Libya’da seçimlerin alt yapısı için uzlaşı görüşmeleri sürüyor

Libya Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi üyelerinden Seçim Yasalarını Belirleme 6+6 Komitesi'nin açıklamasına itiraz

Menfi, Trablus'taki ofisinde Cevazi kabilesinin ileri gelenlerinden bir heyeti kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)
Menfi, Trablus'taki ofisinde Cevazi kabilesinin ileri gelenlerinden bir heyeti kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Libya’da seçimlerin alt yapısı için uzlaşı görüşmeleri sürüyor

Menfi, Trablus'taki ofisinde Cevazi kabilesinin ileri gelenlerinden bir heyeti kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)
Menfi, Trablus'taki ofisinde Cevazi kabilesinin ileri gelenlerinden bir heyeti kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Cevazi kabilesi heyetiyle ülkede toplumsal barışı ve ulusal uzlaşıyı sağlama sürecini görüştü. Öte yandan askeri operasyon Mısır sınırı yakınlarında devam ediyor.

Başkanlık Konseyi Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Menfi'nin, Başkanlık Konseyi’nin toplumsal barışı sağlamlaştırma ve ulusal uzlaşıyı sağlama çabası çerçevesinde, Cevazi kabilesinin ileri gelenlerinden bir heyetle bir araya geldiği belirtildi. Açıklamaya göre heyet, Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi’nin bu yıl yapılması planlanan milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimleriyle istikrarı sağlama ve çatışmaları sona erdirme çabalarını desteklediklerini belirtti.

Öte yandan Temsilciler Meclisi (TM) ve Devlet Yüksek Konseyi (DYK) üyeleri, Seçim Yasalarını Belirleme 6+6 Komitesi'nin ertelenen cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini düzenleyen yasalarla ilgili çözülmemiş sorunlar üzerinde nihai bir anlaşmaya vardıkları açıklamasına itiraz ettiler.

TM resmi bir görüş bildirmekten kaçınsa da 61 milletvekili, dün sabah saatlerinde TM Başkanı ve iki yardımcısına hitaben yaptıkları açıklamada, ‘6+6 Komitesi, cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili tartışmalı noktalar üzerinde anlaşmaya varması olan gerçek işinden sapmakla’ suçlandı.

Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi ve Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Abdoulaye Bathily’e hitaben yer alan ifadelerde ise ‘6+6 Komitesi tarafından yapılan birçok açıklama kınandı ve komite, ‘sandalye sayısını artırıp TM üye sayısını seçmeye çalışarak işinin ötesine geçmekle’ suçlandı.

Komitenin çalışmalarının ve vardığı mutabakatların takdir edildiği açıklamada, TM Başkanlığı’nın TM’nin onayı olmadan herhangi bir değişikliği imzalamak ya da onaylamakla yükümlü olduğu vurgulandı. Açıklamada, 6+6 Komitesi üyelerine, milletvekillerine ve seçmen olan tüm Libya halkına saygılarından dolayı, değişiklikleri TM’ye başvurmadan kabul etmemeleri ve milletvekili sandalyelerini artırarak veya azaltarak TM çalışmalarına müdahale etmemeleri çağrısında bulunuldu.

Başkent Trablus'tan DYK ise herhangi bir resmî açıklamada bulunmasa da 54 üyesi ortak bir açıklamayla 6+6 Komitesi’nin açıklamalarını ‘anayasaya aykırı’ olarak nitelendirerek reddettiler ve tüm yetkilileri de aynı tutumu sergilemeye çağırdılar.

Açıklamada, BM’ye ve UNSMIL’e Libya halkının iradesine ve yargı yetkisine saygı duymaları ve yargının üstünde görülen organlarla ve komitelerle muhatap olmamaları çağrısında bulunuldu.

Seçim Yasalarını Belirleme 6+6 Komitesi, TM ve DYK üyelerinden seçim yasalarını hazırlamak üzere oluşturuldu. Komite üyeleri, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin üç yasa hakkında Fas'ın Buznika şehrinde yapılan bir toplantıda oybirliğiyle vardıkları sonucu açıkladılar.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başlıca anlaşmazlık noktası olan askeri geçmişe sahip olanların ve çifte vatandaşlığı bulunanların adaylığıyla ilgili tartışmalı maddelerde 6+6 Komitesi üyeleri arasında fikir birliğine varıldığına işaret ettiler.

Ayrıca seçim yasalarının ve üzerinde anlaşmaya varılan anayasal kuralın Fas’ın arabuluculuğunda ilan edilmesini ve TM Başkanı Akile Salih ile DYK Başkanı Halid el-Mişri tarafından Buznika'da resmi olarak imzalanmasını önerdiler.

6+6 Komitesi Sözcüsü, geçtiğimiz ay, TM ve DYK üyelerinin seçimi ile siyasi partilerin parti listeleri veya bireysel adaylıklar üzerinden Temsilciler Meclisi seçimlerine nasıl dahil edileceğine ilişkin hususlarda mutabakata varıldığını duyurdu.

Diğer yandan ABD'nin Trablus Büyükelçisi ve Libya Özel Temsilcisi Richard Norland, Libya'daki durumu ‘doğası gereği istikrarsız’ olarak nitelendirdi. Norland, gazetecilere yaptığı açıklamalarda meşruiyetin ancak seçimle sağlanacağını değerlendirirken içerideki bölünmeleri kullanıp ve BM’nin seçimleri düzenleme çabalarını engellemeye yönelik birkaç girişim olduğu konusunda uyardı.

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve başlama töreninden paylaştığı bir kare (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve başlama töreninden paylaştığı bir kare (UBH)

Bir diğer gelişmede geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe, eşiyle birlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen yemin törenine katıldığını ve burada Türk ve uluslararası yetkililerle çok sayıda görüşme yapma fırsatı bulduğunu duyurdu.

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Tobruk Emniyet Müdürlüğü, cumartesi akşamı ülkenin doğusunda yerel saatle 20:00’de başlayıp sabah 06:00’ya kadar sürecek sokağa çıkma yasağı ilan etti.

Emniyet Müdürlüğü tarafından cumartesi akşamı yapılan açıklamada, sokağa çıkma yasağının İçişleri Bakanlığı Müsteşarı ve Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter'in direktifleri doğrultusunda, Özel Güvenlik Odası Başkanı Ferec İkaim tarafından verilen emre dayandığı belirtildi. Yasağın, tıbbi personel, hastalar, insani yardım çalışmaları, polis ve ordu personeli ve temizlik görevlilerinin çalışmalarını kapsamadığı kaydedildi.

Tobruk Emniyet Müdürü General Sami İdris, sokağa çıkma yasağının bir sonraki duyuruya kadar her gün devam edeceğini açıkladı.

Ordu İstihbarat Birimi, Tobruk ve Musaid şehirlerinde operasyonlarını sürdüren askeri ve emniyet personelinin Bir'ul-Aşhab bölgesinde kaçakçıların ve düzensiz göçmenlerin sığınaklarından birini hedef aldığını duyurdu. Açıklamada göçmen kaçakçılığında kullanılan ahşap tekneler için bir fabrikanın bulunduğu ve göçmen tekneleri için marina olarak kullanılan yerin basıldığı belirtildi.

Çevre bölgelerin taranması için yürütülen kapsamlı operasyon sırasında çok sayıda düzensiz göçmenin de evlere saklandığının tespit edildiği bildirildi.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.