Filistin'den Trump'ın planına tepki: Batı Şeria ve Gazze satılık, pazarlıklık ya da takas konusu değildir

Filistinliler dün Netzarim ekseninden evlerine dönmek için geçiş yaptı (DPA)
Filistinliler dün Netzarim ekseninden evlerine dönmek için geçiş yaptı (DPA)
TT

Filistin'den Trump'ın planına tepki: Batı Şeria ve Gazze satılık, pazarlıklık ya da takas konusu değildir

Filistinliler dün Netzarim ekseninden evlerine dönmek için geçiş yaptı (DPA)
Filistinliler dün Netzarim ekseninden evlerine dönmek için geçiş yaptı (DPA)

Filistin Dışişleri Bakanlığı Batı Şeria ve Gazze'nin satılık, pazarlıklıklık ya da takas konusu olmadığını açıklarken Hamas, ABD Başkanı'nın “Gazze'yi satın alma ve sahiplenme” yönündeki açıklamalarının tepki gösterdi.
Filistin Dışişleri Bakanlığı bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada Kudüs ve Gazze Şeridi de dâhil olmak üzere halkımızın ve Batı Şeria'nın haklarının satılık, pazarlıklıklık ya da takas konusu olmadığını, bu tür fikirlerin çatışmayı uzatmayı ve Netanyahu'yu Filistin halkı ve çektiği acılar, bölge ve istikrarı pahasına İsrail'de iktidarda tutmayı amaçladığını belirtti.
Dışişleri Bakanlığı, Filistinli Wafa ajansı tarafından yayınlanan açıklamasında, uluslararası toplumu bu ırkçı sömürgeci politikayla yüzleşmeye, ret ve uyarı açıklamalarıyla yetinmemeye ve BM Güvenlik Konseyi'ni Filistin meselesiyle ilgili BM kararlarının uygulanmasındaki doğal rolünü üstlenmesi ve uluslararası barış ve güvenliğin korunmasındaki görevlerini yerine getirmesi için harekete geçirmeye çağırdı.
Açıklamada, İsrail hükümeti ve Başbakan Netanyahu'nun halkımıza karşı işledikleri soykırım, yerinden etme ve ilhak suçlarını, özellikle de etnik temizlik suçlarını, Gazze Şeridi'nin tamamının yok edilmesini ve işgal altındaki Batı Şeria'ya yıkım versiyonunun uygulanmaya başlanmasını örtbas etmeye çalıştıklarına, siyasi gerçeklikten kopuk ve çatışmaya siyasi çözüm haklarından uzak sloganları ve pozisyonları desteklemeye devam ettiklerine, İsrail hükümetinin yerinden etme fikrini benimsediğine ve bölge ve dünya ülkelerinin güvenlik ve istikrarını göz ardı ederek bunu işgal gücüyle uygulamaya çalıştığına dikkat çekildi.Hamas'ın üst düzey liderlerinden  Halil el- Haya Pazartesi günü İran'ın başkenti Tahran'dan yaptığı açıklamada Batı'nın ve ABD  Başkanı Donald Trump'ın projelerinin sona yaklaştığını söyledi.

Hareketin Trump'ın projesini yıkacağını vurgulayan Haya, Filistin halkının topraklarını terk etmeyeceğini ifade etti.  Haya, “Batı'nın, Amerika'nın ve Trump'ın projeleri sona eriyor. Onlardan önceki projeleri nasıl yıktıysak onları da yıkacağız. Bu bizim milletimize ve şehitlerimize verdiğimiz sözdür ve Filistin halkı kendileriyle birlikte olan herkesi asla unutmayacaktır” dedi.

zasxdefrgt
İran Lideri Ali Hamaney, Hamas liderlik konseyi üyesi Halil el- Haya'yı Tahran'daki görüşmeleri sırasında kabul ederken (AP)

Trump Pazar günü yaptığı açıklamada Gazze Şeridi'ni satın almaya ve kontrol etmeye kararlı olduğunu, ancak Ortadoğu'daki diğer ülkelerin Şerit'in bazı bölümlerinin yeniden inşasına katılmasına izin verebileceğini söyledi.

