Lübnan’dan Captagon kaçakçılığıyla mücadele için yeni yasa adımı

Irak’ın Suriye sınırındaki El Kaim Sınır Kapısı’nda 1 Mart’ta düzenlenen operasyon ile Captagon hapları ele geçirildi. (AFP)
Irak’ın Suriye sınırındaki El Kaim Sınır Kapısı’nda 1 Mart’ta düzenlenen operasyon ile Captagon hapları ele geçirildi. (AFP)
TT

Lübnan’dan Captagon kaçakçılığıyla mücadele için yeni yasa adımı

Irak’ın Suriye sınırındaki El Kaim Sınır Kapısı’nda 1 Mart’ta düzenlenen operasyon ile Captagon hapları ele geçirildi. (AFP)
Irak’ın Suriye sınırındaki El Kaim Sınır Kapısı’nda 1 Mart’ta düzenlenen operasyon ile Captagon hapları ele geçirildi. (AFP)

Lübnan limanları ve sınır kapılarında, başta Arap ülkeleri olmak üzere uyuşturucu ve kaçak mal kaçakçılığının önlenmesine yönelik prosedürleri sıkılaştırmayı amaçlayan benzeri görülmemiş adımlar atılıyor. Hükümet ilk adım olarak Captagon’u yasaklı maddeler listesine dahil etmeyi amaçlayan yeni bir yasa çıkarmayı planlıyor.

Zira mevcut yasalara göre Captagon uyarıcı madde kategorisine giriyor ve ceza kanununda yer alan uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin maddeler uygulanmıyor.

Başbakan Necib Mikati’nin başkanlığında toplanan ‘Uyuşturucu Kaçakçılığıyla Mücadele Ortak Komitesi’ toplantısına bakanlar ve güvenlik yetkilileri katıldı.

Fotoğraf Altı: Lübnan Başbakanı Necib Mikati, bakanlarla toplantı düzenledi. (Dalati & Nohra)
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, bakanlarla toplantı düzenledi. (Dalati & Nohra)

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynaklarına göre genişletilmiş toplantı, Lübnan topraklarından Arap ülkelerine yönelik Captagon kaçakçılığına ilişkin şikayetlerin artmasıyla düzenlendi.

Lübnan onlarca kaçakçılık operasyonunu engellemeyi ve milyonlarca Captagon hapına el koymayı başarsa da Beyrut yönetiminin başta Suudi Arabistan olmak üzere Lübnan’ın birçok ülkeyle ilişkileri bu konu nedeniyle gerildi.

Kaynaklar, asker ve güvenlik güçlerinin Captagon üreten çok sayıda tesisi imha ettiğine dikkat çekerek, büyük miktarlarda üretim yapan tesislerin Lübnan ile Suriye arasındaki sınır bölgelerinde, özellikle de Suriye kısmında yer aldığını vurguladı.

Fotoğraf Altı: Irak’ın Suriye sınırındaki El Kaim Sınır Kapısı’nda ele geçirilen Captagon hapları. (AFP)
Irak’ın Suriye sınırındaki El Kaim Sınır Kapısı’nda ele geçirilen Captagon hapları. (AFP)

Kaynaklara göre, söz konusu toplantıda konuşan Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Yargıç Mahmud Adnan Makiya şunları söyledi;

“Uyuşturucu ve kaçakçılıkla mücadelede daha katı olmamız ve yurt dışına kaçakçılığının önlenmesi için yeni yasa çıkarmamız gerekiyor. Çünkü mevcut yasa Captagon’u uyarıcı olarak kabul ediyor ve uyuşturucu madde ile mücadele ve kaçakçılığının önlenmesine yönelik olarak ceza kanununda öngörülen yasal maddeler, bunun üretiminde ve kaçakçılığında uygulanmıyor. Uyuşturucu ve kaçakçılığına uygulanan cezalara ilişkin maddelerin yeniden gözden geçirilerek, uyuşturucuyla mücadelede daha sert olmaya izin verecek şekilde değiştirilmesine ihtiyaç var.”

