Paris’ten Tunus’a 26 milyon euro ‘göçmen hibesi’

Fransa, düzensiz göçle mücadele için Tunus’a 26 milyon euro hibe etti

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser ve Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin 19 Haziran 2023 Pazartesi günü Tunus’taki Kartaca Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya geldi (AP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser ve Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin 19 Haziran 2023 Pazartesi günü Tunus’taki Kartaca Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya geldi (AP)
TT

Paris’ten Tunus’a 26 milyon euro ‘göçmen hibesi’

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser ve Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin 19 Haziran 2023 Pazartesi günü Tunus’taki Kartaca Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya geldi (AP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser ve Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin 19 Haziran 2023 Pazartesi günü Tunus’taki Kartaca Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya geldi (AP)

Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin Tunus’un başkentinde Tunus’un düzensiz göçü engellemede desteklenmesi için 26 milyon euro değerinde yardım yaptığını duyurdu.

Darmanin, 25,8 milyon euroluk ikili yardımın göç sorununun çözümüne ayrıldığını, Tunus’un güvenlik güçleri için gerekli ekipmanı edinmesini ve faydalı eğitimler düzenlemesini sağlayacağını söyledi.

Yardım, bir hafta önce Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından Tunus’u düzensiz göç ile mücadelede desteklemek üzere açıklanan 105 milyon avroluk bir pakete ek olarak sağlandı.

Darmanin, Fransız desteğinin düzensiz göçmen akışını kontrol altına almak ve iyi koşullarda geri dönüşlerini teşvik etmek için kullanılacağını açıkladı.

Darmanin, Alman mevkidaşı Nancy Faeser ve Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ile görüştükten sonra, Said’in son zamanlarda çok kez tekrarladığı bir ifade olan “Tunus, Avrupa sınırlarının koruyucusu değildir” ifadesini tekrarladı.

“Avrupa sınırlarının koruyucusu olmak Tunus’un rolü değil” diyen Darmanin, Sahra Altı Afrika’dan gelip Tunus’u göç için durak olarak kullananların sayısının minimumda tutulduğundan emin olmaları gerektiğini de sözlerine ekledi.

Sahra Altı Afrika’dan gelen birçok düzensiz göçmen, Tunus kıyılarının bazı bölgelerinin İtalya’nın Lampedusa adasına 150 kilometreden daha yakın olduğu için deniz yoluyla Avrupa’ya göç etmek için Tunus’a geliyor.

Darmanin, Tunus’un bu düzensiz göçün ilk kurbanı olduğunu ve ona tüm dayanışmanın sağlanması gerektiğini vurguladı.

Darmanin, kaçakçı ağlarıyla mücadele etmek ve göçmenlerin kendi ülkelerine geri dönüşünü desteklemek için Afrika ülkelerini kadar göç sorunu yönelik Avrupa yaklaşımını da savundu.

Said ise sonuçları ele almaya çalışmak yerine nedenleri ortadan kaldırmaya dayalı düzensiz göç olgusuna yeni bir yaklaşım benimseme çağrısında bulundu.

Said ayrıca “bu doğal olmayan ve insanlık dışı fenomene son vermek için ortak çabalara duyulan ihtiyacı vurgulayarak, Tunus’un yalnızca kendi sınırlarının koruyucusu olabileceğini ve bir göç ülkesi olmayı kabul etmediğini” belirtti.

Yunanistan açıklarındaki bir göçmen teknesinin batmasına değinen Darmanin, “Birçok insan büyük riskler alıyor ve çoğu zaman savaşmamız gereken gerçek suçlular olan kaçakçılar tarafından sömürülüyor” dedi.

Faeser ise denizdeki bu korkunç ölümlere son vermenin gerekli olduğunu ifade etti ve yakın zamanda Almanya tarafından vasıflı işgücünün yasal göçü kolaylaştırmayı amaçlayan yasal bir değişiklik olduğunu savundu.

Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) göre, 2022’de Akdeniz’de 2 bin 406 göçmen yaşamını yitirdi veya kayboldu. Ölümler bir yılda yüzde 16,7 arttı. 2023’ün başından bu yana bin 166 ölüm ve kayıp vakası kaydedildi.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.