Pazar günü Hamas, ABD Başkanı Donald Trump'ın “Gazze'yi satın almak ve sahiplenmek” ile ilgili sözlerini saçma olarak niteledi ve Filistin ve bölge hakkında derin bir cehaleti yansıttığını söyledi.

sdfgthy
Hamas'ın siyasi büro üyesi İzzet el-Rişk (arşiv-Reuters)

Gazze'nin alınıp satılacak bir mülk olmadığını, işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Hamas önde gelen  liderlerinden İzzet el-Rişk, “Gazze halkı içindir ve 1948'den beri işgal altında olan şehirleri ve köyleri dışında Gazze'yi terk etmeyeceklerdir” dedi.

 Trump Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte Filistinlilerle ilgileneceğini ve onların öldürülmemesini sağlayacağını ifade ederek Filistinlilerin bireysel olarak ABD'ye girişine izin vermeyi değerlendireceğini belirtti.

ABD Başkanı, Ortadoğu'daki ülkelerin Filistinlileri kabul edeceğini yineleyerek şunları vurguladı: “Gazze'yi gelecekteki kalkınma için iyi bir yere dönüştüreceğim.” Trump, Washington'un Gazze'deki tutukluların serbest bırakılma hızına karşı sabrını kaybedebileceğini de söyledi.

Ürdün ve Mısır'ın çok sayıda Gazzeliyi kabul etmesini istediğini yineleyen Trump “Muhtemelen bir buçuk milyon insandan bahsediyoruz. Oldukça basit bir şekilde tüm bölgeyi sterilize ediyoruz. Biliyorsunuz, yüzyıllar boyunca bu bölgede pek çok çatışma yaşandı. Bilmiyorum ama bir şeylerin olması gerekiyor" dedi.

ABD Başkanı 20 Ocak'ta göreve geldikten kısa bir süre sonra ABD'nin Gazze'nin kontrolünü ele geçirmesi ve büyük bir yeniden inşa çabasına girişmesi fikrini ortaya attı.

Başkan Trump'ın açıklamasında, 15 aydır İsrail işgal güçlerinin büyük bir askeri harekâtına maruz kalan Filistinlilerin geleceğine ilişkin bir bilgi yer almadı.



ABD’nin enerji stratejisi: “İran savaşı, Amerikan şirketlerine talebi artırdı”

ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
TT

ABD’nin enerji stratejisi: “İran savaşı, Amerikan şirketlerine talebi artırdı”

ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)

ABD, İran savaşının yarattığı krizde yeni bir enerji üstünlüğü elde etmeye çalışıyor.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği saldırılarla başlayan savaşta Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik enerji piyasalarını alt üst etti.

Ortadoğu'dan doğalgaz ve petrol tedarikinde yaşanan aksaklıklar, Avrupa ve Asya ülkelerini hızla alternatif arayışına itti. Financial Times'ın analizine göre, özellikle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tarafında Amerikan şirketlerine yoğun talep var.

ABD ham petrol ihracatı günlük 5,2 milyon varile çıkarak rekor kırarken, Avrupa'nın jet yakıtı ihtiyacının üçte birinden fazlasının nisanda ABD'den karşılanması bekleniyor.

Kısa vadede petrol fiyatlarındaki artış ABD'li şirketlere büyük nakit akışı sağlarken, asıl stratejik kazanç LNG tarafında ortaya çıkacak. Tıpkı Avrupa'nın 2022'de patlak veren Ukrayna savaşında Rus gazından uzaklaşması gibi, Asya'nın da Körfez ülkelerine bağımlılığını azaltarak ABD'ye yönelmesi bekleniyor.

Vadesi 20 yıla varan uzun dönemli sözleşmelerde ABD'nin "güvenilir tedarikçi" olarak öne çıkması, küresel enerji ticaretinde kalıcı bir yön değişimine işaret edebilir. Bu durum, ABD'nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi nüfuzunu da artırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump da geçen ayki açıklamasında "ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi dolayısıyla petrol fiyatları yükseldiğinde daha fazla kazanıyoruz" demişti.

Diğer yandan analistlere göre riskler de artıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, uzun vadede fosil yakıt talebini azaltarak, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlara geçişi hızlandırabilir.

Nitekim Avrupa'da güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları son yıllarda hızlanırken, Çin temiz enerji teknolojilerinde küresel üstünlüğünü pekiştiriyor.

