Yerinden edilme yok, geçiş hükümeti ve kademeli İsrail çekilmesi... Times of Israel, ABD'nin Gazze savaşını sona erdirme planının ayrıntılarını ortaya koydu

Öneri, 48 saat içinde tüm rehinelerin serbest bırakılmasını, yüzlerce Filistinli mahkûmun salıverilmesini ve barışa bağlı Hamas üyeleri için af çıkarılmasını öngörüyor

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları sırasında Gazze meselesini görüşmek üzere Arap ve Müslüman liderlerle bir araya geldi. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları sırasında Gazze meselesini görüşmek üzere Arap ve Müslüman liderlerle bir araya geldi. (AFP)
TT

Yerinden edilme yok, geçiş hükümeti ve kademeli İsrail çekilmesi... Times of Israel, ABD'nin Gazze savaşını sona erdirme planının ayrıntılarını ortaya koydu

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları sırasında Gazze meselesini görüşmek üzere Arap ve Müslüman liderlerle bir araya geldi. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları sırasında Gazze meselesini görüşmek üzere Arap ve Müslüman liderlerle bir araya geldi. (AFP)

Times of Israel'in ulaştığı plana göre, ABD'nin Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme önerisi, Filistinlileri Gazze Şeridi'nde kalmaya teşvik ediyor ve gelecekteki bir Filistin devletine giden yolu açıyor.

ABD'nin bu hafta başında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları sırasında bir dizi Arap ve Müslüman ülkeyle paylaştığı 21 maddelik belge, son aylarda farklı paydaşlar tarafından hazırlanan çeşitli önerilerin (tüm rehinelerin serbest bırakılmasından Hamas'ın iktidardan uzaklaştırılmasına kadar) merkezinde yer alan hükümleri içeriyor.

Ancak Filistinlileri Gazze Şeridi'nde kalmaya açıkça teşvik etme kararı, Trump'ın şubat ayında ABD'nin Gazze Şeridi'ni kontrol altına alacağını ve yaklaşık iki milyonluk nüfusu kalıcı olarak başka bir yere yerleştireceğini söyleyerek dünyanın çoğunu şok etmesi göz önüne alındığında, Trump yönetimi için bu konuda önemli bir gelişme oldu.

Bu açıklamalar, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağcı koalisyon ortakları ve hatta o zamandan beri Gazze sakinlerinin ‘gönüllü göçünü teşvik etmek’ için aktif olarak çalışan daha ılımlı İsrailli siyasi figürler arasında bile bu fikre güçlü bir destek sağladı.

Times of Israel tarafından ulaşılan ve konuyla ilgili iki kaynak tarafından doğrulanan plana göre, ABD, ‘barış içinde bir arada yaşamak için siyasi bir ufuk’ üzerinde anlaşmak üzere İsrail ve Filistinlilerle diyalog kuracak.

ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da (EPA)ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da (EPA)

21 madde neler var?

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığı planın içeriği şu şekilde:

1. Gazze Şeridi, komşularına tehdit oluşturmayan, aşırılıkçılık ve terörizmden arındırılmış bir bölge olacak.

2. Gazze Şeridi, halkının yararına yeniden geliştirilecek.

3. Her iki taraf da öneriyi kabul ederse, savaş derhal sona erecek, İsrail güçleri tüm operasyonlarını durduracak ve Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilecek.

4. İsrail'in anlaşmayı kabul etmesinden itibaren 48 saat içinde tüm canlı rehineler serbest bırakılacak ve ölü rehinelerin cenazeleri teslim edilecek.

5. Rehineler iade edildikten sonra İsrail, ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış yüzlerce Filistinli mahkûmu ve savaşın başlangıcından bu yana gözaltına alınan binden fazla Gazze sakinini serbest bırakacak. Ayrıca yüzlerce Filistinlinin cenazesi yakınlarına verilecek.

6. Rehineler serbest bırakıldıktan sonra, barış içinde bir arada yaşamaya kararlı Hamas üyeleri affedilecek. Gazze Şeridi'nden ayrılmak isteyen Hamas mensupları için ise kendilerini kabul eden ülkelere güvenli geçiş imkânı sağlanacak.

7. Bu anlaşmaya varıldığında, Ocak 2025'teki rehine anlaşmasında belirlenen standartlardan daha az olmayan oranlarda Gazze Şeridi'ne yardım akışı sağlanacak; günde 600 yardım tırı gönderilecek, hayati altyapının onarımı ve moloz kaldırma ekipmanlarının girişi sağlanacak.

8. Yardımlar, her iki tarafın da müdahalesi olmaksızın BM, Kızılay ve İsrail veya Hamas ile bağlantısı olmayan diğer uluslararası kuruluşlar tarafından dağıtılacak.

