Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri, Batı Darfur Valisi’nin ölümüyle ilgili birbirini suçladı

Batı Darfur eyaleti Valisi Hamis Abdullah Abbeker Hartum’daki bir basın toplantısında (SUNA)
Batı Darfur eyaleti Valisi Hamis Abdullah Abbeker Hartum’daki bir basın toplantısında (SUNA)
TT

Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri, Batı Darfur Valisi’nin ölümüyle ilgili birbirini suçladı

Batı Darfur eyaleti Valisi Hamis Abdullah Abbeker Hartum’daki bir basın toplantısında (SUNA)
Batı Darfur eyaleti Valisi Hamis Abdullah Abbeker Hartum’daki bir basın toplantısında (SUNA)

Sudan’ın Çad sınırındaki Batı Darfur eyaleti Valisi Hamis Abdullah Abbeker’in silahlı bir grup tarafından öldürülmesiyle ülkedeki savaş yeni bir dönemece girdi.

Çatışmanın tarafları olan Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri valinin öldürülmesinde karşılıklı suçlamalarda bulunurken, yerel ve uluslararası birçok taraf cinayeti ‘son derece tehlikeli’ olarak nitelendirerek kınadı.

Maliye Bakanı Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi (JEM) tarafından bugün yapılan açıklamada, “Silahlı milisler, Batı Darfur Valisi General Hamis Abdullah Abbeker’in konutuna baskın düzenledi, onu kaçırdı ve bilinmeyen bir yere götürdü, Ardından eşi benzeri görülmemiş bir gaddarlık ve barbarlıkla öldürülmesini gösteren videolar yayınladı” denildi.

JEM tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada, olay ‘ciddi bir gelişme ve Batı Darfur eyaletinin başkenti Cuneyna ve çevresindeki bölgelerde işlenen ve işlenmeye devam eden korkunç ihlallerin bir uzantısı’ olarak nitelendirildi.

Sudan ordusu, Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK), ölümünden saatler önce eyalette işlenen ihlallerden HDK’yi sorumlu tutan Abbeker’i kaçırmak ve öldürmekle suçladı.

Sudan ordusu tarafından yapılan açıklamada, “Silahlı kuvvetler, Batı Darfur eyaleti valisi Hamis Abbeker’i kaçırıp öldüren HDK milislerinin hain eylemini en güçlü şekilde kınıyor. HDK, bu vahşi eylemle barbarlık siciline yeni bir sayfa ekledi. HDK'nin Sudan halkına karşı işlediği bu alçak suçlar, ülke tarihinde daha önce görülmedi” denildi.

Açıklamada, Abbeker’in ordu ile HDK arasındaki çatışmayla hiçbir ilgisi olmadığının da altı çizildi.

Ordu lideri Korgeneral Abdulfettah Burhan olayı kınadı ve Hızlı Destek Kuvvetleri’ni suçladı (AFP)
Ordu lideri Korgeneral Abdulfettah Burhan olayı kınadı ve Hızlı Destek Kuvvetleri’ni suçladı (AFP)

Sudan resmi haber ajansı SUNA’ya göre, Ordu lideri Korgeneral Abdulfettah Burhan, Abbeker’in öldürülmesini kınadı ve ölümünden Hızlı Destek Kuvvetleri’ni sorumlu tuttu.

Burhan, Batı Darfur Valisi’nin, Sudan ile silahlı mücadele hareketleri arasındaki Cuba barış anlaşmasına dayanarak göreve başladığının altını çizdi.

Hızlı Destek Kuvvetleri’nden açıklama

Hızlı Destek Kuvvetleri ise, Batı Darfur Valisi’nin öldürülmesini kınadı ve eyaletteki şiddetli aşiret çatışması zemininde ‘haydutları’ onu öldürmekle suçladı.

Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından bugün yapılan açıklamada, Sudan askeri istihbaratı, Batı Darfur’da bir aşiret savaşını ateşlemek ve aşiretleri silahlandırarak bu savaşı körüklemekle suçlandı.

Abbeker’in öldürülmesiyle ilgili bir soruşturma yürüteceği bilgisi verilen açıklamada, olaya karıştığı kanıtlanan tüm unsurlarını adalete teslim etme sözü de verildi.

Abbeker, 2020’de hükümetle Cuba Barış Anlaşması’nı imzalayan ve bölgede yaklaşık 20 yıla yayılan bir çatışmayı sona erdirmek isteyen isyancı hareketlerin liderlerinden biriydi.

Abbeker, ölümünden saatler önce Al-Hadath TV kanalına yaptığı açıklamada, HDK güçlerini Cuneyna şehrini yok etmekle suçlamıştı.

Açıklaması sırasında silah sesleri geldiğini söyleyen Abbeker şu ifadeleri de kullanmıştı;

Şimdi sizinle konuşuyorum ve saldırı devam ediyor. Cuneyna’da vatandaşların başına ateş ediyorlar. Çok sayıda vatandaş ayrım gözetmeyen saldırılarla ölüyor. Bugün tedavi olamayan çok sayıda yaralımız var. Hastanemiz yok. Artık vatandaşa hizmet veren bir sağlık kuruluşu yok. Binlerce kişi soğukkanlılıkla öldürülüyor. Bu nedenle bu bölgede kalanları korumak için uluslararası toplumun kararlı bir müdahalesine ihtiyacımız var.

 Batı Darfur’un başkenti Cuneyna kentindeki yıkım (AFP)
Batı Darfur’un başkenti Cuneyna kentindeki yıkım (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS) Başkanı ve BM Sudan Özel Temsilcisi Volker Perthes, önceki gün Darfur bölgesinde meydana gelen şiddet olaylarının insanlığa karşı suç olabileceği konusunda uyardı.

Perthes, “Darfur’daki durum kötüleşmeye devam ederken, Nisan sonundan bu yana etnik boyutlar kazanan çeşitli şiddet dalgalarının ardından Cuneyna’daki durumla ilgili özellikle endişeliyim” dedi.

Sudan’ın en önde gelen siyasi partisi olan Ulusal Ümmet Partisi ise, Cuneyna’da meydana gelen şiddeti ‘şüphesiz şehri bir felaket bölgesi haline getiren tam teşekküllü bir insan suçu’ olarak nitelendirdi.

Sudanlı unsur (Reuters-Arşiv)
Sudanlı unsur (Reuters-Arşiv)

Parti tarafından bugün yapılan açıklamada, “Hızlanan savaşın yansımaları, ülkeyi benzeri görülmemiş bir felaket durumuna sürükleyecek. Bu da, tüm ülke halkının acilen bu savaşı durdurmak için çağrıda bulunmasını, bunun sorumluları ve savunmasız vatandaşlara karşı suç işleyenlerden hesap sorması için çalışmasını zorunlu kılıyor” denildi.

Parti, savaşı durdurmak ve güvenlik ve barışı yeniden sağlamak için ulusal, sivil bir cephe kurarak ülkeyi kurtarma çağrısında da bulundu.

AB’nin Hartum Büyükelçisi’nden kınama

Avrupa Birliği’nin (AB) Hartum Büyükelçisi Aidan O’Hara, Batı Darfur eyaleti Valisi Hamis Abdullah Abbeker ile bilinmeyen sayıda sivilin ülkedeki çatışmalar sonucunda öldürülmesini kınadı.

Büyükelçi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Darfur’da dehşet verici geniş çaplı şiddet haberleri arasında, Batı Darfur Valisi Hamis Abbeker’in dün vahşice öldürülmesi şok edici. Onun ve çatışmada sayısız sivilin öldürülmesini kınıyoruz. Sudan’daki sivillerin korunması ve insani yardım erişimi uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerdir ve ihlallerden sorumlu olanlar sorumlu tutulacaktır” ifadelerini kullandı.



Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.