Basra Serraci Camii’nin minaresinin yıkılması öfkeye yol açtı

Şarku’l Avsat’a konuşan Sünni Vakıflar Dairesi Başkanı, tarihi Serraci Camii minaresinin yıkılması karşısında sessiz kalmayacaklarını vurguladı

Ebu’l-Hasib’teki tarihi Serraci Camii’nin minaresini yıkan bir buldozer (Sosyal Medya)
Ebu’l-Hasib’teki tarihi Serraci Camii’nin minaresini yıkan bir buldozer (Sosyal Medya)
TT

Basra Serraci Camii’nin minaresinin yıkılması öfkeye yol açtı

Ebu’l-Hasib’teki tarihi Serraci Camii’nin minaresini yıkan bir buldozer (Sosyal Medya)
Ebu’l-Hasib’teki tarihi Serraci Camii’nin minaresini yıkan bir buldozer (Sosyal Medya)

Basra Valisi Esed el-İdani’nin Irak’ın 550 kilometre güneyindeki Basra vilayetindeki Es-Serraci Camii’ni ve minaresini yıkma girişimine üçüncü gün de devam etmesi, Irak’ta resmi makamlar ve halk arasında geniş çaplı bir öfkeye sebep oldu.

1980’li yıllarda restore edilen Serraci Camii’nin yanında yaklaşık üç asırlık bir minare bulunuyor. Eski bir tarihe sahip olması sebebiyle minare, Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) yüz yılı aşan herhangi bir eserle ilgili dünya mirasını koruma kanunlarına göre dokunulmaması gereken tarihi yapılar arasında yer alıyor. Ayrıca Basra ve özellikle de Sünnilerin çoğunlukta olduğu Ebu’l-Hasib ilçesindeki halk için sembolik bir öneme sahip.

Irak’ın eski camileri arasında yer alan ve antik ve kültürel mimarisi ile öne çıkan Serraci Camii, Hicri 1140/Miladi 1727 yılında inşa edildi. Yaklaşık bin 900 metrekarelik bir alana sahip olan cami, kerpiç ve balçıktan yapıldı. Cami, Ebu’l-Hasib ilçesindeki Serraci bölgesinde bulunuyor.

Caminin yanında görkemli bir antik minare yükseliyordu. Tek kurnalı caminin minaresi eski tuğlalarla inşa edilmiş ve üst kısımları Kerbela renkli çinilerle süslenmişti. Camide geniş bir namaz kılma alanı bulunmakta olup, genişliği 18 metre, uzunluğu ise 11 metreye uzanıyordu. Caminin içerisinde kerpiç ve çimento ile yapılmış bir mihrap bulunurken, sağ tarafında tik ağacından yapılmış bir çitle sarılı minber bulunuyordu. Ayrıca caminin her tarafı pencerelerle kaplıydı.

Cami, Basra’nın geçmişteki en geniş camilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu yüzden daha modern camilerin ve Büyük Basra Camii’nin inşa edilmesinden önce Basra’da Büyük Cami olarak adlandırılıyordu. Ayrıca, eskiden bölgenin adı Menavi Lacim köyü olduğu için Menavi Lacim Büyük Camii olarak da adlandırılıyordu. Bu isim Menavi Lacim Küçük Camii’nden ayırt etmek için konulmuştu.

Sünniler öfkeli

Basra Valiliği, caminin ve minarenin trafiğe engel olduğunu ve dolayısıyla yeni bir cami yapılması için yıkımın gerçekleşmesi gerektiğini söyleyerek bu adımı savunurken, Sünni Vakıflar Dairesi ve Kültür Bakanlığı başta olmak üzere resmi makamlar, mutabakata aykırı olarak yürütülen yıkım şeklini reddettiklerini açıkladılar.

