Demokrat milletvekillerinden, Trump yönetimine şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcilere yeşil ışık yakmakla suçlaması

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2025'te bir basın toplantısı sırasında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2025'te bir basın toplantısı sırasında (Reuters)
TT

Demokrat milletvekillerinden, Trump yönetimine şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcilere yeşil ışık yakmakla suçlaması

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2025'te bir basın toplantısı sırasında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2025'te bir basın toplantısı sırasında (Reuters)

ABD'li üst düzey Demokratlar, Başkan Donald Trump yönetimini işgal altındaki Batı Şeria'daki şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcilere yeşil ışık yakmakla suçlayarak, izlenen politikaların Filistinlileri ve Amerikan vatandaşlarını tehlikeye atan "bir cezasızlık ve dizginsiz şiddet iklimi" yarattığı uyarısında bulundu.

İngiliz The Guardian gazetesinin gördüğü mektupta, Senato ve Temsilciler Meclisi'nden 19 Demokrat milletvekilinin aşırı sağcı yerleşimcilerine yönelik yaptırımların yeniden yürürlüğe konulması çağrısında bulunduğu ve 2022'den bu yana Batı Şeria'da öldürülen 9 Amerikan vatandaşı için bağımsız ABD soruşturmaları talep ettiği belirtildi.

Mektubun Başsavcı Vekili Todd Blanche, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent'e gönderildiği kaydedildi.

 İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Huwara kasabasında İsrailli yerleşimciler ve silahlı askerler (Arşiv- AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Huwara kasabasında İsrailli yerleşimciler ve silahlı askerler (Arşiv- AFP)

Demokratlar, Trump'ın geçen yıl "İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine izin vermeyeceğine" dair söz verdiğini, ancak bu vaadin sahadaki olaylarla zayıflatıldığını vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Guardian'dan aktardığına göre mektupta, "Pratikte şiddet yanlısı yerleşimciler ve Binyamin Netanyahu hükümeti, bölgedeki sivil nüfus üzerinde İsrail kontrolünü hızla genişletmeye girişmiştir" ifadelerine yer verildi.

Demokratlar, Trump yönetimini bu şiddeti ve yerleşim yerlerinin genişlemesini durdurmak için yaptırımların yeniden uygulanması dahil "mevcut tüm diplomatik ve ekonomik araçları" kullanmaya çağırdı.

Trump'ın göreve döndüğü ilk gün şiddetle bağlantılı 30'dan fazla yerleşimci ve kuruluşa uygulanan yaptırımları kaldırma kararının ağır sonuçları olduğunu belirten Demokratlar, "Batı Şeria'daki aşırı uçlarla bağlantılı bu kişi ve kurumlara yönelik yaptırımların sonlandırılması net bir mesaj göndermiştir. Yerleşimciler, toprakları ele geçirirken Filistinlilere ve Amerikalılara karşı cezasız bir şekilde şiddet ve ölümcül güç kullanabilir... Hiç kimse herhangi bir sonuçla karşılaşmayacaktır" diye yazdı.

Mektup, BM verilerine göre 2025 yılı boyunca Filistinli yerleşim yerlerine ve mülklerine yönelik bin 835 saldırı gerçekleştiğini (verilerin tutulmaya başlanmasından bu yana en yüksek rakam) ve BM'nin bu yılki yerleşimci saldırılarının hızının kaydedilen herhangi bir yıldan daha yüksek olduğunu bildirdiğini aktarıyor.

Mektupta ayrıca Amerikalılar için giderek tehlikeli bir hale gelen ortama odaklanılarak, Trump'ın göreve dönüşünden bu yana İsrailli yerleşimciler veya güvenlik güçleri tarafından 4 Amerikan vatandaşının öldürüldüğü, 2022'den bu yana toplam sayının ise 9’a ulaştığı belirtildi.

Kurbanlar arasında Filistinli-Amerikalı gazeteci Şirin Ebu Akile, 14 yaşındaki Amir Muhammed Rabih, Tevfik Abdülcebar, 17 yaşındaki Muhammed Ahmed Muhammed Hudur, 20 yaşındaki Seyfullah Musallat'ın yanı sıra 78 yaşındaki Filistinli-Amerikalı Ömer Esad ve Türk-Amerikalı aktivist Aysenur Ezgi Eygi de yer alıyor.

