Afrika Birliği Zirvesi’nde kıtadaki krizler ve askeri darbeler ele alındı

Zirvede kıtanın Gazze halkıyla dayanışma içinde olduğu belirtilirken, derhal ateşkes ilan edilmesi çağrısı yapıldı

Afrika ülkeleri liderleri, 17 Şubat 2024 Cumartesi günü Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'daki Afrika Birliği (AfB) genel merkezinde Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı açılışı sırasında AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ile hatıra fotoğrafı çekildi (Reuters)
Afrika ülkeleri liderleri, 17 Şubat 2024 Cumartesi günü Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'daki Afrika Birliği (AfB) genel merkezinde Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı açılışı sırasında AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ile hatıra fotoğrafı çekildi (Reuters)
TT

Afrika Birliği Zirvesi’nde kıtadaki krizler ve askeri darbeler ele alındı

Afrika ülkeleri liderleri, 17 Şubat 2024 Cumartesi günü Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'daki Afrika Birliği (AfB) genel merkezinde Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı açılışı sırasında AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ile hatıra fotoğrafı çekildi (Reuters)
Afrika ülkeleri liderleri, 17 Şubat 2024 Cumartesi günü Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'daki Afrika Birliği (AfB) genel merkezinde Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı açılışı sırasında AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ile hatıra fotoğrafı çekildi (Reuters)

Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı, dün Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da başladı. Toplantıya Afrika Birliği (AfB) üyesi altı ülke katılmadı. Afrikalı liderler, iki gün sürecek olan zirvede kıtadaki çatışmaların, krizlerin, askeri darbelerin ve siyasi çıkmazlar görüşülecek. Bunların yanı sıra AfB dönem başkanlığını devralan Moritanya Cumhurbaşkanı Gazvani’nin derhal durdurulması çağrısında bulunduğu İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırganlığı da dahil olmak üzere kıtayı etkileyen bölgesel çatışmalar ele alınıyor. Afrikalı liderler, aynı zamanda yirmi birinci yüzyıla uygun bir eğitim verilmesi ve esnek eğitim sistemlerinin oluşturulması gibi konuların yer aldığı zirvenin ana gündemini de masaya yatırdılar.

Zirveye katılan Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Filistin'in özgürlüğü ve halkının kendi kaderini tayin hakkı, Filistin devletinin kurulması ve Birleşmiş Milletler'e (BM) üye devlet olarak tanınması için Afrika'nın ve AfB’nin sesi daha yüksek çıksın.

Zirvenin bir diğer katılımcısı olan Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Afrika’nın Filistin meselesi ve İsrail'in Gazze Şeridi sakinlerine karşı yürüttüğü saldırganlıkla ilgili olarak adalet, hukuk ve insan hakları değerlerine bağlı olduğunu söylediği tutumlarına övgüde bulundu. Ebu Gayt, zirvede yaptığı konuşmada, “(İsrail) işgalinin sona erdirilmesi ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devleti kurulması için bu tutumları sürdürmenin ve daha da derinleştirmenin önemini vurgulamak, akabinde savaşı sona erdirecek tek rasyonel çözümdür” ifadelerini kullandı.

bfdb
Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa ve Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı oturum aralarında ikili görüşme gerçekleştirdi (Reuters)

AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ise Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı açılışında yaptığı konuşmada, “Gazze tam bir soykırıma tabi tutuluyor, Filistin halkı hak ihlallerine maruz kalıyor” dedi. İsrail'in Gazze’ye yönelik saldırganlığının ‘insanlık tarihinde bir benzerinin daha olmadığını’ söyleyen Faki, Filistin halkının tam özgürlük ve bağımsız, egemen bir devlet kurma hakkına sahip olduğunun altını çizdi. AfB’nin Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Filistin davasını ve İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı davayı desteklediğini belirten Faki, İsrail’in Gazze'de Filistinlileri sistematik bir şekilde öldürmesine bir son verilmesi için UAD’nin kararlarının uygulanması çağrısında bulundu.

Moritanya Cumhurbaşkanı AfB dönem başkanlığına seçildi

Öte yandan zirvede AfB’nin yeni dönem başkanı seçildi. Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Gazvani, Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali’den görevi devraldı. Seçimin ardından yaptığı konuşmada, Filistinlilerin başkenti Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma hakkına sahip olduklarını vurgulayan Gazvani, Gazze’de sivillerin öldürülmesine bir son verilmesini istedi.