Sünni Vakıflar Dairesi Başkanı Dr. Mişan el-Hazreci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, “Basra’nın Ebu’l-Hasib ilçesindeki Serraci Camii’nin minaresinin yıkılması, anlaşmaya aykırı olduğu için kati suretle kabul edilemez ve haksız bir barbarlıktır” dedi.

hy6
Sünni Vakıflar Dairesi üyeleri Serraci Camii hakkında bir basın toplantısı yaparken (YouTube)

Hazreci sözlerine şöyle devam etti:

Cami ve minarenin sokağın ortasında olduğunun ve trafiği engellediğinin söylenmesi anlaşılır bir durum. Bununla ilgili Basra Valiliği ile zaten bir anlaşma yapılmıştı. Anlaşma, minarenin şu anda yapıldığının aksine tahrip edilmeden uygun şekilde sökülmesini ve söküm işleminin Tarihi Eserler Dairesi’nin gözetiminde yapılıp minarenin başka bir yere taşınarak cami inşaatı tamamlanınca tekrar yerine konulmasını öngörüyordu (...) Minare antika olup yüksek sembolik bir değere sahiptir. Hiç kimse böyle bir mirasa istediği gibi muamele edemez. Doğru taşıma ve söküm yolları var.

Hazreci “Minare düşmek üzereyse, bu hiçbir bahaneyle şu anda yapıldığı gibi yıkılmasını haklı çıkarmaz. Bu kabul edilebilir ve üzerine susulacak bir şey değildir” dedi. Sünni Vakıflar Dairesi’nin alabileceği aksiyonlarla ilgili olarak Hazreci “Pazar gününden itibaren valiliğe bu işi yaptığı için dava açacağız. Ayrıca minarenin kalıntılarının cami yapıldıktan sonra geri konulması için toplanmasını talep edeceğiz” dedi.

Sünni Vakıflar Dairesi ve Kültür Bakanlığı ile yapılan anlaşmaya aykırı olarak Basra Valiliği yönetiminin attığı bu adıma karşı öfkeli tepkiler peş peşe geldi.

Hükümetten söz

Kültür, Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Ahmed Fekkak el-Bedrani olaya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Kasıtlı veya kasıtsız zarar vermeye teşvik eden ve bu yönde hareket eden herhangi bir idari veya bireysel ihlale karşı büyük kültürel mirası korumak için yasal önlemler alacağız. Özellikle de Eski Eserler ve Miras Genel Müdürlüğü’nün Serraci Camii minaresinin muhafaza edilmesi, sökülmesi ve caminin iç avlusuna nakledilmesi için çeşitli teklifler sunmasına rağmen minarenin yıkılmasına karşı yasal işlemler başlatacağız.

Ayrıca Bedrani “Sünni ve Şii vakıflarının, tarihi gerçekleri çiğnemeye veya tahrif etmeye izin vermeleri durumunda kendisine bağlı kuruluşlara müdahale etmelerini, sağlam bir duruş sergilemelerini ve ceza vermelerini” talep etti.

Basra Tarihi Eserler Müfettişliği İdaresi bu duruma karşı yasal işlem başlatacağını vurguladı. Müfettişlik Müdürü Mustafa el-Husayni yaptığı basın açıklamasında, “Serraci Camii’nin tarihi minaresi miladi takvime göre 1727’den önce inşa edilmiştir ve El-Kavaz Camii ile birlikte Basra’daki son iki minareden biridir” ifadelerini kullanarak “yerel makamlarla yapılan anlaşmanın, minarenin sökülerek güvenli bir yere taşınması yönünde” olduğuna dikkat çekti.

rrgt5
Basra vilayetinin Ebu’l-Hasib ilçesindeki eski Serraci Camii’nin yıkımı sırasında iki buldozer (Sosyal Medya)

Husayni “Basra’da yolu genişletmek için vilayetteki yerel yönetimin buldozerlerinin ortaya çıkıp cami ve minareyi tamamen yıkması karşısında şaşkına döndük (...) Bu davranışlar canlı, gelişmiş ve yenilikçi uygar milletlerin özellikleri ile bağdaşmaz” dedi.

Öte yandan Irak parlamentosundaki Vakıflar ve Aşiretler Komitesi, Irak’ın itibarını ve medeniyet tarihini temsil ettikleri için herhangi bir mirasa ve arkeolojik yapıya dokunulmasına şiddetle karşı olduğunu açıkladı.

Komite açıklamasının devamında “Basra’nın Ebu’l-Hasib ilçesinde Serraci Camii ve minaresine yapılanlar bireysel ve sorumsuzca bir davranıştır. Komite çok önemli bir hususa dikkat çekmiştir: Caminin minaresi bölgenin imar ve ıslahı kapsamındaki bir coğrafi bölge içinde yer almaktadır. Komite ilgili makamlarla görüştükten sonra Sünni Vakıflar Dairesi ile vilayetteki devlet kurumları arasında akdedilen anlaşmanın, sokağın ortasında olduğu ve trafiği engellediği gerekçesiyle caminin minaresinin sökülerek güvenli bir şekilde taşınması ve yeniden yapım süreci tamamlandıktan sonra güvenilir ve doğal bir şekilde yerine konulması yönünde olduğu anlaşıldı” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Parlamento Kültür, Turizm, Eski Eserler ve Enformasyon Komitesi, Basra yerel yönetiminin yol genişletme gerekçesiyle Serraci Camii’nin minaresini yıkma eylemi reddederek, kanunlar önünde kendisine hesap sorulmasını talep etti.

Komite açıklamasında “başbakan ve Yüksek Yargı Konseyi’ne, Eski Eserler Genel Müdürlüğü’nün önerilerini dikkate almadan ve 300 yıllık Serraci Camii ve minaresinin yıkımına ilişkin önceden bir uyarı vermeden, vakıf arazisine tecavüz ederek 2002 yılında yürürlüğe giren Irak Eski Eserler Yasası’nın 28. maddesinin (a) ve (b) fıkralarını ihlal eden kişilerden hesap sorması” çağrısında bulundu. Komite “Alternatif yolların bulunması, caddenin diğer yönlerden genişletilmesi ya da 2023 Şubatı’nın başlarında raporunu sunan Tarihi Eserler Uzmanları Komitesi’nin görüşünün dikkate alınması gerekiyordu” ifadelerini kullandı.



İsrail kaynakları: Ordu Yemen'deki bir dizi hedefi vurmak için Yunanistan'da eğitim aldı

Husilerin kontrolündeki Yemen'in Hudeyde Limanı’nın bombalanmasına katılan İsrail F-15 savaş uçağı (Reuters)
Husilerin kontrolündeki Yemen'in Hudeyde Limanı’nın bombalanmasına katılan İsrail F-15 savaş uçağı (Reuters)
TT

İsrail kaynakları: Ordu Yemen'deki bir dizi hedefi vurmak için Yunanistan'da eğitim aldı

Husilerin kontrolündeki Yemen'in Hudeyde Limanı’nın bombalanmasına katılan İsrail F-15 savaş uçağı (Reuters)
Husilerin kontrolündeki Yemen'in Hudeyde Limanı’nın bombalanmasına katılan İsrail F-15 savaş uçağı (Reuters)

Tel Aviv'deki üst düzey askeri kaynaklar dün (pazar), İsrail ordusu ve istihbarat servislerinin Yemen'deki Husi mevzilerine yönelik saldırı ihtimaline karşı aylardır hazırlık yaptığını, Hudeyde Limanı’nı hedef alan bombardımanda uzun süredir hazırlanan hedefler arasından seçim yapıldığını, hatta hava kuvvetlerinin ilkbahar başında Yunanistan'da bu bombardıman için eğitim aldığını açıkladı.

Kaynaklar ayrıca, Genelkurmay Başkanlığı'nın sekiz ay önce Genelkurmay Başkanlığı Harekât Dairesi’nde ‘Yemen Dairesi’ adında özel bir birim kurduğunu belirtti. Bu yeni birim, savaş sırasında Husilerin İsrail'e roket ve insansız hava aracı (İHA) atmaya başlamasının ardından oluşturuldu.

zthyu
Husilerin kontrolündeki Yemen'in Hudeyde Limanı’nda yanan petrol tanklarının uydu görüntüsü (AFP)

Söz konusu daire Yemen, Husiler ve İran'ın etkisi hakkında çok sayıda rapor hazırladı. Ayrıca, Husilerin saldırılarının başarılı olması halinde, İsrail'in bombalayabileceği yerlerden oluşan geniş bir hedef bankası geliştirdi.

Husiler tarafından 7 Ekim'den bu yana İsrail'e yönelik yaklaşık 220 füze veya İHA saldırısı düzenlenmiş olsa da bölgedeki ABD güçleri ve İsrail hava savunma sistemleri bunların tamamını İsrail'e ulaşmadan önce vurmayı başardığı için Yemen'de operasyon düzenlemeye gerek kalmadı.

İsrail ile ABD arasında Husilerin doğru darbeyi vurması halinde bu yaklaşımın değiştirilmesi yönünde bir ön mutabakat olduğu ve İsrail Hava Kuvvetleri'nin Yunanistan topraklarında ve hava sahasında gerçekleştirdiği geleneksel eğitim tatbikatlarının bir parçası olarak, Husileri bombalamak üzere eğitim aldığı belirtildi.

Bilindiği üzere Husiler cumartesi günü şafak vakti Tel Aviv'in merkezinde, ABD Büyükelçiliği’nin yanında bulunan bir binaya saldırdı. Kamikaze İHA’nın patlaması sonucu bir sivil öldü, birçok kişi de yaralandı. İsrailliler bu saldırıdan sonra savaşın yeni bir safhaya girdiğini ve buna yıldırım hızıyla karşılık verilmesi gerektiğini ifade ettiler.

zxcvfbg
Husilerin Tel Aviv'e düzenlediği insansız hava aracı saldırısında ölen İsrail vatandaşının cenazesinden (AP)

Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hudeyde Limanı’nda çıkan yangınların, İsrail'e saldırmayı düşünen herkese bir mesaj olduğunu ve bunun sadece Yemen'de değil, İran'ın vekil güçlerinin bulunduğu her yerde yapılabileceğini söyledi.

Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise Hamas, Hizbullah ya da Husiler tarafından İsrail'e yöneltilen tüm saldırıların İran saldırısı olduğunu; İran'ın bunlara finansman, eğitim ve silah desteği sağladığını belirtti. Halevi, “İsrail'in uzun kolu gerekli adreslere ulaşacaktır” tehdidinde bulundu.

Operasyon öncesinde neler yaşandı?

İsrail ordu liderliği, Hudeyde Limanı bombalama operasyonunu sadece Husilere değil, İran'a yönelik bir tehdit olarak da değerlendirdi. Operasyon onaylanmadan önce, ABD askeri komutanlığıyla koordinasyon temasları kuruldu. Ardından Netanyahu, ordu ve istihbarat komutanlarıyla Savunma ve Stratejik İşler bakanları Gallant ve Ron Dermer'i toplantıya çağırdı.

Toplantı sırasında Genelkurmay Başkanlığı Harekât Dairesi’ne bağlı Yemen Dairesi Başkanı bir senaryo sunarak, Tel Aviv'in bombalanmasına karşılık vermemenin ve Husi mevzilerini bombalayarak karşılık vermeleri için Amerikalılara ve İngilizlere güvenmeye devam etmenin, İsrail'in zayıflığı olarak yorumlanacağını söyledi. Düşmanın Tel Aviv'i bombalamanın kendine özgü bir bedeli olan kırmızı bir çizgi olduğunu anlaması için İsrail'in doğrudan bir karşılık vermesi gerekiyordu. İşte buna karar verildi ve operasyon başlatıldı.

sxdfvgbr
İsrail'in Yemen'in Hudeyde Limanı’na düzenlediği saldırıda iki kişi yaralandı. (AFP)

Yemen'de Husileri bombalamak daha geniş çaplı bir bölgesel savaşı tetikleyeceği için İsrail yasaları bu kararın, hükümetin siyasi ve güvenlik işlerinden sorumlu mini bakanlar kurulu düzeyinde alınmasını şart koşuyor. Netanyahu, aralarında Şabat gününe riayet eden dindar bakanların da bulunduğu Knesset üyelerini aradı. Tzachi Hanegbi ciddi bir mesele olduğu için söz konusu isimleri katılmaya ikna etti ve onlar da kabul ettiler. Onlar operasyona onay vermeye karar vermeden önce, uçaklar Yemen'e doğru yola çıkmıştı. Smotrich ve Yariv Levin, uçaklar operasyona başladıktan sonra toplantının yapılmasını protesto ederek, oylamada çekimser kaldı.

