İsrail Hükümeti Dürzilere meydan okuyor: Elektrik türbinleri projesi yeniden başlayacak

Ben Gvir, Dürzilere meydan okuyarak, "türbinler" projesi üzerindeki çalışmaları yeniden başlatıyor

İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)
TT

İsrail Hükümeti Dürzilere meydan okuyor: Elektrik türbinleri projesi yeniden başlayacak

İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)

İsrail Polis Şefi Yaakov Shabtai, İsrail'deki Dürzi liderlerinin projeyi durdurma ve pratik çözümler geliştirmek için ortak bir komite oluşturma taleplerini göz ardı ederek işgal altındaki Golan Tepeleri’ne türbin tesisi kurulmasına ilişkin çalışmalara derhal yeniden başlanacağını söyledi.

Shabtai açıklamasını, Dürzi Dini Konseyi Başkanı Şeyh Muvaffak Tarif'in türbinlerin kurulmasıyla ilgili çalışmaların askıya alındığını açıklamasından kısa bir süre sonra yaptı.

Çarşamba günü protestoculara göz yaşartıcı bomba atan İsrail polisi ile Dürziler arasında çatışma çıktı (AP)
Çarşamba günü protestoculara göz yaşartıcı bomba atan İsrail polisi ile Dürziler arasında çatışma çıktı (AP)

İsrail polisi, “Yayınlanan yanlış bilgilerin aksine, İsrail polisi Golan Tepeleri'nde türbin inşa etme çalışmalarını durdurma talimatı vermedi çünkü böyle bir karar yalnızca siyasi düzeyi ilgilendirir” dedi.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN), Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in İsrail polisi ile Dürziler arasında önceki gün Golan'da ciddi yaralanmalarla sonuçlanan şiddetli çatışmalara yol açan projede "hemen" çalışmaya devam edilmesinin arkasındaki kişinin olduğunu aktardı.

KAN, Ben Gvir'in bu konudaki tutumu, Dürzi toplum liderlerinin  Kurban Bayramı sonrasına kadarişi dondurma ve güvenlik güçlerini geri çekme yönündeki taleplerine aldırmadan kararını geri almasını ve Golan Tepeleri'nde çalışmaya devam etmesi için talimat vermesini isteyen polis komiserininkinden farklı olduğunu aktardı.

Salı günü Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyü sakinleri  tarım arazilerinde rüzgar türbinlerini protesto ederken (AFP)
Salı günü Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyü sakinleri  tarım arazilerinde rüzgar türbinlerini protesto ederken (AFP)

Şarku’l Avsat’ın KAN’dean aktardığı haberde, “Bakan Ben Gvir, Polis Komiserine çalışmaya devam etmesini ve Dürzi liderlerin talebine yanıt vermemesini emretti. Bu nedenle, Komiser Shabtai'nin bakanın emirlerine uymaktan ve protestoları tırmandırmakla tehdit eden türbinlerin kurulumuna devam edildiğini duyurmaktan başka seçeneği yoktu” ifadelerine yer verildi.

Ben Gvir, Shabtai ile bir araya gelerek proje üzerindeki çalışmayı durdurmasına karşı çıkmıştı.

İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyünde yaralı bir protestocuya yardım ediliyor (AFP)
İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyünde yaralı bir protestocuya yardım ediliyor (AFP)

Türbinlerin kurulmasına karşı Dürzi protestoları, önceki gün  Golan Tepeleri'ndeki Dürzi köylerinden Celile'deki Dürzi kasabalarına kadar genişledi. Gösterilerde protestocular ile polis arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

Golan'daki Kfar Vradim'de türbin planlarını protesto etmek için yanmış lastikler (Reuters)
Golan'daki Kfar Vradim'de türbin planlarını protesto etmek için yanmış lastikler (Reuters)

Ben Gvir'in tutumu, hükümetinin "isyanları kabul etmeyeceğini, İsrail Devleti'nin bir hukuk devleti olduğunu ve tüm İsrail vatandaşlarının yasalara saygı göstermekle yükümlü olduğunu" ilan eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun benzer konumundan kaynaklanıyor.

