Amerika kıtasının en büyük hapishanesi: "Giren bir daha çıkamıyor"

"El Salvador lideri Nayib Bukele'nin Alcatrazı"

Mega hapishanede gardiyanlara ek olarak 600 asker ve 250 polis görev yapıyor (Reuters)
Mega hapishanede gardiyanlara ek olarak 600 asker ve 250 polis görev yapıyor (Reuters)
TT

Amerika kıtasının en büyük hapishanesi: "Giren bir daha çıkamıyor"

Mega hapishanede gardiyanlara ek olarak 600 asker ve 250 polis görev yapıyor (Reuters)
Mega hapishanede gardiyanlara ek olarak 600 asker ve 250 polis görev yapıyor (Reuters)

İspanya'nın önde gelen gazetelerinden El Pais, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin inşa ettirdiği devasa hapishaneye gitti.

Haberde, başkent San Salvador'a 75 kilometre mesafedeki Tecoluca kasabasındaki bir vadide yer alan mega hapishane "Bukele'nin Alcatrazı" diye nitelendi. 

Bukele'nin çetelere karşı mücadele kapsamında geçen yıl şubatta açılışını yaptığı Terör Muhafaza Merkezi yaklaşık 166 hektarlık alana kuruldu. 

Haberde, mega hapishanedeki distopik atmosfer şöyle anlatıldı: 

Burada hava hiç kararmıyor. Yapay ışık, hücreleri ve iç avluyu günün 24 saati aydınlatıyor. Mahkumlar tavana kadar yığılmış demir yatakların metal kaplamaları üzerinde uyuyor. Kapalı devre kamera sessiz bir Tanrı gibi onları izliyor.

Ayrıca hapishanede çatal ve bıçak kullanmanın yasak olduğu, mahkumların yemekleri elleriyle yediği, kendilerine günde 30 dakika yürüme süresi tanındığı ve bu sırada elleriyle ayaklarından kelepçeli tutuldukları yazıldı.

Haberde, Amerika kıtasının en büyük hapishanesinin, üzerinde dikenli tellerin yer aldığı 60 santimetre kalınlığında ve 3 metre yüksekliğinde 4 duvarla çevrili olduğu belirtildi. Buna ek olarak özel çakıllı zeminlerin kaçmaya kalkışacak mahkumları ele vereceğine dikkat çekildi. 

Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen hapishane müdürü, devasa yapının maksimum güvenlikli olduğunu belirterek şunları söyledi:

Kaçmak imkansız. Bu psikopatlar tüm hayatlarını burada parmaklıklar ardında geçirecek.

El Pais, 40 bin kişilik hapishanenin 8 bölümden oluştuğunu fakat yetkililerin içeride kaç kişinin tutulduğuna dair bilgi paylaşmayı reddettiğini de aktardı. 

"Ülkedeki en tehlikeli mahkumlar burada parmaklıklar ardında. Kelepçeyle giren bir daha asla dışarı çıkamıyor" ifadelerine yer verilen haberde, onlarca cinayetten sorumlu tutulan bazı suikastçıların 700 yıl hapis cezası aldığına dikkat çekildi. 

Diğer yandan Bukele, 4 Şubat'taki seçimleri açık farkla kazanarak liderliğini pekiştirdi. El Salvador Yüksek Seçim Mahkemesi, son açıklamasında devlet başkanı seçiminde kullanılan oyların yüzde 70'inin sayıldığını, Bukele'nin de oyların yüzde 85,22'sini aldığını duyurdu.

Bukele'nin rakiplerinden solcu Farabundo Martí Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin (FMLN) adayı Manuel Flores oyların yüzde 6,09'unu alırken, muhafazakar Milliyetçi Cumhuriyetçi İttifak'ın (ARENA) adayı Joel Sanchez ise yaklaşık yüzde 5,36 oranında oy topladı. Parlamento seçimlerinde verilen oylarınsa henüz yüzde 5'i sayıldı. Fakat burada da Bukele'nin kurucusu olduğu Yeni Fikirler Partisi (Nuevos Ideas) önde gidiyor.

Mega hapishanede her mahkumun saçları 5 günde bir traş ediliyor (Reuters)
Mega hapishanede her mahkumun saçları 5 günde bir traş ediliyor (Reuters)

Çetelere karşı OHAL

42 yaşındaki lider, seçim kampanyasında çetelere karşı yürüttüğü savaştan sık sık söz etmiş, yarışı kazanamaması durumunda bu mücadelenin riske gireceğini savunmuştu. 

Bukele, Mart 2022'de MS 13 ve 18. Cadde (Barrio 18) çeteleri arasında yaşanan çatışmalara karşı olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti. Halen süren OHAL kapsamında bugüne dek neredeyse 75 bin kişi söz konusu çetelere üye olduğu gerekçesiyle yakalandı. Bunlardan yaklaşık 7 biniyse serbest bırakıldı. 

El Salvador Adalet ve Güvenlik Bakanı Gustavo Villatoro, geçen ay yaptığı açıklamada, 2023'te 154 cinayet işlendiğini söylemişti. Bu rakam 2022'de 495'ti.

Öte yandan Washington merkezli Amerikalılar Arası İnsan Hakları Komisyonu'nun (IACHR) geçen yıl nisanda yayımladığı açıklamada, Bukele yönetiminin OHAL kapsamında insan haklarını ihlal ettiği öne sürülmüştü. IACHR, OHAL'in başlangıcından bu yana düzenlenen operasyonlarda 190 kişinin öldüğünü ve 5 bin hak ihlali vakasının yaşandığını bildirmişti. 

BK merkezli Af Örgütü de 2022'deki raporunda, cezaevindeki kişilerin kötü muamele ve işkence gördüğünü iddia etmişti.

