Şi, Soğuk Savaş zihniyetine ve sindirme politikasına karşı çıkılması çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tianjin'de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinin açılışında, ‘adalet temelli küresel bir düzen’ çağrısında bulundu

TT

Şi, Soğuk Savaş zihniyetine ve sindirme politikasına karşı çıkılması çağrısında bulundu

Şi, Soğuk Savaş zihniyetine ve sindirme politikasına karşı çıkılması çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bugün, Avrasya bölgesinden yaklaşık 20 liderin katıldığı, kuzeydeki Tianjin kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesinin açılışında, uluslararası ilişkilerde Soğuk Savaş zihniyetine ve sindirme politikasına karşı çıkılması çağrısında bulundu.

Adalet temelli küresel bir düzen çağrısında bulunan Şi, “İkinci Dünya Savaşı'na tarihsel bir bakış açısı getirmeli ve bazı ülkelerin izlediği Soğuk Savaş zihniyetine ve sindirme politikasına karşı çıkmalıyız” diyerek ABD'ye üstü kapalı bir gönderme yaptı.

Zirve, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 80’inci yıldönümü nedeniyle başkent Pekin'de düzenlenecek büyük askerî geçit töreninden birkaç gün önce, dün Tianjin'de başladı.

dfrgtyh
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin'in Tianjin kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi sırasında bir araya geldi. (AFP)

ŞİÖ, Çin, Hindistan, Rusya, Pakistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Belarus olmak üzere 10 üye ülke ve 16 gözlemci ülkeden oluşmakta. Bu ülkeler dünya nüfusunun yaklaşık yarısını ve küresel gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 23,5'ini temsil ediyor. ŞİÖ, kendisini NATO'ya karşı bir denge unsuru olarak sunuyor. Ayrıca ŞİÖ üyesi ülkeler, muazzam enerji kaynaklarına sahip.

Şi, “Mevcut uluslararası durum kaotik ve karmaşık hale geliyor... Dolayısıyla üye ülkelerin karşı karşıya olduğu güvenlik ve kalkınma görevleri giderek daha zorlu hale geliyor. Dünya çalkantı ve dönüşüm geçirirken, bizler ilerlemeye devam etmeli ve ŞİÖ’nün görevlerini daha iyi yerine getirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Rusya ve Çin devlet medyasına göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, büyük bir siyasi ve ekonomik heyete başkanlık etmesine rağmen dün sabah medya ilgisinden uzak bir şekilde ülkeye geldi.

Şi, Putin'in yakın müttefiklerinden Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko ve 2018'den bu yana ilk kez Çin'i ziyaret eden Hindistan Başbakanı Narendra Modi dahil olmak üzere bir dizi liderle ikili görüşmeler yaptı.

Modi, Şi'ye Hindistan'ın ‘karşılıklı güven ve haysiyet temelinde ilişkileri ilerletmeye’ kararlı olduğunu söyledi.

sdfvgthy
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Çin'in Tianjin kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi sırasında bir araya geldi. (EPA)

Dünyanın en kalabalık iki ülkesi olan Çin ve Hindistan, Güney Asya'da nüfuz mücadelesi verirken, 2020 yılında kanlı bir sınır çatışmasına girdi.

Ancak iki ülke arasındaki ilişkiler geçtiğimiz ekim ayında Modi ve Şi'nin Rusya'da düzenlenen zirvede beş yıl sonra ilk kez bir araya gelmesiyle düzelmeye başladı.

Karşılıklı güven

Zirve, sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleştiriliyor. Bazı caddelere zırhlı araçlar konuşlandırıldı, Tianjin'in büyük bir bölümünde trafik kapatıldı ve Mandarin ve Rusça dillerinde Moskova ile Pekin arasındaki ‘karşılıklı güveni’ öven pankartlar asıldı.

Bu zirve, 2001 yılında kurulduğundan bu yana ŞİÖ için en önemli zirve olup, ABD, Çin ve Hindistan arasındaki ticaret çatışmasından Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşına ve İran'ın nükleer sorununa kadar, üyelerini doğrudan etkileyen birçok krizin ortasında düzenleniyor.

frgt
Çin'in Tianjin kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katılanların hatıra fotoğrafı (AFP)

Putin bugün Tianjin'de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna'daki çatışmayı, İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile nükleer meseleyi görüştükten sonra yarın Pekin'de Çinli mevkidaşı ile görüşmelerde bulunacak. Putin’in aynı gün Hindistan Başbakanı ile de bir araya gelmesi planlanıyor.