Toplantıya katılanlar, Yargıç Makiya’nın ifadelerini desteklerken, Başbakan Mikati, Captagon da dahil olmak üzere uyuşturucu ve kaçakçılığıyla ilgili yeni yasalar çıkarma sözü verdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Bayındırlık Bakanı Ali Hamiye de “Bu kadar büyük miktarlarda Captagon Lübnan’a nereden geliyor? Lübnan’da bunları üretip yurt dışına kaçırmaya yetecek kadar tesis var mı?” sorusunu yöneltti.

Fotoğraf Altı: Uyuşturucu üretimi yapan bir tesise yönelik baskın sonrası çok miktarda uyuşturucu ele geçirildi. (Lübnan Ordu Komutanlığı Oryantasyon Müdürlüğü)
Uyuşturucu üretimi yapan bir tesise yönelik baskın sonrası çok miktarda uyuşturucu ele geçirildi. (Lübnan Ordu Komutanlığı Oryantasyon Müdürlüğü)

Toplantıdaki yetkililer ise bu soruya şu yanıtı verdi;

“Bu miktarlar Suriye’den kaçırılmanın yanı sıra Lübnan’a ve oradan da yurt dışına kaçırılıyor. Bu nedenle, bazı bakanlar Captagon kaçakçılığının Şam’da yapılabilecek bakanlar toplantılarının gündemine alınmasını talep etti. Çünkü özellikle en büyük tesisler Suriye’de bulunduğundan, üretim kaynaklarını kurutmak ve onu üreten tesisleri yok etmek iki ülkenin de çıkarına.”

Toplantıda, güvenlik güçleri ve gümrükler arasındaki koordinasyon yoluyla veya Lübnan’dan başta Arap ülkeleri olmak üzere yurt dışına kaçırılan malları gelişmiş cihazlarla denetlemek suretiyle her türlü kaçakçılıkla sıkı bir şekilde mücadele edilmesine karar verildi.

Lübnan topraklarından uyuşturucu ve kaçak mal kaçakçılığının önlenmesi konusundaki bu kararlılık, Lübnan’daki uyuşturucuların transit olarak Kuveyt ve Irak’a gönderilmesinin önünü keser nitelikte.

Fotoğraf Altı: Güvenlik güçleri, Ürdün ile Suriye sınırından Captagon kaçakçılığını önlemeye yönelik operasyonlar düzenliyor. (Şarku’l Avsat)
Güvenlik güçleri, Ürdün ile Suriye sınırından Captagon kaçakçılığını önlemeye yönelik operasyonlar düzenliyor. (Şarku’l Avsat)

Bu konuya ilişkin son günlerde öne çıkan sorular ise şunlar:

Lübnan, Suriyeli yetkililere gerçekleri, yani büyük miktarlarda Captagon’un Suriye’den Lübnan’a kaçırıldığına dair kanıtları açıklamaya cesaret edebilir mi? Şam, Lübnan’ın kendi topraklarına ve oradan da bazı Arap ülkelerine kaçakçılığı yapılan Captagon ile mücadelede iş birliği talebine nasıl cevap verir?



Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, terör örgütü Husilerin Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplulukların toplandığı alanları hedef almakla tehdit ettiği yönündeki iddialarının asılsız olduğunu bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, perşembe günü yaptığı açıklamada, Husilerin ortaya attığı iddiaların “hiçbir gerçeklik payı bulunmayan asılsız iddialar” olduğunu belirterek bunları tümüyle reddettiklerini ifade etti.

El-Maliki, söz konusu iddiaların içeriği ve gündeme getirildiği zamanlama itibarıyla kamuoyunu yanıltmaya, Husilerin yaşadığı krizleri ve uygulamalarını gölgede bırakmaya, ayrıca Yemen’in köklü aşiretlerini kendi çatışmalarına sürüklemeye yönelik devam eden girişimleri yansıttığını kaydetti.

Yemen aşiretlerinin ülkenin toplumsal ve tarihsel dokusunun asli bir unsuru ve sağlam bir dayanağı olmaya devam edeceğini vurgulayan el-Maliki, aşiretlerin Suudi Arabistan ile Yemen halkları arasında kardeşlik ve iletişim köprülerinden biri olduğunu belirtti.

