Mısırlıları tehdit eden yeni bir hayalet: 'Ani ölüm'

Yılda 100 bin vakanın arkasında ekonomik, sosyal ve psikolojik baskılar var. Tıp sektörü ön planda

Sosyal ve ekonomik baskılar ve yüksek yoksulluk oranları, Mısır’da ani ölümlerin yayılmasını artırdı / Fotoğraf: AFP
Sosyal ve ekonomik baskılar ve yüksek yoksulluk oranları, Mısır’da ani ölümlerin yayılmasını artırdı / Fotoğraf: AFP
TT

Mısırlıları tehdit eden yeni bir hayalet: 'Ani ölüm'

Sosyal ve ekonomik baskılar ve yüksek yoksulluk oranları, Mısır’da ani ölümlerin yayılmasını artırdı / Fotoğraf: AFP
Sosyal ve ekonomik baskılar ve yüksek yoksulluk oranları, Mısır’da ani ölümlerin yayılmasını artırdı / Fotoğraf: AFP

Ahmed Said Hasaneyn

Hiçbir belirti olmadan ve uyarılmadan hayatınızın elinizden alındığını hissettiniz mi?

Bu soru artık varsayımsal değil. Özellikle korkunç bir kabusa dönüşen yaygın ani ölüm vakalarının ortasında cevabı, Mısır'daki mevcut dönemde kaçınılmaz ve acil bir gereklilik haline geldi.

Bu da alarm zilini çalıyor ve ayrıca yetkilileri, sağlık ve yasama işleriyle ilgili kurumları, bu olgunun yayılmasına neden olan faktörleri ve onu çevreleyen koşulları, belirli yaş gruplarıyla bağlantılı olup olmadığını ve gelecekte nasıl önlenebileceğini bilmek için bu durumu öncelikler arasına koymaya itiyor. 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından aralık ayında 2020 yılı için yayınlanan resmi bir rapor, kalp hastalığının son yirmi yılda küresel olarak önde gelen ölüm nedeni olduğunu ortaya koydu.

Bundan kaynaklanan ölümlerin sayısı, 2000 yılında iki milyona kıyasla 2019'da 9 milyona yükseldi.

Rapora göre iskemik kalp hastalığı (kalp damar tıkanıklığı), dünyadaki en ölümcül hastalık ve dünyadaki tüm ölümlerin yüzde 16'sından sorumlu. Bunu inme ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı izliyor. 

Tekrarlanan gerçekler

Son birkaç ayda ister sanat ister spor, hatta genel halk arasında olsun, çeşitli sektörlerde Mısırlılara atfedilen birçok hesap, akraba ve arkadaşları arasında ani ölüm olaylarının yayılması sonucunda karanlığa büründü.

Bu olaylardan sonuncusu ise, bu mayıs ayında toprağa verilen Mısırlı oyuncu Mustafa Derviş'in 43 yaşında kalp kasındaki güçsüzlük nedeniyle ani ölümüyle hayatını kaybetmesi oldu.

Mısır'daki Temsili Meslekler Sendikasına göre Mustafa, ölümünden önce herhangi bir sağlık sorunu yaşamamıştı, ancak kalbi aniden durdu. 

Derviş'in durumu benzersiz değildi. Öyle ki ölümü, Heysem Ahmed Zeki, Ala Validdin, Amr Samir ve Memduj Abdulalim başta olmak üzere sanatsal açıdan önde gelen birçok sanatçının ayrılışıyla ilgili art arda gelen bir dizi üzüntünün devamını oluşturdu. 

Bu durum, Mısır'da ünlü isimlerle sınırlı değil. Sporcular arasında, tıp sektöründe, doktor veya hemşirelik sektörleri düzeyinde birçok vakanın ortaya çıkması dikkat çekici. 

Bu husus, daha önce "doktorların uzun süreler, bazen saatler ve günlerce çalışmasının sebepleri ile ilgili olarak" Mısır'da Medikal Sendikası tarafından geçen yılın eylül ayında ofis personeli ile yapılan bir toplantının ardından yayınlanan bildiri ile de ortaya koyuldu.

Bildiride, doktorların uzun saatler boyunca çalışmasının iş yoğunluğundan, üniversite hastaneleri gibi bazı bölümlerde personel yetersizliğinden, maaş ve vardiyaların düşük olmasından kaynaklandığı belirtildi.