Putin ve Pezeşkiyan da dahil olmak üzere bazı liderler, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ve Japonya'ya karşı kazanılan zaferin 80’inci yıldönümünü kutlamak için Pekin'de düzenlenecek büyük askerî geçit törenine katılmak üzere çarşamba gününe kadar kalmaya davet edildi.

Bu vesileyle, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, komşu Çin'de Şi ile görüşmek üzere nadir bir şekilde ülkesinin dışına çıkacak.



İslamabad’da dörtlü toplantı: Gerilimde düşürme arayışı… İran kara harekâtına hazır

TT

İslamabad’da dörtlü toplantı: Gerilimde düşürme arayışı… İran kara harekâtına hazır

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

İran, ABD’nin olası bir kara harekâtına karşılık vermeye hazır olduğunu açıkladı ve Washington’u müzakere arayışına rağmen böyle bir saldırıya hazırlandığı gerekçesiyle suçladı. Bu açıklamalar, bölge ülkelerinin savaşın durdurulmasına yönelik temaslar yürüttüğü bir dönemde geldi.

Bugün Pakistan’ın başkenti İslamabad’da Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanları bir araya gelerek, yaklaşık bir aydır süren ve binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açan savaşın sona erdirilmesine yönelik yolları ele aldı. Çatışmalar, küresel enerji arzında bugüne kadarki en büyük aksamalardan birine neden olmuş durumda.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bakanların askeri tırmanışın bölge ekonomileri üzerindeki ciddi etkilerini değerlendirdiği belirtildi. Görüşmelerde ayrıca, uluslararası deniz taşımacılığı, tedarik zincirleri ve gıda güvenliği üzerindeki yansımalar ile petrol fiyatlarındaki artışın enerji güvenliğine etkileri ele alındı.

Çatışmalar ikinci ayına girerken, İsrail ordusu gece saatlerinde Tahran’a yönelik saldırılar düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, balistik füze üretimi için gerekli bileşenlerin üretildiği bir tesis ile silah üretim ve depolama alanlarının hedef alındığı ifade edildi. İran ise buna karşılık olarak bugün İsrail’e çok sayıda füze saldırısı düzenledi; saldırılar nedeniyle milyonlarca kişi sığınaklara indi. İsrail itfaiye ve kurtarma servisleri, güneydeki bir sanayi bölgesinde yangın çıktığını bildirdi.

İran Devrim Muhafızları da, ABD ve İsrail saldırılarında İran’daki iki üniversitenin zarar gördüğünü öne sürerek, Ortadoğu’daki Amerikan üniversitelerini hedef alma tehdidinde bulundu.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, dörtlü bakanlar toplantısının oturum aralarında Pakistanlı mevkidaşıyla bir araya geldi

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İslamabad’da Pakistanlı mevkidaşıyla yaptığı görüşme sırasında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İslamabad’da Pakistanlı mevkidaşıyla yaptığı görüşme sırasında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, dörtlü bakanlar toplantısının oturum aralarında Pakistanlı mevkidaşıyla bir araya geldi

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İslamabad’da Pakistanlı mevkidaşıyla yaptığı görüşme sırasında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İslamabad’da Pakistanlı mevkidaşıyla yaptığı görüşme sırasında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bugün Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile bir araya geldi. Görüşme, İslamabad’ın ev sahipliği yaptığı dörtlü bakanlar toplantısının oturum aralarında gerçekleşti.

Görüşmede, iki kardeş ülke arasındaki ikili ilişkiler ele alınırken, bölgesel gelişmelere ilişkin ortak çabalar da değerlendirildi.

Prens Faysal bin Ferhan bu sabah, Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır ve Türkiye’nin katıldığı dörtlü bakanlar toplantısına iştirak etmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a ulaştı.

Toplantının, katılımcı ülkeler arasında istişare ve koordinasyon çerçevesinde, bölgedeki gelişmeleri ele almayı, gerilimi düşürmeye yönelik çabaları ve bölgesel güvenlik ile istikrarı güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.

Yarın da devam edecek toplantıda, Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarının Ortadoğu’daki savaşa siyasi çözüm bulunmasına yönelik diplomatik girişimleri görüşmesi bekleniyor.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, dört ülkenin dışişleri bakanlarının, ‘bölgedeki gerilimi azaltma çabaları da dahil olmak üzere bir dizi konuda derinlemesine görüşmeler yapmak’ üzere bir araya geldiği ifade edildi.