El-Maliki, iki halkı din, komşuluk, tarih ve ortak kader bağlarının bir araya getirdiğine dikkati çekerek bu ilişkilerin, dezenformasyon kampanyalarının veya ayrılık ve düşmanlık tohumları ekme girişimlerinin zedeleyemeyeceği kadar derin olduğunu ifade etti.

Koalisyonun açıklamasında, Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenliği ve istikrarına yönelik tutumunun değişmediği, Yemen halkıyla arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarını korumaya önem verdiği vurgulandı.

Açıklamada, bu yaklaşımın iki halkın çıkarlarını koruyarak güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi, Yemen aşiretlerinin istismar edilmesini veya Yemenlilerin güvenlik, barış ve kalkınma yönündeki beklentilerine hizmet etmeyen çatışmalara sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü el-Maliki, “Gerçekler, dezenformasyon kampanyalarından daha açık olmaya devam edecek. İki kardeş halk arasındaki kardeşlik bağları da fitne ve ayrılık yaratmaya yönelik tüm girişimlere karşı sağlamlığını koruyacaktır” ifadelerini kullandı.


Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi BM’yi endişelendiriyor

Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
TT

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi BM’yi endişelendiriyor

Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Husilerin Suudi Arabistan’daki sivil hedeflere yönelik saldırılarını sürdürmesinden ve Yemen’in Taiz kenti çevresinde çatışmaların tırmanmasından endişe duyduğunu belirtti. Guterres, söz konusu gelişmelerin sivillere büyük acılar yaşattığını ve bölgesel gerilimi artırdığını vurguladı.

Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, evlerin, hastanelerin, okulların, havalimanlarının ve enerji tesislerinin hedef alınmasına son verilmesini istedi. Çatışmaların tırmanmasının insani acıları derinleştirdiği uyarısında bulunan Guterres, bunun enerji piyasaları, tedarik zincirleri ve finansal sistemler üzerinde de etkili olduğunu, dünya genelinde yaşam maliyetine ilişkin baskıları artırdığını ifade etti.

Genel Sekreter, Yemen’de itidal çağrısında bulunarak siyasi çözüm için bir perspektif oluşturulması gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler’in bu yöndeki çabalarına dikkati çeken Guterres, çatışmaların durdurulması, uluslararası hukuka uyulması, sivillerin korunması ve uluslararası deniz ulaşımının hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Avrupa’dan dayanışma

Avrupa Parlamentosu üyeleri, perşembe günü kabul ettikleri kararda Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduklarını ve Yemen’deki meşru hükümeti desteklediklerini teyit etti. Üyeler, iki ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik taahhütlerini yineledi.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını şiddetle kınadı. Enerji altyapısını, Kızıldeniz’deki ticari gemileri ve Babülmendep Boğazı’nı hedef alan saldırıların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalleri olduğunu belirtti.

Üyeler ayrıca Yemen’deki askeri tırmanışı kınayarak saldırıların çok sayıda Yemenli sivilin ölümüne ve yerinden edilmesine yol açtığını, ülkedeki insani krizi daha da ağırlaştırdığını kaydetti.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupa Birliği Konseyi’ne Husilerin siyasi ve askeri kanatlarıyla birlikte liderliğinin, askeri ve güvenlik birimlerinin de AB’nin terör örgütleri listesine alınması çağrısında bulundu. Üyeler ayrıca Husilerin finansman kanallarının dağıtılmasını, mali kaynaklarının ve ekonomik varlıklarının dondurulmasını, faaliyetlerini kolaylaştıran kuruluşların varlıklarına da el konulmasını istedi.

Kararda Husilere, Yemen içinde ve dışında tüm düşmanca faaliyetlerini derhal durdurma ve toprakları kontrol altına almaya yönelik her türlü hedeften vazgeçme çağrısı yapıldı. Ayrıca Avrupa Birliği ile Körfez’deki ortakları arasında güvenlik ve savunma alanlarındaki iş birliğinin güçlendirilmesi istendi.


Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.