Independent Türkçe



Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için askeri destek göndermeyi reddetmelerinden duyduğu hoşnutsuzluğu bir kez daha dile getirerek, Washington'un talep edilmesi halinde onlara yardım etmeyebileceğini söyledi.

Miami'de düzenlenen bir ekonomi etkinliğinde konuşan Trump, “Onlar orada değillerdi. NATO'yu korumak için yılda yüz milyarlarca dolar harcıyoruz ve her zaman onların yanında olurduk, ancak şimdi, yaptıkları eylemlere bakılırsa, bence buna mecbur değiliz, değil mi?” ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: “Onlar bizim için orada değillerse, biz neden onlar için oradayız?”


Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor
TT

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

İsrail bugün, İran'la savaşın başlamasından bu yana ilk kez Yemen'den fırlatılan bir füze tespit ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırdığını” ve “Tahran'ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir kısmını imha ettiğini” vurguladı.

Trump, saldırıların ardından Tahran'ın “müzakere için çaba sarf etmeye ve yalvarmaya başladığını” da ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD'nin askeri operasyonların aylar değil, haftalar içinde sona ermesini beklediğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinden bir ay sonra, çatışma bütün Ortadoğu'ya yayıldı. Bu durum binlerce kişinin ölümüne yol açtı ve enerji tedarikinde şimdiye kadarki en büyük aksaklığa neden oldu. Bu, küresel ekonomiyi etkileyerek, enflasyon endişelerini artırdı.


Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
TT

Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Wittkoff, ülkesinin İran meselesine "bir yandan baskı ve güç, diğer yandan diplomatik çözümlere açıklık" yaklaşımını benimsediğini belirterek, Washington'ın "gerilimi tırmandırmak değil, bölgenin ve dünyanın istikrarını garanti altına alacak bir çözüm aradığını" kaydetti.

Witkoff, ABD yönetiminin "İranlılarla müzakere sürecini uzatmaya açık olduğunu" belirterek, "bu müzakerelerin niteliğine ilişkin tanımlar farklı olsa da bir şekilde temasların devam ettiğini" kaydetti. "İletişimin olduğunu biliyoruz ve bu hafta görüşmelerin gerçekleşmesini bekliyoruz, bunu olumlu bir işaret olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Miami'deki Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde, Başkan Trump'ın "güç yoluyla barış ilkesine inandığını" belirten Witkoff, "tarafları müzakere masasına getirmek için baskının gerekli olduğunu" belirtti. ABD'nin "bölgede güçlü bir askeri varlığı olduğunu, ancak aynı zamanda herkesin çıkarlarına hizmet eden diplomatik bir çözüme ulaşmaya hazır olduğunu" ifade etti.

Witkoff, asıl zorluğun İran nükleer programında yattığını vurgulayarak, ülkesinin "Ortadoğu'da başka bir Kuzey Kore'nin varlığını kabul edemeyeceğini" belirtti ve Tahran'ın askeri nükleer yeteneklere sahip olmasıyla ilgili endişelere değindi. İran'ın "herhangi bir anlaşma kapsamında ele alınması gereken önemli miktarda zenginleştirilmiş maddeye sahip olduğunu" söyledi.

Bu bağlamda, Washington'ın İranlılara 15 maddelik bir anlaşma sunduğunu, hızlı bir yanıt umduğunu ve herhangi bir çözümün sıkı izleme içermesi ve zenginleştirilmiş madde stokunu ele alması gerektiğini belirtti.

Witkoff, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran halkını hedef almadığını, aksine uluslararası toplum içinde müreffeh ve bütünleşmiş bir İran aradığını vurguladı. Bununla birlikte, istikrarsızlığa katkıda bulunan devlet dışı silahlı gruplara verilen desteğin durdurulmasının gerekliliğinin altını çizdi.

Steve Witkoff, bir anlaşmaya varılmasının "bölgede daha geniş kazanımlara, normalleşme ve istikrarın artırılması fırsatlarına" kapı açabileceğini belirterek, "Ortadoğu, bölgesel ilişkileri yeniden şekillendirebilecek kritik bir dönüm noktasında bulunuyor" dedi.

Witkoff ayrıca Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman hakkında da konuştu. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre "Halkının yaşam kalitesini iyileştirmeye ve gelecek için daha geniş ufuklar açmaya dayalı iddialı bir vizyona öncülük ettiğini" söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin "dönüşüm ve kalkınma için çabalayan genç liderliğin bir modelini temsil ettiğini ve dünya liderleri arasında daha müreffeh ve istikrarlı ekonomiler inşa etme yönündeki daha geniş bir eğilimi yansıttığını" kaydetti.

Uluslararası rol hakkında konuşan Witkoff, "Dünya her zamankinden daha fazla birbirine bağlı hale geldi ve akıllı sermaye kararların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor" diyerek, "özellikle bölgedeki siyasi ve ekonomik liderlerin bu dönüşümleri yönlendirmede çok önemli bir unsur olduğunu" ifade etti.

Washington'ın müttefikleriyle ilişkilerine değinen Witkoff, "iddialı kalkınma vizyonları benimseyen" liderleri övdü ve Trump'ın "sadece Amerika Birleşik Devletleri içinde değil, uluslararası ittifaklar çerçevesinde de büyümeyi ve iş dünyasını destekleyen politikalara odaklandığını" vurguladı.

Witkoff, ABD başkanının yaklaşımına olan güvenini dile getirerek, Trump'ın "güçlü kararlar alan ve ekonomik hesaplamaları siyasi değerlendirmelerle dengeleyen bir lider" olduğunu söyleyerek, "Olumlu sonuçlar elde etme olasılığına büyük inancımız var, çünkü nihai hedef daha istikrarlı ve müreffeh bir dünyaya ulaşmaktır" ifadesini kullandı.