Rusya: İran nükleer dosyası ABD ile görüşmelerimizin bir parçası

Beyaz Saray: Düşmanlarımız ve müttefiklerimizle diyalog kuracağız, ancak bunu güçlü bir duruşla yapacağız.

 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçen hafta Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'u Tahran'da kabul etti. (EPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçen hafta Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'u Tahran'da kabul etti. (EPA)
TT

Rusya: İran nükleer dosyası ABD ile görüşmelerimizin bir parçası

 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçen hafta Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'u Tahran'da kabul etti. (EPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçen hafta Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'u Tahran'da kabul etti. (EPA)

Kremlin tarafından bugün yapılan açıklamada, ABD ile gelecekte yapılacak görüşmelerde, geçen ay ABD ile Rusya arasında yapılan ilk tur görüşmelerde ‘değinilen’ İran'ın nükleer programı konusunun da ele alınacağı belirtildi.

Kremlin, Tahran'ın nükleer programıyla ilgili anlaşmazlığa barışçıl bir çözüm bulunmasını kolaylaştırmak için elinden gelen her şeyi yapma sözü verirken Rusya, ABD ile İran arasında arabuluculuk yapmayı teklif etti.

Rus devlet televizyonu Zvezda, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'a dayandırdığı haberinde Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Tahran ve Washington arasında nükleer silahlarla ilgili görüşmelerde arabuluculuk yapmayı kabul ettiğini duyurdu.

Reuters'ın isminin açıklanmaması kaydıyla bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde Rusya'nın arabuluculuk yapmayı teklif ettiği, ancak bunun kendilerinden talep edilmediği belirtildi.

Jdjdj
ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin (AFP)

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın ocak ayında göreve gelmesinin ardından ABD politikasında önemli değişiklikler yaparak Rusya'ya karşı daha uzlaşmacı bir tutum takınmasının ardından geldi. ABD Başkanı, Ukrayna'da üç yıldır devam eden savaşın sona ermesi için arabuluculuk yapmaya çalışırken Batılı müttefiklerini temkinli olmaya itti.

Tahran, bölgesel nüfuzundaki gerilemeler ve ülke içinde ekonomiye dair artan hoşnutsuzluk nedeniyle Trump'la müzakere etme seçeneğiyle karşı karşıya kaldı. Analistler Tahran'ın özellikle müttefiklerinin dağılması, Beşşar Esed'in devrilmesi ve Hizbullah'ı hedef alan saldırılar sonucunda ‘direniş ekseninin’ gerilemesinin ardından Trump'la müzakere etmek zorunda kaldığını vurguluyor.

Peskov dün gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın Rusya'nın ortağı ve müttefiki olduğunu ve Moskova'nın İran ile ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini söyledi. Peskov, “Başkan Putin, İran'ın nükleer meselesinin sadece barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğine inanıyor ve buna ikna olmuş durumda... Elbette Rusya, İran'ın bir müttefiki olarak, sorunun barışçıl yollardan çözümünü kolaylaştırmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır” şeklinde konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile Riyad'da yaptığı görüşmelerden günler sonra geçen hafta Tahran'ı ziyaret etti.

Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Moskova, İran'ın nükleer programıyla ilgili sorunların çözümü konusunda diplomatik tedbirlerin halen masada olduğuna inanıyor” dedi.

Bir gün sonra Arakçi, Tahran'ın Rusya ya da Katar aracılığıyla herhangi bir ABD mesajı aldığını yalanladı. Rus mevkidaşının Washington ve bölgedeki diğer ülkelerle yaptığı görüşmeler hakkında ayrıntılı bir rapor verdiğini söyleyen Arakçi, herhangi bir mesaj iletilmediğini vurguladı.

Geçtiğimiz ay Trump, Tahran'ın nükleer silah edinmesini engellemek amacıyla İran'a yönelik ‘maksimum baskı’ politikasını yeniden uyguladı, ancak aynı zamanda bir anlaşmaya varmaya açık olduğunu ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye hazır olduğunu söyledi. İran Dini Lideri Ali Hamaney ise Trump yönetimiyle müzakerelere kapıyı kapattı.

Tahran'ın Moskova üzerinden kendisine ulaşan herhangi bir ABD girişimini nasıl karşılayacağı belirsiz. Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve yargı gibi güçlü kurumlara hâkim olan İran'ın sert muhafazakâr hareketi, Hamaney'in Washington ile herhangi bir anlaşmayı reddetmesini desteklediğini açıkça ilan etti. Pezeşkiyan pazar günü yaptığı açıklamada, “Müzakerelerin en iyi seçenek olduğunu düşünüyordum. Ancak Dini Lider Hamaney, ABD ile müzakere etmeyeceğimizi ve kendisinin direktiflerine göre ilerleyeceğimizi açıkça belirtti” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes dün yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Trump yönetimi hem düşmanlarımızla hem de müttefiklerimizle diyalog kuracak, ancak bunu ulusal güvenliğimizi savunmak için güçlü bir duruşla yapacak.”

İran nükleer silah geliştirmek istediği iddialarını reddetti. Ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) İran'ın uranyum zenginleştirmeyi ‘önemli ölçüde’ hızlandırarak yüzde 60 saflığa, yani silah üretmek için gerekli olan yüzde 90 seviyesine yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

Batılı ülkeler herhangi bir sivil program kapsamında uranyumu bu kadar yüksek düzeyde zenginleştirmeye gerek olmadığını ve başka hiçbir ülkenin nükleer bomba üretmeyi amaçlamadan bunu yapmadığını söylüyor. İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu iddia ediyor.

Hughes, “ABD, İran'ın nükleer silah edinmesine ya da Ortadoğu'da ve dünya genelinde terörizmi desteklemesine izin vermeyecektir” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Bakan Marco Rubio'nun dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü ve ‘İran'ın yarattığı tehditlerin ele alınmasında ve istikrarlı bir bölge için fırsatların değerlendirilmesinde yakın koordinasyon beklediğini’ ilettiğini söyledi.

İran 2015 yılında İngiltere, Almanya, Fransa, ABD, Rusya ve Çin ile Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen ve nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında Tahran üzerindeki yaptırımları kaldıran bir anlaşmaya varmıştı.

Washington 2018 yılında Trump'ın ilk başkanlığı döneminde anlaşmadan çekildi ve İran nükleer taahhütlerini yerine getirmemeye başladı.

Nfjfj
ABD Başkanı Donald Trump, 8 Mayıs 2018 tarihinde nükleer anlaşmadan çekilmek için imzaladığı belgeyi gösteriyor. (AP)

İngiltere, Fransa ve Almanya, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ne, gerektiği takdirde, nükleer anlaşmada öngörülen ve İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek amacıyla uygulanan uluslararası yaptırımlar da dahil olmak üzere anlaşma kapsamında dondurulan tüm BM kararlarının hızlı bir şekilde yeniden uygulanmasına olanak tanıyan ‘Snapback’ mekanizmasını harekete geçirmeye hazır olduklarını bildirdi.

İranlı yetkililer, Avrupalı güçlerin Snapback mekanizmasını devreye sokması halinde Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'ndan çekilme ve nükleer doktrini değiştirme tehdidinde bulundu.

Söz konusu ülkelerin, anlaşmaya ilişkin 2015 tarihli BM kararının süresinin dolacağı 18 Ekim'de böyle bir adım atmaları mümkün olmayacak. Trump, BM temsilcisine İran'a yönelik uluslararası yaptırım ve kısıtlamaların yeniden uygulanması için müttefikleriyle birlikte çalışma talimatı verdi.



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe