BM'den Gazze'de savaş suçları uyarısı

İsrail, yardım dağıtım merkezinin yakınında onlarca kişiyi öldürdü... Netanyahu'nun yargılanması kritik aşamaya girdi

Filistinliler, dün Gazze'nin Rimal mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir çocuğu taşıyor (EPA)
Filistinliler, dün Gazze'nin Rimal mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir çocuğu taşıyor (EPA)
TT

BM'den Gazze'de savaş suçları uyarısı

Filistinliler, dün Gazze'nin Rimal mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir çocuğu taşıyor (EPA)
Filistinliler, dün Gazze'nin Rimal mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yaralanan bir çocuğu taşıyor (EPA)

Filistinlilerin Gazze'deki bir yardım dağıtım merkezinin yakınında toplandıkları sırada onlarca kişinin hayatını kaybetmesi üzerine, BM'den Gazze'de işlenen savaş suçlarına ilişkin uyarılar arttı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dün yaptığı açıklamada, “Gazze'de az miktarda gıda yardımı almaya çalışan çaresiz sivillere yönelik ölümcül saldırılar kabul edilemez. Sivillere yönelik saldırılar, uluslararası hukuku ciddi şekilde ihlal etmekte ve savaş suçu teşkil etmektedir” dedi.

Türk’ün açıklamaları, Gazze Sivil Savunması'nın, binlerce kişinin Rafah'ın batısındaki el-Mevasi bölgesindeki bir ABD yardım merkezinin yakınında toplanması sırasında, İsrail'in açtığı ateş sonucu en az 27 Filistinlinin öldüğünü ve 90'dan fazla kişinin yaralandığını duyurmasının ardından geldi. Bu, pazar günü Rafah'ta 31 kişinin öldüğü ve 176 kişinin yaralandığı başka bir katliamın ardından iki gün içinde yaşanan ikinci olay.

Bu arada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yargılanması dün kritik bir aşamaya girdi: Yolsuzluk, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlamalarıyla yargılandığı üç davadan biri olan "hediye davası"nda karşı soruşturma aşamasına geçildi.



Vizyon 2030, performans göstergelerinin yüzde 93’ünü gerçekleştirerek üçüncü aşamasına girdi

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Vizyon 2030, performans göstergelerinin yüzde 93’ünü gerçekleştirerek üçüncü aşamasına girdi

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Zeyneb Ali

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, ülkesinin Vizyon 2030 kazanımlarıyla daha iyi bir geleceğe doğru ilerlediğini, kapsamlı kalkınma hedefi doğrultusunda sahip olunan kaynakların ve avantajların örnek bir şekilde değerlendirildiğini belirtti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ise Vizyon 2030 kapsamında geçen on yılın ardından ülkenin kapsamlı kalkınmada istisnai ve dönüşümsel bir model sunduğunu, vizyonların somut sonuçlara dönüştürüldüğünü ifade etti. Bu başarının, ülke vatandaşlarının iradesi ve kurumların etkin çalışması sayesinde gerçekleştiğini vurgulayan Veliaht Prens, son yıllarda elde edilen kazanımların çabaların artırılması ve planların güçlendirilmesi yönünde büyük bir sorumluluk doğurduğunu kaydetti. Açıklamasında, bu kazanımların sürdürülebilirliğinin sağlanmasının ve ülkenin daha ileriye taşınmasının temel hedef olduğunu dile getirdi.

Bu açıklamalar, 2025 yılı Vizyon 2030 yıllık raporunun giriş bölümünde yer aldı. Raporda, Suudi Arabistan’ın 2026 yılı itibarıyla Vizyon 2030’un üçüncü aşamasına geçtiği, bu aşamanın 2030’a kadar süreceği belirtildi. On yıllık ekonomik ve sosyal reform süreci boyunca ulusal ekonominin çeşitlendirme ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeniden şekillendirildiği, performans göstergelerinin yüzde 93’ünün hedeflere ulaştığı ifade edildi.

Vizyon 2030 üç uygulama aşamasına dayanıyor ve her biri beş yıl sürüyor. 2016-2020 dönemini kapsayan ilk aşamada yasal ve kurumsal altyapı oluşturuldu; bu kapsamda düzenlemeler çıkarıldı, yeni kurumlar kuruldu ve Kamu Yatırım Fonu (PIF) ekonominin itici gücü olacak şekilde yeniden yapılandırıldı.