İsrail askerleri, 16 Mayıs 2026'da işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere yönelik haftalık ziyaret sırasında (Reuters)
İsrail askerleri, 16 Mayıs 2026'da işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere yönelik haftalık ziyaret sırasında (Reuters)

Mektupta, Adalet Bakanlığı'nın "yurtdışındaki Amerikalıların ölümünü bağımsız olarak soruşturma yetkisine sahip olduğu" ancak "2025 yılından bu yana ölümlerin hiçbirinde soruşturma açmadığı" ve "İsrail'in şu ana kadar bu olaylara karışan hiç kimseyi suçlamadığı" ifade edildi.

Demokratlar ayrıca İsrail ordusunun, gerekli ilaçlarına erişiminin engellendiği iddia edilen 20 yaşındaki Sama Safi ve 15 yaşında dokuz ay gözaltında tutulduğu belirtilen Muhammed İbrahim dahil olmak üzere Amerikan vatandaşlarını gözaltına almasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

ABD yönetiminden Safi'nin derhal serbest bırakılmasını güvence altına almasını ve "işgal altındaki topraklarda haksız ve keyfi gözaltılara son verilmesi için baskı yapmasını" istediler.

Senato ve Temsilciler meclisi üyeleri, şiddetin Filistinli toplulukların sınırlarını aştığını belirterek, mektupta "Batı Şeria'daki tamamen Hristiyan olan son köy" olarak nitelendirilen el-Taybe'ye yönelik tekrarlanan saldırılara dikkat çekti.

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin geçmişteki bir saldırıyı "terör eylemi" olarak nitelendirmesine ve sorumluların yargılanacağına söz vermesine rağmen, senatörler ve milletvekilleri "bu suçlarla bağlantılı hiç kimsenin tutuklanmadığına" dikkat çekti.

Mektup, İsrail güvenlik güçleri ve yerleşimcilerin Trump yönetiminin iktidara gelmesinden bu yana Batı Şeria'daki Filistinlileri "görülmemiş bir hızla" saldırıp yerlerinden ettiğini vurgulayarak, "Washington'un Netanyahu hükümetine boyun eğmesinin Filistinlilere yönelik bir cezasızlık ve dizginsiz şiddet ikliminin yaratılmasına katkıda bulunduğunu" belirtti.

Yetkililerden, Amerikalıları hedef alan saldırılara ilişkin soruşturmalar, yaptırımların kaldırılması ve İsrail ordusu tarafından gözaltına alınan Amerikan vatandaşlarına yönelik muamele konusunda 17 Ağustos'a kadar cevap vermeleri talep edildi.



ماكرون يصف المحادثات مع ترمب حول البحر الأحمر وأوكرانيا بأنها «بنّاءة»

الرئيس الفرنسي إيمانويل ماكرون يسير في شوارع نيويورك قبيل اجتماعات الجمعية العامة للأمم المتحدة المقرر عقدها (أ.ف.ب)
الرئيس الفرنسي إيمانويل ماكرون يسير في شوارع نيويورك قبيل اجتماعات الجمعية العامة للأمم المتحدة المقرر عقدها (أ.ف.ب)
TT

ماكرون يصف المحادثات مع ترمب حول البحر الأحمر وأوكرانيا بأنها «بنّاءة»

الرئيس الفرنسي إيمانويل ماكرون يسير في شوارع نيويورك قبيل اجتماعات الجمعية العامة للأمم المتحدة المقرر عقدها (أ.ف.ب)
الرئيس الفرنسي إيمانويل ماكرون يسير في شوارع نيويورك قبيل اجتماعات الجمعية العامة للأمم المتحدة المقرر عقدها (أ.ف.ب)

قال الرئيس الفرنسي إيمانويل ماكرون الاثنين إنه أجرى محادثات إيجابية مع نظيره الأميركي دونالد ترمب في شأن النزاعَين في أوكرانيا والبحر الأحمر.

وأضاف ماكرون عقب لقاء جمعه إلى ترمب في نيويورك على هامش اجتماعات الجمعية العامة للأمم المتحدة «المسألة الأخرى التي تطرّقنا إليها، كانت الوضع في البحر الأحمر... لأهميته بالنسبة إلى الأسعار العالمية... ثم أجرينا نقاشا مطوّلا حول أوكرانيا وروسيا». وتابع «كان نقاشا جيّدا للغاية، وبنّاء جدّا».

وقبيل انطلاق الاجتماع الذي حظي بمتابعة واسعة، قال مسؤول فرنسي إن ماكرون يعتزم التحدث إلى ترمب «بصراحة» لمحاولة «توجيهه نحو القرارات الصائبة»، ولا سيما في ما يتعلق بأوكرانيا. وفي هذا الإطار، قال الرئيس الفرنسي إنه حضّ نظيره الأميركي على ضرورة تزويد كييف بمنظومات دفاع جوي «لأن ذلك يُعد إجراء دفاعيا».

ولفت إلى أن ترمب كان «منفتحا للغاية على النقاش، وتمكنّا من الخوض في تفاصيل هذين النزاعَين اللذين يشكّلان أهمية واضحة للسلام العالمي ولأمننا».

ووصل ماكرون إلى نيويورك آتيا من أرخبيل سان بيير وميكلون الفرنسي قبالة الساحل الأطلسي لكندا، حيث التقى رئيس الوزراء الكندي مارك كارني. وكان كارني دخل في سجال حاد مع ترمب على خلفية تعثّر المفاوضات الهادفة إلى إبرام اتفاق تجاري بين الولايات المتحدة وكندا، ما أدى إلى تبادل فرض الرسوم الجمركية بين البلدين.

ومن المقرر أن يلتقي ماكرون أيضا نظيره الأوكراني فولوديمير زيلينسكي.


What’s Left of Hezbollah Two Years after the War?

A poster expresses gratitude to Iran for its support to Lebanon. (Asharq Al-Awsat)
A poster expresses gratitude to Iran for its support to Lebanon. (Asharq Al-Awsat)
TT

What’s Left of Hezbollah Two Years after the War?

A poster expresses gratitude to Iran for its support to Lebanon. (Asharq Al-Awsat)
A poster expresses gratitude to Iran for its support to Lebanon. (Asharq Al-Awsat)

The expanded war in Lebanon, which erupted with widespread Israeli bombardment on September 23, 2024, and led to intense clashes and battlefield shifts, has forced a new reality on Hezbollah.

The Iran-backed group's military capabilities, supply lines, and political influence have significantly declined following severe losses within its senior leadership ranks. Furthermore, Hezbollah's deployment on the ground and operations have fundamentally changed compared to its pre-war positioning.

Two years later, the group is navigating a far more complex military landscape. While the loss of a vast portion of its leadership, declining drone and missile capabilities, and shrinking supply lines through Syria have severely weakened its position, the party still retains enough military capacity to continue operating.

It is actively attempting to reorganize its ranks and adapt to an altered battlefield reality - one that stretches from north of the Litani River into broader territory across southern Lebanon and the Western Bekaa.

Speaking to Asharq Al-Awsat, security and defense expert Riad Kahwaji estimated that Hezbollah's capabilities have significantly declined between 2024 and today across its leadership, military structure, political influence, and supply lines, evaluating the scale of this drop to have "exceeded nearly half."

He explained that the group has lost the vast majority of its first- and second-tier leaders, while most of the leaders present today were classified within the third tier in 2024.

Hezbollah supporters carry posters of slain Iranian supreme leader Ali Khamenei during a rally coinciding with his funeral in Iran in Beirut's southern suburbs. (EPA file)

The nature of management within the group has also changed, as "management in 2024 was local under Iranian guidance, whereas today management and guidance have become directly Iranian," he added.

On the military level, Kahwaji said that "the party's forces have become stationed north of the Litani, after having previously been present directly on the border."

"Nabatieh has practically become the separation line of contact between the group's presence and the Israeli forces," he noted.

Regarding the military arsenal, he said that "missile and drone capabilities still exist, but they have become less than half of what they were before."

He added that Hezbollah's political influence within Lebanon has significantly weakened from its previous levels, noting that one of the most prominent shifts affecting the group is the severe disruption of its supply lines through Syria, which have now been largely cut off.

Since the November 2024 ceasefire up to the current stage, retired Brigadier General Dr. Khalil Helou told Asharq Al-Awsat that the party’s "capabilities have dropped compared to what they were before the war, but it has not lost its military capacity and still possesses capabilities that allow it to continue."

Its limited responses to Israel during the current stage may be a sign that it has entered a new "phase of reorganization and rebuilding of combat readiness," he added.

Helou explained that the period following the November 2024 ceasefire was marked by ongoing Israeli assassinations targeting Hezbollah operatives, while the group largely refrained from retaliating.

This pattern underscores a significant drop in Hezbollah's capabilities compared to its pre-2024 strength, while simultaneously indicating that the group has been undergoing a phase of reorganization, rearmament, and rebuilding of its combat readiness, he noted.