Küresel ekonomi, ‘savaş primleri’ gölgesinde verilerin merceği altında

Seul’deki bir benzin istasyonunda gösterilen yakıt fiyatları (EPA)
Seul’deki bir benzin istasyonunda gösterilen yakıt fiyatları (EPA)
TT

Küresel ekonomi, ‘savaş primleri’ gölgesinde verilerin merceği altında

Seul’deki bir benzin istasyonunda gösterilen yakıt fiyatları (EPA)
Seul’deki bir benzin istasyonunda gösterilen yakıt fiyatları (EPA)

Küresel ekonomi kritik bir haftaya girerken, piyasalar istihdam, sanayi üretimi ve küresel fiyat seviyelerine İran’daki savaşın verdiği gerçek zararı ilk kez ortaya koyacak temel ekonomik verilerin açıklanmasını bekliyor. Yatırımcılar açısından makroekonomik veriler artık tek belirleyici olmaktan çıkarken, sahadaki gelişmelerin gerisinde kalan bir unsur haline geldi.

ABD’de gözler, önümüzdeki cuma günü açıklanacak mart ayı tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Söz konusu veri, yakıt fiyatlarındaki sert yükseliş ortamında Amerikan ekonomisinin gücüne yönelik önemli bir sınav olarak görülüyor. HSBC ekonomistleri sınırlı da olsa pozitif bir büyüme öngörürken, piyasalar Ortadoğu’daki savaşın yol açtığı üretim maliyetlerindeki artış ve satın alma gücündeki aşınma endişeleriyle, 2026 yılında faiz indirimi yerine yüzde 42 olasılıkla faiz artışı ihtimalini fiyatlamaya başladı.

Avrupa’da enflasyon

Paskalya tatillerinin kısalttığı işlem haftasında Avrupa piyasaları, mart ayına ilişkin öncü enflasyon verilerine odaklandı. Açıklamaların pazartesi günü Almanya ile başlaması, salı günü ise Fransa, İtalya ve euro bölgesi geneline yayılması bekleniyor. Wall Street Journal’a göre bu veriler, Ortadoğu’daki çatışmanın Avrupalı tüketicilerin harcamalarına etkisini ölçen ‘ilk test’ niteliği taşıyor.

drfer
Manhattan’da bulunan New York Borsası’nın içindeki ‘Wall Street’ tabelası (Reuters)

Investec ve HSBC analistleri, özellikle yüzde 60 artan doğal gaz fiyatları başta olmak üzere küresel enerji maliyetlerindeki sıçramanın, gübre ve ham maddeler üzerinden tarım ve sanayi üretim maliyetlerine yansımaya başladığını belirtiyor.

Euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesi ithalat faturasını keskin biçimde artırırken, bu durum Avrupa Merkez Bankası (ECB) için ‘varoluşsal bir ikilem’ yaratıyor. Bir yandan ithal enflasyon faiz artışı baskısını artırırken, diğer yandan zayıflayan tüketim Avrupa’yı uzun süreli bir stagflasyon riskine yaklaştırıyor.

Wall Street Journal’ın değerlendirmesine göre piyasalar artık yaz aylarında faiz indirimi beklentisini büyük ölçüde terk etti; bunun yerine enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde daha uzun süre kalacağı senaryosuna karşı pozisyon almaya başladı.

İngiliz tahvillerinde yaşanan deprem

İngiltere devlet tahvili piyasası (Gilts), mini bütçe krizinden bu yana en sert dalgalanmalardan birini yaşıyor. ‘Savaşın gerçekleri’ olarak nitelendirilen gelişmeler, piyasa beklentilerini köklü biçimde değiştirdi. Henüz bir ay önce 2026 yılı içinde iki faiz indirimi beklenirken, bu beklenti tamamen tersine döndü ve swap piyasaları, Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik zinciri aksaklıklarının yarattığı enflasyon baskısıyla art arda üç faiz artışını fiyatlamaya başladı.

fervfe
Londra’da benzin istasyonuna giren bir araba (EPA)

Bu çerçevede finans çevreleri, salı günü açıklanacak revize gayrisafi yurt içi hasıla verilerine odaklandı. Söz konusu veriler yalnızca geçmiş performansı değil, aynı zamanda İngiliz ekonomisinin mevcut şoka hangi mali güçle yaklaştığını anlamak açısından da önem taşıyor. Yatırımcıları daha fazla endişelendiren ise Londra Borsası Grubu (LSEG) verileri oldu. Bu verilere göre Bank of England’ın bir sonraki toplantısında ‘agresif’ bir faiz artırımına gitme olasılığı yüzde 73’e ulaştı. Bu beklenti, tahvil getirilerinin yükselmesine yol açarken, piyasaların ekonominin uzun süreli bir belirsizlik dönemine girebileceğine yönelik kaygılarını da yansıtıyor.