9. Gazze Şeridi, bölge sakinlerine günlük hizmetleri sağlamakla sorumlu Filistinli teknokratlardan oluşan geçici bir geçiş hükümeti tarafından yönetilecek. Geçiş hükümeti, ABD'nin Arap ve Avrupalı ortaklarıyla istişare ederek kurduğu yeni bir uluslararası kuruluş tarafından denetlenecek. Geçiş hükümeti, Filistin Yönetimi reform programını tamamlayana kadar Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için bir finansman çerçevesi oluşturacak.

10. Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için, yatırım çekmeyi ve istihdam yaratmayı amaçlayan mevcut planlar dikkate alınarak, modern Ortadoğu şehirlerinin inşasında deneyimli uzmanlar bir araya getirilerek bir ekonomik plan geliştirilecek.

11. Katılımcı ülkeler arasında müzakere edilerek, gümrük tarifelerinin indirildiği bir ekonomik bölge kurulacak.

Gazze şehrinin Tel el-Heva mahallesinde İsrail ordusunun düzenlediği operasyon sırasında boşaltılan bir alan (EPA)

Gazze şehrinin Tel el-Heva mahallesinde İsrail ordusunun düzenlediği operasyon sırasında boşaltılan bir alan (EPA)

12. Hiç kimse Gazze Şeridi'ni terk etmeye zorlanmayacak ve ayrılmayı seçenlerin geri dönmelerine izin verilecek. Ayrıca, Gazze sakinleri bölgede kalmaya teşvik edilecek ve orada daha iyi bir gelecek inşa etme fırsatı sunulacak.

13. Hamas, Gazze Şeridi'nin yönetiminde hiçbir rol oynamayacak. Tüneller dahil olmak üzere, saldırı amaçlı askeri altyapının yıkılması ve inşasının durdurulması konusunda taahhüt verilecek. Gazze Şeridi'nin yeni liderleri, komşularıyla barış içinde bir arada yaşamayı taahhüt edecekler.

14. Bölgesel ortaklar, Hamas ve diğer grupların taahhütlerine uymalarını ve Gazze Şeridi'nin artık İsrail veya halkı için bir tehdit oluşturmamasını sağlamak amacıyla güvenlik garantileri verecek.

15. ABD, Gazze Şeridi'ndeki güvenliği denetlemek üzere derhal Gazze Şeridi'ne konuşlandırılacak geçici bir uluslararası istikrar gücü oluşturmak için Arap ve diğer uluslararası ortaklarla birlikte çalışacak. Bu güç, uzun vadeli iç güvenlik aygıtı olarak hizmet verecek bir Filistin polis gücü kuracak ve eğitecek.

16. İsrail Gazze Şeridi'ni işgal etmeyecek veya ilhak etmeyecek. İsrail ordusu, yeni güvenlik güçleri Gazze Şeridi'nde kontrol ve istikrarı sağladıkça, şu anda işgal ettiği topraklardan kademeli olarak çekilecek.

17. Hamas bu öneriyi geciktirir veya reddederse, yukarıdaki noktalar çatışmanın olmadığı bölgelerde uygulanacak ve İsrail ordusu bu bölgeleri kademeli olarak uluslararası istikrar gücüne devredecek.

18. İsrail, Katar'a gelecekte saldırı düzenlememeyi taahhüt edecek. ABD ve uluslararası toplum, Doha'nın Gazze çatışmasında arabulucu olarak oynadığı önemli rolün farkında.

19. Nüfusun radikalleşmesini önleme süreci başlatılacak. Bu süreç, İsrail ve Gazze Şeridi'ndeki zihniyet ve anlatıları değiştirmek amacıyla dinler arası diyaloğu da içerecek.

20. Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ilerledikçe ve Filistin Yönetimi'nin reform programı uygulandıkça, Filistin halkının arzusu olarak kabul edilen Filistin devletine giden güvenilir bir yol için koşullar olgunlaşabilir.

Bu maddede Filistin reform programıyla ilgili ayrıntılar yer almıyor, ayrıca devletleşmeye giden yolda bir tarih de belirtilmiyor.

21. ABD, barış içinde bir arada yaşamak için siyasi bir ufuk üzerinde anlaşmak üzere İsrail ve Filistinlilerle diyalog kuracak.



Suriye ve İran Savaşı: Fırsatlar ve riskler

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Suriye ve İran Savaşı: Fırsatlar ve riskler

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İbrahim Hamidi

Suriye, İran'daki savaştan kazançlı mı çıkıyor, yoksa kayıp mı veriyor? Şam, kendini yeni bir sınavın eşiğinde buldu. Batı sınırında Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasında süren çatışmalar ve doğuda Irak'ta milisler ile devlet arasında tırmanan gerginlik arasında sıkışmış durumda. Hava sahasında ise İsrail uçakları ile İran füzeleri ve insansız hava araçları (İHA) arasında çatışmalar yaşanıyor.

