İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki tahliye emirlerinin ardından 20'den fazla Filistinli hayatını kaybetti

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas'a yönelik askeri operasyonların yoğunlaştığı ve genişlediği uyarısında bulundu

İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'ye düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'ye düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki tahliye emirlerinin ardından 20'den fazla Filistinli hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'ye düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'ye düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

İsrail ordusunun, Hamas ile savaşın başlamasından 20 aydan fazla bir süre sonra Gazze Şeridi'nin kuzeyi için tahliye uyarısında bulunmasının ardından bugün Gazze Şeridi'ne düzenlenen saldırılarda 20'den fazla kişi hayatını kaybetti.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformunda Gazze Şeridi'nin kuzeyini gösteren haritayla birlikte yayınladığı açıklamada, Gazze şehri, Cibaliye ve diğer bölgelerde yaşayanlara ‘derhal’ güneye, el-Mevasi bölgesine gitmeleri çağrısında bulundu.

Adraee, İsrail güçlerinin ‘söz konusu bölgelerde çok güçlü bir şekilde faaliyet gösterdiğini ve bu askeri eylemlerin terör örgütlerinin kabiliyetlerini yok etmek için artacağını, yoğunlaşacağını ve genişleyeceğini’ söyledi.

Sürekli bombardıman

Filistin medyası, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde ve Han Yunus'ta meydana gelen İsrail bombardımanında 21 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Filistin Safa Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, İsrail savaş uçaklarının Gazze şehrinin kuzeydoğusundaki et-Tuffah mahallesinde bulunan el-Culani Mescidi civarındaki bir evi hedef alması sonucu beş vatandaş şehit oldu ve çok sayıda kişi de yaralandı.

Ayrıca, İsrail savaş uçaklarının Gazze'deki ez-Zaviye çarşısında bir grup vatandaşı hedef alması sonucu en az bir vatandaş şehit oldu.

İsrail uçaklarının bugün şafak vakti Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde bir evi hedef alması sonucu iki çocuk şehit oldu. Öte yandan İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinin batısındaki Bir Zenun ve eş-Şair yakınlarındaki bir çadırı bombalaması sonucu beş şehit verildi, çok sayıda kişi de yaralandı.

İşgal ordusunun Han Yunus kentinin merkezindeki konutları havaya uçurduğunu bildiren Filistin Safa Haber Ajansı, ‘işgal güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliye kasabasının doğusundaki konutları vurmaya devam ettiğini’ belirtti. Ajans, ‘Gazze şehrindeki es-Samir kavşağı yakınlarında yerinden edilmiş insanların barındığı bir çadırı hedef alan İsrail bombardımanında çok sayıda vatandaşın yaralandığına’ dikkat çekerek, ‘Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda bir evi hedef alan İsrail bombardımanında iki vatandaşın yaralandığını’ açıkladı.

İsrail Güvenlik Kabinesi toplantısı

Bu arada İsrail Güvenlik Kabinesi’nin, Gazze Şeridi'nde devam eden savaşı, esir anlaşmasıyla ilgili temasları ve insani yardım konusunu görüşmek üzere Güney Komutanlığı karargâhında bir toplantı yapması planlanıyor.

xscdfg
İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki bir eve düzenlediği saldırıda öldürülen çocukların cesetlerini taşıyan Filistinliler (Reuters)

Yedioth Ahronoth'un haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in insani yardımların Hamas'ın eline geçmesi halinde hükümetten istifa edeceği yönündeki ültimatomunun ardından İsrail ordusunun Hamas'ın gıda tırlarını kontrol etmesini engelleyecek bir plan hazırlaması talimatı verdi.

Netanyahu ve Katz dün, Haaretz tarafından önceki gün (Cuma) yayınlanan ve İsrail askerlerine Gazze Şeridi'ndeki yardım bölgelerine yaklaşan Filistinlileri vurma emri verildiğini iddia eden bir raporu kategorik olarak reddetti. İkili, raporun bulgularını ‘ordunun imajını zedelemeyi amaçlayan kötü niyetli yalanlar’ olarak niteledi.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı'na göre, yeni kurulan Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın yaklaşık bir ay önce Gazze Şeridi'nde yardım dağıtmaya başlamasından bu yana 500'den fazla Filistinli yardım beklerken öldürüldü ve yüzlerce kişi de yaralandı.

dfgthy
İsrail'in düzenlediği saldırıda yaralanan bir Filistinli, Han Yunus'ta aynı saldırıda yaşamını yitiren kardeşiyle vedalaşıyor. (Reuters)

2,4 milyonluk nüfusun kıtlık gibi ağır insani koşullar altında defalarca yerinden edildiği bir savaşın yaşandığı Gazze Şeridi'nde İsrail askeri operasyonları devam ediyor.