AfB Dönem Başkanı Gazvani, ‘uluslararası sistemde reform’ çağrısında bulunarak, “Uluslararası sistem, kıtamızdaki ülkelerin sorunları ve hakları konusunda genellikle olduğu gibi, büyük çoğunluğu en savunmasız ve en az gelişmiş ülkeler olan Afrika ülkeleri pahasına çok fazla çifte standart barındırıyor” şeklinde konuştu. Uluslararası sistemin ‘Gazze'deki adaletsizliğine’ dikkat çeken Gazvani, “Uluslararası sistemin ne ölçüde reforma ihtiyaç duyduğunu anlamak için katliam ve yıkım, uluslararası meşruiyet ve insan hakları ilkelerinin ihlali bağlamında Gazze Şeridi'nde yaşananlara bakmak yeterli olacaktır. Uluslararası toplumun acil ateşkes sağlanması için gerekli ağırlığı ortaya koyma konusundaki isteksizliği de cabası” ifadelerini kullandı.

brrtnt
AfB’nin Addis Ababa'daki genel merkezi önünde Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı sırasında dalgalanan AfB üye devletlerinin bayrakları (Reuters)

Moritanya Cumhurbaşkanı Gazvani, AfB’nin adaletsizliği reddeden, haklı davaları savunan ve özellikle Filistin meselesiyle ilgili olarak uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka bağlı kalan tutumuna övgüde bulundu.

En büyük zorluklar

Bir diğer gelişme de AfB’nin, İsrail'in Gazze'deki savaşıyla ilgili görüşünü açıklamak üzere Afrikalı yetkililerle görüşmek isteyen İsrail’den bir heyetin zirvenin yapıldığı genel merkez binasına girmesini engellediği haberleri basında yer aldı.

Gazvani, Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı gündeminde açıkça kıtadaki çatışmalar yer almamasına rağmen, bu çatışmaları kıtanın karşı karşıya olduğu en büyük zorluklar olarak değerlendirdi. Moritanya Cumhurbaşkanı, gerginliklerin, silahlı çatışmaların ve terör örgütlerinin yayılmasının, ülkelerin istikrarına ve güvenliğine yönelik tehdit oluşturmasının AfB’nin dikkat etmesi gereken temel konular arasında yer aldığını söyledi.

rtgyn
AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat, Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi 37. Olağan Toplantısı açılışında konuşurken (Reuters)

Gazvani, Afrika’daki barış ve güvenlik yapısı, kıta erken uyarı sistemi, Afrika Yedek Gücü ve diğerleri gibi çoklu destek mekanizmalarını geliştirerek, ‘kıtanın ortak güvenliğinin’ kurulması çağrısında bulundu. Gazvani ayrıca, bölgesel ekonomik topluluklar içinde ve arasında koordinasyon ve işbirliği düzeyinin iyileştirilmesini istedi.

Zirveye yapılan eleştiriler

Diğer taraftan birçok diplomatik çevre, Sudan'daki savaş, Sahel bölgesi ve Afrika Boynuzu'ndaki gerilim gibi kıtada yaşanan mevcut çatışmaların zirve gündemine alınmamasından dolayı eleştiriler yaptı.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, kıtada ekonomik ve sosyal kalkınmanın temeli olan barışın ve istikrarın sağlanmasının önemini vurguladı. Ülkesinin, bölgeye ve kıtaya entegrasyonun hem ülkesine hem de tüm kıtaya yardım etmenin en iyi yolu olduğuna inandığını vurgulayan Ahmed, bunun ortak hedeflere ulaşmak için komşu ülkeler arasında barış içinde bir arada yaşanmasının önünü açacağının da altını çizdi.

dfebrth
Sudan ordusundan bir grup asker Hartum'da bir sokakta devriye gezerken, 6 Mayıs 2023 (AFP)

AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ise üye ülkelerin dışişleri bakanlarından oluşan AfB Yürütme Konseyi'nin 44. Toplantısı sırasında yaptığı konuşmada, Sudan'daki savaş, Somali'de ‘cihatçı terör örgütleri’ tehdidi, Afrika’daki son durum, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki gerginlikler, Libya'daki son gelişmeler ve Sahel bölgesindeki terör tehlikesinin yanı sıra bazı Afrika ülkelerinde seçimlerden önce ve sonra tekrar eden askeri darbeler çerçevesinde ortaya çıkan insani krizlerin kıta için derin bir endişe kaynağı olduğuna ve kıtanın büyümesini tehdit ettiğine dikkat çekmişti.