Çin maliyetlerle karşı karşıya

Küresel piyasalar, Çin’de salı ve çarşamba günleri açıklanacak resmi ve özel imalat satın alma yöneticileri endekslerini (PMI) temkinli bir şekilde bekliyor. Söz konusu veriler, Ortadoğu’daki savaşın yol açtığı maliyet şokunu Asya devinin ne ölçüde absorbe edebileceğini gösterecek ‘kritik eşik’ olarak değerlendiriliyor. ING Group ekonomistleri mart ayında imalat faaliyetinin yeniden genişleme bölgesine dönebileceğini öngörse de artan ham madde fiyatları ve alternatif deniz taşımacılığı maliyetleri nedeniyle kâr marjlarının hızla erimesi en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

S&P Global verilerine göre, Çin’deki küçük ve orta ölçekli işletmeler çift yönlü baskı altında bulunuyor. Bir yandan üretim için gerekli enerji maliyetleri artarken, diğer yandan Batı piyasalarını etkisi altına alan enflasyon dalgası nedeniyle küresel talepte düşüş yaşanabileceği endişesi öne çıkıyor. Bu hafta Çin’de inşaat veya imalat faaliyetlerinde beklenmedik bir daralma yaşanması, küresel büyümenin yavaşladığına dair erken bir uyarı sinyali olarak değerlendirilebilir. Özellikle Pekin yönetiminin, yerel ekonomiyi destekleme ihtiyacı ile Hürmüz Boğazı’ndan uzak, daha uzun ve maliyetli deniz rotalarından yapılan artan enerji ithalatı arasında denge kurmak zorunda kalması dikkat çekiyor.

Japonya: Yen rüzgârın etkisinde

Japonya’da finansal piyasalar, pazartesi günü açıklanacak Bank of Japan görüş özetine odaklandı. Petrol kaynaklı doların güçlenmesi karşısında dalgalanan yen üzerindeki baskı dikkat çekiyor. Banka son toplantısında faizi yüzde 0,75 seviyesinde sabit tutsa da İran’daki savaşın tırmanması Tokyo’daki politika yapıcıları zor bir tabloyla karşı karşıya bıraktı. Enerji ihtiyacının büyük bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden karşılayan Japonya, taşıma ve yakıt maliyetlerinin etkisiyle hızlanan çekirdek enflasyonu yakından izlemek zorunda kalıyor.

Çarşamba günü açıklanması beklenen Tankan Survey sonuçlarına göre, büyük Japon üreticiler arasında krizin sürmesi halinde özellikle yarı iletken ve elektronik sektörlerinde kâr marjlarının eriyebileceği yönünde endişeler artıyor. Bu durumun, merkez bankasını geleneksel temkinli duruşunu terk ederek para birimini desteklemek için doğrudan müdahaleye ya da ithal enflasyonu sınırlamak amacıyla sürpriz faiz artışına zorlayabileceği değerlendiriliyor.

Güney Kore’de ise çip sektörünün desteğiyle ihracatın yüzde 42,9 oranında artması beklenmesine rağmen, ithalat kaynaklı enflasyonun ticaret dengesi üzerindeki en büyük risk olmaya devam ettiği belirtiliyor.

Hindistan: Rupi ve dayanıklılık testi

Dünyanın en büyük üçüncü petrol tüketicisi olan Hindistan, çatışmanın etkilerinden uzak kalmış görünmüyor. Artan enerji faturasıyla birlikte cari açığın genişlemesi, Hindistan rupisi üzerinde baskıyı artırıyor. İmalat ve hizmet sektörlerine ilişkin satın alma yöneticileri endeksi verilerinin açıklanması yaklaşırken, Yeni Delhi yönetimi küçük ve orta ölçekli işletmelerin artan nakliye ve girdi maliyetlerini ne ölçüde karşılayabildiğine dair net sinyaller bekliyor.

evefv
Tokyo Borsası’ndaki hisse senedi endeks panosunun önünden geçen insanlar (EPA)

Analistler, Hindistan Merkez Bankası’nın, para biriminde sert değer kaybını önlemek amacıyla döviz piyasasına müdahale etmek zorunda kalabileceğini belirtiyor. Özellikle alternatif deniz yolları üzerinden gelen sevkiyatlara eklenen ‘savaş primi’ maliyetleri, baskıyı daha da artırıyor. Hindistan’ın mevcut stratejisinin, güçlü iç talebin küresel talepte olası yavaşlamayı telafi edip edemeyeceğine dayandığı ifade ediliyor. Ancak mevcut enerji şokunun, 2026 yılına yönelik iddialı büyüme hedefleri üzerinde sınırlayıcı bir etki yaratabileceği yönünde endişeler de artıyor.