Netanyahu, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet'in (Şabak) başkanı Ronen Bar'ın Tarif ile görüşmesine rağmen türbin projesindeki çalışmaların yeniden başlamasını destekledi.

İsrail medyası, “Düşünceleri yatıştırmak için gelen toplantıya İsrail istihbarat servisi başkanının katılmasının nedeni, teşkilatın protestocuların bölgedeki güvenlik güçlerine karşı “şiddet kullanma” niyeti hakkında bilgi sahibi olma” arzusunun olduğunu aktardı.

Daha önce kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde Bar, "İsrail'deki Dürzi topluluğu arasında şiddet yanlısı örgütlerin varlığı" konusunda uyarıda bulunarak, örgütlerin amacının mutlaka türbinlere karşı protesto hareketi değil, daha çok "ulusal" nedenler olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu.

Dün Golan Tepeleri'ndeki Trump Tepeleri yakınlarında İsrail askeri tatbikatı (AFP)
Dün Golan Tepeleri'ndeki Trump Tepeleri yakınlarında İsrail askeri tatbikatı (AFP)

Projenin yapılmasındaki ısrar, İsrail hükümetinin çatışmalardan sonra bir araya gelen ve Netanyahu'ya tüm güvenlik güçlerini bölgeden uzaklaştırması için acil talimat vermesi için bir mesaj gönderen Dürzi toplumunun liderlerini umursamadığını teyit ediyor.

Dürzi cemaati liderleri görüşmeden sonra Netanyahu'ya bir mesaj göndererek, "İsrail hükümetinin bu talebe olumlu yanıt vermesini ve toplumun bayram dönemini huzur ve sükunet içinde kutlamasına izin vermesini bekliyoruz” dedi.

Dürzi liderler, tüm tarafları tatmin edecek bir çözüm arayışında istişare etmek için Golan kasabalarındaki topluluk temsilcilerini ve hükümet temsilcilerini içeren bir çalışma komitesi oluşturulmasını önerdi.

Şeyh Muvaffak Tarif, devletin sahip olduğu arazilere rüzgar türbini kurabileceğini belirterek, Dürzilere karşı kışkırtıcı tarafların olacağı konusunda uyarıda bulundu.

Dürzi göstericiler ile göz yaşartıcı gaz atan İsrail polisi arasında çatışma çıktı (AP)
Dürzi göstericiler ile göz yaşartıcı gaz atan İsrail polisi arasında çatışma çıktı (AP)

Dürzi lideri açıklamasında, “Son yıllarda uygulanan katı politikalar ve ayrımcı yasalar nedeniyle Dürzi kasabalarını kasıp kavuracak protesto dalgasıyla ilgili geçmişte uyarılarda bulundum ve birkaç kez endişemi dile getirdim. Bugün mevcut durumun devamının kimsenin kontrol edemeyeceği vahim sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıyorum” dedi.

Tarif ayrıca, “Şiddet veya çatışma istemiyoruz. Buradaki protestoculara da, İsrail'deki tüm protestolarda kendilerine davranıldığı gibi davranılmalı. Golan Tepeleri'ndek eylemlerin askıya alınması ve acil bir diyalog talep ettim” dedi.

Golan köylerindeki dev türbinler projesi İsrail hükümetinin yıllar önce onayladığı bir proje ancak Golan halkı 2020'deki ilk girişimi boşa çıkardı ve tüm projeyi bir savaş ilanı olarak değerlendirdi.

Dürziler, rüzgar türbinlerinin kurulmasını ekinleri ve çevreyi yok edeceğini savunurken, İsrail hükümeti projeyle 50 bin aileye elektrik sağlayacaklarını söylüyor.



Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.


Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
TT

Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)

Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı bir savaşın ardından Gazze Şeridi’nin 7 yıl içinde yeniden imar edilebileceğine dair dikkat çekici bir iyimserlik ortaya koydu. Bu açıklama, İsrail’in Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasının başlatıldığına ilişkin duyuruları ‘sembolik’ olarak nitelendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.

ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi’nin yönetimiyle görevlendirilen Şaas, dün bir Filistin radyosuna verdiği demeçte, savaş enkazının Akdeniz’e taşınmasını ve tahrip edilen altyapının 3 yıl içinde yeniden inşa edilmesini öngören iddialı bir planı anlattı.

Eski Planlama Bakan Yardımcısı ve inşaat mühendisi olan Şaas’ın atanması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki İsrail savaşını sona erdirmeye yönelik planının bir sonraki aşamasına geçildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Şaas, Hamas’ın yıllar süren yönetiminin ardından Gazze Şeridi’nin idaresinden sorumlu olacak 15 Filistinli uzmandan oluşan bir ekibe başkanlık edecek.

Trump’ın planı kapsamında İsrail, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısından çekildi. Ancak İsrail güçleri, neredeyse tüm binaların yerle bir edildiği diğer kısmı kontrol etmeyi sürdürüyor. Trump daha önce Gazze’yi ‘Ortadoğu’nun Rivierası’na’ dönüştürme fikrini gündeme getirmişti.

68 milyon ton moloz

Ali Şaas’ı bekleyen görev ise belirsizliklerle çevrili. Bu görev, İsrail ile Hamas arasında ateşkesin kırılganlığını koruduğu ve karşılıklı çatışmaların sürdüğü bir ortamda, Gazze Şeridi’nde yıkılan altyapının yeniden inşa edilmesini ve yaklaşık 68 milyon ton olduğu tahmin edilen enkaz ile patlamamış mühimmatın temizlenmesini kapsıyor.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, İsrail ile önceki çatışmaların ardından savaş enkazını, Gazze kentindeki tarihi limanın inşasında ve çeşitli projelerde temel malzeme olarak kullanmıştı. Şaas, benzer bir yaklaşımın yeniden uygulanabileceğini dile getirdi. Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize döker, denizde yeni adalar oluşturursak yeni bir toprak kazanırız; Gazze için alan yaratır ve enkazı temizleriz. Bu iş üç yıldan fazla sürmez; enkazın tamamı ortadan kalkar” ifadelerini kullandı.

xsdcf
İsrail hava saldırıları sonucu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de meydana gelen yıkımdan (Reuters)

Şaas, kendisi açısından en acil önceliğin insani yardımın sağlanması olduğunu belirterek, bunun yerinden edilmiş Filistinliler için geçici barınma alanlarının kurulmasını da kapsadığını söyledi. İkinci önceliğin ise ‘temel ve hayati altyapının’ rehabilitasyonu olacağını, bunun ardından konutların ve diğer binaların yeniden inşasına geçileceğini ifade etti. Şaas, “Gazze 7 yıl içinde eskisinden daha iyi bir duruma gelecek” dedi.

Ancak Birleşmiş Milletler’in (BM) 2024 tarihli bir raporuna göre, Gazze Şeridi’nde yıkılan konutların yeniden inşasının en erken 2040 yılına kadar sürebileceği, sürecin onlarca yıl devam edebileceği belirtiliyor.

Zorluklar ve engeller

Şaas’ın Gazze Şeridi’nin yeniden imarına ilişkin iyimser takvim değerlendirmesinin ciddi zorluklarla karşılaşmasının neredeyse kesin olduğu belirtiliyor. Bu süreçte arabulucular, silah bırakmayı reddeden Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’ne barış gücü konuşlandırılması gibi konularda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.

