Netflix'in yeni belgeseli izlenme listelerini altüst etti

Neredesin Amy?, 23 yaşındaki bir kadının 1998'de bir Karayip gemi turunda ortadan kaybolmasını ve ailesinin dur durak bilmez cevap arayışını araştırıyor (Netflix)
Neredesin Amy?, 23 yaşındaki bir kadının 1998'de bir Karayip gemi turunda ortadan kaybolmasını ve ailesinin dur durak bilmez cevap arayışını araştırıyor (Netflix)
TT

Netflix'in yeni belgeseli izlenme listelerini altüst etti

Neredesin Amy?, 23 yaşındaki bir kadının 1998'de bir Karayip gemi turunda ortadan kaybolmasını ve ailesinin dur durak bilmez cevap arayışını araştırıyor (Netflix)
Neredesin Amy?, 23 yaşındaki bir kadının 1998'de bir Karayip gemi turunda ortadan kaybolmasını ve ailesinin dur durak bilmez cevap arayışını araştırıyor (Netflix)

Netflix'in yeni gerçek suç dizisi, izlenme listelerinde hızla yükselirken büyük yankı uyandırıyor.

Temmuzda yayına giren ve üç bölümden oluşan belgesel, kısa sürede en çok izlenen yeni yapımlar arasına girdi ve popüler diziler kategorisinde üçüncü sırada yer alıyor.

Yayındaki üçüncü haftasında 34 ülkede ilk 10'a giren yapımın hızla artan popülaritesi, hâlâ aktif olan tüyler ürpertici davayla ilgili yeni bilgilerin ortaya çıkmasına da yol açtı. Neredesin Amy? (Amy Bradley Is Missing) adını taşıyan belgesel, rahatsız edici gerçek suç hikayelerini sevenlerin ilgisini çekecek türden. 

Longwood Üniversitesi mezunu Amy Bradley, Mart 1998'de Rhapsody of the Seas adlı yolcu gemisinde ortadan kaybolduğunda yalnızca 23 yaşındaydı. Yetkililer önceleri denize düştüğü ya da intihar ettiği ihtimali üzerinde durmuştu.

Aradan geçen yıllara rağmen Bradley bulunamadı. Ancak Curaçao, Barbados ve San Francisco gibi yerlerde görüldüğüne dair iddialar, insan kaçakçılığı kurbanı olmuş olabileceği teorilerini güçlendirdi. 

Netflix'in belgeseli, Bradley'nin hikayesine olan ilgiyi yeniden alevlendirdi; ailesi "binlerce" yeni ihbar aldıklarını söylese de hâlâ nerede olduğu bilinmiyor.

Belgesel, izleyicilerin tepkisini çekti. Pek çok kişi, soruşturmanın yürütülme biçimine öfkesini dile getirdi.

Bir izleyici sosyal medyada şu sözlerle tepkisini paylaştı:

Belgeseli izlerken delirecek gibi oldum. Neden hemen bir anons yapmadınız ya da yolcuların gemiden inmesini engellemediniz?

Aynı kişi, olayın çözülememiş olmasına da isyan etti:

İnsanlar onu görmeye devam etmiş ama kimse bulamamış mı? Bu turistlerin hiçbiri polisi ya da FBI'ı aramamış mı?

Bir başka izleyici, Netflix belgeselini izledikten sonra öfkesini şöyle dile getirdi:

Dün gece Neredesin Amy? adlı belgeseli izledim ve sinirden kudurdum.

Öfkesi o kadar büyüktü ki belgeseli tamamlayamadığını belirtti:

Son bölümü bile izlemedim, bu davayla ilgili herkes bana aşırı sinir bozucu geliyor.

Bir diğer izleyici ise hikayenin yarattığı üzüntüyü şu sözlerle anlattı:

Neredesin Amy? çok üzücüydü. Röportaj yapılan o gemi direktörü her ekrana çıktığında sinirden delirdim.

Diziyi Google'da değerlendiren izleyiciler ise yapımı "sürükleyici ve etkileyici" diye tanımladı. Bir yorumda, "Kruvaziyer tatillerinin tehlikeleri hakkında düşündürüyor" denirken, aynı kişi şunları da ekledi:

Ama bu genç kadın ve ailesi için de yüreğinizi burkuyor.

Bazı izleyiciler de belgeselin "komplo teorilerine" ve spekülasyonlara fazlasıyla yaslandığını savundu:

Bu belgesel birçok şeyi eksik bırakıyor. Çok fazla spekülasyon,  çok az somut bilgi var.

Independent Türkçe, Mirror, Daily Record



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.