Askeri darbeler

Öte yandan askeri darbeler nedeniyle AfB üyesi altı ülke zirveye katılamadı. Söz konusu altı ülke arasında askeri darbelerin yaşandığı ve AfB tarafından üyelikleri askıya alınan Sudan, Mali, Gine, Burkina, Gabon ve Nijer yer alıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin ortak sözcüsü Stephanie Tremblay tarafından yapılan açıklamaya göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in zirvenin açılışında bir konuşma yapması planlanıyordu. Ancak basında yer alan bazı haberlere göre, Guterres, ziyareti için bazı sorunlarla karşılaştı ve bu sorunlar zirveye katılmasına engel oldu.

Zirveye katılan ve açılışta konuşan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, konuşmasında ülkeler arası ilişkilerin güçlendirilmesi ve ülkesi ile Afrika kıtası arasında ortaklıklar kurulması çağrısında bulundu.

Afrika'nın sorunlarının Brezilya halkının çektiği sıkıntılara benzediğini söyleyen Devlet Başkanı, “Birçok Brezilyalı kendilerini Afrika kökenli olarak görüyor” dedi. Lula da Silva, Afrikalıları ve Brezilyalıları mevcut uluslararası sistem içinde özel bir yol çizmeye, tarımsal ve endüstriyel kalkınma için zamanın zorluklarıyla mücadele edebilecek yeni bir küresel sistem oluşturmaya çağırdı.



Çin Cumhurbaşkanı "adil çok kutuplu bir dünya" çağrısında bulundu

Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)
Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)
TT

Çin Cumhurbaşkanı "adil çok kutuplu bir dünya" çağrısında bulundu

Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)
Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bugün Uruguaylı mevkidaşı Yamandu Orsi'ye, iki ülkenin "adil ve düzenli çok kutuplu bir dünya"ya doğru ilerlemek için birlikte çalışması gerektiğini söyledi.

İki ülke, ticaret ve çevre de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları imzaladı.

Orsi'nin ziyareti, ABD'nin geçen ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu tutuklamasından bu yana bir Güney Amerika liderinin Çin başkentine yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Medyada yer alan bir haberde Şi'nin, Çin'in Latin Amerika ve Karayip ülkelerini egemenliklerini, güvenliklerini ve kalkınma çıkarlarını korumada ve uluslararası gerilimleri hafifletmeye yardımcı olmada desteklediğini söylediği belirtildi.

Şi, Çin ve Uruguay'ın "adil ve düzenli çok kutuplu bir dünyaya ve kapsayıcı ve karşılıklı yarar sağlayan ekonomik küreselleşmeye doğru ilerlemek için iş birliği yapması" gerektiğini ifade etti.

Bu görüşme, bu yıl Batılı başbakanların Çin'e yaptığı bir dizi ziyaretin ardından gerçekleşti.

Haberde, Orsi'nin Çin ve Uruguay arasındaki stratejik ortaklığın "en iyi noktasında" olduğunu söylediği ve her iki ülkeyi de "ortaklığı yeni bir seviyeye yükseltmeye kararlı olmaya" çağırdığı belirtildi.

Çin ve Uruguay bugün, stratejik ortaklıklarını güçlendirmek için bir bildiri imzaladı ve bilim ve teknolojiden çevreye, fikri mülkiyete ve et ticaretine kadar çeşitli alanları kapsayan 12 iş birliği belgesini imzaladı.


İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmaya varılmaması halinde ‘kötü sonuçlar’ doğabileceği yönündeki uyarısının ardından, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye ABD ile müzakereler için gerekli zeminin hazırlanması talimatını verdiğini açıkladı.

Pezeşkiyan, X platformundaki paylaşımında, Dışişleri Bakanı’nı ‘adil ve eşitlikçi müzakerelere’ hazırlıkla görevlendirdiğini belirterek, bunun tehditten arındırılmış ve gerçekçi olmayan beklentilerden uzak bir ortamda, ‘ulusal çıkarlar ile izzet, hikmet ve maslahat ilkeleri’ gözetilerek yapılması gerektiğini vurguladı. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Gaimpenah da X hesabından yaptığı açıklamada, “İyi bir savaş yoktur, her barış da teslimiyet değildir” ifadesini kullandı.

Washington, İran yönetiminin geçen ay zirveye ulaşan hükümet karşıtı protestolara sert müdahalesinin ardından Ortadoğu’ya uçak gemileri göndermişti. ABD Başkanı Donald Trump, saatler önce yaptığı açıklamada, büyük savaş gemilerinin İran’a doğru yola çıktığını duyurarak, temsilcilerinin Tahran’la görüşmeler yürüttüğünü ve bu temasların olumlu sonuçlar doğurmasını umduğunu söyledi. Trump dün, anlaşmaya varılamaması halinde ‘kötü şeyler’ yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Bu gelişmelerin ardından gözler İstanbul’a çevrildi. ABD ve İranlı kaynakların doğruladığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla İstanbul’da Abbas Arakçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. Söz konusu görüşmeler, İsrail’in haziran ayında İran’ın askeri ve nükleer tesislerine saldırması ve ABD’nin de bu operasyona katılmasıyla patlak veren 12 günlük savaş nedeniyle kesintiye uğramıştı.

Buna karşılık Tahran, diplomatik bir çözüme ulaşmak istediğini belirtirken, kendisine yönelik herhangi bir saldırıya sert karşılık verileceği uyarısında bulundu. İran yönetimi, görüşmelerin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı olması gerektiğini vurgulayarak, füze programı ya da savunma kapasitesine ilişkin herhangi bir müzakereyi reddetti.

Bölgesel bir yetkili bugün yaptığı açıklamada, bu hafta İstanbul’da İran ile ABD arasında yapılması öngörülen görüşmelerin önceliğinin, olası bir çatışmanın önlenmesi ve iki taraf arasındaki gerilimin düşürülmesi olduğunu söyledi.

Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, dışişleri bakanları düzeyinde görüşmelere davet edilen ülkeler arasında Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Pakistan’ın bulunduğunu aktardı.

Kaynak, görüşmelerin çerçevesinin henüz netleşmediğini, ancak ‘ana toplantının’ cuma günü yapılmasının planlandığını belirterek, daha fazla gerilimin önüne geçilmesi için taraflar arasında diyaloğun başlatılmasının önemine dikkat çekti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile nükleer bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu söyledi. CNN’e konuşan Arakçi, “Başkan Trump nükleer silah istemediğini söyledi, biz de buna tamamen katılıyoruz. Bu çok iyi bir anlaşma olabilir” dedi. Arakçi, Tahran’ın beklentisinin yaptırımların kaldırılması olduğunu da sözlerine ekledi. Birkaç gün önce İran Dini Lideri Ali Hamaney, ABD’nin ülkesine yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde ‘bölgesel bir savaş’ çıkabileceği uyarısında bulunmuştu.

Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani ise İran’ın beş tur önceki müzakerelerde nükleer silah edinme peşinde olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, ancak ‘bunun bir bedeli olması gerektiğini’ söyledi.

Şemhani, zenginleştirilmiş uranyum stokunun miktarının şu aşamada bilinmediğini belirterek, ‘Stok enkaz altında kaldığı için, tehlikeli olması nedeniyle şu ana kadar çıkarılmasına yönelik bir girişim bulunmuyor” ifadesini kullandı.

Şemhani, aynı zamanda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile güvenliğin korunması ve risk oluşturulmaması kaydıyla zenginleştirilmiş uranyum stokuna erişim ve miktarın tahmin edilmesine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü kaydetti.

Şemhani, İran’ın ABD ile doğrudan ve somut müzakerelere hazır olduğunu, başka taraflarla yürütülecek görüşmeleri ise kabul etmediğini vurguladı.

Paris, ‘baskıya son verilmesi’ çağrısında bulundu

Bu arada Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, cuma günü yapılması planlanan müzakerelerin, nükleer dosyaya geçilmeden önce İran’daki baskı meselesine odaklanması gerektiğini söyledi.

Barrot bugün France Televisions’a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı: “Elbette alınması gereken ilk kararlar, bu kanlı baskıya son verilmesi, gözaltındakilerin serbest bırakılması, iletişimin yeniden sağlanması ve İran halkına özgürlüklerin iade edilmesidir. Bundan sonra nükleer meseleler, füzeler ve terör örgütlerine verilen destek ele alınmalıdır” dedi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı da İran’ın nükleer dosyasına yönelik bir çözümün, İran halkı pahasına olmaması gerektiğini vurguladı.

cdfrgt
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bugün Brüksel'de düzenlenen bakanlar toplantısının oturum aralarında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştü. (EPA)

Barrot, “Bir kez daha vurguluyorum ki öncelik, devlet tarafından uygulanan bu baskı ve şiddetin sona ermesi ve cezasız kalmaması gereken bu geniş çaplı suçların durdurulmasıdır” dedi.