Öte yandan Şaas başkanlığındaki komitenin yeniden imar sürecini hangi koşullarda ve nasıl yürüteceği, ayrıca İsrail’in genellikle yasakladığı ağır iş makineleri ve ekipmanların ithalatı ile kullanımına ilişkin izinlerin nasıl temin edileceği de belirsizliğini koruyor.

sdefrt
Geçtiğimiz yıl şubat ayında Refah Sınır Kapısı’ndan geçmek için beklerken, Gazze Şeridi'ne giden yeniden inşa ekipmanlarıyla dolu tırının yanında oturan bir şoför (EPA)

Şaas, komitenin yetki alanının başlangıçta Hamas’ın kontrolündeki bölgelerle sınırlı olacağını, İsrail ordusunun kademeli çekilmesini öngören Trump planı doğrultusunda bu alanın zamanla genişleyeceğini söyledi. Şaas, “İkinci aşama başlar başlamaz, Gazze Şeridi’nin doğu sınırlarına doğru kademeli bir askeri çekilme süreci başlayacak. Çekilme ilerledikçe, komitenin Filistin topraklarındaki yetki alanı da genişleyecek. Şu anda yetkilerimiz, sarı hattın batısında kalan ve yaklaşık yüzde 50’yi oluşturan alanla sınırlı. Diğer anlaşmalar tamamlandıkça sarı hat aşamalı olarak geri çekilecek ve komisyonun yetkisi, denizden doğu sınırına kadar 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin tamamını kapsayacak” ifadelerini kullandı.

Sembolik bir adım

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirmeye yönelik planın ikinci aşamasına geçildiğini duyurdu. İsrail hükümetiyle tam koordinasyon içinde yapılmasına rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu bu açıklamanın önemini küçümsemeye çalışarak, bunu ‘sembolik bir adımdan ibaret’ olarak nitelendirdi.

İsrail basınına sızan bir talimat notunda, bakanlardan konuya ilişkin yorum yapmamalarının istendiği, kamuoyuna ise ‘bu sürecin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için önünde çok uzun bir yol olduğu’ mesajının verilmesinin talep edildiği belirtildi.

Söz konusu belgede, Amerikan tarafının açıklamasının etkisini azaltma amacıyla, planın ikinci aşamasına geçildiğini bizzat Başkan Trump’ın değil, danışmanını görevlendirerek bu duyurunun sosyal medya üzerinden ve daha düşük profilli bir şekilde yapılmasını sağladığına dikkat çekildi.

cdfrgt
Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

İsrailli yorumcular, Witkoff’un açıklamalarında İsrail’in sahadaki uygulamalarına değinmediğine ve Tel Aviv’den, Gazze Şeridi’nde her gün Filistinli sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan günlük bombardımanları durdurmasını beklemediğine dikkat çekti. Yorumlarda, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen üç ayda 446 Filistinlinin öldürüldüğü, bin 200’den fazlasının da yaralandığı hatırlatıldı.

Witkoff’un açıklamasına İsrail’den gelen ilk tepkinin ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, cenazesi hâlâ Gazze’de bulunan asker Ran Gvili’nin ebeveynleri ile temasa geçmesi olduğu belirtildi. Washington’da bulunan aile, aralarında Witkoff’un da yer aldığı ABD’li yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ailenin, oğullarının cesedi teslim edilene kadar Trump planının uygulanmasının durdurulmasını talep ettiği ifade edildi.

Netanyahu’nun, Ran’ın cesedinin iadesinin önceliklerinin başında geldiğini ilettiği ve ‘teknokrat bir komite kurulmasına ilişkin sembolik medya adımının, Ran’ın İsrail’de defnedilmesi için yürütülen çabaları etkilemeyeceğini’ söylediği aktarıldı.

Netanyahu ayrıca, “Hamas bugün, anlaşmanın gereklerini yerine getirerek kaçırılan tüm kurbanların geri getirilmesi için yüzde 100 çaba göstermek zorundadır; İsrail’in kahramanı Ran Gvili de buna dahildir” ifadelerini kullandı.

Tel Aviv’den gelen ikinci tepki ise Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas’ın, komitenin Kahire’de yapılacak ilk toplantısına katılmak üzere Ürdün’e çıkışının engellenmesi oldu. İsrail’in bu kararını, Witkoff’un devreye girmesinin ardından değiştirdiği belirtildi.

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, Netanyahu hükümetinin Amerikan planına karşı geleneksel tutumunu koruduğunu ortaya koydu. Buna göre hükümet, planın ilerlemesini mümkün olduğunca engellemeye çalışıyor, ancak Başkan Trump ile bu konuda açık bir çatışmaya girmeye cesaret edemiyor.

