BM Suriye Özel Temsilcisi: Devlete sadakat güçle dayatılamaz

Geir Pedersen, İsrail bombardımanını kınadı ve Suriye makamları ile Suveyda’daki aktörler arasında gerçek bir diyalog çağrısında bulundu

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen
TT

BM Suriye Özel Temsilcisi: Devlete sadakat güçle dayatılamaz

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen

İbrahim Hamidi

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen dün Mecelle’ye verdiği röportajda, “geçiş aşamasının kendine özgü niteliğini göz ardı ederek egemenlik ilkesini katı şekilde uygulamanın yanlış bir yaklaşım olduğunu” söyledi. Pedersen, “devlete sadakat askeri güçle dayatılamaz. Vatandaşlar, devletin kendilerini temsil ettiğini, koruduğunu, haklarını güvence altına aldığını ve tüm vatandaşlara eşit davrandığını hissettiklerinde gerçek bir aidiyet duygusu geliştirirler” değerlendirmesinde bulundu.

Suveyda'daki olayların, “rejimin kalıntıları denilen tarafların Genel Güvenlik Güçlerine saldırısı” ile başlayan sahil bölgesindeki olaylardan farklı olduğunu söyleyerek şunu belirtti: “Suveyda'da durum farklı. Tüm taraflar farklı davransaydı, orada tırmanan gerilimin önlenebileceğine inanıyorum.” Güney Suriye'deki Suveyda'da sağlanan ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getiren Pedersen, “Şam makamları ile Suveyda'daki yerel aktörler arasında, Suveyda'da devlet kurumlarının varlığını güvence altına alan, Suveyda halkının yerel işlerinin yönetiminde önemli bir rol oynamasını sağlayan uzun vadeli güvenlik ve idari düzenlemeler konusunda gerçek ve kapsamlı bir diyalog olmalıdır” dedi.

Pedersen'e Suriye'nin geleceğine ilişkin beklentileri sorulduğunda,“İster Suveyda'da ister kuzeydoğuda olsun, istikrarı sağlayacak mutabakatlara varmak, Şam makamları için en önemli öncelik olmalıdır” yanıtını verdi. Pedersen, “Güvenlik ve istikrarın sağlanması, başarılı bir siyasi geçişle yakından bağlantılıdır ve bu konular birbirinden ayrılamaz” ifadesini kullandı. Sözlerini şöyle sürdürdü: “Meşruiyeti sağlayan nihayetinde dış taraflar değil, Suriye halkının kendisidir. Sonuç olarak meşruiyet ancak güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi süreçle gerçek anlamda tesis edilebilir.” Dürzi liderlerin “uluslararası koruma” çağrıları ile ilgili soruya; “uluslararası koruma fikrine güvenmek veya BM ya da diğer güçlerin müdahalesini beklemek gerçekçi değil” yanıtını verdi. Ayrıca İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırısını kınayarak, “Tüm tarafların Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini defalarca söyledim. İsrail'in saldırılarını ve müdahalelerini açıklamalarımda ve Güvenlik Konseyi'ne verdiğim tüm brifinglerde alenen kınadım. Bu eylemler durdurulmalı” dedi.

Şarku’l Avsat’ın al Majalla’dan aktardığı habere göre Pedersen'in, Suveyda yakınlarında Dürziler ve Bedeviler arasında çatışmalar çıkmadan önce kendisine gönderilen sorulara verdiği yazılı yanıtlar aşağıda yer alıyor.

Geçiş dönemi yetkilileri, bu ihlallerin durdurulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguluyor. Bu taahhütleri yerine getirme sorumluluğu da şimdi geçiş dönemi yetkililerine düşüyor.

* Güney Suriye'de Süveyda'daki son gelişmeleri ve sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Bu bağlamda iki temel konu olduğuna inanıyorum. Birincisi, egemenlik ve devletin otoritesini tüm topraklarına yayma hakkıyla ilgilidir. İkincisi ise, mevcut Suriye koşulları gölgesinde halen devlet kontrolü dışında olan bölgelerin nasıl yönetileceğinin ele alınması ile ilgilidir.

