Libya'daki BM misyon merkezini hedef alan saldırının arkasında ne gibi mesajlar yatıyor?

UBH, ‘operasyonu engellediğini’ bildirdi

Trablus'taki diplomatik misyonların güvenliğini sağlayan askerler (İçişleri Bakanlığı)
Trablus'taki diplomatik misyonların güvenliğini sağlayan askerler (İçişleri Bakanlığı)
TT

Libya'daki BM misyon merkezini hedef alan saldırının arkasında ne gibi mesajlar yatıyor?

Trablus'taki diplomatik misyonların güvenliğini sağlayan askerler (İçişleri Bakanlığı)
Trablus'taki diplomatik misyonların güvenliğini sağlayan askerler (İçişleri Bakanlığı)

‘Tehlikeli’ olarak nitelendirilen bir olayda, kimliği bilinmeyen silahlı kişiler, Trablus'un batısındaki Cenzur'da bulunan Birleşmiş Milletler (BM) misyon merkezini bir SPG roketiyle hedef aldı. Saldırı başarısız olsa da, olayın verdiği mesajlar hakkında soru işaretleri ortaya çıktı.

Roket, perşembe akşamı BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh'in BM Güvenlik Konseyi'ne brifing verdiği sırada misyon karargahına ateşlendi, ancak herhangi bir hasara yol açmadı.

Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) İçişleri Bakanlığı dün sabah erken saatlerde, ‘güvenlik güçlerinin uyanıklığı sayesinde, misyon merkezini SPG roketiyle hedef alan başarısız bir girişimin’ engellendiğini açıkladı. Roketin herhangi bir hasara yol açmadan bir eve isabet ettiği bildirildi.

İçişleri Bakanlığı mensupları Trablus'taki diplomatik misyonların güvenliğini sağlıyor. (İçişleri Bakanlığı)İçişleri Bakanlığı mensupları Trablus'taki diplomatik misyonların güvenliğini sağlıyor. (İçişleri Bakanlığı)

Ayrıca, ‘kullanılan roketin fırlatma rampasının yanı sıra iki roket daha bulunan bir araç ele geçirildiği’ de ortaya çıktı.

Misyon merkezine yapılan saldırının birkaç mesaj içerdiğine inanan Libyalılar, Trablus'taki resmi güvenlik otoritesinin ‘misyon merkezi ve diğer diplomatik merkezlerin çevresini kontrol altında tutarak saldırıyı engellediğini’ belirten açıklamasına şaşkınlık duyuyor. Öte yandan olayın failleri hakkında hiçbir belgelenmiş bilgi verilmedi.

İçişleri Bakanlığı olayı ‘güvenliği zayıflatmayı ve Libya'nın uluslararası toplumla ilişkilerini bozmayı amaçlayan tehlikeli bir eylem’ olarak kınasa da, Libyalılar arasında UBH’nin BM'nin iki ay içinde ‘yeni bir hükümet’ kurma önerisini reddettiğini ifade etmek istediği yönünde bir inanç hâkim.

Bu çevreler ayrıca, UBH Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'nin uluslararası topluma ve siyasi rakiplerine ‘iktidara sıkı sıkıya sarıldığı ve bunu yapmak için kan dökmeye hazır olduğu’ mesajı verdiğini de belirtti.

Doğu Libya hükümetine bağlı Libya Medya Vakfı Başkanı Muhammed Ömer Bayou, BM misyon merkezinin kapısına ateşlenen roketleri ‘Dibeybe'nin öfkeli, incinmiş, korkmuş ve iktidarda kalmak için şiddete başvurmaya hazır olduğunu belirten ilk mesajı’ olarak nitelendirdi.

Ancak UBH’ye yakın kişiler bu yaklaşımı reddettiler ve bunu ‘hükümetin yaklaşımıyla çelişkili’ buldular. Olayı sadece ‘Dibeybe'yi utandırmayı amaçlayan bir komplo’ olarak gören bu kişiler, ‘bu tür olayların Trablus yetkililerinin çıkarına olmadığını’ ifade ettiler.

Trablus'taki diplomatik misyonların merkezlerini koruyan İçişleri Bakanlığı mensupları (İçişleri Bakanlığı)Trablus'taki diplomatik misyonların merkezlerini koruyan İçişleri Bakanlığı mensupları (İçişleri Bakanlığı)

Saldırı girişiminin duyurulmasının hemen ardından UBH, misyon merkezini hedef alan başarısız girişimi en şiddetli şekilde kınadı ve ‘İçişleri Bakanlığı personelinin uyanıklığı sayesinde girişimin tespit edilip hızlı bir şekilde önlendiğini ve ek roketler ve fırlatma rampası ile donatılmış aracın ele geçirildiğini’ belirtti.

UBH, ‘devlet kurumlarının tüm BM ve diplomatik misyonları ve hayati öneme sahip karargahları koruma hazırlığı’ olduğunu ifade ederek, ‘failleri ve onların arkasındaki kişileri takip etmenin bir sorumluluk olduğunu ve onların takip edilip adalete teslim edileceğini’ vurguladı.

UBH ayrıca, ‘BM misyonunu veya diğer uluslararası misyonları hedef alan sistematik şiddeti kışkırtmaya yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiğini’ belirterek, ‘profesyonel ve birleşik güvenlik kurumları inşa etme ve kanun dışı faaliyet gösteren silahlı grupların faaliyetlerine son verme’ planına olan bağlılığını yineledi.

Olayın ardından BM misyonu, BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh'in BM Güvenlik Konseyi'ne brifing verdiği sırada tesislerinin yakınlarına bir roket atıldığına dair raporlar aldığını, ancak ‘merkezin etkilenmediğini’ bildirdi.

Misyon, ‘Libya güvenlik yetkililerinin uyanıklığına ve bu olayı kapsamlı bir şekilde soruşturmak ve BM tesislerinin güvenliğini sağlamak için hızlıca harekete geçmelerine’ minnettarlığını ifade ederek, ‘Libya'nın barış, istikrar ve hukukun üstünlüğü yönündeki çabalarını destekleme konusundaki sarsılmaz taahhüdünü’ yineledi.

İçişleri Bakanlığı, ‘BM misyonunun ve diğer tüm diplomatik misyonların merkezlerini güvence altına almak için güvenlik devriyelerinin sayısını artırdığını ve hazırlık düzeyini yükselttiğini’ kaydetti.

Misyon karargâhı, haziran ayı sonlarında öfkeli Libyalılar tarafından yapılan bir saldırı girişiminin hedefi olmuştu.



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe