Merkez Yedek Polis Başkanlığı, Sudan’da savaşın gidişatını değiştirecek mi?

Sudan ordusu, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin polis başkanlığını kontrol ettiğini doğruladı

Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri (AFP)
Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri (AFP)
TT

Merkez Yedek Polis Başkanlığı, Sudan’da savaşın gidişatını değiştirecek mi?

Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri (AFP)
Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri (AFP)

Hartum’daki merkez yedek polis güçlerinin karargahının kontrolünü ele geçirmek için çıkan çatışmada en az 14 kişi öldü. Çatışma, Sudan’da Nisan ortasından bu yana devam eden çatışmaların gidişatını değiştirebilecek bir düzeyde. Hızlı Destek Kuvvetleri, Korgeneral Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki ordu ile Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri arasında savaşın başlamasından iki buçuk ay sonra geçtiğimiz Pazar akşamı yaptığı açıklamada, Merkez Yedek Polis Başkanlığı için verilen savaşta zafer ilan etti.

Hızlı Destek Kuvvetleri, merkez yedek kuvvetler karargahını, Avad Hocalı kampını ve çok miktarda araç, silah ve mühimmatı ele geçirdiğini açıkladı. Ordu ise dün yaptığı açıklamada “Pazar günü isyancı milisler, Sudan’da bir polis merkezine arka arkaya 3 gün saldırdıktan sonra burayı ele geçirdi” ifadelerini kullandı. “Dünyanın dört bir yanındaki polis tesisleri, askeri operasyonlarla ilgisi olmayan hizmet tesisleridir” diyen ordu, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin elde ettiklerinin ‘askeri bir zafer olmadığı gibi ahlaki bir yenilgi ve devlet kurumlarına açık bir saldırı olduğunu’ açıkladı.

Emekli subay

Ancak isminin açıklanmasını istemeyen emekli bir subay, AFP’ye yaptığı açıklamada “Hızlı Destek isyancılarının merkez yedek güçler üzerindeki kontrolü devam ederse, Hartum’daki savaş üzerinde önemli bir etkisi olacak” dedi. Emekli subay, “Yedek kuvvetler başkanlığının Hartum’un güneyindeki konumu, başkentin güney girişini kontrol etmesini sağlıyor. Aynı şekilde Hızlı Destek’in yedek karargahının güneyindeki Taiba bölgesindeki ana kamptaki varlığı ve Askeri Sanayiler için Yermuk Fabrikasını kontrolü, Şacara bölgesindeki Zırhlı Kolordu Komutanlığı için büyük bir tehdit haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hızlı Destek Kuvvetleri, daha sonra bu stratejik konumu kaybetse bile yayınlanan videolar, adamlarının büyük silah ve mühimmat stoklarını ele geçirdiğini gösteriyor. Bu kontrol, 15 Nisan’da başlayan savaşın uzun süre devam etmesine neden oluyor.

Kayıplar

Çatışmanın başlangıcından bu yana mevzileri ordu tarafından hava saldırılarına maruz kalan Hızlı Destek Kuvvetleri, topçuların kullanıldığı şiddetli çatışmalarda herhangi bir can kaybı açıklamadı. Ancak ordu içerisinden bir kaynak, Hızlı Destek’in karargâhı kontrol etme savaşında ‘400 ölüyü aştığını’ söyledi.

Sivil toplum kuruluşu ACLED’in raporuna göre patlak vermesinden bu yana çatışmalar, 2 bin 800 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre 2,5 milyon Sudanlı ülke içinde yerinden edildi veya komşu ülkelere sığındı. Ancak savaş taraflarından hiçbirinin kayıpları hakkında resmi bir açıklama yapmaması nedeniyle ölü sayısının çok daha yüksek olması muhtemel. Hartum sokaklarında ve şiddetli çatışmaların yaşandığı Çad sınırındaki Batı Darfur’un şehir ve köylerinde hala çok sayıda ceset dağılmış durumda.

Hala hizmette olan birkaç hastaneye kurtarma operasyonları ve nakiller düzenlemeye çalışan İhlaller Dokümantasyon Ofisi’ne göre, Pazar günü merkez yedek polis güçlerinin karargâhı civarında aralarında 2 çocuk da olan 14 ceset bulundu. Aynı kaynak, yaralı sayısının 217’ye ulaştığını, bunlardan 147’sinin ameliyat edildiğini, ağır ve kritik yaralanma sayısının 72’ye ulaştığını belirtti.

Mavi Nil Eyaleti

Mavi Nil eyaletinde Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Halk Hareketi- Kuzey güçlerine mensup isyancılar, Etiyopya ile sınır olan Kurmuk şehrine saldırdı. Ayrıca isyancılar ve ordu arasında çıkan çatışmalar vatandaşları, Etiyopya topraklarına kaçmaya zorladı. Hilu, Sudan’daki silahlı isyancı gruplar ile eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in devrilmesinin ardından iktidara gelen geçici sivil hükümet arasında 2020 yılında Cuba şehrinde imzalanan tarihi barış anlaşmasını imzalamamıştı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre, Güney Darfur’un en büyük şehri olan Nyala’da da çatışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz Pazar günü en az 12 sivilin öldüğünü açıklayan bir doktor, çatışmaların hareket etme imkanını engellediği için çok sayıda yaralı ve ölünün sayılmadığına dikkati çekti. Gece boyunca Nyala sakinleri, ağır topçu bombardımanı yapıldığını bildiren doktor, AFP’ye yaptığı açıklamada “Sivillerin evlerine mermiler yağıyor” dedi.

Sağlık kurumları hizmet dışı

Savaşın başlamasından bu yana bazılarının bombardımana maruz kalması sonrasında hastanelerin ve sağlık kuruluşlarının üçte ikisi hizmet dışı kaldı. Bazı kuruluşlar ise isyancılar tarafından işgal edildi. Hâlâ faaliyette olanlar ise ilaç kıtlığı ve uzun süreli elektrik ve su kesintileriyle baş etmek zorunda kalırken, birçok sağlık çalışanı savaşta öldü ya da kaçtı.

Her gün çok sayıda insan savaşlardan, cinsel şiddet eylemlerinden ve yaygın yağmalardan kaçmak için yerinden ediliyor. Toplamda 2,2 milyon Sudanlı, kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş ve yarım milyon kişi de komşu ülkelere sığınmış durumda.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.