Helou stressed that the strategic landscape shifted following the outbreak of the US war on Iran at the end of February, which Hezbollah joined in early March.

"From that point until the second ceasefire on June 17, the party engaged in the fighting, launching effective retaliatory operations in certain areas and firing missiles into both the Israeli interior and Israeli-occupied territories," Helou said.

He remarked that during that phase, Israel "advanced, made incursions, and established its presence on the ground," while Hezbollah continued to carry out military responses, though the situation following the latest ceasefire has returned to a pattern similar to the period that followed November 2024.

"Today, we have virtually returned to the previous phase, as Hezbollah's responses to Israeli attacks have become almost nonexistent," he stated. "If we review operations over the past two and a half months since the ceasefire, the military operations carried out by the group against Israel are highly limited and can be counted on two hands. This stands in sharp contrast to dozens of daily Israeli operations, including airstrikes, shelling, and assassinations."


مرشحان جمهوريان لمجلس الشيوخ يطالبان بإنهاء حرب إيران بسرعة

مايك روجرز الذي يخوض سباقا محتدما ضد الديمقراطي عبدول السيد في ميشيغان (رويترز)
مايك روجرز الذي يخوض سباقا محتدما ضد الديمقراطي عبدول السيد في ميشيغان (رويترز)
TT

مرشحان جمهوريان لمجلس الشيوخ يطالبان بإنهاء حرب إيران بسرعة

مايك روجرز الذي يخوض سباقا محتدما ضد الديمقراطي عبدول السيد في ميشيغان (رويترز)
مايك روجرز الذي يخوض سباقا محتدما ضد الديمقراطي عبدول السيد في ميشيغان (رويترز)

دعا مرشحان جمهوريان يخوضان سباقين محتدمين للفوز بمقعدين في مجلس الشيوخ الأميركي اليوم الاثنين إلى إنهاء حرب إيران على وجه السرعة، في أحدث مؤشر على سعي المرشحين المهدَّدين بخسارة مقاعدهم إلى النأي بأنفسهم عن الرئيس دونالد ترمب بشأن نزاع أدى إلى ارتفاع أسعار الوقود، بما في ذلك قفزة في أسعار الديزل إلى مستويات قياسية.

واتخذ مايك روجرز، الذي يخوض سباقا محتدما ضد الديمقراطي عبدول السيد في ميشيغان، وآشلي هينسون، التي تواجه الديمقراطي جوش تورك في منافسة متقاربة بولاية أيوا، نبرة أكثر ميلا إلى التهدئة بشأن إيران أمس الاثنين، بعدما كانا قد أيدا سابقا صلاحية ترمب في توجيه ضربات إلى طهران.

وكان هذا التحول ملحوظا بشكل خاص لدى هينسون، التي تشغل مقعدا حاليا في مجلس النواب، إذ صوتت ست مرات ضد إجراءات في المجلس تسعى إلى تقييد سلطة ترمب في مواصلة الحرب، بما في ذلك تصويت جرى الأسبوع الماضي.

وكتبت هينسون على وسائل التواصل الاجتماعي «سكان أيوا يتعرضون لضغوط، ولا ينبغي أن يتحملوا كلفة الحرب في إيران عند مضخات الوقود أو في متاجر البقالة»، داعية إلى تعليق ضرائب البنزين ووقف صادرات الديزل مؤقتا واتخاذ تدابير أخرى، وإنهاء الحرب «بنجاح وعلى الفور».

وتبرز هذه التصريحات القلق المتزايد لدى بعض المرشحين الجمهوريين المعرّضين للخسارة من تحول النزاع المستمر منذ نحو سبعة أشهر إلى عبء سياسي قبل انتخابات التجديد النصفي في نوفمبر (تشرين الثاني)، التي ستحدد ما إذا كان الجمهوريون سيتمكنون من الاحتفاظ بأغلبيتهم الضئيلة في مجلسي النواب والشيوخ.

وتزايد استياء الأميركيين من طريقة تعامل ترمب مع الاقتصاد والحرب مع إيران على حد سواء، في ظل استمرار ارتفاع التضخم بشكل مستمر. وأظهر أحدث استطلاع أجرته رويترز/إبسوس ونُشرت نتائجه الاثنين انخفاض نسبة تأييد ترمب إلى 32 بالمئة، في أدنى مستوى له خلال مسيرته السياسية.