İsrail Hükümeti Dürzilere meydan okuyor: Elektrik türbinleri projesi yeniden başlayacak

Ben Gvir, Dürzilere meydan okuyarak, "türbinler" projesi üzerindeki çalışmaları yeniden başlatıyor

İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)
TT

İsrail Hükümeti Dürzilere meydan okuyor: Elektrik türbinleri projesi yeniden başlayacak

İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri'ndeki Mas’aada köylerinde Dürzi protestolarından (AFP)

İsrail Polis Şefi Yaakov Shabtai, İsrail'deki Dürzi liderlerinin projeyi durdurma ve pratik çözümler geliştirmek için ortak bir komite oluşturma taleplerini göz ardı ederek işgal altındaki Golan Tepeleri’ne türbin tesisi kurulmasına ilişkin çalışmalara derhal yeniden başlanacağını söyledi.

Shabtai açıklamasını, Dürzi Dini Konseyi Başkanı Şeyh Muvaffak Tarif'in türbinlerin kurulmasıyla ilgili çalışmaların askıya alındığını açıklamasından kısa bir süre sonra yaptı.

Çarşamba günü protestoculara göz yaşartıcı bomba atan İsrail polisi ile Dürziler arasında çatışma çıktı (AP)
Çarşamba günü protestoculara göz yaşartıcı bomba atan İsrail polisi ile Dürziler arasında çatışma çıktı (AP)

İsrail polisi, “Yayınlanan yanlış bilgilerin aksine, İsrail polisi Golan Tepeleri'nde türbin inşa etme çalışmalarını durdurma talimatı vermedi çünkü böyle bir karar yalnızca siyasi düzeyi ilgilendirir” dedi.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN), Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in İsrail polisi ile Dürziler arasında önceki gün Golan'da ciddi yaralanmalarla sonuçlanan şiddetli çatışmalara yol açan projede "hemen" çalışmaya devam edilmesinin arkasındaki kişinin olduğunu aktardı.

KAN, Ben Gvir'in bu konudaki tutumu, Dürzi toplum liderlerinin  Kurban Bayramı sonrasına kadarişi dondurma ve güvenlik güçlerini geri çekme yönündeki taleplerine aldırmadan kararını geri almasını ve Golan Tepeleri'nde çalışmaya devam etmesi için talimat vermesini isteyen polis komiserininkinden farklı olduğunu aktardı.

Salı günü Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyü sakinleri  tarım arazilerinde rüzgar türbinlerini protesto ederken (AFP)
Salı günü Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyü sakinleri  tarım arazilerinde rüzgar türbinlerini protesto ederken (AFP)

Şarku’l Avsat’ın KAN’dean aktardığı haberde, “Bakan Ben Gvir, Polis Komiserine çalışmaya devam etmesini ve Dürzi liderlerin talebine yanıt vermemesini emretti. Bu nedenle, Komiser Shabtai'nin bakanın emirlerine uymaktan ve protestoları tırmandırmakla tehdit eden türbinlerin kurulumuna devam edildiğini duyurmaktan başka seçeneği yoktu” ifadelerine yer verildi.

Ben Gvir, Shabtai ile bir araya gelerek proje üzerindeki çalışmayı durdurmasına karşı çıkmıştı.

İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyünde yaralı bir protestocuya yardım ediliyor (AFP)
İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki Mecdel Şems köyünde yaralı bir protestocuya yardım ediliyor (AFP)

Türbinlerin kurulmasına karşı Dürzi protestoları, önceki gün  Golan Tepeleri'ndeki Dürzi köylerinden Celile'deki Dürzi kasabalarına kadar genişledi. Gösterilerde protestocular ile polis arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

Golan'daki Kfar Vradim'de türbin planlarını protesto etmek için yanmış lastikler (Reuters)
Golan'daki Kfar Vradim'de türbin planlarını protesto etmek için yanmış lastikler (Reuters)

Ben Gvir'in tutumu, hükümetinin "isyanları kabul etmeyeceğini, İsrail Devleti'nin bir hukuk devleti olduğunu ve tüm İsrail vatandaşlarının yasalara saygı göstermekle yükümlü olduğunu" ilan eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun benzer konumundan kaynaklanıyor.

Netanyahu, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet'in (Şabak) başkanı Ronen Bar'ın Tarif ile görüşmesine rağmen türbin projesindeki çalışmaların yeniden başlamasını destekledi.

İsrail medyası, “Düşünceleri yatıştırmak için gelen toplantıya İsrail istihbarat servisi başkanının katılmasının nedeni, teşkilatın protestocuların bölgedeki güvenlik güçlerine karşı “şiddet kullanma” niyeti hakkında bilgi sahibi olma” arzusunun olduğunu aktardı.

Daha önce kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde Bar, "İsrail'deki Dürzi topluluğu arasında şiddet yanlısı örgütlerin varlığı" konusunda uyarıda bulunarak, örgütlerin amacının mutlaka türbinlere karşı protesto hareketi değil, daha çok "ulusal" nedenler olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu.

Dün Golan Tepeleri'ndeki Trump Tepeleri yakınlarında İsrail askeri tatbikatı (AFP)
Dün Golan Tepeleri'ndeki Trump Tepeleri yakınlarında İsrail askeri tatbikatı (AFP)

Projenin yapılmasındaki ısrar, İsrail hükümetinin çatışmalardan sonra bir araya gelen ve Netanyahu'ya tüm güvenlik güçlerini bölgeden uzaklaştırması için acil talimat vermesi için bir mesaj gönderen Dürzi toplumunun liderlerini umursamadığını teyit ediyor.

Dürzi cemaati liderleri görüşmeden sonra Netanyahu'ya bir mesaj göndererek, "İsrail hükümetinin bu talebe olumlu yanıt vermesini ve toplumun bayram dönemini huzur ve sükunet içinde kutlamasına izin vermesini bekliyoruz” dedi.

Dürzi liderler, tüm tarafları tatmin edecek bir çözüm arayışında istişare etmek için Golan kasabalarındaki topluluk temsilcilerini ve hükümet temsilcilerini içeren bir çalışma komitesi oluşturulmasını önerdi.

Şeyh Muvaffak Tarif, devletin sahip olduğu arazilere rüzgar türbini kurabileceğini belirterek, Dürzilere karşı kışkırtıcı tarafların olacağı konusunda uyarıda bulundu.

Dürzi göstericiler ile göz yaşartıcı gaz atan İsrail polisi arasında çatışma çıktı (AP)
Dürzi göstericiler ile göz yaşartıcı gaz atan İsrail polisi arasında çatışma çıktı (AP)

Dürzi lideri açıklamasında, “Son yıllarda uygulanan katı politikalar ve ayrımcı yasalar nedeniyle Dürzi kasabalarını kasıp kavuracak protesto dalgasıyla ilgili geçmişte uyarılarda bulundum ve birkaç kez endişemi dile getirdim. Bugün mevcut durumun devamının kimsenin kontrol edemeyeceği vahim sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıyorum” dedi.

Tarif ayrıca, “Şiddet veya çatışma istemiyoruz. Buradaki protestoculara da, İsrail'deki tüm protestolarda kendilerine davranıldığı gibi davranılmalı. Golan Tepeleri'ndek eylemlerin askıya alınması ve acil bir diyalog talep ettim” dedi.

Golan köylerindeki dev türbinler projesi İsrail hükümetinin yıllar önce onayladığı bir proje ancak Golan halkı 2020'deki ilk girişimi boşa çıkardı ve tüm projeyi bir savaş ilanı olarak değerlendirdi.

Dürziler, rüzgar türbinlerinin kurulmasını ekinleri ve çevreyi yok edeceğini savunurken, İsrail hükümeti projeyle 50 bin aileye elektrik sağlayacaklarını söylüyor.



Hizbullah İsrail'in saldırılarına “gereken yanıtın verileceğini” duyururken Netanyahu, üç İsrail askerinin yaralandığını açıkladı

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)
TT

Hizbullah İsrail'in saldırılarına “gereken yanıtın verileceğini” duyururken Netanyahu, üç İsrail askerinin yaralandığını açıkladı

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)

Hizbullah, dün Lübnan’ın güneyine düzenlenen kanlı hava saldırılarının ardından İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ‘gereken yanıtın verileceğini’ duyurdu ve Lübnanlı makamları İsrail ile yürütülen ‘aşağılayıcı’ müzakereleri durdurmaya çağırdı. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, Hizbullah’ın Lübnan'ın güneyindeki ‘güvenli bölgede! düzenlediği bir saldırı sonucu üç İsrail askerinin yaralandığını açıkladı.

Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığı açıklamaya göre Hizbullah, İsrail'in ‘saldırılarının, ihlallerinin ve oldu bitti yaratma girişimlerinin sürdürülemeyeceğini ve bunlara gereken karşılığın verileceğini çok iyi anlaması gerektiğini’ vurguladı.

Açıklamada ayrıca, Lübnanlı makamların ‘aşağılayıcı müzakereler sürecini sürdürmekte ısrarcı olmamaları ve düşmana karşılıksız armağanlar sunmamaları’ gerektiği ifade edildi.

Öte yandan İsrail ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, resmi makamların aralarında çocukların da bulunduğu 11 kişinin öldüğünü bildirdiği Lübnan'a yönelik hava saldırılarının, ateşkes anlaşmasının Hizbullah tarafından ihlal edilmesine yanıt olarak gerçekleştirildiği savunuldu.

İsrail ordusunun Arapça Sözcüsü Ella Waweya sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail’in saldırılarının ‘Hizbullah'ın, üzerinde uzlaşılan güvenlik bölgesi içerisinde güçlerimize saldırmasının ardından, anlaşmayı ciddi şekilde ihlal etmesine bir yanıt’ olarak gerçekleştirildiğini yazdı.

Daha sonra İsrail ordusundan yapılan açıklamada, hava saldırılarının Hizbullah’ın askeri bir yetkilisini hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, İsrail güçlerinin Hizbullah'a ait bir komuta merkezini vurduğu ve örgütün seçkin birimi Rıdvan Gücü’nde bölge komutanı olan Ali Samir el-Hac Hasan'ın öldürüldüğü kaydedilirken bu eylemin, Hizbullah'ın İsrail güçlerine karşı düzenlediği bir operasyona misilleme olarak gerçekleştirildiği ifade edildi.

Hac Hasan'ın aile üyelerinin de öldürüldüğü yönündeki ‘iddialara’ değinen İsrail ordusu, söz konusu kişilerin hedef alınmadığını, Hac Hasan'ın ‘aile üyelerini canlı kalkan olarak kullandığını ve onlarla birlikte askeri komuta merkezinde saklandığını’ ileri sürdü.

Resmi kaynaklara göre İsrail'in dün Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 11 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam, geçtiğimiz haziran ayı sonlarında Lübnan ile İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmadan bu yana kaydedilen en yüksek günlük can kaybı olarak kayıtlara geçti.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, önümüzdeki ayın başlarında Roma'da yapılması planlanan yeni müzakere turu öncesinde, İsrail'in ülkenin güneyine düzenlediği hava saldırılarının İsrail ile yürütülen müzakere sürecine yönelik ‘açık bir mesaj’ niteliğinde olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Avn, ‘İsrail’in ülkesinin güneyine yönelik devam eden saldırılarını ve çerçeve anlaşma ile sivillerin korunmasına dair uluslararası yasaların mükerrer ihlallerini kınadı ve ‘bu ihlallerin müzakere sürecine ve bu anlaşmanın uygulanmasını amaçlayan ABD çabalarına yönelik net bir mesaj oluşturduğunu’ ifade etti.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘İsrail'in tırmandırdığı bu gerilimin, son derece tehlikeli bir durum olduğunu ve güneyde istikrarı sağlama çabalarını baltaladığını’ yazdı.

Başbakan Selam, “İsrail hava saldırısının şehitleri, askeri bir altyapı değil, öldürülenler çocuklar ve kadınlar da askeri hedef değil” ifadelerini kullandı.

Selam ayrıca, “Lübnan topraklarında bulunması halinde herhangi bir askeri yapıya müdahale etme sorumluluğu Lübnan ordusu ve meşru kurumları aracılığıyla yalnız Lübnan devletine aittir. Bu tür yapıların varlığı, İsrail'e Lübnan topraklarını çiğneme veya sivilleri tehlikeye atma hakkı vermez” diye ekledi.