Suriye, onlarca yıllık baskı ve zulmün ardından siyasi bir geçiş sürecinden geçiyor. Bu nedenle, egemenlik ilkesini bu geçiş döneminin kendine özgü doğasını göz ardı ederek katı şekilde uygulamak hatalı bir yaklaşım. Sonuç olarak, devlete sadakat askeri güçle dayatılamaz. Vatandaşlar, devletin kendilerini temsil ettiğini, koruduğunu, haklarını güvence altına aldığını ve tüm vatandaşlara eşit davrandığını hissettiklerinde gerçek bir aidiyet duygusu geliştirirler.

Aslında, Süveyda ve diğer yerlerdeki çoğu taraf, devletin otoritesini yeniden tesis etme fikrine karşı çıkmıyor; asıl soru bunun nasıl yapılması gerektiği. Bu, diyalog, karşılıklı uzlaşılar ve üzerinde mutabık kalınan düzenlemeler yoluyla yapılmalıdır.

Suriye güvenlik güçleri, 16 Temmuz 2025 (AFP)Suriye güvenlik güçleri, 16 Temmuz 2025 (AFP)

Süveyda'da Bedevi ve Dürzi gruplar arasında başlayan çatışmalar, başlangıçta şiddeti durdurmak ve kontrolden çıkan unsurları kontrol altına almak için devlet müdahalesini gerektirdi. Ne yazık ki işler büyüyerek, siviller için ciddi tehdit oluşturan trajik ve şiddetli bir sahneye evrildi. Ciddi ihlallere tanık olduk, ancak geçiş dönemi yetkilileri, bu ihlallerin durdurulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguluyor. Bu taahhütleri yerine getirme sorumluluğu da şimdi geçiş dönemi yetkililerine düşüyor.

* Siz ve ekibiniz, gerginlik tırmanırken nasıl bir rol oynadınız?

- Gelişmeleri dakika dakika yakından takip ediyorduk. Ekibim ve ben, ilgili tüm taraflarla sürekli iletişim halindeydik. Yardımcım şu anda Şam'da ve Süveyda'daki yetkililer ve taraflarla doğrudan iletişim halinde. Çabalarımız, durumu sakinleştirmeye, gerilimi düşürmeye ve sivilleri korumaya odaklanıyor.

Tüm taraflar Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı göstermelidir. Güvenlik Konseyi'ne verdiğim tüm brifinglerde ve yaptığım bilgilendirmelerde İsrail saldırılarını ve müdahalelerini alenen kınadım

* Sosyal medya platformları bir dizi ihlali belgeledi. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz ve bunlar nasıl ele alınmalı?

- Sivillere yönelik yargısız infazlar, aşağılamalar ve ağır ihlaller de dahil olmak üzere ihlallerle ilgili haberleri büyük bir endişeyle takip ediyoruz. Güvenlik personeli ve diğer taraflar arasında da can kayıpları yaşandı.

Kanaatimce, bu durumu ele alırken atılması gereken iki temel adım var. İlk adım, Suriyeli yetkililerin halihazırda yaptığı şeydir; bu eylemleri kınamak, suç saymak ve sorumlulardan hesap sorma sözü vermek. İkincisi ise, bu ihlallere derhal son vererek, soruşturmak ve hesap sormak için şeffaf ve bağımsız mekanizmalar kurarak bu taahhütleri eyleme dönüştürmektir.

: Lazkiye'deki Suriye güvenlik güçleri mensupları 7 Mart 2025 (Reuters)Lazkiye'deki Suriye güvenlik güçleri mensupları 7 Mart 2025 (Reuters)

* Süveyda'da yaşananlar ile Suriye kıyı bölgesinde yaşananlar arasındaki fark nedir?