Kayıplar açısından bakıldığında, Suriye’nin yeniden inşası projeleri ve ülkeye yönelik yatırım akışı askıya alınmış görünüyor. Yeniden inşanın temel dayanağını oluşturan müttefik ülkeler, artık kendi güvenlik ve ekonomik öncelikleri ile meşgul. İyileşme sürecinde vazgeçilmez bir ortak olan Avrupa ülkeleri ise, artan savaş masraflarının yol açtığı sonuçlarla boğuşuyor. Tüm bunlar, Suriye'deki ekonomik krizi ve bunun sosyal ve güvenlik alanındaki etkilerini daha da şiddetlendirirken radikalizm ve DEAŞ’ın yeniden ortaya çıkışına zemin hazırlar.

İran'ın, İHA’lar, sızmalar ve milisler yoluyla Suriye'yi savaşa sürüklemeye ve kaos yaratmaya çalışması ise diğer bir zorluk. İran, ‘Esed Suriye’sini’ kaybetmesini ve bunun ‘Direniş Ekseni’nin nüfuzunun azalmasına olan etkisini henüz kabullenebilmiş değil.

Eğer Savaş Tel Aviv'in zaferiyle sonuçlanırsa, bu durum İsrail'i bölgede hâkim bir güç olarak konumunu pekiştirecek ve ona Şam üzerinde ek baskı araçları kazandıracak. Ayrıca bölgeyi Tel Aviv ile Suriye'nin yeni müttefiki Ankara arasında bir çatışma sahnesine dönüştürecek. Bu da İsrail’in 2024 yılı sonlarında Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra işgal ettiği bölgelerden çekilmesi yönündeki baskıyı üzerinden kaldıracak ve Suriye'nin güneyindeki müdahalesini artıracak. İsrail, birkaç gün önce savaş sırasında Suveyda’yı bombalamıştı.

Savaşın başlamasından bu yana Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye’yi bölgesel çatışmanın dışında tutmayı ve Arap eksenine yakın durmayı tercih etti. Yangının yayılmasını önlemek için orduyu batı sınırlarına konuşlandırdı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Şara’dan Lübnan'a müdahale etmesini istedi, ancak o ‘beklemeyi’ tercih etti. Çünkü Suriye hâlâ kendi yaralarını sarmaya ve kurumlarını yeniden inşa etmeye çalışıyor. Böyle bir müdahale, vesayet döneminin hayaletlerini canlandıracak ve ‘Esed'in Suriye'si’ ile dolu anıları akıllara geri getirecekti. Ayrıca Sünniler ve Şiiler arasında mezhepsel gerginliği alevlendirerek, Hizbullah'ın Suriye'deki kanlı olaylara karıştığı imajını yeniden canlandıracaktı. Daha da tehlikelisi, Suriye güçlerini sanki İsrail'in kara koluymuş gibi gösterecekti ki bu, ne bugün ne de gelecekte Suriye'nin çıkarlarına hizmet etmez.

İhracatçı ve ithalatçı ülkelerin, Tahran ve milislerinin tehditlerine maruz kalmayacak alternatif yollar araması gayet doğal

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Lübnan’daki durumun kötüye gitmesi ve bölgesel sahnede Arap ve Müslüman ülkelerin altında buluştuğu bir şemsiyenin oluşması, hesapları değiştirebilir. Ancak bu sefer, önceki vesayet döneminden farklı bir mantıkla. Doğu’da ise Şam, Iraklı milislerin Arap komşularına yönelik tehditlerini frenlemede ve devlete bir Suriye penceresi açmada rol oynayabilir. Bu rol, onu doğrudan çatışmanın ortasına sürüklemeden bölgesel ağırlık kazandırır. Güneydoğuda ise Ürdün ile koordinasyon için ‘operasyon odaları’ kurulması, milislerin, silahların ve uyuşturucu ticaretinin Ürdün ve Körfez sınırlarına akınını durdurur.

İran savaşı, pek çok denklemi değiştirirken göz ardı edilmemesi gereken fırsatlar ve riskler ortaya çıkıyor. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Bab’ul-Mendeb Boğazı’na yönelik tehdit, enerji ve ticaret haritasını yeniden çizdi. Petrol ve doğal gaz ihracatı ile tedarik zincirlerinde bu iki noktaya olan bağımlılığın yarattığı açıkları ortaya çıkardı. İhracatçı ve ithalatçı ülkelerin öncelikle İran'ın saldırganlığını durdurmayı ve Tahran ile milislerinin tehditlerine maruz kalmayacak alternatif yollar araması gayet doğal. Bu noktada Suriye, Körfez'den Ürdün üzerinden Türkiye ve Akdeniz'e uzanan ve dünyanın dört bir yanına ulaşan boru hatları, iletişim ve demiryolu projeleriyle olası bir coğrafi seçenek olarak öne çıkıyor.