Tehditler ve çıkmaza giren müzakereler arasında Hürmüz Boğazı

USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)
USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)
TT

Tehditler ve çıkmaza giren müzakereler arasında Hürmüz Boğazı

USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)
USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)

Savaşı sona erdirmeye ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankeri trafiğine ilişkin görüşmelerde çıkmaz devam ederken, savaşan tarafların çatışmayı sonlandırmaya yaklaştığına dair hiçbir emare bulunmuyor.

Müzakerelerdeki tıkanıklık sürerken savaşan taraflar karşılıklı olarak açık tehditlerde bulundu. İran dün ABD'yi yenilgiyi kabul etmeye çağırırken, ABD Başkanı Donald Trump İran'ı ‘son derece şeytani’ olarak nitelendirdi ve krizin sona ermesinin ardından Hürmüz Boğazı'nı bir Amerikan bölgesi haline getireceğini söyledi. Trump ayrıca, savaşın bir sonucu olarak artmaya devam eden akaryakıt fiyatlarına katlanmaya hazır olmaları konusunda Amerikalılara çağrıda bulundu.

Elbette İran'ın Trump'ın bu sözlerine yanıtı gecikmedi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda “Bu boğaz ancak İran'ın emriyle açılır veya kapatılır. Amerikalılar yenilgi gerçeğini kabullenmeyi reddettikleri sürece Tahran ablukayı sürdürmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi da İran'ın ABD ile müzakerelere yeniden başlama konusunda henüz bir karar almadığını belirterek, “Esasen ortada süresini uzatmaya çalışacağımız bir ateşkes baştan beri yoktu... Biz savaşın sona ermesini bekliyorduk, şimdi ise ortada yeni bir durum var” açıklamasında bulundu.

Arakçi ayrıca, savaş öncesinde küresel petrol sevkiyatının beşte birinin geçtiği su yolunda deniz trafiğinin yeniden başlaması için Washington'un boğazla ilgili şartları yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu arada İran gemilere yönelik saldırılarını artırarak, cuma akşamı Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) petrol şirketi ADNOC’a ait bir gemiyi hedef aldı. Bu saldırı, bir hafta içinde yaşanan bu türden üçüncü olay olarak kayıtlara geçti.


Yeşil Bölge’nin güvenliğinin başına Iraklı yeni bir komutan getirildi

Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)
Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)
TT

Yeşil Bölge’nin güvenliğinin başına Iraklı yeni bir komutan getirildi

Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)
Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Başkent Bağdat'taki Yeşil Bölge’nin güvenliğinden sorumlu Özel Tümen'in yeni komutanı olarak Tümgeneral Usame Abd Tarış'ı görevlendirdi. Bu adım, üst düzey mevkilerdeki güvenlik ve askeri yetkililerin büyük çoğunluğunu kapsayan değişiklik silsilesini tamamlayıcı nitelik taşıyor.

Güvenlik kaynaklarının dün yaptığı açıklamaya göre özel kuvvetler mensubu Tarış, hükümet, parlamento ve cumhurbaşkanlığı binaları ile güvenlik ve diplomatik kurumların yer aldığı bölgenin korunmasını üstlenecek.

Söz konusu adım, silahlı grupların silahlarına yönelik anlaşmazlıkların tırmandığı bir ortamda, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak'taki görevinin önümüzdeki Eylül ayının sonunda bitmesi öngörülen tarihin yaklaşırken atıldı.

Kaynaklar, Tümgeneral Hadi el-Kinani'nin Bağdat Operasyonlar Odası’nın yeni komutanı olarak görevine başladığı bu dönemde, değişikliklerin Terörle Mücadele Birimi Başkanı, Federal Polis Komutanı ile istihbarat ve ulusal güvenlik teşkilatlarındaki yöneticileri de kapsadığını sözlerine ekledi.

Bu arada Terörle Mücadele Birimi Başkanı Korgeneral Zeyd Huşi, dün Ulusal İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Vakkas el-Hadisi ile ortak güvenlik ve istihbarat dosyalarını görüştü.