- Birçok fark var. Kıyıdaki olaylar, geçen mart ayında rejim kalıntıları denilen tarafların Genel Güvenlik Güçleri'ne düzenlediği bir saldırıyla başladı ve ardından olaylar tırmandı. Ancak Süveyda'da durum farklı. Tüm taraflar farklı davransaydı, oradaki gerilim ve tırmandırma önlenebilirdi kanaatindeyim. Bir diğer önemli nokta; kıyı bölgesinde, Savunma Bakanlığı'ndan emir almadan faaliyet gösteren kontrolsüz gruplar olduğu iddiaları vardı. Ancak Süveyda'da durum farklı. Suriye makamlarına bağlı güçlerin, sivillere yönelik ihlaller de dahil olmak üzere eylemleri kabul edilemez ve hiçbir koşulda haklı gösterilemez. Suriye makamları da bunu bizzat itiraf etti ve bu uygulamaların derhal durdurulması çağrısında bulunan çeşitli açıklamalarda bulundu.

* Bazı Suriyeli Dürziler “uluslararası koruma” çağrısında bulundular. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

- Kim olursa olsun, görüştüğüm tüm Suriyeli taraflara, uluslararası koruma fikrine güvenmenin veya BM ya da diğer güçlerin müdahalesini beklemenin gerçekçi olmadığını her zaman söylüyorum. Böyle bir müdahale, son derece zor bir iş ve bir Güvenlik Konseyi kararı gerektirir. En iyi çözümün diyalog, karşılıklı uzlaşı ve ortak düzenlemelerde yattığını sürekli vurguluyorum. Ayrıca, tüm tarafların kışkırtıcı söylemlerini durdurmaları da önemlidir.

* İsrail, Süveyda ve Şam'da bazı bölgeleri hedef aldı. İsrail’in müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Tüm tarafların Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeleri gerektiğini defalarca belirttim. Güvenlik Konseyi'ne verdiğim tüm brifinglerde ve yaptığım bilgilendirmelerde, İsrail saldırılarını ve müdahalelerini alenen kınadım. Bu eylemler durdurulmalıdır.

İnandırıcı ve ciddi bir siyasi geçişin gerçek garantisi, hesap sorma, ihlallerden sorumlu olanlardan hesap sorma ve Suriye sakinlerinin tüm kesimleri için gerçek garantilerin sunulmasıdır

* Ateşkesin ardından Suveyda'da çözüm ile ilgili düşünceleriniz nedir?

- Acil öncelik, şiddeti durdurmak, sivilleri korumak, insani ve tıbbi yardımların ulaştırılmasını sağlamak olmalıdır. Bu sabahın erken saatlerinden beri sükûnetin sağlanmış olmasından memnuniyet duyuyorum ve bu sükûneti kalıcı istikrara ulaşmak için geliştirebilmemizi içtenlikle umuyorum.

Uzun vadeli çözüme gelince, Şam makamları ile Süveyda'daki yerel aktörler arasında gerçek ve kapsamlı bir diyalog gerekiyor. Bu diyalog, Süveyda'da devlet kurumlarının varlığını güvence altına alan, Süveyda halkına yerel işlerini yönetmede önemli bir rol oynama yetkisi veren, uzun vadeli güvenlik ve idari düzenlemelere odaklanmalıdır.

Lazkiye'deki Suriye güvenlik güçleri mensupları 7 Mart 2025 (Reuters)Lazkiye'deki Suriye güvenlik güçleri mensupları 7 Mart 2025 (Reuters)

* Bu gelişmelerin Şam'ın önceliklerini değiştireceğini düşünüyor musunuz? Siyasi bir çözüme katkıda bulunabilirler mi?

- Vatandaşlarının güvenliğini ve istikrarını sağlamanın her hükümet için en önemli öncelik olduğuna inanıyorum. Bu nedenle ister Süveyda'da ister kuzeydoğuda olsun, istikrarı sağlayacak mutabakatlara varmak, Şam makamları için en önemli öncelik olmalıdır.

Siyasi çözüme gelince, Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararında ortaya konan temel ilkelerin geçerli ve elzem olduğuna hâlâ inanıyorum. Bu, Suriye halkının meşru isteklerini karşılayan ve Suriye'nin egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyan, Suriye liderliğinde ve sahipliğinde güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi geçiş sürecidir.

* Defalarca siyasi bir çözüm ve kapsayıcı bir hükümet çağrısında bulundunuz. Son olaylar bunları gerçekleştirmeye katkıda mı bulunuyor, yoksa meseleleri daha mı karmaşıklaştırıyor?