Kaynaklara göre bombalama operasyonuna sekiz adet F-35 ile birlikte yakın sayıda F-15 katılırken, F-16'lar ve helikopterler bir ya da daha fazla savaş uçağının düşmesi durumunda kurtarma operasyonlarına hazırlandı. ABD yakıt uçakları da bombardıman sırasında İsrail uçaklarına yakıt ikmali yaptı. Aralarında bir enerji santrali, silah depoları ve yakıt tanklarının da bulunduğu on iki hedef vuruldu. Yakıt depolarını kasıtlı olarak vurdular ki, yangın bulutları uzaktan çıplak gözle görülebilsin ve alevlerin görüntüleri Arap ve yabancı televizyon ekranlarını ve sosyal ağları kaplasın.

Daha sert bir müdahaleye hazırlanmak

Husiler misilleme tehdidinde bulunmadan (İsrail ağır bir bedel ödeyecek!) önce bile İsrailli uzmanlar, tüm kanallarda ve gazetelerin internet sitelerinde, Yemen'deki bombalamanın savaşı başka bir gerilim noktasına taşıdığını, özellikle İsrail'in Sur ve Sayda arasındaki el-Harayeb'i bombalamasından sonra bölgesel bir savaşın hiç olmadığı kadar yakınlaştığını teyit ediyorlardı.

Askeri kaynaklar, İsrail'in, Husilerin tehditlerini çok ciddiye aldığını ve onlardan alışılmadık bir yanıt almaya hazırlandığını vurgulayarak, Hudeyde'nin bombalanmasından daha şiddetli bir yanıt verileceği tehdidinde bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail Kan 11 televizyonundan aktardığına göre Tel Aviv'deki bir siyasi yetkili, İsrail'in ‘seyir füzeleri ve İHA’larıyla’ Husi saldırılarına hazırlandığını söyledi. Yetkili, İsrail ordusunun ‘tehditlerle nasıl başa çıkacağını bileceğini’ söylerken, İsrail savunması, mutlak koruma sağlamadığı için ‘İç Cephe Komutanlığı'nın talimatlarına uyulması’ gerektiğini vurguladı.

zxscdvfergth5y
İsrail bombardımanı sonucu Hudeyde Limanı’ndaki yakıt depolarından yükselen dumanlar (AFP)

Kan 11 televizyonuna göre Tel Aviv'deki yetkililer, geçtiğimiz aylarda Yemen'de bir saldırı düzenleme olasılığı üzerinde birkaç kez çalıştılar. Ancak Amerikan-İngiliz saldırılarıyla yetinmeye karar verildi. Cumartesi günü alınan karar ise ‘İsrail'in somut bir yanıtı olmazsa, İsrail'in caydırıcılığına daha fazla zarar verileceği’ inancına dayanıyor.

Kan 11'e göre İsrail, Amerikalıları saldırı planından, sabah saatlerinde yani saldırı gerçekleştirilmeden saatler önce haberdar etti. Kanal, Tel Aviv yönetiminin Washington yönetimine verdiği brifingi, hedeflerin İsrail'den uzaklığı, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) bölgedeki faaliyetleri ve İsrail savaş uçaklarının Suudi Arabistan-Mısır gibi diğer ülkelerin yakınındaki denizlerden geçmesi göz önüne alındığında dramatik olarak nitelendirdi.

Kan 11, İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar'ın İngiltere'de katıldığı konferanstan istisnai bir şekilde İsrail'e döndüğünü ve saldırı planını bizzat onayladığını bildirdi. Tel Aviv'deki yetkililer, saldırıya aralarında geniş deneyime sahip olanların da bulunduğu, onlarca pilotun katıldığını söyledi. Bunlar arasında albay rütbesinde pilotların da olduğunu kaydeden bir yetkili, onlarca uçağın da yedek kuvvetlerde beklediğini vurguladı.

İsrail’deki bir gazetenin askeri muhabiri ise İsrail'in Hudeyde'deki yangınların günlerce devam edeceğini önceden tahmin ettiğini ve bu amaçla, uygun tipte bir bomba kullandığını ifade etti.