Gazze Şeridi’nde devam eden savaş, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güney yerleşimlerine düzenlediği ve çoğu sivil bin 219 kişinin ölümüne yol açan sürpriz saldırının ardından patlak verdi.

fgthy
Gazze şehrindeki el-Ehli Arap Hastanesi önünde İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden bir kişinin cenazesini taşıyan Filistinliler (Reuters)

Hamas söz konusu operasyonda 251 kişiyi esir aldı; bunlardan 57'si halen Gazze Şeridi'nde bulunuyor ve İsrail 34'ünün öldüğünü söylüyor. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı son rakamlara göre İsrail 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi'nde çoğu sivil 56 bin 412 kişinin ölümüne neden olan yıkıcı bir savaş yürütüyor.

Diğer yandan bir Filistinli de Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeydoğusundaki Vadi Gazze yakınlarında İsrail ordusu tarafından vurularak öldürüldü. Kaynaklar ayrıca, Gazze şehrinin orta kesimindeki es-Samir kavşağı yakınlarında İsrail'in bombardımanı sonucu aynı aileden aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu beş Filistinlinin öldürüldüğünü bildirdi.



ABD, İran'la "müzakerelerdeki çıkmazı kırmak" için hava saldırıları planlıyor

ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
TT

ABD, İran'la "müzakerelerdeki çıkmazı kırmak" için hava saldırıları planlıyor

ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
ABD'ye ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağı, İran limanlarının abluka altında olduğu sırada bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağının yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)

ABD merkezli Axios sitesi, üç farklı kaynağın verdiği bilgiye dayandırdığı haberinde, ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) İran’a yönelik “kısa ve yoğun” bir dizi saldırı planı hazırladığı öne sürüldü. Haberde planın amacının, Tahran ile yürütülen müzakerelerdeki tıkanıklığı kırmak olduğu iddia edildi.

Şarku’l Avsat’ı Axiostan aktardığına göre söz konusu plana göre, hedef alınabilecek noktalar arasında altyapı unsurlarının da bulunduğu ve bu saldırıların ardından İran’a yeniden müzakere masasına dönme ve daha esnek bir tutum sergileme baskısı yapılmasının hedeflendiği belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump ise Axios’a yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD kaygılarını giderecek bir anlaşmayı kabul edene kadar ülkeye deniz ablukası uygulanacağını söyledi. Trump, Tahran’ın önce ambargonun kaldırılması ve ardından nükleer görüşmelere geçilmesi yönündeki önerisini ise reddettiğini ifade etti.

Trump, deniz ablukasının “bombalamadan daha etkili” olabileceğini savunarak, İran’ın ekonomik olarak zor durumda kaldığını ve daha kötü bir tabloyla karşılaşacağını dile getirdi. Ayrıca İran’ın nükleer silah sahibi olmasına kesinlikle izin vermeyeceğini vurguladı.

Trump’ın, İran’a yönelik baskıyı artırmak için deniz ablukasını temel araç olarak gördüğü, ancak Tahran geri adım atmazsa askerî seçeneğin de masada kalabileceği belirtildi. Trump’ın Axios ile yaptığı telefon görüşmesinde ise doğrudan askerî planlar hakkında ayrıntı vermekten kaçındığı ifade edildi.

İran tarafında ise resmi açıklamalar daha sert bir tona işaret etti. İranlı bir güvenlik kaynağı, ABD’nin deniz ablukasının “yakında eşi benzeri görülmemiş pratik adımlarla” karşılık bulacağını söyledi. Ayrıca İran Silahlı Kuvvetleri’nin diplomasiye zaman tanımak için itidalli davrandığı, ancak sabrın sınırsız olmadığı ve ablukanın sürmesi halinde “cezalandırıcı bir karşılık” verilebileceği ifade edildi.


Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlanan Allen, saldırıdan birkaç dakika önce selfie çekti

Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)
Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)
TT

Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlanan Allen, saldırıdan birkaç dakika önce selfie çekti

Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)
Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump’a suikast girişiminde bulunmakla suçlanan kişinin, saldırıyı gerçekleştirmeden dakikalar önce otel odasında selfie çektiği bildirildi.

Savcılar dün yaptıkları açıklamada, Cole Thomas Allen’ın cumartesi günü saat 20.30’dan kısa süre sonra saldırıyı gerçekleştirdiğini belirtti. Allen’ın Hilton Washington’deki odasından inerek, Trump ve üst düzey yetkililerin katıldığı medya yemeğinin düzenlendiği alt kattaki salona girmeye çalıştığı belirtildi.

Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)Cole Thomas Allen, saldırıyı gerçekleştirmeden önce otel odasında selfie çekiyor (AP)

31 yaşındaki zanlının güvenlik görevlileriyle yaşanan arbede sonrası etkisiz hale getirildiği, olay sırasında silah sesleri duyulduğu ancak ölen olmadığı kaydedildi.

Savcılara göre Allen, saldırıdan önceki son dakikalarını Trump’ın bulunduğu yere ilişkin haberleri takip ederek, silahlarını hazırlayarak ve otel odasında aynanın karşısında cep telefonuyla selfie çekerek geçirdi. Fotoğrafta siyah kıyafetler giydiği, kırmızı kravat taktığı, elinde bıçak, omuz kılıfı ve yetkililerin mühimmat çantası olduğunu belirttiği bir çanta bulunduğu görülüyor.