İsrail medyasının büyük bölümü dün, yönlendirilmiş haberlerle Hamas’ın Filistin sahnesinden çekilme konusunda samimi olmadığı yönünde değerlendirmelere yer verdi. Yorumlarda, Hamas’ın Şaas liderliğindeki geçiş komitesini kabul ederek bir adım geri attığı, ancak bununla iki adım ileri gitmeyi hedeflediği öne sürüldü.

İsrailli Hamas uzmanlarından Eyal Ofer, Gazze Şeridi’nde yürütülen sürecin Hamas’ın stratejik planının temel unsurlarından biri olduğunu iddia etti. Ofer’e göre Hamas, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere Filistin Yönetimi’nin tamamını kontrol altına almayı hedefliyor ve bugün yaşanan gelişmeler bu amaca hizmet ediyor.

Yediot Aharonot ve Maariv gazeteleri ise silahların teslimi gündeme geldiğinde Hamas’ın çıkmaza gireceğini savundu. Gazetelere göre Hamas silahlarını bırakmayacak ve bu durumda İsrail’in müdahale ederek savaşı yeniden başlatması gerekecek.

Söz konusu kaynaklar, İsrail ordusunun, hükümetten talimat alması halinde Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın yeniden başlatılmasını öngören kapsamlı bir askeri planı hazır tuttuğunu da belirtti.


UNIFIL: İsrail, Güney Lübnan’da barış gücü askerleri yakınında ateş açtı

Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)
Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)
TT

UNIFIL: İsrail, Güney Lübnan’da barış gücü askerleri yakınında ateş açtı

Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)
Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın Mercayun ilçesine bağlı El-Buveyda bölgesinde UNIFIL askerleri, Lübnanlı askerlerin eşliğinde araçlarla devriye geziyor (AFP)

Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), İsrail tarafından Güney Lübnan’daki Adaissa bölgesi yakınlarında görev yapan askerlerine ateş açıldığını açıkladı. Olayın, yerel halkın bir evde patlayıcı madde bulduğunu bildirmesinin ardından UNIFIL askerlerinin bölgede inceleme yaptığı sırada meydana geldiği belirtildi. UNIFIL, söz konusu eylemin BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararının ihlali olduğunu vurguladı.

UNIFIL’den bugün (cuma) yapılan açıklamada, “Dün, Adaissa bölgesi yakınlarında planlı bir devriye faaliyeti yürütülürken, yerel halk askerlerimizi bir evde olası bir tehlike konusunda uyardı. Yapılan kontrolde, bir patlayıcı düzenek ve buna bağlı bir infilak kablosu tespit edildi” denildi.

Barış gücü askerlerinin bölgeyi emniyete aldığı ve başka bir evi aramaya hazırlandığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kısa bir süre sonra, bölgede uçan bir insansız hava aracının, askerlerimizin bulunduğu noktadan yaklaşık 30 metre uzağa el bombası attığı görüldü. Bunun üzerine UNIFIL, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne derhal ateşkes talebi iletti. Neyse ki olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadı.”

UNIFIL, İsrail ordusunun Lübnan topraklarında yürüttüğü bu tür faaliyetlerin yerel sivilleri tehlikeye attığını ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını ihlal ettiğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca İsrail ordusuna, barış gücü askerlerinin güvenliğini sağlama sorumluluğunu yerine getirmesi ve onları riske atabilecek her türlü faaliyete son vermesi çağrısı yapıldı. UNIFIL, barış gücü askerlerini tehlikeye sokan her türlü eylemin 1701 sayılı kararın ciddi bir ihlali olduğunu ve bölgede sağlanmaya çalışılan istikrarı zedelediğini vurguladı.

Öte yandan, İsrail güçlerinin son dönemde Güney Lübnan’daki görev alanlarında UNIFIL birliklerinin yakınlarında defalarca ateş açtığı hatırlatıldı.