Lübnan’da Caferi Baş Müftüsü Kabalan, Emel ve Hizbullah muhaliflerini hedef aldı

Lübnan cumhurbaşkanının seçimi bugünkü oturumda uzak bir ihtimal olarak görülüyor.

Lübnan Cumhurbaşkanlığı koltuğu 1 Kasım 2022 tarihinden beri boş (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanlığı koltuğu 1 Kasım 2022 tarihinden beri boş (Reuters)
TT

Lübnan’da Caferi Baş Müftüsü Kabalan, Emel ve Hizbullah muhaliflerini hedef aldı

Lübnan Cumhurbaşkanlığı koltuğu 1 Kasım 2022 tarihinden beri boş (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanlığı koltuğu 1 Kasım 2022 tarihinden beri boş (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı'nın belirlenmesi için düzenlenecek meclis oturumuna saatler kala mezhepsel bir nitelik kazanan siyasi duruşlardaki tansiyon yükseldi. Bu bağlamda Caferi Baş Müftüsü Şeyh Ahmed Kabalan'ın eski bakan Cihad Azur'un adaylığını destekleyen ekibe yaptığı suçlamalar dikkat çekti. Kabalan’ın suçlamaları üç Hıristiyan bloğunu (Lübnan Kuvvetleri, Özgür Yurtsever Hareket ve Ketaib) ve ayrıca bir dizi bağımsız temsilci ve değişim taraftarlarını içeriyordu.

Kabalan, Şii ikilinin (Hizbullah ve Emel Hareketi) muhaliflerini hedef alarak onları ‘Lübnan'ın egemenliğini garanti eden dirençli unsuru izole etmekle’ suçladı.

Kabalan, “Vuku bulan şey, Lübnan'ı özgürleştiren ve ulusal ortaklık uğruna büyük bedeller ödeyen unsurun doğrudan hedef alınmasıdır. Lübnan'ın egemenliğini garanti eden direniş unsurunun tecrit edilmesi kesinlikle masum ve mümkün değildir. Direnen taraf karşısında bariz rekabetlerin bir takımda toplanması şüpheli, garip ve tehlikelidir. Sayı oyunu, içi boş bir üflemedir. Lübnan satılık bir mal değildir” dedi. Kabalan, Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai’nin Hristiyan partilerin anlaşmasını desteklemedeki rolünü eleştirerek, “Manevi bir nimetle yüzleşmeyi seçmek ilahi bir felakettir ve ülkelerin harabesine ağlamak hüsranla sonuçlandı” ifadelerini kullandı.

Nuland-Berri görüşmesi

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Victoria Nuland'ın, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile cumhurbaşkanının herhangi bir engele takılmadan seçilmesini istediği siyasi öneme sahip bir temas kaydettiği bildirildi.

Konu hakkında bilgi sahibi parlamento kaynakları Şarku'l Avsat'a, Berri'nin dile getirdiği olumluluğa atıfta bulunarak “Görüşmenin ana odağını cumhurbaşkanlığı seçimleri oluşturdu. ABD, Lübnan için bir an önce cumhurbaşkanı seçme ihtiyacına vurgu yaptı” dedi.

Öte yandan Lübnan Meclis Başkanı Berri liderliğindeki Kalkınma ve Kurtuluş Bloğu, ‘bazılarının bu anayasal yetkiyi tecrit ve ihanet şartlarını ileri sürmek için bir barikata dönüştürme girişimlerinin’ reddedildiğini teyit eden bir bildiri yayınladı. Bildiride ‘nefret dolu mezhepsel bölünme eksenlerinin arkasına yerleşmenin’ tehlikeleri konusunda uyarıda bulunuldu.

Muhalif güçler ise eski bakan Cihad Azur'a desteklerini yineleyerek, herkesi Azur’a oy vermeye ve Şii ikilinin hakimiyetini kırmaya çağırdı. Güçlü Cumhuriyet Bloğu ise boşluğun devam etmesinden ve bunun ülkeye mali ve siyasi düzeyde yansımalarından herkesi sorumlu tuttu.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.