- Güvenlik ve istikrarın sağlanmasının siyasi geçiş sürecinin başarısıyla yakından bağlantılı olduğuna şüphe yok ve bu konular birbirinden ayrılamaz. Süveyda'daki gelişmelerin başarılı bir siyasi geçişin ilerlemesine katkıda bulunup bulunmayacağı yahut süreci daha da karmaşık hale getirip getirmeyeceği, büyük ölçüde Suriye makamlarının bu olayların sonuçlarıyla nasıl başa çıkacağına bağlı. Güvenilir ve ciddi bir siyasi geçişin gerçek garantisi hesap sorma, ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesi ve Suriye halkının tüm kesimlerine gerçek garantilerin sunulmasıdır. Sözlü garantiler yeterli değildir; somut eylemlere dönüşmelidir.

İsrail bombardımanına maruz kaldıktan sonra Şam'ın merkezindeki Suriye Savunma Bakanlığı binasının önünde bisikletli bir Suriyeli, 17 Temmuz (AFP)İsrail bombardımanına maruz kaldıktan sonra Şam'ın merkezindeki Suriye Savunma Bakanlığı binasının önünde bisikletli bir Suriyeli, 17 Temmuz (AFP)

Bu, yeni Halk Meclisi tarafından çıkarılacak her türlü yeni yasaya yansıtılmalı ve mezhepçi söylemlere, kışkırtmalara ve nefret söylemine son vermek için kararlı adımlar atılmalı. Yaklaşan Halk Meclisi seçimlerinin gerçekten güvenilir ve katılımcı olması, tüm Suriyelilere ülkelerinin geleceğini şekillendirmede gerçek bir fırsat sunması esastır. Suriye, tüm halkı tarafından yeniden inşa edilmeli, çünkü Suriye'nin çeşitliliği bir güç ve gurur kaynağıdır. Tüm bunların başarılması, yalnızca tüm bileşenleri temsil eden bir hükümet kurmakla kalmayıp, bütün alanlarda kapsamlı politikalar gerektiriyor.

Meşruiyet ancak güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi süreçle gerçek anlamda tesis edilebilir. Bu nedenle, geçiş dönemi, tüm Suriyelilerin temsil edildiği anayasal ve yönetişim çerçeveleri üretmelidir

* Yeni Suriye hükümetine Arap ve Avrupa ülkeleri ile uluslararası toplum destek oldu. Süveyda'daki olaylar bu desteği ve yeni hükümetin meşruiyetini nasıl etkiler?

- Bana göre meşruiyeti sağlayan nihayetinde dış taraflar değil, Suriye halkının kendisidir. Suriyelilerin büyük bir kısmı mevcut makamları desteklerken, diğer kesimler bazı konularda şüpheci veya memnuniyetsiz olmaya devam ediyor.

BM Özel Temsilcisi Geir Pedersen ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, 20 Ocak 2025, Şam (AFP)BM Özel Temsilcisi Geir Pedersen ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, 20 Ocak 2025, Şam (AFP)

Geçici Devlet Başkanı Ahmed Şara ve geçici Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile yaptığım son görüşmelerde, Suriye'nin iyi bir diplomatik performans gösterdiğini ve artık iç koşullara odaklanma zamanının geldiğini vurguladım. İç meselelerin ele alınmasının son derece önemli olduğu ve bir sonraki aşamada Suriye makamları için temel bir öncelik olacağı konusunda benimle aynı fikirdeydiler.

Sonuç olarak, meşruiyet ancak güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi süreçle gerçek anlamda tesis edilebilir. Bu nedenle, geçiş dönemi, tüm Suriyelilerin gerçek anlamda temsil edildiği, haklarına tam olarak saygı duyulduğu ve etkili bir korumanın sağlandığı anayasal ve yönetişim çerçeveleri üretmelidir. Ardından bunlar, geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın geçiş döneminin sonunda düzenlemeyi taahhüt ettiği özgür, şeffaf ve adil seçimlerle pekiştirilmelidir.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.