Libya Başkanlık Konseyi, Hannibal Kaddafi dosyasının takibi için komite kuruyor

Komite, Hannibal’ın savunmasını üstlenecek ve sağlık durumunun yanı sıra cezaevinde kalma koşullarını takip edecek.

Hannibal Kaddafi’nin eski Libya rejiminin destekçileri tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı.
Hannibal Kaddafi’nin eski Libya rejiminin destekçileri tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı.
TT

Libya Başkanlık Konseyi, Hannibal Kaddafi dosyasının takibi için komite kuruyor

Hannibal Kaddafi’nin eski Libya rejiminin destekçileri tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı.
Hannibal Kaddafi’nin eski Libya rejiminin destekçileri tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı.

Libya Başkanlık Konseyi, eski Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin Lübnan’da tutuklu bulunan oğlu Hannibal’in dosyasının takibi için Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) Adalet Bakanı Halime Abdurrahman’ın başkanlığında bir komite kurulması talimatını verdi. Hannibal avukatı aracılığıyla dört gün önce yargısız tutukluluğunu protesto etmek için süresiz açlık grevine başladığını duyurmuştu.

Başkanlık Konseyi çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, komitenin görev tanımının, Lübnan makamlarının adil ve şeffaf bir yargılama yapacaklarına bağlı kalacaklarından emin olmak ve yargılama sürecinde tüm yasal hakları garanti altına almak için uluslararası kuruluşlarla koordinasyon sağlamanın yanı sıra Hannibal Kaddafi’ye insani koşulların tesis edilmesi amacıyla Lübnanlı yetkililerle iletişim kurulmasını içerdiğini belirtti.

Fotoğraf Altı: Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, Hannibal dosyasının takibi için bir komite kurulması talimatını verdi. (Reuters)
Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, Hannibal dosyasının takibi için bir komite kurulması talimatını verdi. (Reuters)

Hannibal, ‘Yüksek Şii İslam Konseyi’nin kurucusu İmam Musa es-Sadr’ın baba Kaddafi’nin davetiyle Ağustos 1978’de Libya’yı ziyaret ettiği sırada ortadan kaybolmasıyla ilgili bilgileri gizlediği gerekçesiyle yaklaşık 10 yıl önce Lübnan’da tutuklanmıştı.

Kaddafi rejiminin eski bir yetkilisi Şarku’l Avsat’a şu açıklamalarda bulundu:

“Bu, çok gecikmiş bir karar. Libya’daki yürütme otoritesinin, ülkenin eski devlet başkanının oğlu olması bir yana, bir Libya vatandaşı olarak tutuklandığı anda harekete geçeceğini umuyorduk (...) Ancak bu yine de iyi bir karar. Özellikle şu ana kadar yurttaş Hannibal’e karşı herhangi bir suçlama olmadığı göz önünde bulundurulursa Lübnan kurumlarının bu konuyla bir an önce ilgilenmesi gerekiyor.”

Hannibal’ın savunma makamının, kendisinin ‘kötü muameleye maruz kalmasını, Lübnan’da haksız yere hapiste tutulmasını ve adil bir yargılamaya tabi tutulmasının geciktirilmesini’ protesto etmek için açlık grevine başladığını duyurması, davasını yeniden gündeme getirdi. ‘Sağlık durumunun bozulmasının’ ardından Hannibal’ın derhal salıverilmesi için çağrılar yapılıyor.

Başkanlık Konseyi, komitenin ayrıca Kaddafi’nin oğlunun sağlık durumu ve cezaevinde kalma koşulları açısından dosyasının takibinden sorumlu olacağını da sözlerine ekledi. Ayrıca adil bir yargılanma sağlamak için tüm Lübnan makamları ve mahkemeleri önünde yasal takibi üstlenecek bir savunma makamı oluşturmaya çalışmakla görevli olacağını bildirdi.

Hannibal’in yasal temsilcisinin ofisi daha önce bir açıklama yayınlamıştı. Söz konusu açıklamada Hannibal şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bana karşı sürdürülen haksızlıklar ve zulümler karşısında, tutuklanmamın ve işlemediğim bir suçun bana isnad edilmesinin üzerinden 10 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra artık beni serbest bırakmanın zamanı geldi. Bir hukuk ve özgürlükler ülkesinde, insan haklarının meşruiyetinin alenen ihlalinin görmezden gelinmesi akıl alır şey mi? Bir siyasi tutsağı bunca yıldır adil bir yargılanmadan yoksun bırakmak mantıklı mı?! Herhangi bir hesap sorma olmadan haklarıma tecavüz edilmeye devam edilmesi üzerine açlık grevine girdiğimi duyuruyorum. Bu durumun tüm sonuçları ve sorumluluğunu bana karşı sürdürülen adaletsizliğe karışanlara yüklüyorum.”

Libya Kabileleri Birliği Dış İlişkiler Danışmanı Halid el-Guveyl, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda Hannibal davasının ‘hukuki değil siyasi’ olduğunu söyledi. Sadr’ın kaybolduğu duyurulduğunda Hannibal’ın yaşının ‘ikiyi geçmediğini ve farkında olmadığı bir şey için nasıl cezalandırılabileceğini’ sorguladı.

Guveyl açıklamasında “Hannibal, maruz kaldığı ağır muamele ve işkencelerin ardından ve bunca yıl haksız yere tutuklanmasının ardından kaderini belirlemek için açlık grevine girdi” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.