Tescilli marka haklarını almak için Avrupa'da çok fazla başvuru yapıldığını söyleyen Bals bunların sonuç vermeyeceği görüşünde. Çikolatanın içindeki ürünlerin Dubai'de üretilmemesi durumunda bu isimle anılmasının sorun yaratacağına ve tescilli marka yasalarını ihlal edeceğine değiniyor.

Kısa süre önce Almanya'daki bir mahkeme de bu yönde bir karar vermişti. Türkiye'de üretilen tatlıların Almanya'daki market zinciri Aldi'de "Dubai çikolatası" adıyla satılmasının tüketiciyi yanlış yönlendirdiğine hükmedilmişti.

Dava, çikolatayı Dubai'den ithal eden iş insanı Andreas Wilmers'in şikayeti üzerine açılmıştı. Wilmers, "Dubai çikolatası" yerine "Dubai tarzı" gibi ifadelerin kullanılmasının daha doğru olacağını savunuyor.

Independent Türkçe, New York Times, DW, Economist, Gazete Duvar



Pezeşkiyan: İran kesinlikle nükleer silah edinmeyi amaçlamıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran kesinlikle nükleer silah edinmeyi amaçlamıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Cenevre'de ABD ile yapılacak yeni görüşme turu öncesinde bugün yaptığı açıklamada, Tahran'ın nükleer silah edinme amacı gütmediğini "kesinlikle" belirtti.

Pezeşkiyan bir konuşmasında, “Liderimiz (Ali Hameney) daha önce nükleer silahlara asla sahip olmayacağımızı ilan etmişti,” dedi ve ekledi, “Bu yolu izlemek istesem bile, ideolojik açıdan bunu yapamazdım; buna izin verilmezdi.”

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance dün, Başkan Donald Trump'ın Cenevre görüşmeleri öncesinde İran ile diplomatik bir çözümü hala tercih ettiğini vurgularken, Axios, Washington'un zaman sınırlaması olmayan bir nükleer anlaşma talep ettiğini ve üçüncü tur müzakerelerini bir atılım ile bir gerilim arasında konumlandırdığını ortaya koydu.

Vance, İranlıların perşembe günü (bugün) Cenevre'de yapılması planlanan müzakerelerde bu yaklaşımı ciddiye alacaklarını umduğunu ifade etti.

Fox News'e verdiği röportajda Vance, "Başkan, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda çok netti... ve bunu diplomasi yoluyla başarmaya çalışacak" dedi. Trump'ın bu hedefi diplomatik olarak takip ettiğini, "ancak elinde başka araçlar da bulunduğunu" vurguladı.

ABD ve İran heyetlerinin, Tahran'ın nükleer programı konusunda bugün Cenevre'de üçüncü tur görüşmeleri yapması planlanıyor. Vance, "Makul bir uzlaşmaya varmak amacıyla İranlılarla bir tur daha diplomatik görüşme yapıyoruz" diyerek, İran tarafının Trump'ın diplomatik çözüm tercihini ciddiye alacağı umudunu yineledi.

Vance, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in görevden alınmasını isteyip istemediği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.

Diğer yandan Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre bir ABD yetkilisi ve iki bilgili kaynak, Beyaz Saray temsilcisi Steve Wittkoff'un salı günü yapılan özel bir görüşmede, Trump yönetiminin İran ile gelecekte yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın süresiz olarak yürürlükte kalmasını talep ettiğini söylediğini bildirdi.


Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
TT

Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)

Bu sabah erken saatlerde Kiev'in merkezinde, yetkililerin Ukrayna başkentine yönelik yaklaşan hava saldırıları uyarısının ardından birkaç patlama meydana geldi. Patlamalar, Rus işgaline son verilmesini görüşmek üzere Cenevre'de ABD temsilcileriyle yapılması planlanan görüşmeler öncesinde gerçekleşti.

Washington, özellikle Doğu ve Güney Ukrayna'da yüz binlerce insanın ölümüne ve geniş toprak parçalarının harap olmasına neden olan dört yıllık savaşı sona erdirmeyi amaçlıyor.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, başkentin askeri idaresinin başkanı Timur Tkachenko'nun Rusya'nın şehre insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırdığını açıklamasından kısa bir süre önce Kiev'e doğru ilerleyen yüksek hızlı hedefleri tespit ettiğini duyurdu. Tkachenko Telegram üzerinden, "Hava alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalın" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre saldırılar sadece başkentle sınırlı kalmadı.