2021-2025 dönemini kapsayan ikinci aşamada ise ulusal stratejilerin uygulanma hızı sektörler ve bölgeler genelinde arttı. Bu süreçte ülke, ekonomik dönüşümün ortaya çıkardığı yeni büyüme fırsatlarına yatırım yaptı.

Başarı oranları

Vizyon programlarının başarı oranları

Resmi verilere göre, vizyon programlarına ait performans göstergelerinin yüzde 93’ü yıllık hedeflerine ulaştı, bu hedefleri aştı ya da gerçekleştirmeye yaklaştı.

Toplam 390 aktif göstergeden 309’u ara hedeflerini yakaladı veya aştı. 52 gösterge ise yüzde 85 ile 99 arasında değişen oranlarla hedeflerine yaklaşmış durumda.

Girişimler açısından bakıldığında, toplam bin 290 girişim hayata geçirilirken, bunların 935’i vizyonun başlangıcından bu yana tamamlandı. 225 girişim ise planlandığı şekilde ilerliyor. Böylece girişimlerin yüzde 90’ının tamamlandığı ya da hedeflenen doğrultuda ilerlediği belirtiliyor.

başarı

Olumlu ekonomik göstergeler

2025 yılı verileri, ekonomik dönüşüm sürecini yansıtan bir dizi göstergenin kayda geçtiğini ortaya koyuyor. Buna göre, reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) 2024’e kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme gösterdi. Bu oran, son üç yılın en yüksek yıllık ekonomik büyümesi olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde, petrol dışı faaliyetlerin ulusal ekonomideki payının toplamın yarısını aştığı belirtildi.

İşgücü piyasasında ise Suudi vatandaşlar arasındaki işsizlik oranı 2025 yılı sonunda yüzde 7,2’ye geriledi. Bu oran, 2016 sonunda kaydedilen yüzde 12,3 seviyesine kıyasla önemli bir düşüşe işaret ediyor. Söz konusu iyileşmenin, ekonomik sektörlerdeki büyüme ve iş gücü piyasasına yönelik reformlardan kaynaklandığı ifade ediliyor.

Enflasyon oranı ise yıl boyunca görece istikrarlı bir seyir izleyerek yüzde 2 seviyesinde gerçekleşti.

Kredi notu cephesinde, büyük uluslararası derecelendirme kuruluşları Suudi Arabistan’ın egemen borçlanma notlarına ilişkin olumlu değerlendirmelerini sürdürdü. Moody’s ülkenin kredi notunu ‘Aa3’ seviyesinde ve ‘durağan’ görünümle teyit ederken, Fitch Ratings ve Standard & Poor’s ise ‘A+’ notunu ve yine ‘durağan’ görünümü korudu.

Uluslararası tahminler farklılık gösteriyor

Uluslararası kuruluşların Suudi Arabistan ekonomisinin gelecek yıllardaki büyümesine ilişkin beklentileri farklılık gösteriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılında yüzde 3,1, 2027 yılında ise yüzde 4,5 büyüme öngörürken, Dünya Bankası aynı yıllar için sırasıyla yüzde 4,3 ve yüzde 4,4 oranlarında daha yüksek tahminlerde bulunuyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise büyümenin 2026’da yüzde 4, 2027’de ise yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Öte yandan Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı, 2025 bütçesi kapsamında 2026 için yüzde 4,6, 2027 için ise yüzde 3,7 oranında büyüme öngörüsünde bulundu.

Toplumsal ve sektörel dönüşümler

Sosyal alanda, Suudi Arabistanlı ailelerin konut sahipliği oranında artış kaydedilirken, nüfus arasında fiziksel aktivite yapma oranının da yükseldiği belirtildi. Şarku'l Avsat'ın resmi verilerden aktardığına göre, petrol dışı ihracat sanayi büyümesi ve lojistik altyapının geliştirilmesi sayesinde tarihi seviyelere ulaştı. Ayrıca ülkenin küresel rekabetçilik endeksindeki sıralamasında da iyileşme yaşandı.

Kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü, vatandaşların veri, bilgi ve çeşitli belgelere erişiminin kolaylaştırıldığı ifade edildi. Bunun yanı sıra, gönüllülük faaliyetlerine katılımın ve farklı alanlardaki gönüllü iş fırsatlarının da genişlediği kaydedildi.

Üçüncü aşama: Süreklilik ve uyum

Vizyon, uzun vadeli hedeflerini koruyarak üçüncü aşamasına giriyor ve yeni dönemin gerekliliklerine uygun şekilde uygulama yöntemlerini uyarlıyor. Resmî belgelere göre, performans göstergelerinin izlenmesine yönelik yönetişim ve düzenli takip çerçevesi, ilerlemenin ölçülmesi ve gerektiğinde sürecin yeniden yönlendirilmesi için temel bir araç olmaya devam edecek. Küresel ekonomik koşullardaki değişkenlikler nedeniyle, uygulamada esnekliğin ve ulusal önceliklere göre verimli harcama yönetiminin önem kazandığı vurgulanıyor.


ABD’nin enerji stratejisi: “İran savaşı, Amerikan şirketlerine talebi artırdı”

ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
TT

ABD’nin enerji stratejisi: “İran savaşı, Amerikan şirketlerine talebi artırdı”

ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)
ABD ve İran heyetleri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlamak için diplomatik temasları sürdürüyor (AFP)

ABD, İran savaşının yarattığı krizde yeni bir enerji üstünlüğü elde etmeye çalışıyor.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği saldırılarla başlayan savaşta Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik enerji piyasalarını alt üst etti.

Ortadoğu'dan doğalgaz ve petrol tedarikinde yaşanan aksaklıklar, Avrupa ve Asya ülkelerini hızla alternatif arayışına itti. Financial Times'ın analizine göre, özellikle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tarafında Amerikan şirketlerine yoğun talep var.

ABD ham petrol ihracatı günlük 5,2 milyon varile çıkarak rekor kırarken, Avrupa'nın jet yakıtı ihtiyacının üçte birinden fazlasının nisanda ABD'den karşılanması bekleniyor.

Kısa vadede petrol fiyatlarındaki artış ABD'li şirketlere büyük nakit akışı sağlarken, asıl stratejik kazanç LNG tarafında ortaya çıkacak. Tıpkı Avrupa'nın 2022'de patlak veren Ukrayna savaşında Rus gazından uzaklaşması gibi, Asya'nın da Körfez ülkelerine bağımlılığını azaltarak ABD'ye yönelmesi bekleniyor.

Vadesi 20 yıla varan uzun dönemli sözleşmelerde ABD'nin "güvenilir tedarikçi" olarak öne çıkması, küresel enerji ticaretinde kalıcı bir yön değişimine işaret edebilir. Bu durum, ABD'nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi nüfuzunu da artırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump da geçen ayki açıklamasında "ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi dolayısıyla petrol fiyatları yükseldiğinde daha fazla kazanıyoruz" demişti.

Diğer yandan analistlere göre riskler de artıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, uzun vadede fosil yakıt talebini azaltarak, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlara geçişi hızlandırabilir.

Nitekim Avrupa'da güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları son yıllarda hızlanırken, Çin temiz enerji teknolojilerinde küresel üstünlüğünü pekiştiriyor.

Petrol devi BP'nin eski baş ekonomisti Spencer Dale şu yorumları paylaşıyor:

Tarihten çıkarılan ders şudur: Enerji güvenliğiyle ilgili sarsıntılar geride iz bırakır. Petrolün küresel enerji içindeki payının, petrol krizinin ardından 1973'te zirveye ulaştıktan sonra bir daha asla eski seviyesine dönmemesi beni her zaman şaşırtmıştır.

Ekonomist ayrıca Avrupa'nın ABD'den gelen LNG'ye fazla bağımlı kalmamak için Kuzey Afrika veya Orta Asya'dan tedariki artırmak amacıyla çeşitli adımlar atabileceğini de belirtiyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Guardian


Fed soruşturması kapatıldı: Trump’ın adayının yolu açılıyor mu?

Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
TT

Fed soruşturması kapatıldı: Trump’ın adayının yolu açılıyor mu?

Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)
Powell, hakkında soruşturma açılmasından çekinmediğini bildirmişti (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı'nın, Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a yönelik soruşturmayı kapatması büyük yankı uyandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump'la Powell arasında son dönemde tekrar alevlenen tartışma, Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgiliydi.

Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Fed'le ilgili soruşturmayı yürüten ABD Adalet Bakanlığı Başsavcısı Jeanine Pirro, sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, maliyet aşımlarının incelemesinin Merkez Bankası'na bağlı Genel Müfettişlik tarafından yürütüleceğini duyurdu.

Müfettişliğin, Fed'i Amerikan vergi mükelleflerine karşı sorumlu tutma yetkisine sahip olduğunu vurguladı.

Pirro, kısa süre içinde kapsamlı bir rapor beklediğini ve sonucun celp kararı çıkarılmasına yol açan soruları çözüme kavuşturacağından emin olduğunu söyledi:

Bu doğrultuda Genel Müfettiş bu incelemeyi yürütürken ofisime soruşturmayı kapatması talimatını verdim. Ancak şunun altını çizmek gerekir ki durum gerektirdiği takdirde cezai bir soruşturmayı yeniden başlatmaktan çekinmeyeceğim.

Powell, Adalet Bakanlığı'nın kendine büyük jüri celbi tebliğ ettiğini ocak ayında duyurmuştu. Celbin geçen yıl haziranda Senato'nun Bankacılık Komitesi'nde, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı bir "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini aktarmıştı.

Bu hamlenin asıl nedeninin, Trump'ın sıkça eleştirdiği Fed'in para politikası kararları olduğunu söylemişti. 

Faizleri indirmediği gerekçesiyle Powell'ı sıkça eleştiren ABD Başkanı ise soruşturmadan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Diğer yandan Trump, Aralık 2025'teki açıklamasında Powell hakkında hukuki işlem başlatılmasını değerlendirdiğini bildirmişti.

Trump'ın, 2018'de Fed'in başına getirdiği Powell'ın görev süresi 15 Mayıs'ta dolacak. ABD Başkanı, onun yerine Kevin Warsh'u aday göstermişti.

New York Times'ın analizinde, ABD Bakanlığı'nın soruşturmayı kapatmasının, Warsh'un Fed'in başına geçme sürecini hızlandırabileceğine dikkat çekiliyor.

Warsh'un başkanlık görevine gelebilmesi için Senato'nun onayını alması gerekiyor. Ancak bazı senatörler, Fed'le ilgili soruşturma kapatılana dek Warsh'un atanma sürecinin askıya alınmasını talep etmişti. Özellikle Cumhuriyetçi Senatör Thom Thillis, Powell'a yönelik soruşturmayı "asılsız" diye niteleyerek Trump yönetimini eleştirmişti.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Kush Desai, kararın ardından yaptığı açıklamada "Senato'nun Kevin Warsh'u Fed'in bir sonraki başkanı olarak hızla onaylayacağına" güvendiklerini söylemişti.

Diğer yandan analizde, Trump-Powell çekişmesinin Fed'in bağımsızlığına gölge düşürdüğüne, Merkez Bankası'nın Beyaz Saray'ın talimatları altında hareket etmeyeceğine dair yeniden güven kazanmasının çok zor olacağına dikkat çekiliyor.

Warsh ise Senato'nun Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi'nde bu hafta düzenlenen oturumda, seçilmiş yetkililerin faizlere ilişkin görüş bildirmesinin para politikası bağımsızlığını tehdit etmediğini, Fed'in bağımsızlığının kurumun kendisine bağlı olduğunu ifade etmişti.

Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy'nin "Başkan'ın kuklası olacak mısınız?" sorusunaysa "Kesinlikle hayır" yanıtını vermişti.

Financial Times'ın görüş aldığı Cornell Üniversitesi'nden Eswar Prasad ise şunları söylüyor:

Buradaki temel soru, bu kararın, Warsh'un Trump'ın isteklerine boyun eğeceği varsayımıyla, onun atamasının önünü açmak için yönetimin yaptığı bir aldatmaca olup olmadığıdır.

Independent Türkçe, New York Times, Financial Times, Reuters