Barrot, bundan iki gün önce pazar günü yayımlanan Liberation gazetesine verdiği röportajda ise İran’ın topraklarına yönelik olası ABD saldırılarını önlemek için diplomatik müzakereler kapsamında ‘büyük tavizler’ vermesi gerektiğini söyledi. Barrot, ABD’nin ‘İran’a karşı askeri operasyon başlatabilecek bir konuma geldiğini’ belirterek, aynı zamanda rejimin değerlendirmesi gereken bir müzakere yolunun da sunulduğunu ifade etti. Barrot sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Rejimin bu fırsatı değerlendirmesi, büyük tavizleri kabul etmesi ve yaklaşımında köklü bir değişikliğe gitmesi gerekiyor. İran, bölgesel komşuları ve bizim güvenlik çıkarlarımız için bir tehdit kaynağı olmaktan çıkmalı. İran halkı özgürlüğünü yeniden kazanmalı.”


Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
TT

Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)

ABD Adalet Bakanlığı dün, Jeffrey Epstein ile ilgili birkaç bin belge ve ‘medya’ materyalini geri çektiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, New York’ta bir mahkemeye başvuran avukatlar, hükümetin son yayınladığı belgelerdeki hassas bilgilerin sansürlenmesinde yapılan hatalar nedeniyle yaklaşık 100 mağdurun hayatının ‘alt üst olduğunu’ öne sürmüştü.

Yanlışlıkla ifşa edilen materyaller arasında mağdurların yüzlerinin göründüğü çıplak fotoğraflar, isimler, e-posta adresleri ve tam olarak gizlenmemiş diğer tanımlayıcı bilgiler yer alıyordu. Bakanlık, bunun ‘teknik veya insan hatasından’ kaynaklandığını belirtti.

ABD Başsavcısı Jay Clayton, Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açılan insan ticareti davalarını denetleyen yargıçlara yazdığı mektupta, bakanlığın mağdurların veya avukatlarının belirttiği materyallerin neredeyse tamamını, ayrıca hükümetin bağımsız olarak belirlediği ‘çok sayıda’ belgeyi geri çektiğini bildirdi.

Clayton, mağdurlar ve avukatlarının değişiklik talebinin ardından, bakanlığın ‘rapor edilen belgelerle ilgili protokollerini’ revize ettiğini açıkladı.

Yeni mekanizmaya göre, belgeler mağdurlar tarafından bildirildiği anda geri çekiliyor, ardından gözden geçirilip düzeltilmiş bir kopya yeniden yayımlanıyor ve işlemin ‘24 ila 36 saat içinde tamamlanması’ hedefleniyor.

Epstein mağdurlarını temsil eden iki avukat pazar günü, hükümetin isimleri ve diğer kişisel bilgileri gizleme konusundaki binlerce hatayı gerekçe göstererek mahkemeden ‘acil yargı müdahalesi’ talebinde bulundu.

Sekiz kadın, kendilerini Epstein mağduru olarak tanıtarak, yargıç Richard M. Berman’a gönderilen mektuba yorum ekledi. Kadınlardan biri, belgelerin açıklanmasının ‘hayatını tehdit ettiğini’ yazdı. Bir diğeri ise 51 materyalde banka bilgilerinin yer alması nedeniyle ölüm tehditleri aldığını, bunun sonucunda kredi kartlarını ve banka hesaplarını dondurmak zorunda kaldığını belirtti.

ABD Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, pazar günü ABC’nin ‘This Week’ programına verdiği röportajda, hassas bilgilerin gizlenmesi sürecinde bazı hataların meydana geldiğini, ancak Adalet Bakanlığı’nın hızlı bir şekilde müdahale etmeye çalıştığını söyledi.

Blanche, “Bir mağdur ya da avukatı, adının doğru şekilde gizlenmediğini bildirdiğinde, bunu derhal düzeltiyoruz. Bahsettiğimiz sayı, Amerikalıların anlayabilmesi için, toplam materyalin yüzde 0,001’ini geçmiyor” ifadelerini kullandı.

Buna karşın, AP’den onlarca gazeteci dosyaları inceleyerek, bazı belgelerde isimlerin gizlenmiş olmasına rağmen aynı dosyanın diğer kopyalarında açık bırakıldığını tespit etti.