Şüphelinin odasından ayrılmasının ardından, arkadaşları ve ailesine eylemini açıklayan bir metin içeren zamanlanmış e-postalar gönderildiği ifade edildi.

Savcılar, “hayal edilemeyecek derecede kötü niyetli” olarak nitelendirdikleri saldırıya ilişkin hazırlıkların ayrıntılarını, Washington’daki federal mahkemeye sundukları ve zanlının kefaletle serbest bırakılmamasını talep ettikleri dilekçeyi de paylaştı. Dilekçede, “Mahkeme sanığı yargılama süresince tutuklu tutmalıdır” ifadesine yer verilerek, suçların siyasi niteliğinin ve suç işleme motivasyonunun devam etmesinin bu talebi güçlendirdiği vurgulandı.

Kaliforniya eyaletinde yaşayan ve yüksek eğitimli bir öğretmen olduğu belirtilen Allen’ın, Chicago üzerinden geçen manzaralı bir tren hattını kullanarak Washington’a geldiği ve yanında tüfek, tabanca ile çok sayıda bıçaktan oluşan bir cephanelik taşıdığı kaydedildi.

Savcılar ayrıca Allen’ın yolculuk sırasında doğa manzaralarına ilişkin notlar tuttuğunu, örneğin, Pennsylvania ormanlarını “küçük akan derelerle dolu geniş bir hayali diyar” olarak tanımladığını aktardı.

Şüphelinin otele giriş yaptıktan sonra güvenlik zafiyetine şaşırdığını belirterek, “Birden fazla silahla içeri girdim ve kimse beni tehdit olarak görmedi” şeklinde not yazdığı ifade edildi.

Ailesi ve arkadaşlarına gönderdiği e-postada “en üstten en alt düzeye kadar” yetkilileri hedef alacağını belirten Allen’ın, ABD Gizli Servisi veya diğer güvenlik görevlileri ile oteldeki misafirleri öldürmemeyi umduğunu belirttiği kaydedildi.

Mahkeme belgelerine göre Allen, otel girişine ulaştığında paltosunu çıkararak metal dedektörlerinden hızla geçti ve tüfeğini ateşlemeye hazır hale getirdi. Zanlının, yemeğin düzenlendiği salona çıkan merdivenlere doğru ateş açtığı, ardından bir Gizli Servis ajanının beş el ateş ettiği ancak Allen’ın vurulmadığı ve yere düşürülerek etkisiz hale getirildiği ifade edildi.

Dosyada, zanlının dizinden hafif yaralandığı, ancak silahla vurulmadığı bilgisine de yer verildi.


Trump, İran'a "uzun vadeli ambargo" uygulamayı değerlendiriyor

Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
TT

Trump, İran'a "uzun vadeli ambargo" uygulamayı değerlendiriyor

Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)

ABD’li kaynaklar, Donald Trump’ın İran limanlarına yönelik ablukayı aylarca uzatmayı değerlendirdiğini bildirdi. Bu adımın, Tahran’a “hızla akılcı davranması” ve bir anlaşmaya varması yönünde baskı yapılırken, savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların durakladığı ve Hürmüz Boğazı’nda gerilimin arttığı bir dönemle eş zamanlı geldiği ifade edildi.

Kaynaklara göre Trump, aralarında Chevron’un da bulunduğu enerji şirketlerinin yöneticileriyle, ablukanın uzaması halinde piyasaların nasıl sakinleştirilebileceğini görüştü. Bu gelişme, İran’ın nükleer dosyasına ilişkin görüşmelerin savaşın sona ermesi ve deniz taşımacılığı konularının çözümünden sonraya bırakılmasını öneren bir teklif sunmasının sonrasında geldi.

Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın “nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacağını bilmediğini” söyledi. Paylaşımına elinde otomatik tüfek tuttuğu bir fotoğrafını da ekleyen Trump, “Artık nazik adam yok” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington’u ablukaya ve iç bölünmelere dayanarak İran’ı teslim olmaya zorlamaya çalışmakla suçladı ve askeri ile siyasi yetkililer arasında “birlik” bulunduğunu vurguladı.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu üyesi Alaeddin Burucerdi ise Babülmendeb Boğazı’nın kapatılabileceği tehdidinde bulundu. İran devlet televizyonu ise bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, ABD’nin “deniz korsanlığı” olarak nitelendirdiği eylemlerinin sürmesi halinde “benzeri görülmemiş bir yanıt” verileceğini belirtti.

Denizcilik verileri, dün en az altı geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ve bunların çoğunun İran karasularını kullandığını gösterdi. Bu sayı, savaş öncesinde günlük 125 ila 140 geçişe kıyasla oldukça düşük kaldı. ABD Hazine Bakanlığı ise denizcilik şirketlerini, geçiş karşılığında İran’a herhangi bir ücret ödememeleri konusunda uyardı.