Suriye, birçok ülke gibi, bölgesel bir fırtınanın ortasında bir dönüm noktasında bulunuyor. Savaşın tarafı değil, ancak savaşın etkilerinden de muaf değil. Asıl zorluk, bunu bir itici güce dönüştürmekte yatıyor.

Bu gelişmeler gerçekleşirse, Suriye’ye yeni jeopolitik konumu sayesinde küresel sistemde bir rol kazandıracak ve yıpranmış ekonomisine hayati önem taşıyan ekonomik getiriler sağlar.

Kabloların ana hatları Kızıldeniz'den geçtiği için, savaş Suudi Arabistan ile Suriye arasında Ürdün üzerinden hatları birbirine bağlayacak bir projeyi güçlendirdi; bu da mevcut duruma kıyasla çok daha hızlı iletişim imkânı sunacak ve dijital istikrar için güvenli bir alternatif sunar. Bu seçeneklerin ve senaryoların artık fiilen gündeme geldiğine ve fikir sandıklarından karar masalarına taşındığına şüphe yok.

Suriye, birçok ülke gibi bölgesel bir fırtınanın ortasında bir dönüm noktasında bulunuyor. Savaşın taraflarından biri değil, ancak savaşın etkilerinden de muaf değil. Öncelik, zorlu sınavlar ve bölünmelerle uyanmakta olan iç düzeni sağlamlaştırıyor. Asıl zorluk, iç güvenliği sağlamlaştırmak ve dış gelişmeleri stratejik bir kaldıraç haline getiriyor. Çünkü bölge, bu savaşın ritmine göre yeniden şekilleniyor.


Mesud Barzani: Karargâhımı 5 kez bombaladılar

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani (AFP)
Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani (AFP)
TT

Mesud Barzani: Karargâhımı 5 kez bombaladılar

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani (AFP)
Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani (AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin Dohuk kentindeki evine bir milis grubu tarafından düzenlenen saldırının ardından Irak, Arap dünyası ve uluslararası kamuoyunda geniş çapta öfke ve kınama dalgası yükselirken, “Kürdistan Demokratik Partisi” Başkanı Mesud Barzani, “özel konutunun” 5 kez bombalandığını açıkladı.

Barzani yaptığı sert açıklamada, sorumluluğu Bağdat'taki federal hükümete yükledi. Barzani dün yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ne yazık ki, kimse tarafından caydırılmayan bir grup insan, temel odaklarını Kürdistan Bölgesi'ne nasıl ve hangi yöntemle düşmanlık edeceklerine yöneltmiş durumda.” Barzani, özel merkezinin “beş kez bombalandığını, ancak halk arasında endişe ve öfke yaratmamak için sessiz kaldıklarını” belirtti. Bağdat'ı ise “kararını vermeye” çağırdı; “Ya bu kanun dışı grupları engelleyemediğini ilan etsin, ya da sorumluluklarını ciddiye alsın (...) ve bu tür saldırıların tekrarlanmasını önlemek için kararlı önlemler alsın.”


İran, Kuveyt'teki bir enerji ve tuz arıtma tesisini hedef alması sonucu bir kişinin öldü

Avrupa Uzay Ajansı tarafından 25 Mart'ta Kuveyt Uluslararası Havalimanı yakınlarında yükselen duman bulutlarının fotoğrafı (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı tarafından 25 Mart'ta Kuveyt Uluslararası Havalimanı yakınlarında yükselen duman bulutlarının fotoğrafı (AFP)
TT

İran, Kuveyt'teki bir enerji ve tuz arıtma tesisini hedef alması sonucu bir kişinin öldü

Avrupa Uzay Ajansı tarafından 25 Mart'ta Kuveyt Uluslararası Havalimanı yakınlarında yükselen duman bulutlarının fotoğrafı (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı tarafından 25 Mart'ta Kuveyt Uluslararası Havalimanı yakınlarında yükselen duman bulutlarının fotoğrafı (AFP)

Kuveyt Elektrik Bakanlığı bugün sabah yaptığı açıklamada, İran'ın bir elektrik santralini hedef alan saldırısında bir Hintli işçinin öldüğünü ve tesisteki bir binada maddi hasar meydana geldiğini duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, "Kuveyt Devleti'ne yönelik İran saldırısında, enerji ve su arıtma tesislerinden birindeki bir hizmet binası hedef alındı. Saldırıda Hint uyruklu bir işçi hayatını kaybetti ve bina hasar gördü" ifadeleri yer aldı.