Los Angeles’ta Ulusal Muhafızlar’ın konuşlanmasıyla gerilim artıyor

Polis, şehir merkezini ‘yasadışı toplanma’ bölgesi ilan etti

Los Angeles'ta bazıları hasar görmüş polis araçları (AFP)
Los Angeles'ta bazıları hasar görmüş polis araçları (AFP)
TT

Los Angeles’ta Ulusal Muhafızlar’ın konuşlanmasıyla gerilim artıyor

Los Angeles'ta bazıları hasar görmüş polis araçları (AFP)
Los Angeles'ta bazıları hasar görmüş polis araçları (AFP)

ABD’de göçmenlerin tutuklanmasını protesto etmek üzere başlayan gösteriler üçüncü gününde devam ederken, protestocular dün Los Angeles'ta arabaları yaktı ve polisle çatıştı. ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin ikinci büyük kentinin sokaklarına Ulusal Muhafız birliklerinin konuşlandırılması talimatı vermişti.

Latin kökenli nüfusun yoğun olduğu kentte güpegündüz başlayan operasyonların öfkeli tepkilere yol açması bekleniyordu. Ancak muhalifler, yasadışı göçle mücadeleyi ikinci döneminin temel direklerinden biri haline getiren Trump'ın, genellikle eyalet valisine bağlı bir yedek ordu olan Kaliforniya Ulusal Muhafızları’nı görevlendirerek gerilimi kasıtlı olarak körüklediğini söylüyor.

Jcjjc
Compton, Kaliforniya'daki protestolar sırasında yanan bir araç (AP)

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Trump devreye girene kadar bir sorunumuz yoktu. Bu, devlet egemenliğinin ciddi bir ihlalidir... Emri iptal edin. Kontrolü Kaliforniya'ya geri verin” ifadelerini kullandı.

Waymo'nun sürücüsüz araçlarından en az üçü dün öğleden sonra alev aldı ve protestocular Los Angeles şehir merkezinde sınırlı bir alanda dolaşırken diğer ikisi tahrip edildi. Onlarca insanın yolda toplanması nedeniyle ana otoyoldaki trafik bir saatten fazla süreyle durduruldu. Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre, Kaliforniya Otoyol Devriyesi memurları biber gazı kullanarak kalabalığı uzaklaştırdı.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı'ndan federal ajanlar ile bir gözaltı merkezi önündeki onlarca protestocu arasında erken saatlerde yaşanan ufak çaplı bir çatışmanın ardından tüm çatışmalar yerel kolluk kuvvetleriyle bağlantılı hale geldi. Öğleden sonra Los Angeles Polis Teşkilatı (LAPD) görevlileri federal binalardan biraz uzakta hatlar oluşturarak öfkeli protestocular ile 79. Piyade Tugayı Muharebe Ekibi'nden kask ve kamuflaj üniformalarıyla toplanan onlarca silahlı Ulusal Muhafız üyesi arasında teması engelledi.

Yetkililer, Los Angeles şehir merkezinin tamamını ‘yasadışı toplanma’ bölgesi ilan etti. LAPD, bu sabah erken saatlerde X platformunda yaptığı paylaşımda “Bölgeyi derhal terk edin” yazdı.

Polis raporlarına göre, hafta sonu boyunca devam eden protestolarla bağlantılı olarak 56 kişi tutuklandı.

ABD medyası, polis şefi Jim McDonnell'ın “Şu ana kadar tutuklananların sayısı daha sonra olacaklarla kıyaslandığında önemsiz düzeyde” dediğini aktardı.

Kkkfj
Los Angeles'taki protestolar sırasında yanan ABD bayrağı (AFP)

Yasadışı göçle mücadeleyi ikinci döneminin en önemli önceliklerinden biri haline getiren Trump, Ulusal Muhafızlar’ın ‘kanun ve düzeni’ uygulayacağı sözünü vererek, askerlerin başka şehirlere konuşlandırılması ihtimaline açık kapı bıraktı.

Kuvvetler her yerde

Ulusal Muhafızlar’ın kullanımı sorulduğunda Trump, askerlerin ülkenin diğer bölgelerinde daha yaygın bir şekilde konuşlandırılabileceğini ima etti.

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, Los Angeles'a gönderilen birliklerin ‘çok güçlü kanun ve düzen’ uygulayacağını söyledi. “Şiddet yanlısı insanlar var ve yaptıklarının yanlarına kâr kalmasına izin vermeyeceğiz” diyen Trump, protestoları bastırmak için silahlı kuvvetlerin konuşlandırılmasına izin veren Ayaklanma Yasası’nın etkinleştirilmesiyle ilgili bir soruya yanıt olarak şu cevabı verdi: “Her yere birlik gönderiyoruz. Ülkemizde bir ayaklanma olmasına izin vermeyeceğiz.”

