Papa XIV. Leo'nun Türkiye ziyareti dış basına nasıl yansıdı?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Papa XIV. Leo'nun Türkiye ziyareti dış basına nasıl yansıdı?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Papa XIV. Leo'nun bugün başlayan Türkiye ziyareti dış basında geniş yer buldu. 

ABD'li Papa Robert Francis Prevost'un İtalya dışındaki ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye'ye yapması özellikle Amerikan medyasında yankı uyandırdı. 

New York Times, Papa'nın şimdiye dek pek bilinmeyen "politik görüşlerinin" 6 günlük Ortadoğu turunda daha net anlaşılacağını yazıyor. 

Fordham Üniversitesi'nden David Gibson, Papa XIV. Leo'nun bu seyahatlerde "gerçekten kim olduğunu göstereceğini" söylüyor. 

Dublin Trinity College'dan Massimo Faggioli de Papa'nın dünya görüşünü daha açık dile getireceğini belirterek şu ifadeleri kullanıyor: 

Şimdiye kadar neredeyse her konuda temkinli davrandı ancak Türkiye ve Lübnan ziyaretleri, daha sistematik bir şeyler görebileceğimiz bir an sunacak.

Analizde, göreve geldikten sonraki ilk yurtdışı seyahatinin Leo için "en büyük sınav" olacağı da vurgulanıyor.

CNN'in haberinde, yurtdışı seyahatlerinin papalık kurumunun "yumuşak gücünün" önemli bir parçasını oluşturduğu belirtiliyor. Leo'nun selefi Papa Francis, 2022'de Lübnan'ı bu yıl da Türkiye'yi ziyaret etmek istediğini söylemişti ancak sağlık sorunları sebebiyle bunlar gerçekleşmedi. Francis, 21 Nisan'da yaşamını yitirmişti.

Bunlara ek olarak Vatikan Devlet Başkanı Leo'nun, Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıldönümü vesilesiyle İznik'i ziyaret edeceği hatırlatılıyor. 325'te düzenlenen İznik Konsili'inde İsa'nın "tanrısallık vasfı" başta olmak üzere Hıristiyan inancı açısından kritik kararlar alındı. Paskalya kutlamasının günü de (İsa'nın çarmıha gerildikten sonraki üçüncü günü) burada kararlaştırıldı. 

Ayrıca "Baba-Oğul-Kutsal Ruh" diye tanımlanan "teslis" inancının temelleri de İznik Konsili'nde atıldı. Ardından bu doktrin 381'deki Konstantinopolis Konsili'nde resmileştirildi.

Ancak Batı ve Doğu kiliseleri, bir dizi anlaşmazlığın ardından 1054'te resmi olarak ayrıldı. 

İznik'te Fener Rum Patriği Bartholomeos'la bir araya gelecek Papa'nın özellikle Ortodoks-Katolik ayrılığına karşı diyalog ve birlik çağrısı yapması bekleniyor.

Leo, seyahatinden önce yayımladığı açıklamada kiliselerin "anlamını yitirmiş teolojik tartışmaları geride bırakması gerektiğini" söylemişti.

Bartholomeos'un danışmanlarından John Chryssavgis, dini bölünme zulümlerin yaşandığı bir çağda iki ruhani liderin yan yana durmasının önemli olacağını vurguluyor. 

Wall Street Journal'ın haberinde de Leo'nun Ortadoğu gezisinde selefi Francis'in izinden giderek "Müslüman dünyasına ve Doğu Ortodoks kiliseleri dahil diğer Hıristiyan mezheplerine yönelik dini yardım faaliyetlerine verdiği önemin devamlılığını" sağlamak istediği yazılıyor. 

Times of Israel'in analizinde, Papa'nın Gazze ve Ukrayna savaşının yanı sıra Lübnan'daki çatışmaların sürdüğü kritik bir dönemde Ortadoğu'yu ziyaret edeceğine dikkat çekiliyor. 

Vatikan'ın "Gazze'deki ateşkeste arabulucu rolü oynayan bölgedeki kilit aktörlerden Ankara'yla diyaloğu korumak istediği" ifade ediliyor.

Papa'nın Donald Trump'ın yönetiminin göçmenlere yönelik politikalarını eleştirdiği hatırlatılarak, Vatikan'ın Türkiye'nin çoğu Suriyeli olmak üzere göçmenleri ülkeyi almasını "takdir ettiği" yazılıyor. 

BBC'nin analizinde, Papa'nın Türkiye ve Lübnan'da yapacağı konuşmalarda Ortadoğu'da yaşanan savaşlara dikkat çekmesinin beklendiği belirtiliyor. 

Guardian'ın analizinde de Leo'nun barış çağrısı yapacağına dikkat çekiliyor. Vatikan uzmanı Christopher White, şunları söylüyor: 

Türkiye ve Lübnan, Papa'nın Ukrayna ve Ortadoğu'da barış çabalarını yoğunlaştırması için stratejik konumlar.

Türkiye'ye gelen 5. papa

Papa XIV. Leo, öğle saatlerinde Ankara'ya vardı. Kendisine Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin ve Devletlerle İlişkiler Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Başpiskopos Paul Richard Gallagher eşlik ediyor. 

Vatikan Devlet Başkanı Papa Leo, ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la buluşacak ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'la görüşecek. 

Bugün akşam saatlerinde İstanbul'a geçecek Papa, yarınki temaslarının ardından öğleden sonra helikopterle Bursa'nın İznik ilçesine gidecek. Fener Rum Patriği Bartholomeos'la bir araya gelip, Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıl dönümüne ilişkin Hıristiyan mezhepleri arasındaki ayine katılacak.

29 Kasım'da Sultanahmet Camii'ni ziyaret edecek ve Mor Efrem Süryani Ortodoks Kilisesi'nde Hıristiyan cemaat temsilcileriyle bir araya gelecek. Aynı gün Volkswagen Arena'da düzenlenecek ayinin ardından Papa, pazar günü öğleden sonra gezisinin ikinci ayağı olan Lübnan'ın başkenti Beyrut'a gidecek.

Türkiye'yi daha önce 2014'te Papa Francis, 2006'da Papa XVI. Benedictus, 1979'da Papa II. Ioannes Paulus ve 1967'de Papa VI. Paulus ziyaret etmişti.

Independent Türkçe, New York Times, CNN, Wall Street Journal, BBC, Guardian, Vatican News, Times of Israel



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe