İsrail sınırlarını ancak barış ile güvene alabilir

Birbirini izleyen yönetimler, bölgede büyüyen ‘çözüm fırsatlarını’ yakalamayı başaramadı

İsrail askerleri Cumartesi günü Mısır sınırında karşılıklı ateş açıldıktan sonra askeri üssün kapısının önünde dururken (AP)
İsrail askerleri Cumartesi günü Mısır sınırında karşılıklı ateş açıldıktan sonra askeri üssün kapısının önünde dururken (AP)
TT

İsrail sınırlarını ancak barış ile güvene alabilir

İsrail askerleri Cumartesi günü Mısır sınırında karşılıklı ateş açıldıktan sonra askeri üssün kapısının önünde dururken (AP)
İsrail askerleri Cumartesi günü Mısır sınırında karşılıklı ateş açıldıktan sonra askeri üssün kapısının önünde dururken (AP)

Mısır’ın Kuzey Sina vilayetinin İsrail ile sınır bölgesinde üç İsrail askeri ve bir Mısır polisin öldürülmesi büyük şok yarattı.

Ancak olayın detaylarına yönelik saha araştırmaları ve Mısır polisinin sınırı geçme amacını ortaya çıkarma çabası, küçük detaylarda boğularak asıl meseleyi gözlerden kaçıyor ve bu en büyük başarısızlık da burada gizli.

Fotoğraf Altı:  Cumartesi günü İsrail ile Mısır arasındaki sınırda güvenlik olayının olduğu yerin yakınında bir İsrail İHA’sı gönderildi (Reuters)
Cumartesi günü İsrail ile Mısır arasındaki sınırda güvenlik olayının olduğu yerin yakınında bir İsrail İHA’sı gönderildi (Reuters)

Mısır-İsrail sınırı, dünyanın en çok korunan sınırlarından biri. 241 kilometrelik mesafede ise yeni geçmeli çitler, betonarme duvarlar, modern elektronik gözetleme cihazları ve kameralar bulunuyor. 24 saat hizmet veren, paletli araçlar ve modern tanklarla donatılmış, insansız hava araçları ve askeri savaş helikopterlerinden oluşan hava kuvvetleri tarafından desteklenen askeri devriyeler var.

Mısır tarafında paralel devriyeler bulunuyor. İki ordu arasında gerçek bir koordinasyon var. Silah ve uyuşturucu kaçakçılığıyla, hatta beyaz kadın ticareti ile mücadele alanında ortak güvenliği ve büyük iş birliğini sürdürmek için siyasi ve stratejik kararlara göre çalışıyor.

Fotoğraf Altı: Lübnan’ın el-Hiyam ovasından çekilen fotoğrafta, 25 Mayıs'ta sınırın İsrail tarafına doğru taş atan bir genç görülüyor (AFP)
Lübnan’ın el-Hiyam ovasından çekilen fotoğrafta, 25 Mayıs'ta sınırın İsrail tarafına doğru taş atan bir genç görülüyor (AFP)

Kuzeyden sınır ihlalleri

Ancak tüm bu önlemler Mısır sınırında 3 Haziran Cumartesi günü yaşananları engelleyemedi. Öte yandan Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Filistinli bir genç İsrail-Lübnan sınırındaki tüm askeri önlemleri aşarak Mart ayında sınırın 70 kilometre derinliklerine kadar ilerleyebildi. Genç, içinde yüzlerce Filistinli mahkumun bulunduğu en zor İsrail hapishanelerinden birinin bulunduğu bir bölgeye ulaşıp bir İsrail aracına yakın noktada patlayıcı yerleştirdi. Bu saldırıda Filistinli bir tıp öğrencisi, İsrail topraklarında ciddi şekilde yaralandı. Ardından Filsitinli saldırgan kuzeye dönerek sınıra yakın bir yerde keşif ve infaz gerçekleştirebildi.

Masayı temizleme

Sınırlar ne kadar korunuyor olursa olsun, hala aşılabilir. Ordular, güçlerini takviye etse, silahlarını geliştirse, askerlerini eğitse de başarılı ve etkileyici operasyonlar planlasa ve uygulasalar bile, gerçek ve kalıcı bir güvenlik sağlayamazlar. Gerçek ve kalıcı güvenlik sadece ‘düşmanlık duygularının tamamen temizlendiği durumlarda’ gerçekleşir.

Tüm önlemleriyle güvenliği aşan bir operasyon yapmaya karar veren o kişi her zaman olacaktır.

Ortadoğu’da açılım süreci

Ortadoğu şu anda dikkate değer bir açılım sürecine tanık oluyor. Körfez ülkeleri ve İran. Arap dünyası ve Suriye. Yemen. Türkiye ve Arap dünyası. İç çatışma ve düşmanlık alanları, diyaloğa öncelik veriyor.

İsrail’de birbirini izleyen hükümetler ise bölgede büyüyen ‘açılım fırsatlarını’ yakalamayı başaramadı. Arap ve İslam dünyası 21 yıldır İsrail'e barış girişimi teklif ediyor. İsrail ise uzatılan elleri tutmak yerine müzakereye girmemek için manevralar yapıyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Fas Tel Aviv’e tüm bölgede düşman olarak görülmekten kurtulması için bir imkan sağladı. Arap dünyasının İsrail ile barış çabalarının ekseninde Filistin halkının zarar görmemesi yatıyor. Sorunun sürmesi sebebiyle Filistinli çocuklar hayatlarıyla ve daha pek çok şeyle ağır bir bedel ödüyor.

Fotoğraf Altı:  İsrail askerleri, 30 Mayıs'ta Lübnan sınırı yakınlarında askeri tatbikatına katılırken (AFP)
İsrail askerleri, 30 Mayıs'ta Lübnan sınırı yakınlarında askeri tatbikatına katılırken (AFP)

İsrail hükümetleri, güçlendirilmiş beton sınırlar ve dikenli tellerle sınırları güçlendiriyorlar, ancak gerçekten halklarını koruyan sınırların, Araplarla ve özellikle Filistinlilerle olan barış sınırları olduğunu anlamıyorlar.

Sorun yetersiz kalan, ihmal ve başarısız olan asker ve subaylarda, emir ve talimatlara uymayanlarda değil, zorla sunulan çözüm fırsatını değerlendirmeyen önderlerdedir. Bu, ciddi soruşturmayı gerektiren en büyük başarısızlık.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.