Petrol devi BP'nin eski baş ekonomisti Spencer Dale şu yorumları paylaşıyor:

Tarihten çıkarılan ders şudur: Enerji güvenliğiyle ilgili sarsıntılar geride iz bırakır. Petrolün küresel enerji içindeki payının, petrol krizinin ardından 1973'te zirveye ulaştıktan sonra bir daha asla eski seviyesine dönmemesi beni her zaman şaşırtmıştır.

Ekonomist ayrıca Avrupa'nın ABD'den gelen LNG'ye fazla bağımlı kalmamak için Kuzey Afrika veya Orta Asya'dan tedariki artırmak amacıyla çeşitli adımlar atabileceğini de belirtiyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Guardian


Fed soruşturması kapatıldı: Trump’ın adayının yolu açılıyor mu?

Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
TT

Fed soruşturması kapatıldı: Trump’ın adayının yolu açılıyor mu?

Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı'nın, Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a yönelik soruşturmayı kapatması büyük yankı uyandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump'la Powell arasında son dönemde tekrar alevlenen tartışma, Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgiliydi.

Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Fed'le ilgili soruşturmayı yürüten ABD Adalet Bakanlığı Başsavcısı Jeanine Pirro, sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, maliyet aşımlarının incelemesinin Merkez Bankası'na bağlı Genel Müfettişlik tarafından yürütüleceğini duyurdu.

Müfettişliğin, Fed'i Amerikan vergi mükelleflerine karşı sorumlu tutma yetkisine sahip olduğunu vurguladı.

Pirro, kısa süre içinde kapsamlı bir rapor beklediğini ve sonucun celp kararı çıkarılmasına yol açan soruları çözüme kavuşturacağından emin olduğunu söyledi:

Bu doğrultuda Genel Müfettiş bu incelemeyi yürütürken ofisime soruşturmayı kapatması talimatını verdim. Ancak şunun altını çizmek gerekir ki durum gerektirdiği takdirde cezai bir soruşturmayı yeniden başlatmaktan çekinmeyeceğim.

Powell, Adalet Bakanlığı'nın kendine büyük jüri celbi tebliğ ettiğini ocak ayında duyurmuştu. Celbin geçen yıl haziranda Senato'nun Bankacılık Komitesi'nde, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı bir "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini aktarmıştı.

Bu hamlenin asıl nedeninin, Trump'ın sıkça eleştirdiği Fed'in para politikası kararları olduğunu söylemişti. 

Faizleri indirmediği gerekçesiyle Powell'ı sıkça eleştiren ABD Başkanı ise soruşturmadan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Diğer yandan Trump, Aralık 2025'teki açıklamasında Powell hakkında hukuki işlem başlatılmasını değerlendirdiğini bildirmişti.

Trump'ın, 2018'de Fed'in başına getirdiği Powell'ın görev süresi 15 Mayıs'ta dolacak. ABD Başkanı, onun yerine Kevin Warsh'u aday göstermişti.

New York Times'ın analizinde, ABD Bakanlığı'nın soruşturmayı kapatmasının, Warsh'un Fed'in başına geçme sürecini hızlandırabileceğine dikkat çekiliyor.

Warsh'un başkanlık görevine gelebilmesi için Senato'nun onayını alması gerekiyor. Ancak bazı senatörler, Fed'le ilgili soruşturma kapatılana dek Warsh'un atanma sürecinin askıya alınmasını talep etmişti. Özellikle Cumhuriyetçi Senatör Thom Thillis, Powell'a yönelik soruşturmayı "asılsız" diye niteleyerek Trump yönetimini eleştirmişti.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Kush Desai, kararın ardından yaptığı açıklamada "Senato'nun Kevin Warsh'u Fed'in bir sonraki başkanı olarak hızla onaylayacağına" güvendiklerini söylemişti.

Diğer yandan analizde, Trump-Powell çekişmesinin Fed'in bağımsızlığına gölge düşürdüğüne, Merkez Bankası'nın Beyaz Saray'ın talimatları altında hareket etmeyeceğine dair yeniden güven kazanmasının çok zor olacağına dikkat çekiliyor.

Warsh ise Senato'nun Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi'nde bu hafta düzenlenen oturumda, seçilmiş yetkililerin faizlere ilişkin görüş bildirmesinin para politikası bağımsızlığını tehdit etmediğini, Fed'in bağımsızlığının kurumun kendisine bağlı olduğunu ifade etmişti.

Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy'nin "Başkan'ın kuklası olacak mısınız?" sorusunaysa "Kesinlikle hayır" yanıtını vermişti.

Financial Times'ın görüş aldığı Cornell Üniversitesi'nden Eswar Prasad ise şunları söylüyor:

Buradaki temel soru, bu kararın, Warsh'un Trump'ın isteklerine boyun eğeceği varsayımıyla, onun atamasının önünü açmak için yönetimin yaptığı bir aldatmaca olup olmadığıdır.

Independent Türkçe, New York Times, Financial Times, Reuters


ABD'de "akıllı gözlükle" göçmen tespiti yapılacak

TT

ABD'de "akıllı gözlükle" göçmen tespiti yapılacak

Katie Hawkinson ABD Muhabiri 

ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS), "akıllı gözlük" geliştirilmesine 7,5 milyon dolar ayırmayı planladığı bildirilirken DHS sözcüsüne göre cuma günü itibarıyla "herhangi bir 'akıllı gözlük' projesine bütçe ayrılmadı" (AFP)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS), federal göçmenlik görevlileri için "akıllı gözlükler" geliştirmek üzere milyonlarca dolar harcamaya hazırlandığı bildirildi.

NewsNation'ın haberine göre görevlilerin, ABD'ye yasadışı yollarla girmiş olabilecek göçmenleri tespit etmesini sağlayacak "akıllı gözlüklerin" geliştirilmesi için bakanlık gelecek yıl 7,5 milyon dolar ayırmayı planlıyor.

Yayın kuruluşu tarafından incelenen belgelere göre bu "akıllı gözlükler", memurlara "sahada gerçek zamanlı bilgi erişimi ve biyometrik kimlik tespiti yetenekleri" kazandırabilir. Önerinin, gelecek yılın ilk çeyreğine kadar kullanıma hazır bir prototipin tamamlanmasını öngördüğü bildirildi.

Haber kuruluşunun aktardığı üzere bu planlar Trump yönetiminin 2027 mali yılı bütçe teklifinde yer alıyor. Teklifte, yetkililerin "Birleşik Devletler'de yasadışı bulunan göçmenleri belirleme, nakletme, gözaltına alma ve sınır dışı etme" kapasitesini güçlendirmeye katkı sağlayacağını söylediği projelere milyonlarca dolay ayrılıyor.

NewsNation'ın elde ettiği bir bütçe belgesinde şu ifadelere yer veriliyor: 

Bu iyileştirmeler, kamu güvenliğini ve operasyonel mükemmelliği sağlarken, verimli ve etkili göçmenlik denetimlerini, sınır dışı etme operasyonlarını, yürütme emirlerinin ve idari önceliklerin yerine getirilmesini doğrudan [mümkün kılacak].

DHS sözcüsünün The Independent'a yaptığı açıklamaya göre cuma günü öğleden sonra itibarıyla "herhangi bir 'akıllı gözlük' projesine bütçe ayrılmadı". 

Sözcü, "Bilim ve Teknoloji Direktörlüğü (S&T), sahadaki kolluk görevlilerine yardımcı olmak için ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ve diğer DHS birimlerinin ihtiyaçlarını sürekli değerlendirmeye alıyor. DHS'nin kullandığı her türlü teknolojinin tamamen yasalar kapsamında kalmasını sağlamak için bu görüşmelere gizlilik ofisleri, bilgi teknolojileri yöneticileri ve avukatlar da katılıyor" diye ekledi.

The Independent'ın daha önce yürüttüğü araştırmada DHS memurlarının kişisel akıllı gözlükler taktığı görülmüştü.

Araştırmada Trump'ın göreve gelmesinden bu yana en az 6 eyalette DHS görevlilerinin Meta'nın yapay zeka gözlüklerini takarken görüldüğü ve bazı durumlarda bunları halktan kişileri kaydetmek ve fotoğraflamak için kullandığı ortaya çıkmıştı.

NewsNation'ın DHS "akıllı gözlük" projesine ilişkin haberi, New York Times'ın şubatta aktardığı üzere Meta'nın akıllı gözlükler için yüz tanıma özelliği geliştirmeye çalıştığı dönemde geldi. Yeni eklenen bu özelliğin, kullanıcıların başka kişileri teşhis etmesini mümkün kılacağı ve Meta'nın yapay zeka asistanının da bu kişiler hakkında bilgi sağlayabileceği bildiriliyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news