Kckxk
Los Angeles şehir merkezindeki protestolar sırasında bir kadın Meksika bayrağı sallıyor. (AP)

ABD'nin Demokrat Partili eyalet valileri dün yaptıkları açıklamada, Trump'ın Los Angeles'a Ulusal Muhafız birlikleri göndermesini eleştirerek bu konudaki yetkinin eyalet valisine ait olduğunu belirtti. Valiler yaptıkları ortak açıklamada, bu hareketin ‘yetkinin endişe verici bir şekilde kötüye kullanılması’ olduğunu söyledi.

ABD Kuzey Komutanlığı, ‘yaklaşık 500 deniz piyadesinin devam eden federal operasyonları geliştirmek ve desteklemek için gerektiğinde konuşlanmaya hazır olduğunu’ bildirdi.

Jcjdj
 Los Angeles şehir merkezindeki bir gözaltı merkezinin yakınındaki protestolar sırasında yoğun dumanın ortasında koruyucu maske takan bir adam (AP)

Ulusal Muhafızlar, genellikle Los Angeles yangınları gibi doğal afetlerde ve bazen de sivil ayaklanmalarda, ancak genellikle yerel yetkililerin onayı ile göreve çağrılır.

Gerilim

Cumhuriyetçiler, Newsom ve diğer yerel yetkililerin protestoların çoğunlukla barışçıl olduğu ve Ulusal Muhafızlar’ın konuşlandırılmasının gerilimi daha da arttıracağı yönündeki açıklamalarını reddederek Trump'ın yanında yer aldı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ABC'ye verdiği demeçte, “Bu konuda hiç endişeli değilim” dedi. Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Ulusal Muhafızlar’ı desteklemek için deniz piyadelerini çağırma tehdidini yorumlayan Johnson, bunu aşırıya kaçmak olarak görmediğini belirterek, “Ne gerekiyorsa yapmaya hazır olmalıyız” ifadesini kullandı.

Jdjjd
Protestoların üçüncü gününde Los Angeles şehir merkezinde göstericiler ve kolluk kuvvetleri arasındaki çatışmalardan (DPA)

AFP'nin konuştuğu protestocular, askerlerin düzeni sağlamak için gönderilmediğini söyledi. Protestoculardan Thomas Henning, “Bunun bir gözdağı taktiği olduğunu düşünüyorum. Bu protestolar barışçıl. Şu anda kimse zarar vermeye çalışmıyor ama Ulusal Muhafızlar ellerinde dolu şarjörler ve büyük silahlarla Amerikalıları haklarını kullanmaktan alıkoymaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

Bir diğer protestocu Estrella Corral ise protestocuların yanlış bir şey yapmamış olan çalışkan göçmen işçilerin maskeli göçmenlik ajanları tarafından tutuklanmasına duydukları öfkeyi dile getirdiklerini söyledi. Corral, “Burası bizim toplumumuz ve kendimizi güvende hissetmek istiyoruz. Trump'ın Ulusal Muhafızlar’ı konuşlandırması çok saçma. Bence gerilimi artırıyor” dedi.

Kfkdk
Los Angeles'ta düzenlenen protestolar sırasında yanan bir çöp konteyneri (EPA)

78 yaşındaki protestocu Marshall Goldberg, Ulusal Muhafızlar’ın konuşlandırılmasının kendisini ‘çok kırgın’ hissettirdiğini söyledi. Goldberg, “Devletin belgesiz işçilere yaptıklarından nefret ediyoruz. Ancak bu son adım, protesto hakkını ve barışçıl toplanma hakkını elimizden alma konusunda başka bir seviye” ifadelerini kullandı.

Onlar suçlu değil

Ocak ayında göreve geldiğinden bu yana Trump, ‘canavarlar’ ve ‘hayvanlar’ olarak nitelendirdiği belgesiz göçmenlerin ülkeye girişini engelleme vaadini hayata geçiriyor. Daha önce İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün başkanlığını yapmış olan ABD'li aktivist Kenneth Ross, 1965'ten bu yana ilk kez Ulusal Muhafızlar’ın eyalet valisinin talebi olmadan görevlendirildiğini söyledi. Ross, Trump'ın ‘göçmenlere yönelik operasyonları sürdürmek için şov yaptığını’ ifade etti.

Kfkfk
Polis memurları, Los Angeles Belediye Binası önündeki protestoculara plastik mermi sıktı. (AFP)

Cuma günü Los Angeles'ın çeşitli bölgelerinde silahlı ve maskeli göçmenlik ajanları operasyonlar düzenleyerek öfkeli kalabalıkların toplanmasına ve saatlerce süren çatışmalara yol açarken, Los Angeles protestolarından önce CBS News tarafından yapılan bir anket Amerikalıların küçük bir çoğunluğunun halen göçmenlik karşıtı kampanyayı desteklediğini gösterdi.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, ABD'de yaşayan göçmenleri savundu. Sheinbaum, “ABD'de yaşayan Meksikalılar, daha iyi bir yaşam aramak ve ailelerini geçindirmek için vatanlarından ayrılan dürüst erkek ve kadınlar. Onlar suçlu değiller” dedi.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.