Guterres: Açlık bir ‘savaş silahı’ olarak kullanılmamalı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bulunan el-Mevasi Mülteci Kampı’nda gıda torbaları taşıyan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bulunan el-Mevasi Mülteci Kampı’nda gıda torbaları taşıyan Filistinliler (AFP)
TT

Guterres: Açlık bir ‘savaş silahı’ olarak kullanılmamalı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bulunan el-Mevasi Mülteci Kampı’nda gıda torbaları taşıyan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bulunan el-Mevasi Mülteci Kampı’nda gıda torbaları taşıyan Filistinliler (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres bugün yaptığı açıklamada, özellikle Gazze Şeridi ve Sudan'daki çatışmalara atıfta bulunarak, açlığın bir ‘savaş silahı’ olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Etiyopya'da düzenlenen BM Gıda Sistemleri Zirvesi'ne video konferans yoluyla katılım sağlayan Guterres, “Çatışmalar Gazze Şeridi'nde, Sudan'da ve başka yerlerde açlığı yaymaya devam ediyor. Açlık istikrarsızlığı körüklüyor ve barışı baltalıyor. Açlığın bir savaş silahı olarak kullanılmasını asla kabul etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

zxcdfg
Gazze Şeridi'ndeki çocuklar ve halk giderek kötüleşen bir açlık kriziyle karşı karşıya (Arşiv – AP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün Gazze Şeridi'nde yetersiz beslenmenin ‘endişe verici boyutlara’ ulaştığı uyarısında bulunarak, yardımlara yönelik ‘kasıtlı ablukanın’ önlenebilecek birçok can kaybına yol açtığını belirtti.

WHO, 2025 yılında kaydedilen 74 yetersiz beslenmeye bağlı ölümün 63'ünün temmuz ayında meydana geldiğini; bunların 24'ünün beş yaş altı çocuk, birinin beş yaş üstü çocuk ve 38'inin yetişkin olduğunu kaydetti.

sdfrgty
Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bir yardım kamyonunun etrafında toplanan Filistinliler (EPA)

WHO tarafından yapılan açıklamada, “Bu insanların çoğunun sağlık tesislerine vardıklarında öldüğü açıklandı ya da kısa bir süre sonra ciddi zayıflama belirtileri göstererek öldüler. Kriz halen tamamen önlenebilir durumda. Büyük ölçekli gıda, sağlık ve insani yardımın kasıtlı olarak engellenmesi ve geciktirilmesi büyük bir can kaybına yol açtı” denildi.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.