Ülkenin kuzeydoğusunda, Harkiv Belediye Başkanı İhor Terekov, Rus Şahid insansız hava araçlarının (İHA) bölgeyi hedef almasının ardından şehirde iki patlama duyduğunu ve "insansız hava araçları ve füzelerin şehre doğru uçtuğu" gerekçesiyle sakinleri sığınaklarda kalmaları konusunda uyardığını söyledi. Terekov daha sonra Şevçenkiv ve Kiev bölgelerini etkileyen "ortak bir hava saldırısı" olduğunu bildirdi.

Güneydoğu Ukrayna'daki Zaporijya bölgesinin başkanı İvan Fedorov da şehrin saldırıya uğradığını ve en az bir kişinin yaralandığını belirtti.

Dnipropetrovsk bölge idaresi başkanı Oleksandr Ganja, Kryvyi Rih'de yaptığı açıklamada, Rus hava saldırısında 89 yaşında bir adamın yaralandığını ve yüksek bir binada yangın ve hasara yol açtığını söyledi.

Ukrayna, son aylarda Rusya'nın sert kış koşullarında füze ve İHA’larla şehirleri hedef aldığı tekrarlanan gece saldırılarıyla karşı karşıya kaldı.


Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
TT

Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ‘Birliğin Durumu’ (State of the Union) konuşması sırasında kendisini protesto eden Kongre'nin Müslüman üyeleri Minnesota Temsilcisi İlhan Omar ve Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib hakkında “Akıl hastanesine yatırılmalılar ve geldikleri ülkelere geri gönderilmeliler” ifadelerini kullandı.

Filistin asıllı Tlaib ve Somali asıllı Omar, Trump'ın konuşmasında, yönetiminin göçmenlere yönelik sert önlemlerini ve göçmenlik yasalarının uygulanmasını övdüğü sözleri sırasında onu protesto ettiler.

Omar ve Tlaib, konuşma sırasında Trump'a ‘Amerikalıları öldürdünüz’ diye bağırdı ve Omar ayrıca Trump’ı ‘yalancı’ olarak nitelendirdi.

Trump dün sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, iki temsilci hakkında “Çıldırmış gibi gözleri vardı... Onlar akıl hastası... zihinsel olarak hasta... Açıkçası, akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor” dedi.

Trump, “Onları geldikleri yere geri göndermeliyiz... mümkün olduğunca çabuk” diye ekledi. Her ikisi de Amerikan vatandaşı.

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Trump'ın Tlaib ve Omar'a yönelik sözlerinin tonunu ‘yabancı düşmanlığı’ ve ‘utanç verici’ olarak nitelendirdi.

Tlaib, Twitter hesabından Trump'ın sözlerinin ‘çöküntü halinde olduğunu gösterdiğini’ söyledi.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de Trump'ın sözlerini ‘ırkçı’ olarak nitelendirdi.

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) Direktör Yardımcısı Edward Ahmed Mitchell ise ABD Temsilciler Meclisi'nin iki Müslüman üyesinin, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinin Amerikalılara ateş açmalarından ötürü eleştirdikleri için doğdukları ülkeye veya atalarının geldiği ülkeye geri gönderilmeleri gerektiğinin söylediğini vurguladı.

Trump'ın göçmenlere yönelik uygulamaları, ocak ayında Minnesota'da federal ajanlar tarafından iki ayrı silahlı çatışmada Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından eleştirilere yol açtı.

Geçtiğimiz yıl en az 31 kişinin ölmesinin ardından, 2026 yılının başlarından bu yana ICE’ye ait gözaltı merkezlerinde en az sekiz kişi hayatını kaybetti.

Trump, salı günü yaptığı ‘Birliğin Durumu’ konuşmasında ABD'deki Somalililerin dolandırıcılıkla uğraştığı yönündeki suçlamasını yinelerken ‘Somalili siber korsanların’ Minnesota'yı yağmaladığını iddia etti. Trump yönetimi, dolandırıcılık suçlamalarını Minnesota'ya silahlı federal göçmenlik ajanları göndermek için kullanıyor.

Trump, eylemlerini dolandırıcılıkla mücadele ve ulusal güvenliği artırma amaçlı olarak nitelendiriyor.

İnsan hakları örgütleri, bu durumun bir korku ortamı yarattığını ve Trump'ın göçmenleri hedef almak için bireysel dolandırıcılık vakalarını bahane olarak kullandığını söylerken, Trump'ın geçmişte dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş kişileri affetme kararını gerekçe göstererek, Trump'ın dolandırıcılıkla mücadele etmediğini öne sürüyor.

Trump, sosyal medya hesaplarından birinde eski Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama'yı da ırkçı bir şekilde gösteren bir video yayınladıktan sonra eleştirilere maruz kalmıştı.