Açıklamada genç doktorlar arasında koronavirüs dışı ölüm oranlarının 2018'de 3, 2019'da 11, 2020'de 7, 2021'de 10 ölüme kıyasla 2022'de her ay 2 doktora ulaştığı belirtildi.

Ortaya çıkan risk faktörleri

Kalp Enstitüsü eski dekanı Cemal Şaban, "Ani ölümlerin önemli nedenleri vardır ve bunların başında yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol gelmektedir. Obezitenin yanı sıra sigara, genetik ve kalıtsal faktörler ve egzersiz eksikliği kalp krizi, arter ve felç geçirme faktörleridir" dedi. 

Şaban, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada "Kahvaltı yapmamak gibi yanlış sağlık kalıplarına ek olarak, vücuttaki genel iltihaplanma, hamilelik ve doğum sorunları ve hava kirleticilerle ilişkili durumlardan kaynaklanan yeni koroner arterlerin enfeksiyonunu temsil eden ve yeni ortaya çıkan risk faktörleri vardır. Uzun vadede şeker ve suni tatlandırıcı içeren içeceklerin yanı sıra uzun süre iş stresine maruz kalma da bu faktörler arasında" diye konuştu. 

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 17 Eylül 2021 tarihinde işle ilgili hastalık ve yaralanmaların yüküne ilişkin yayımlanan ortak ön tahminler, işle ilgili hastalık ve yaralanmaların 2016 yılında 1,9 milyon ölüme neden olduğunu ortaya koydu.

Aktarılana göre ölümlerin çoğu, solunum ve kardiyovasküler sistem hastalıklarına bağlıydı.

Mısır'da yılda 100 bin vaka

Mısır'daki ani ölüm vakalarının sayısına ilişkin kesin bir izleme olmadığını söyleyen Şaban, "Resmi olmayan tahminler, 300 bin ölüm kaydeden Amerika'ya kıyasla oranların yılda 100 bin vaka olarak tahmin edildiğini gösteriyor" ifadelerini kulladı.

Kalp Enstitüsü Dekanı, stres ve duygusal travmaya ek olarak, beyin ve kalpte felçlere yol açan baş ağrısı, vücudun bir tarafında uyuşma ve bilinç düzeyinde bozulma gibi bazı semptomlara dikkati çekerek, "Öldüklerinde yerini hiçbir şeyin dolduramadığı ve yerlerinde hiçbir hücrenin büyüyemediği iki çeşit hücre vardır. Bunlar beyin ve kalp hücreleridir" şeklinde konuştu. 

Şaban ayrıca, erken yaşam travması ve çevredeki koşullardan kaynaklanan ekonomik, sosyal ve psikolojik baskıların, özellikle genç ve orta yaşlı bireyler için risk faktörleri olduğunu dile getirdi.

Bu durum, Dünya Sağlık Örgütü'nün Mısır'daki temsilcisi Naime el-Kasir'in daha önce kalp hastalıklarının her yıl yaklaşık 17,9 milyon insanın ölümüne neden olduğuna dair yaptığı basın açıklamalarıyla da örtüşüyor.

Bu ölümlerin dörtte üçünün düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geldiğini belirten Kasir, "Mısır'da kalp hastalığına bağlı ölüm oranı 2018'de yüzde 40'a ulaştı" dedi. 

An ölüm vakalarındaki sürekli artışla birlikte bu mayıs ayında Mısır Parlamentosu'ndaki milletvekilleri, Sağlık ve Nüfus Bakanı'na "bu durumun genç çevreler arasında yayılmasının nedenlerini ve bununla nasıl başa çıkılacağını açıklama" çağrısı yaptı. 

Periyodik muayeneler

Karaciğer ve sindirim hastalıkları uzmanı Eşref Ömer, olaya başka bir boyut getiriyor.

Ani ölüm tehlikelerinden korunmak için periyodik ve sürekli muayenelerin yapılması gerektiğinin altını çizen Ömer, fazla kilo, karaciğer yağlanması gibi risk faktörlerinden uzak durmak gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı'nın Sağlık ve Önleme İşlerinden Sorumlu Danışmanı Muhammed Avad Taceddin de daha önceki açıklamalarında, 100 milyon sağlık girişiminin ani ölüme kadar gidebilecek durumlar da dahil olmak üzere birçok patolojik durumu gösterdiğini ortaya koydu.

Eşref Ömer, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, çok sayıda sporcunun ani ölümünün, spor yaparken çifte çaba sarf edip kalbinin aniden durmasından kaynaklandığını söyledi. 

Karaciğer hastalıkları uzmanı, gelecekte hayatlarını tehdit edebilecek bir sorun yaşamamalarını sağlamak için spor salonlarına gelmeden önce sertifika ve tıbbi rapor alınması gerektiğini vurguladı.

Ömer, Mısırlı sanatçı Amr Samir'in spor yaparken büyük çaba sarf ettikten sonra kan dolaşımındaki keskin düşüş nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlattı. 

Mart 2017'de Kanada, Güney Afrika ve İtalya'dan uluslararası bir bilim adamları ekibi, gençlerin ve sporcuların ani ölüme kurban gitme riskini artırmaktan sorumlu olan geni ortaya çıkardı ve bunun (CDH2) geni olduğunu belirledi.

Ekip, bunun kalp krizi riskini ikiye katlayan ve gençler arasında ani, beklenmedik ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olan genetik bir bozukluk olduğunu vurguladı. 

Şok edici haberler, bu olgunun yayılmasını güçlendiriyor

Bir psikiyatri uzmanı olan Cemal Ferviz'e göre psikolojik bozukluklar ve stres, bu soruna karşı bağışık değil ve risk faktörleri olarak kabul ediliyor.

Kalbi ve beyni etkileyen psikolojik travma, keder ve şiddetli sinirsel stresten kaçınılması gerektiğini vurgulayan Ferviz, aksi taktirde ani ölüme yol açabilecek ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini dile getirdi.

Uzman ayrıca, doğuştan kalp veya beyin kusurları olan kişilerde ölüm ihtimalinin arttığını belirtti. 

Mısır'da Yoğun Bakım Tıbbı kurucusu olan Şerif Muhtar, daha önce yaptığı açıklamada gençlerin ani ölümüyle ilgili Mısırlı bir bilimsel araştırmanın sonuçlarının, her 8 bin gençten bininin ani ölüme maruz kaldığını gösterdiğine dikkati çekti.

Muhtar, "Yaşamın gerilimleri, vücudun basıncı yükselten ve kanı etkileyen adrenalin hormonunu salgılamasına neden olur. Ailelerinde kalp krizi öyküsü olup olmadığını araştırmak için bir muayene yapıldı. 290 kişinin ailesinde hastalık öyküsü olduğu tespit edildi" dedi. 

Ayn Şems Üniversitesi'nde sosyoloji uzmanı Hale Mansur, psikolojik güvenliğin kaybı ve sosyal ve duygusal ilişkilerin başarısızlığına ek olarak, toplumsal ve ekonomik baskılar ve yüksek yoksulluk oranlarının bu olgunun yayılma şansını artıran faktörler olduğunu dile getirdi. 

Bu durum, Dünya Sağlık Örgütü'nün kardiyovasküler hastalıktan ölümlerin dörtte üçünden fazlasının düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geldiğine dair verileriyle destekleniyor.

Bu çerçevede sosyoloji uzmanı, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada özellikle sosyal medya sayfalarında yer alan şoke edici haberlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, "Çünkü bu da bir tedirginlik ve yılgınlık hali yaratarak vaka oranlarını daha da yükseltiyor" dedi.

Mansur, gelecekteki yansımalardan kaçınmak için bilinçlendirme kampanyalarının yürütülmesi gerektiğini vurguladı. 

Bu yılın mayıs ayında, Mısır'daki Genel Sağlık Otoritesi, kalbi ani kardiyak ölüm tehlikelerinden korumak için bir bilinçlendirme kampanyası başlattı.

Otorite, çoğu vakanın 40 ile 75 yaşları arasında meydana geldiğini ve semptomların şiddetli göğüs ağrısı, ani nefes darlığı, hızlı kalp atış hızı, şiddetli baş dönmesi ve çaba gösterme yeteneği kaybı olduğunu açıkladı.

Independent Arabia



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.